(‘’FETÖ, Bütün Kötülüklerin Anasıdır.’’)


 Fetullah GÜLEN Hareketi ve AK PARTİ’nin buluşma tarihi 03 Kasım 2002 seçim sonuçlarında kurulan hükümet dönemi olmuştur. Bu tarihlerde Ak Parti, her kesim gibi FETÖ
camiasına da (ihtiyatlı yaklaşmakla beraber) kendisine iktidar kapılarının aralanması için olumlu bir yaklaşım göstermiştir. Bu durum da ABD’nin yeni hükümeti desteklemesinde etkili olmuştur.

Ancak unutmamak gerekir ki, FETÖ camiası tarihinde hep Milli Görüş camiası ile arasına mesafe koymuş, hatta eski başbakanlarımızdan Rahmetli Prof.Dr. Necmeddin Erbakan ile yan yana gelmemeye özen göstermiştir.

03 Kasım 2002 tarihinde Ak Parti iktidar olduktan sonra bu FETÖ camiası, iktidarı destekleyerek sureti haktan görünme çabaları içerisine girdiler. Bir zaman sonra ‘’Dinlerarası Diyalog’’ gibi bir anlayışla yeni kurulmuş olan hükümeti de bu yönde etki altında bırakma çabası içerisine girdiler.

Keza FETÖ camiası, dünyada da 160 ülkede ABD pasaportu ve Osmanlı-Müslüman Türk kimliği ile görüntüde ‘’Dünya’ya Türk Okulları Açıyoruz, Müslüman Türk Kültürünü Tanıtıyoruz’’ adı altında okullar açmışlardır. ABD pasaportu taşıyan bu camianın elamanları, gerçekte Ilımlı İslam dedikleri uydurma bir anlayışı ve Dinlerarası Diyaloğ dedikleri (İslam’da yeri olmayan) felsefeyi yayarak Amarika’nın uluslararası emellerine ‘’Hizmet’’ etmek yolunu benimsemişlerdir. Yani bir nevi ABD hükümetleri bunları (Çoğu Müslüman olan) o ülkelere adeta Truva Atı olarak yollamışlardır. Keza Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyenlere ABD pasaportu ve oturumu verilemez.

Bu FETÖ camiası’na, Ak Parti iktidarı ihtiyatla yaklaşmakla beraber, yeni kurulmuş olan hükümetin yol kazasına uğramaması için bunlara tavizler ve destekler de vermek zorunda kalmıştır. Hükümetin desteğini arkasında gören bu hareket, en iyi yaptığı şeyi yapmış ve devletin bütün hücrelerine ‘’Dini Görünümü’’ ile sızmayı başarmıştır. 28 Şubat’ta rahmetli Erbakan’a yapılan haksızlıklar düşünülerek; hükümetin hoşuna gider diye ve ayrıca hükümetin güvenini iyice kazanmak amacıyla Askeri kesime karşı savcıları aracılığı ile operasyonlara başladılar. (Ergenekon ve Balyoz davaları vs.) Yapılan operasyonların mühimmat ve silahlar üzerine olması bu işlerin bir kolunun askeriyeye yerleşmiş FETÖ sempatizanlarının işi olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.  28 Şubat travmasını yaşamış olan Refah kökenli hükümet üyelerinin de doğrusu hoşuna gidiyordu, ama bir anlam da veremiyorlardı açıkçası. Kerhen de destek veriyorlardı bu operasyonlara. Bu operasyonlarla hükümeti mest eden FETÖ camiası, böylece devletin bütün mahrem yerlerine sızmayı başarmışlardır. Bunların alnı secdeli olmaları maalesef başta Sn. Cumhurbaşkanı R.Tayyip ERDOĞAN olmak üzere hükümetin bütün üyelerini yanıltmıştır. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız da yanıltıldıklarını, aldatıldıklarını ifade etmişlerdir.

Şimdi bu FETÖ camiası devletin bütün kılcal damarlarına sızdıktan sonra ve özellikle İsviçre’nin Davos Kenti’ndeki toplantıda Sayın R.Tayyip ERDOĞAN’ın ‘’ One Minute’’ çıkışından sonra başta ABD, İsrail ve Batı olmak üzere, Türkiye’deki hükümeti gözden çıkarmaya başlamışlardır. Ayrıca Türkiye’nin hızlı ekonomik yükselişi ve Teknolojik gelişmeleri batıyı kaygılandırmaya başlamıştır. Böylece devletin her yerine yerleşmiş olan FETÖ  camiasının elemanları ile işbirliği yapılarak bu hükümeti ortadan kaldırmak için çeşitli senaryoları hayata geçirmişlerdir. Görüntüde de Dershanelerin kapatılmaları gösterilmiştir.

Bu olayların belli başlı olanları; Sayın Bülent ARINÇ’a suikast girişimi bahane edilerek devletin mahremi olan Kozmik odaya girmeler.17/25 Aralık olayları ile hükümeti hırsız göstermek. Mit Müsteşarına yapılan operasyonlar. MİT TIR’larına yapılan operasyonlarla hükümeti teröre (İŞID) destek veriyor görüntüsü vermek. Güneydoğudaki PKK olaylarının kışkırtılarak hükümetin aciz bırakılması. Kobani olayları esnasında Uludere’de uçaklarla yapılan saldırı sonucu birçok kişinin hayatının kaybetmesi olayları. 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin barajı aşması için yoğun bir çabanın gösterilmesi, dolayısı ile Ak Parti’nin iktidardan düşürülmesi çabaları. Türkiye’nin hükümetsiz bırakılması ya da koalisyonlara mahkum bir Türkiye çabaları. Rus uçağının sınırı ihlal ettiği gerekçesi ile düşürülmesi olayı. Ankara’da ki intihar saldırıları, İstanbul’daki İntihar saldırıları….Bütün bunları, Türk hükümetini yalnızlaştırmak, dünyadan soyutlamak ve Türkiye ekonomisini çökertmek için dış destekle gerçekleştirmişlerdir. Burada asıl olan, yok edilmek istenen Sayın R.Tayyip ERDOĞAN değil, büyük projelerin yani TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin güçlenmesi ve yükselişinin durdurulmasıdır.

İşte son çılgınlıkları da 15 Temmuz 2016’da girişmiş oldukları bu alçakça başarısız DARBE GİRİŞİMİ olmuştur. Başkomutan ve bu aziz millet,  birlik beraberlik ve üstün kahramanlık örneği göstererek buna fırsat vermemişlerdir. Milli mücadelenin en güzel örneği sergilenmiştir.

İşin en acı tarafı bu olayları hâlâ yorumlayamayan ve kabullenemeyen alt tabakadaki hizmet ettiğini zanneden sempatizanlar adamı üzüyor. Hizmet, ama kime hizmet ettiklerini bilemeyen zavallılar. Haşhâşilik tam da bu olsa gerek. Aklını kiraya verenler, aklını ipotek ettirenler.

Bu gün devlet bu pisliklerden, ihanet cephesinden ve dini görünümlü münafık insanlardan kurtulmak için güzel bir fırsat yakalamıştır. Bu temizliklerin de bir kuyumcu titizliğiyle yapılmasına da başlanılmıştır.

Son olarak şunu belirtmek isterim ki; Türkiye’de yıllardır gerçekleşmiş olan karanlık işlerin altında bunlar aranmalıdır. 27.07.2016

Bu nedenle de ‘’FETÖ, Bütün Kötülüklerin Anasıdır.’’ diyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zafer 3 ay önce

dilbilgisi hataları, özne-yüklem hatları, cümle ve anlam bozuklukları ile dolu bir makale. akp-feto ilişkisinde rte yi aklamak için yazmaya çalışıyorsunuz ama nafile. bunların hepsi tarikatçı, feto gider başkası gelir. tek çözüm atatürk ün laiklik çizgisidir. bundan saptığınız takdirde daha onlarca 15 temmuz tezgahı olur.