Erzincan denilince akla ilk gelen sembollerden biri olan bakır; işleme, üretim teknik ve şekilleri ile günümüze kadar ulaştı. Fakat bir sonraki nesillere aktarılması konusunda biraz pürüzlerin olduğu da bir gerçek. Tarihe ışık tutan sembolleri ve Erzincan’ı Erzincan yapan ayırt edici özellikleri içerisinde barındıran bakır sanatı yeni neslin maalesef çokta ilgisini çekmiyor. Bakır sanatında uzun ve zor bir öğrenme sürecinin olması gençleri meslekten uzaklaştırıyor. Üstelik bir Bakır ustası olabilmek en az 10-15 yıllık bir emeği gerektiriyor. Hal böyleyken Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise geçtiğimiz günlerde Bakırcılar çarşısını gezerek mesleğin yeniden canlandırılması konusunda talimatlarda bulundu. Bakır ustalarının ise yetiştirecek ve sonraki nesillere bakır sanatını taşıyacak bir neslin tükenmekte olduğunu belirtmesi üzerine durumu kabullenmeyen ve Erzincan’ın tanıtımı konusunda bir hayli çaba sarf eden Vali Aydoğdu bir çalışmanın filizlerini ekecek gibi görünüyor. Konu hakkında ne gibi çalışmaların başlatılacağını zaman gösterecek.

Dört Yılda Bir Yaşanan Artık Yıl Nedir? Dört Yılda Bir Yaşanan Artık Yıl Nedir?

Peki Erzincan’ı sanat camiasında ön plana çıkaran bakırın ayırt edici özellikleri ve bakırın ortaya çıkış aşamaları neler?

Detaylarıyla bakır sanatının inceliklerini sizlerle paylaşıyoruz.

Ustalar tarafından büyük bir özenle özel olarak tasarlanan şekillerin oyma tekniğiyle üzerinde çalıştıkları bakır tekli kalemle şekil verilmesi ile ortaya çıkan bir sanat eseri.

Hammadde külçe olarak geliyor ve ocaklarda eritilerek kalıplara dökülüyor. Kalıplardaki bakırımız nasıl bir ürün tasarlandıysa ona göre kalınlığı ayarlanarak silindirden geçiriliyor. Bu sayede sertleşen bakır tekrar fırında tavlanıyor. Bu işlem yapılmak istenilen ürünün özelliğine göre defalarca tekrar ediyor. Levha haline dönüştürülen bakır daire makaslarında istenilen ölçülerde kesiliyor. Kesilen levhalar yaklaşık 500 çeşit kalıplara göre, ustasına ve kendine özel bir şekilde sıvama tezgâhlarında, mazgala yardımıyla birkaç işlemle şekillendiriliyor. Küçük parçalar direkt tezgâha girer, büyük parçalar için ayrıca kovan basılarak tekrar tavlandıktan sonra sıvama tezgâhlarında kalıplar üzerinde şekillendirilmeye başlanıyor. Elde veya tezgahlarda şekillendirilirken Erzincan tarihini yansıtan bir nakış ile 104 elden geçtiğini de atlamayalım.

Kimyasal Özellikleri hakkında kıssaca bahsetmek gerekirse bakır, üzerinde yapılan her işlemde sertleşir. Bundan dolayı her işlem sonunda tavının alınması gerekir. Yapılan ürün kalıptan çıkınca polisaj makinelerinde parlatılır. Lehim ve kaynak işlemleri yapılır., tekrar polisaj girer, üzerlerindeki yağ temizlenmesi için 90 0C ‘lik sıcak deterjanlı suda yıkanır. Kavak ağacından elde edilen ince hızar talaşıyla kurulanır. Üzerlerindeki talaş tekrar fırçayla silinerek vernik işlemi yapılır, kurulandıktan sonra belirli yerlere bant çekilerek boyaya şekil verilir, tabancayla boyama işlemi yapılır. Boyanan ürün fırınlanarak kurutulur. Boyanın kalitesi ürün üzerindeki ayırt edici özellik olarak görünür. İmalatı yapılan ürünler, boyanın sertleşmesi için işlemeye girmeden önce 7-10 gün süreyle bekletilir.
 

İşleme safhasında ise gerçekleşen işlemler şu şeklide; İşlemeci ürünün işleme tarzını kafasında tasarlar, bir işlemeci binlerce desen çıkardığı gibi, her işleme ustasının kendisine özgü bir tarzı ortaya çıkmaktadır. Bakırın kararmaması için tekli kalemle işlemenin yapılması gerekir. Böyle işlenen eser 100 sene kararmaz.
Tasarlanan şekiller “Oyma Tekniğiyle” tekli kalemle bakır üzerinde desenin şablonunu çıkarır. Daha sonra tekli kalemle ara işlemini yapar, gümüş kaplamaya hazır hale getirir. Sonra dolgu kalemiyle gümüş kaplanacak yerler doldurulur. Ürün üzerinde özel bir formülle hazırlanmış gümüş-nitratta gümüş kaplama yapılarak işleminin ikinci aşamasına geçilir. Mısır kalemiyle, kalan işlenmemiş yerler(desenlerin eksik kalan kısımları işlenir. Bu işlemeden sonra ürün kırımızı beyaz renk alır.) Ürünün oksitlenmemesi için üzeri şeffaf ve kaliteli vernikle verniklenir.
Sanatkâr tarafından özel hazırlanmış kaliteli selülozik, şeffaf vernik, sanatın sanatkâr yönünden ayırt edici özelliğidir. Son olarak; 24 saatlik beklemeden sonra ürün satışa hazır hale getirilir.
 

Mine İşleme: Bu ürünler ayrıca bakır üzerine mine işleme olarak da işlenmektedir. Tüm bu tarzda ortaya çıkan bakır ürünleri üzerine mine işleme olarak yapılması ikinci bir ürünü ortaya çıkarmaktadır.
Şekillendirmede Kullanılan Malzemeler: Yağ fırçası, deve boynu, top mazgara (büyük/küçük), yassı mazgara, kordon makarası, tırtıl, el ağacı.
İşlemede Kullanılan Aletler: Pergel, kalemler, su zımparası, bilevi taşı, cetvel, yağlı metal kalemi.
İşlemede Kullanılan Kalemler: Tekli kalem, dolgu kalemi, çiftli kalem, çıtpıt kalem, mısır kalemi, tarama kalemi.

Görüldüğü üzere oldukça uzun bir zaman ve emek gerektiren bakır zorlu süreçlerden geçerek bizlere ulaştırılıyor. Ustalarımızın tarihi birikiminin sanata yansımasıyla ortaya çıkan bakır Erzincan’ımızın tarihini, kültürünü yansıtma noktasında en değerli sanat ve iş alanlarından sadece bir tanesi. Erzincan’ın kültürel değerlerini korumak ve yaşatabilmek için sonraki dönemlere aktarabilmek büyük önem arz ediyor.  Erzincan bu konuda gerekli hassasiyet ve önemi en kıssa zamanda göstererek kendi değerine sahip çıkacak mı bunu zaman gösterecek.

Editör: Merve Kiraz