Bakan Yazıcı, Trabzon’da
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayat Yazıcı, AK Parti Trabzon İl Teşkilatı tarafından düzenlen iftar programına katıldı.

Bakan Yazıcı, iftar öncesi Trabzon’un en yoğun yerlerinden Kahramanmaraş Caddesi ve Uzunsokak’da esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Bakan Yazıcı daha sonra iftar yemeğine katıldı. Yemeğe, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Hacısalihoğlu, AK Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Adnan Günnar, Sivil Toplum Örgütleri temsilcileri, işadamları ve davetliler katıldı.

İlk olarak söz alan AK Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Adnan Günnar, yemeğe katılanlara bir teşekkür konuşması yaparken Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da, yaklaşan Ramazan Bayramı münasebetiyle trafik kazalarına dikkat çekerek herkesi biraz daha dikkatli araç kullanma konusunda uyardı.

Bakan Yazıcı, Ramazan’ın rahmet ve mağfiret ayı olduğunu belirterek, “Ramazan’ı bereket rahmet ve mağfiret ayı olarak ifade ederiz. Biz Türk milleti olarak sosyal hayatımızın sosyal yapımızın en temel karakteristiği fertler olarak kurumlar olarak yardımlaşma ve dayanışmaya verdiğimiz önemdir. Öyle ki bugün Avrupalıların bundan bir kaç yüz yıl önce tanıştıkları sosyal ve kamu hayatında yer verdikleri vakıf müessesesi bizde Selçuklular döneminde başladı. Böylece sosyal hayatımızı insanlarımızın birikimleriyle zenginleştirerek gerçekten kenarda köşede bugünün tabiriyle varoşta aç açık kimse bırakmamak gayreti içinde olduk. Yeryüzünü düşünün. Milyonlarca Müslüman oruç tutuyor iftar açıyor. Sofralardaki nimetlerin çeşitliği itibarıyla empati yapalım. Kimi sofralar zengin, israf alabildiğine ama kimi yerlerde tuttuğu orucunu açmak için bir ekmek ve su ile yetinmek zorunda olan insanlar var. Bunları sorgulayacağız. Dünyanın neresinde olursa olsun hayat standartları arasında bu kadar uçurum bu kadar fark elbette ki bizi çok farklı bir muhasebe yapmaya sevk etmesi gerek” dedi.

DÜNYADA 1,1 MİLYAR AÇLIK SINIRINDA İNSAN VAR

Dünyada 7 milyar insandan 1.1 milyar insanın açlık sınırında olduğunu belirten Yazıcı, “Dünyada yaklaşık 7 milyar insan var. Bu insanların 1.1 milyarı günlük açlık sınırı kabul edilen 1 doların altında parayla geçirmek zorunda. Yoksulluk sınırı olan 2.15 doların altında parayla geçirmek zorunda olan 2 milyara yakın insan var. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, milletimizin desteğiyle yönetim sorumluluğunu üstlendiğimiz 2002’den bu yana bu konular gündemimizin birinci sırasında yer aldı. Kimsesizlerin sesi diye yürüdük. Uyguladığımız sosyo ekonomik politikalarla 1.1 milyar kategorisinde olan insan Türkiye’de yok. Sosyal dokumuzun da bir avantajı. 2.15 doların altında parayla geçirmek zorunda olan insan sayısı 2002 öncesinde yüzde 3 dolayındaydı. 2012’de onu da binde 27’ye indirdik. Türkiye’de 4,15 dolarlık parayla geçirmek zorunda olan insan sayısı 2002’de yüzde 30’du. Uyguladığımız projelerle bu kategoride olan insan sayısını da yüzde 3’e indirdim. Hedefimiz 2016’da bunu da sıfırlamak. Dünya GSMH’si 74 trilyon dolar ama muazzam bir adaletsizlik var. Elde edilen değerlerin üretilen mal ve hizmetlerin dağılımı açısından muazzam adaletsizlik var. Bunların empatisini yapmamız lazım. Bu paranın yüzde 55’ini gelişmiş 35 ülke paylaşıyor. Geriye kalan 153 ülke de geriye kalanını paylaşıyor” ifadelerini kullandı.

En düşük milli gelire sahip İslam ülkesinin Somali olduğuna işaret eden Bakan Yazıcı, şunları söyledi:

“Onun da GSMH’si kişi başına 111 dolar. Kim sorumlu bundan? Fark ne en gelişmişiyle en yoksul durumda bulunanın arasındaki, 835 kat fark var. Bundan Müslümanım diyen herkes sorumlu. Böyle bir dünyada yaşıyoruz. Ramazan berekettir. Ramazanın bereketi çerçevesinde bu konuların gündemimizde olması gerekir. Ama Türkiye bu konuda hem hükümet olarak hem de sosyal hayatın çok temel unsuru derneklerimiz vakıflarımız sendikalarımız fertlerimiz olarak, üreterek kazandığımızı vergisini ödedikten sonra harcama konusunda özgür olduğumuz varlığımızı harcarken bu dezavantajlı grupları göz önünde bulunduruyoruz. Türk milletinin insanlık değerleri perspektifinde çok önemli bir meziyetidir.”

BAŞKALARI ÜRETTİ MAL SATTI, BİZ KAVGA ETTİK

“70 cente muhtaç bir Türkiye aldık 820 milyar dolar GMSH’ye sahip ülke haline getirdik” diyen Yazıcı, “36 milyar dolarlık ihracatımızı 152 milyar dolarak çıkardık. 225 ülkeye ticaret erbabımız ürettiğini götürdü, müşteri buldu, satış yaptı, vergi ödedi. Bunları bir vizyonla yapıyoruz. Türkiye’nin dün tartışma konuların enerjimizi sinerjimizi harcadığımız tartışma alanlarını tasfiye ettik. Yapay konuları tartıştık. İnsan hakları konusuna giren hususları bağnazlık içerisinde cumhuriyetin değerleriymiş gibi gündeme taşıdık, onlar üzerinden atıştık. Başkaları üretti mal sattı, biz kavga ettik. Bunları da artık geride bıraktık. Türkiye gerçekten milletimizin basiretiyle sezileriyle hükümetin de hükümet etmenin bir emanetçilik olduğu zihniyeti içinde gerçekleştirdiği uygulamalarla milletin egemenliğini ve iradesini korumaya çalıştık” diye konuştu.

“TEHDİT OLUNCA DİK DURDUK”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hep tartışmalı olduğunu kaydeden Yazıcı, “Tehdit olunca dik durduk. Başbakan’ımızla birlikte o duruşu sergiledik. Türkiye bugüne kadar 11 tane Cumhurbaşkanı seçmiştir. Bizim cumhurbaşkanı seçimlerimiz hep tartışmalı olmuştur. Cumhurbaşkanı, cumhurun başı demek. Kim seçecek? Cumhur seçecek. Dolaylı seçmiş. Ama onunla yetinmemiş. Mutlaka o seçim süreçlerinde kimi zaman görünür kimi zaman görünmez ama etkili sonuç alan mühendislik projeleriyle Cumhurbaşkanlığı süreçlerini hep tartışmalı kavgalı şekilde gerçekleştirdik. Türkiye’nin 7’inci cumhurbaşkanı Kenan Evren nasıl seçilmiş? 1982 anayasayı referanduma götürülmüş. Büyük katar ankasına ek madde vagonu takılmış, anayasayı kabul edince Kenan paşa Cumhurbaşkanı seçilmiş. 11. Cumhurbaşkanımızın seçim sürecini şöyle bir hatırlayın. Uygulanan prosedürler aynı, kabul ettiremedik” dedi.

“GAZZE’NİN ÇOCUKLARI VE KADINLARI TÜRK MİLLETİNİ BEKLİYOR”

Gazze’deki çocuklar ve kadınların Türk milletini beklediğini ifade eden Bakan Yazıcı, “Ramazanda Müslüman coğrafyasında bir taraftan Müslümanlar birbirini katlediyor bir taraftan da Müslümanlara karşı zalimce gaddarca savaş sürdürülüyor. Böyle bir coğrafyadanız. Gazze’nin çocukları Türk milletini bekliyor. Gazze’nin kadınları da Türk milletini bekliyor. Güçlü bir Türkiye bekliyor. O güçlü Türkiye’nin sorumluluğu 786 bin km2 vatanımızla sınırlı değil. Güçlü Türkiye’nin bölgesine dünya sulhuna katkı sağlama borcu vardır. Ülke, bayrak Cumhuriyet,. Vatan hepimizin. Bunlar zaten kırmızı çizgilerimiz. Kardeşliğimizi güçlü bir zemine oturtabildiğimiz takdirde en büyük gücümüz bu olacak. Bu güç dinamomuz olacak. Çomak sokmak isteyenler var ama dönüp bakmıyoruz bile” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.