Binali Yıldırım’dan Ak Parti İl Başkanlığı’na Ziyaret
Parti binası önünde AK Parti İl Başkanı Burhan Çakır, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Fikret Şireci, Kadın Kolları Başkanı Nermin Yıldırım, Gençlik Kolları Başkanı Selçuk Sümer, AK Parti Erzincan Belediye Başkan Adayı Cemalettin Başsoy ve çok sayıda partili tarafından karşılanan Bakan Yıldırım Başkanlık makamına geçerek anı defterini imzaladı. İl Başkanı Burhan Çakır’dan yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım AK Parti İl Başkanı Burhan Çakır’a yeni görevinde başarılar diledi. Ardından AK Parti Konferans Salonunda partililere seslenen Bakan Yıldırım “ Sizleri çok özledik. Sizlerle hasret gidermeye geldik. İlçe ve Belde Belediye Başkan Adaylarımızın tanıtım programı için İl Başkanlığımızın daveti üzerine geldik. İnsan nerede olursa olsun doğduğu, havasını soluduğu, suyunu içtiği toprakları özlüyor. Toprağına gelince de kalbi kıpır kıpır atıyor. Kaç yaşında olursa olsun ister genç ister yaşlı fark etmiyor. Geleceğimiz, istikbalimiz sebebi ile belki birçoğumuz farklı yerlere gittik ama asla memleketimizi unutmadık. Rabbim bize bu güzel ülkeye doya doya 11 yıl hizmet etmeyi nasip etti. AK Parti’nin kurucu ekibindeydim. AK Parti’nin 3 döneminde de aynı görevi 11 yıldır sürdüren tek Bakan da ben oldum.  
Bu 11 yıl gelecek kuşaklara önemli hizmetlerin yapıldığı, Türkiye’nin ulaşımda iletişimde kaderinin değiştiği yıllar olarak not düşülecektir. Nereye gidersek gidelim vatandaşlarımız bu hizmetleri gördü ve çok iyi biliyor. Vatandaşlarımızdan ilgi sevgi ve destek gördük. Asıl güzel olan şey bir insanın görevden ayrıldıktan sonra ki durumudur. Ben bunu çok merak ettim. Acaba insanlar bize koltukta otururken ilgi ve saygı gösteriyorlar da şimdi artık bunlar yok nasıl bir manzara ile karşılaşacağım diye çok merak ettim. Ama şunu samimiyetle söyleyeyim ki görevdeyken gördüğüm ilginin kat ve kat fazlasını görevde değilken görüyorum. Bu benim çocuklarıma ve bu dünyaya bırakabileceğim en büyük mirastır. Çok şükür 11 yılı boşuna geçirmemişiz. Ben bunu anladım. Her köy her belde ve her ilde gittiğimizde vatandaşlarımız şükranlarını bildirip teşekkür ediyorlar. Her vatandaşımıza ulaşmış ve onların hayatlarını kolaylaştıracak işler yapmışız. Bu çok büyük bir mutluluk. Bu topraklarda doğup büyüyüp yetişen içinizden bir kardeşiniz olarak böyle bir imkânı bize bahşettiği için Cenab-ı Hak’ka minnettarız. Biz bu işleri kendimiz yapmadık. Bu işleri 76 milyon vatandaşımızın duası ve desteği ile yaptık.” dedi.
 
MİLLETTEN YETKİ ALMAYAN GÜÇLER YAKIN TARİHE KADAR HEP BAŞARI OLDU
 
11 yıllık iktidar döneminde ülke üzerinde oynanan çeşitli oyunlara karşı sürekli mücadele ettiklerini belirten Yıldırım;  “Milletimiz AK Parti’ye bu imkânı vermeseydi bu işlerin hiç biri yapılamazdı. Bizim liderimiz, Türkiye sevdalımız, dünya liderimiz ve bizler bu ülke için hayatımızı seve seve vermeye hazırız. Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sayesinde bu işleri başardık. Bu başarı kolay bir başarı değildir. Hem iş yaptık hem de demokrasiye karşı oyunlarla entrikalar ile mücadele ettik. Hiç ama hiç şikayet etmedik. Geçmiş zamanlarda da iktidarlar oldu. Onlarda güçlü iktidardı. Ama bu demokrasi dışı güçler milletten yetki almadan yönetmeye heveslenenler yakın demokrasi tarihimizde hep başarılı oldular. 1960 yıllarında, 1970 yıllarının sonunda, 1990 yıllarında başardılar ve her seferinde millet hayal kırıklığı yaşadı. Milletimiz hayal kırıklığı yaşadı çünkü seçtikleri emanetlerine sahip olmadı. Ama bu ülke AK Parti’de başka bir şey gördü. Görünen şey milletin verdiği gücü ancak millet geri alır oldu. Bunun dışındakiler asla ve asla bu emanete el uzatamazlar. AK Parti ve Genel Başkanımız bunu söyledi. 11 yıllık iktidarımızda ta ilk günden bugüne kadar defalarca bu girişim ve teşebbüslere maruz kaldık. Darbe tehditleri, elektronik muhtıralar, post modern darbeler hepsini gördük. Ama her seferinde milletimizin duası ve desteğiyle hepsini püskürttük. Son günlerde yaşanan olayların çok iyi anlaşılması lazım. Bazı kafa karışıklıkları ve bilgi kirliliği almış başını gitmiş durumdadır. Bu işin geçmişi 2,5 yıl öncesine dayanıyor. 2011 seçimlerinden sonra bu yönde işlerin başlamış olduğunu şimdi görüyoruz. Geçtiğimiz Mayıs ayı Türkiye’nin dünyada ezberleri bozduğu bir dönem oldu. Mayıs ayında Türkiye Cumhuriyet tarihinin değil Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında 1880 yılında eriştiği faiz oranlarına geri döndü. 4.6 faiz oranına döndü. Yani gerçek faizin altında, enflasyon oranının 2 puan altında bir faiz oranına geldi. Bu ne demektir? Bu istikrarın zirve yaptığı noktadır. Bununla da kalınmadı ve yıllardır IMF’nin desteği ile ayakta duran Türkiye borcunu ödeyerek yollarını ayırdı.
 Bununla da yetinmedi Türkiye ve dünya krizlerden krizlere koşarken Türkiye dünyanın en büyük projelerini teker teker hayata geçirdi. 3. Köprü 3. Havalimanı 2. Tüp geçiş projesi Ankara İstanbul hızlı tren projesi ve nicelerini Türkiye hayata geçirdi. Tüm bunlar 1 ay içerisinde gerçekleşti. Bu 1 ayda yapılan sözleşmelerin toplam tutarı 120 milyarı buldu. Bu birilerini rahatsız etti. Bunlar da çok fazla oldu diyenler oldu. Malum Mayıs ayı sonu Haziran ayı başında olaylar yaşanmaya başladı. Neydi bu olayların başlama sebebi? Taksim’de ağaçlar kesilmiş ve çevre felaketi olmuş. Görüntü böyleydi. Fakat olay bu değildi. Böyle olmadığı kısa sürede anlaşıldı. İşin organize bir çalışma olduğu ve amacın yeşili ve çevreyi korumak değil halkın iradesi ile iş başına gelmiş Türkiye’nin gelmiş geçmiş en güçlü hükümetini al aşağı etmek hareketidir. Burada hazin olan durum ise aynı anda Brezilya’da Şili’de Güney Amerika’da olaylar oluyor ve oradaki vatandaş sokaklarda diyor ki  başımızdakiler yol yapın havalimanı yapın köprü yapın halka hizmet edin. Futbola oraya buraya paraları savurmayın. İlginçtir bizim ülkemizde de yol, havalimanı, köprü yapmayın diye bağırıyorlar. Böyle giderse bölgede süper güçlerin kontrolü kaybolacak. Çünkü Türkiye bağımsız bir politika uyguluyor. Türkiye eski Türkiye değil. Söylemleri ve eylemleri değişmiş. Burada denediler sonuç alamadılar. Bu sefer başka bir noktaya yöneldiler. O yolda 17 Aralık Olayıdır.
17 Aralık Olayı çok ibretlik bir olaydır. Gayet tabii yargı hukuk çalışma yapacak. Bunda bir beyis yoktur. Türkiye bir hukuk devletidir. İtirazda yoktur. Suç işleyen varsa yakasına yapışacaksın. Yolsuzluk yapan varsa buna engel olacaksın.  Eğer kamu gücünü kullanıp haksız kazanç sağlayan varsa hukuk bunların önüne geçecek. Hiç kimse yolsuzluğun arkasında durmaz. Ama olay öyle mi? Şüphesiz öyle değil. Bu biz biliyoruz fakat vatandaş ne kadar biliyor bunu biraz açmak gerekir. İmar usulsüzlüğü ile ilgili bir dosya, altın ticareti ile ilgili başka bir dosya bir de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uygulamaları ile ilgili başka bir dosya var. Bu 3 soruşturma birbiri ile farklı farklı ve birbiriyle alakası olmayan soruşturmalardır. Bu 3 dosya bir araya getiriliyor ve aynı anda yüzyılın yolsuzluğu diye gece yarısı operasyon yapılıyor. Amaç olayı büyütmek. Hukuk tarihinde görülmemiş bir şey. Dosya ile görevli olmayan bir savcı bütün bu dosyaları bir araya topluyor odaya kapanıp böyle bir senaryo yazıyor. Bu algıyı toplumda oluşturmak, aynı anda kargaşa başlatmak ve hükümeti alaşağı etmek asıl amaç. İşin içine gördük ki düşünülenin çok ötesinde vahim. Öyle bir vehamet var ki hukuk katledilmiş.” diye konuştu. 

doğu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.