Lütfi Özgünaydın, Erzincan turizmini anlattı

İstanbul’da Erzincan turizmini anlatan Lütfi Özgünaydın, Erzincan’ı tanıtmanın yanı sıra Erzincan turizminin gelişmesi konusunda da bazı tavsiyelerde bulundu.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Lütfi Özgünyadın şu ifadeleri kullandı; “Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm “Erzincan Gösterisini” İstanbul Fatih’te, Erzincan Kültür merkezinde EKEV etkinlikleri başlığıyla sundum. Önce 15 dakikalık bir Erzincan fotoğraf gösterisi yaptım sonra Erzincan ı anlattım. Erzincan’nın gerçekten önemli değerleri var. Bunar iyi işlenirse sanat ve bilinç katılırsa tanıtımlara ve İstanbul’da ki Erzincanlılar yöreye turlar başlatırsa, Erzincan merkezli turizm gelişir. EKEV, ERSİAD gibi kuruluşlar mutlaka turlar düzenlemeye başlamalıdır. Önce kendileri gezsinler Güzergâhlar netleşsin gerisi gelecektir.

“FOTO MARATON”

Doğuda birçok il  “Foto Maraton” yaptı. Artık ilçeler de yapıyor ve her yıl tekrarlanıyor bu çalışma.

Eski belediye başkanlarından Yüksel Çakır la yapacaktık. Şartnameler gönderecektim örnekler Jüriyi seçecektik birlikte ve Maratonu yapacaktık yoğunluktan yapamadık. Bir şartname ödül jüri ve gelecek fotoğrafçılar için kalacak mekân. Kemaliye bunu On beş yıldır yapıyor ve yaz aylarında yarışmaya gelenler öğrenci yurtlarında konuk ediliyor. Birde onların gezmesi için araç veriliyor. Çok güzel ve kalıcı fotoğraflar çıkıyor ortaya. Onlar dönüyorlar gezdikleri mekanları anlatıyorlar, sergiler açıyorlar ve yöre turizm açısından bir yol alıyor. Erzincan Belediyesi- Erzincan Valiliği Foto Maraton u yaparsa elimden geleni yaparım. Foto Maraton mutlaka yapılmalıdır. İki Güzergâh için araçlar konulur o kadar bir iki gün gezer fotoğrafçılar...

“ERZİNCAN DA BİRİNCİ GÜZERGÂH”

Ekşisu başlı başına bir merkez... Ve Erzincan ovası müthiş... Altıntepe büyük bir turizm mekanı... Yıllardır Bekçisi yoktur. Bir Demir kapı konmuştur. Mozaikler toprak altındadır. Önemli kazılar yapıldı geçmiş yaşamın büyük kalantıları çıktı ortaya tepede. Urartuların bu yöredeki yaşam merkezi. Kanımca çok büyük bir turizm mekânı. Bu yazıyı yazmadan önce Kültür Müdürü ile konuştum. Şimdi bir Arkeo Park yapılıyormuş. Çok sevindim bu park yapılırsa orası çok gelişir ve turizm açısından ilgiyle gezilen bir mekân olur. Üzümlü çok güzel bir ilçe. Yeni bir ilçe ama gelişen bir ilçe... “Cimin Üzümü” tescil edilmiş bir ürün. Erzincan turizmi için bir değer...

“TERCAN VE DEĞERLER”

Fırat’ın kıyısından güzelim yoldan Tercan a giderken Altınbaşak beldesi var. Orada müthiş sahneler anlatılmalı... Sabah sığır sürüleri Fırat’ın karşısına geçiyor. Fırat’ı yüzerek geçiyor bütün sürü. Sonra akşam yine Fırat’ı yüzerek geri dönüyorlar... Turizm için bulunmaz sahneler... İnsanlar Fırat’ı yüzerek geçen sığırları görmek için inanın saatlerce beklerler. Çünkü fotoğraf çekecekler bundan iyi sahne mi olur. Mercan a gidince oradan Üçpınar Kilise ve dikilitaşına gitmek gerekir. Ben 2005 yılında gittiğimde yol yoktu... Yürüyerek çıktım Kiliseye. Sonra gelip anlattım bir yol yaptı Valilik. Müthiş bir kilise iki Şapel ve dikili taşlar. Tarumar etmiş hazineciler Türk turizm değerlerine büyük zarar veriyor bu hazineciler. Ve dikili taş iki tane. Ermenice yazılar var. Yan kenarlarında da Osmanlıca yazılar var. İstanbul Taksim de Binali Yıldırımın katılımı ile açtığımız sergi de bir önemli kişi geldi bu yazıları mutlaka çözmek istediğini özellikle eski yazı ile yazılmış yazıların fotokopilerini istedi gönderemedik. İncelenmesi gereken bir mekân daha çok tanıtılması gereken bir mekân.

“MAMAHATUN TÜRBE KERVANSARAY  VE KÜLLİYE”

Gerçekten çok önemli bir eser.  Gündeme getirilecek o kadar boyut var ki. Bir defa bir  Kadın yaptırıyor. Saltuk Oğulları hükümdarı 2. İzzettin Sultan ın kızı.  Bu müthiş esiri yaptırıyor ve kendisi içinde bir türbe. O türbe o kadar müthiş bir eser ki. Oval yapısı ile çok ilginç. Mamahatun şimdi ne durum da bilmiyorum. Ben gezerken bir işletmeye verilmişti. Hiçte iç açıcı durum da değildi. Çok önem vermek gerekir  Tercan da hemde yol üstünde ki bu değere. Tercan da bir iki eski  yapı daha var. Onlar da önemli. Özellikle Mamahatun türbesi fotoğrafçılar için müthiş. Rahmetli Sıtkı Fırat ta çok özel fotoğraflar çekmişti burada.

“ÇAYIRLI MEZARLAR BAŞKÖY VE SARIGÜNEY KÖYLERİ”

Çayırlı yeni ilçelerimizden birisi Önceleri Mans adıyla Tercan a bağlıymış. Başköy deki mezarları biliyordum oraya gittim bir iki sefer. Başköy de mezarlıkta birkaç tane Koç Başı mezar kalmış. Çoğunlukla Erzincan daki kültür müdürlüğüne getirilmiş. Kültür Müdürlüğünde ki mezarlar bölümü başlıbaşına bir turizm değeri. Çünkü bu tür mezarlar bize  Ortaasya dan gelmiş. Ortaasya da kuş figürleri işlenirmiş mezarlara.  Nededen kuş bunun araştırılıp yazılması gerek. Sonra Arnadolu da bu kuş motifleri bir süre devam etmiş sonra mezarda

yatan insanın sosyal durumuna göre motifler işlenmeye başlamış At-Kılıç- İbrik- Çeşitli yıldızlar ve motifler... Başköy deki mezarlarda bu figürler bolca var. Başköy  mezarları tescillidir.

Sarıgüney köyüne tesadüfen gittim. Orada dü müthiş  mezarlar ve mezar taşları var. Köylüler geldiler konuştuk pek kimseler ilgilenmemiş. Erzurum Üniversitesinden bir profesör gelip geziyormuş. Sarıgüney tescil edildi mi bilmiyorum... Mezarlar genellikle Akkoyunlular da bir Türkmen geleneğidir.

“OTLUKBELİ SAVAŞ ALANI VE O ÜNLÜ GÖL”

Erzincan Gösteri Haberini duyan bir Pekeriç li aradı. Çadırkaya kalesini de anlatmamı istedi. O kaleye gidemedim. Uzaktan çekmiştim fotoğrafını. Dümdüz ovadan gökyüzüne dikiliyor. Hiçbir yerde de okuduğumu anımsamıyorum. Kayaların oyulması ile yapılan mekânlar varmış bu dimdik kalenin içinde.

Otlukbeli Savaşı başlı başına bir olay. Gösteriye dernek başkanı Sadrettin Kıran gelmişti her yıl Fatih Sultan Mehmet le Uzun Hasan arasında geçen bu savaşın yapıldığı mekânlarda festival yaptıklarını söyledi. Bu ova turizm için önemli değil mi? İnsanlar merak etmez mi bu savaş alanını. Birde bilinçli şekilde bilgi verilirse anlatılırsa gezginler bayılır.

Otlukbeli’den o ünlü göle gittim. Traverten bir set. Renk renk sular akıyor üzerinde maden suları. Öylesine güzel ki ve o seddin arkasında muhteşem bir göl. Uzunca bir süre kaldık eşimle suyun kıyısında doyamadık. Ve araştırınca Dünyanın sayılı göllerinden birisi. Tek demeyelim de çok özel bir örnek. Burayı tanıtmamız kalıcı değerli tanıtımlar yapmalıyız.

“REFAHİYE DUMANLI YAYLASI”

Refahiye çevresi ormanlarla kaplı bir ilçe. İlçe merkezinde tarihi taş bir Cami ve konutlar var. Ama en önemlisi Dumanlı. Biryerlede okumuştum. Bu yörenin insanı çok uzun yaşarmış. Yüzyaşını geçen insan sayısı çokmuş. Çok şifalı bitkiler varmış dağlarında. Biz Dumanlıya gidince şaşkına döndük. İnanılmaz bir flora. Eşim toplamak istiyor ben bırakmıyorum. Çünkü bizim floramızı biz anlamadın söküp götürdüler Avrupa ya. Öyle güzel ki dumanlı yaylası. Müthiş sular var. Doyamadık. Yemyeşil birde gölet yapmışlar. Çok iyi anlatılması gerek. Gerçek fotoğraflarla. İyi fotoğrafçılarla iyi yazarlarla.

Refahiye yollar kavşağında bir ilçe şimdi Binalı Yıldrım ın çabası ile Refahiye den başlayan yol Elazığ a ulaşacak. Çok önemli bir Güzergah Güney- Kuzey bağlantısı... Umarım bu yol tamamlanır... Refahiye nin bir ünlü mağarası da var. Köroğlu mağarası orası da gezilip görülecek mekanlardan birisi...

“İKİNCİ GÜZERGAH KEMAH- İLİÇ KEMALİYE YE YOLCULUK”

Kemah Erzincan a 50 kilometre. Kanımca çok önemli bir Mekân. O kadar çok şey yazılmış ki. Birçok bilim adamı önemli yazılar yazmışlar. Kitaplar yapılmış ama turizm açısından beklenen çizgide değil. Kemah ta turlar almalı insanlar gelip gezmeliler. Kemah ın tanıtımı için önce dernekler turlar düzenlemeli ve insanları o yöreye götürmelidir vede konaklama olanakları artırılmalıdır. Kemah ı anlatmak çok güç. Hani Girişti Sultan Melik ten başlamak gerek. Mengüceklileri anlatmak gerek. Sultan Meliğin Yanın da çok önemli mezar taşları var.  Tepede gözetleme kulesi ve Fırat çağlıyor aşağıda. Herşey var.

Kemah Kalesi dünya da doğal kaleler  arasında önemli bir yere sahip. Evliya çelebi bu kalede 600 toprak damlı evin bulunduğunu anlatıyor. Gülalibey Camisine hayran kaldım. O Ahşap işçilikle müthiş bir eser... Dış avluda o güzelim ahşap mekânın içinde biraz oturdum huzur buldum. Mengüceklilerin daha birçok eseri var. Ve kiliseler var. Kemahlı Mustafa Kaçmaz köylerinde önemli bir kilisenin olduğunu söylemişti ama gidemedim.

Ve benim çok sevdiğim ünlü Şair Prof. Cevat Çapan bu kış onunla çok özel bir söyleşi yaptım İfsak ta çok az zaman geçirmiş Pekeriç köyünde ama hiç unutmuyor köyünü. Birçok şiirinde köyden sözcükler var. Kemah anlatmakla bitmez... Umarım iyi çalışmalar değerli işler yaparlar uyduruk tanıtım broşürleri ile değil. Kemah spor alanın da ülkemize örnek olmuş bir ilçedir. Turnuvaları ile her zaman gündemdedir. Festival de yapılıyor onu güçlendirmek içinde Kemaliye gibi bir Foto Maraton yapmak yöre için kanımca önemlidir.

“İLİÇ-KEMALİYE”

Kemahtan sonra islah edilmeye muhtaç bir yoldan İliç e uluşalır. Bu yol üzerinde Tuzla var. Ünlü Kemah tuzlarının çıkarıldığı bir yer. Kemah ın o tuzu çok yararlı ve artık satılıyorda.

İliç yeni ilçelerimizden birisi. Daha önce Kuruçay varmış. Kuruçay tanınmış bir yöre... halen çok değerli evler var ayakta. Güzel köyleri var. Ve yöremizin en önemli öykücülerinden birisi Mustafa Kutlu Kuruçay lı...

İliç te Hayvancılık ön plana çıktı... Peynir festivalleri yapılıyor... Sürekli gelişiyor. Altın Madenleri çalışıyor. İlçe bu nedenle çok kalabalık... Fırat orada şimdi göllendi  barajlar yapıldı. Boğaziçi gibi görüntüler var İliç önlerinde... Kayıklarla geziler yaptırılabilir İliç te. Turistler çok hoşlanırlar bu gezilerden Sanaksi Çayı var. Alabalık kaynar çok  güzel bir çay...   Eski iliç İstasyonu Sular altında kaldı. Bağıştaş yönüne doğru giderken güzel bir kemer köprü var...

“VE KEMALİYE”

Bağıştaş tan sonra 30 kilometrelik bir yoldan sonra Kemaliye ye ulaşılır. Önce Şirzi Köprüsü ve Taş Yolu. Hikâye bilinir Yüz Otuz yılda açılan bir yol... Bu hikâye çok iyi anlatıldı... Ve müthiş bir kanyon... Her yıl doğa sporları yapılıyor... Ve Her yıl Foto Maraton yapılıyor... Çok uzun anlatmak istemiyorum Kemaliye yi... Önce o yörenin insanı geldi turlar düzenledi sonra turizm kuruluşları turlar düzenlediler... Doğunun en özel turizm mekânı oldu Kemaliye...

“VE ERZİNCAN ERGAN GİRLEVİK ŞELALESİ”

Erizincan da fotoğrafçılar ve gezginciler en çok Girlevik Şelalesini bilirler ve oraya giderler. Son bir iki yıldır Ergan konuşuluyor. Ergan a gelmek isteyenler var. Soruyorlar anlatıyorlar. Bu tesis için daha çok haber gerekli daha çok bilgi gerekli... İnsanlar gelmek için hazır. Girlevik Şelalesi gerçekten görülecek bir mekân. El sanatları bakırcılık sanat tan koptuğu için o şaşalı günlerden de uzaklaştı. Erzincan gerçekten Önemli bir kent önemli sanat insanlarımız var. Örneğin  Müzik; Davut Sulari, Ali Ekber Çiçek, Haydar Ağa Baba, Aşık Beyhanı gibi değerler var. Davut Sulari mutlaka işlenmeli köyü yaşamı anlatılmalı. Kültür müdürlüğü Davut Sulari İçin  tornu tarafından hazırlanan bir kitabın basılacağını söyledi çok sevindim.

Çok önemli yazarlarımız var... Mustafa Kutlu bu ülkenin önemli Yazar Öykücülerinden birisi... Cemal Süreyya, Asım Bezirci, Ahmet Kutsi Tecer. Enver Gökçe gibi şair ve yazarlarımız var...

Günümüzde  Bendeniz yazıyorum yirmi kitap oldu. Erzincan da Halil İbrahim Özdemir, Hamdi Ülker var.

“VE SONUÇ”

Bendeniz Erzincan Kültür merkezinde bi gösteri yaptım ve bunları anlattım. Çok sevdiğim takdir ettiğim Erzincan basınına da konuştuklarımı yazmak istedim. Lütfen Ukalalık sayılmasın yürekten geldiği gibi bir yararı olsun diye yazdım. Erzincan üzerine gidilirse doğru anlatılırsa içinde sanat olan kalıcı işlere yönelinilirse turizm açısından gelişir.”

doğu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner37