Adnan Öksüz’ün;İliç Altın Madeni yeniden faaliyete geçecek; Bir şartla! Adlı makalesi şu şekildeydi:

Büyük bir facia yaşanan ve 9 kişinin hayatına mal olan İliç altın madeni ile ilgili son gelişmeler ve son durumlar nedir?

Ne olması gerekir ki, bu maden ve benzerleri tehlikeden uzak olsun, güvenli olsun.

Bölgede yıllardır yaşayan isimlerle konuştum. “Neler oluyor, hangi gelişmeler oluyor?” sorusunun cevabını aradım.

Biraz da yapıcı uyarılar anlamında bu sohbetlerde aldığım notlara yer vermek istiyorum. Bölge halkı, şu hususların altını çiziyor. Buyursunlar;

1. “Siyanür ve sülfür asit olmadan da altın çıkarılabilir fakat çok masraflı olduğu için kimse ona yanaşmıyor.”

2. “Her ne kadar gizlense de toprağın içindeki yani göçükteki topraktan siyanür yağmur sularıyla baraja ve Fırat Nehri’ne karışmış oldu. Çünkü sadece suyun geçiş noktaları kapatıldı, sonuçta yer altından da su çekerek bir şekilde yolunu bulup gidiyor. Mesafe çok kısa.”

3. “Madende çalışanlardan öğrendiğimiz kadarıyla, yabancı mühendisler işini sağlam ve düzgün yapıyormuş. Bir şekilde bu mühendisler gönderilmiş, yerlerine ülkemizden işten de pek anlamayan isimler getirilmiş. Ve mesela 100 metre yığılması gereken linç yığını 250 metreye kadar yığılmış. Ve bu felaket oluşmuş!”

4. Bölge halkı, madenin yeniden açılacağını anlatıyor ama “bir farkla” diyorlar. O fark da şu imiş; “Bir holdingin bu madende hisse artırımı talep ettiği, bu sağlandığı takdirde altın madeninin yeniden bir an önce açma yoluna gidileceği…” Bölge sakinlerinin iddiası bu!

5. “Yöre halkı olarak biz de gittik gördük. Bölgede tam bir doğa katliamı var. Yani biz oraları bildiğimiz için tanıyamadık.” cümlesi de yine bölge sakinlerine ait.”

6. “Bu ayın sonunda altın madeninden işçi çıkarımı yapılacak diye bilgi verilmiş. Madenciler de istiyor ki; “İliç halkı eylem yapsın, altın madeni kapanmasın!” diye insanları gaza getirmeye çalışıyorlar!”

7. “Maden sendikaları işçinin hakkını koruyacağı yerde altın madeni şirketinin hakkını savunuyorlar, televizyonda çıkıp arkadaşları öldü diye üzülenlere, “niye televizyona çıktın” diye baskı yapıyorlar!”

8. “Şu anda tutuklu olanlar var ama gerçek manada o denetimi yapanlar, onlara onay verenler, imza atanlar kimler? Bürokratlara bu iş dokunacak mı?”

9. “Zaten altın madeni şirketi, İliç'in etrafına kadar sondaj çalışmaları yapmış, her yeri delik deşik etmişler! Tamam, maden çalışsın ama iş güvenliği had safhada olarak düzgün bir şekilde, çevreyi koruyacak bir şekilde çalışsın.

İLİÇ ALTIN MADENİ ANAGOLD'TAN GELEN AÇIKLAMA

İliç Altın Madeninin yaptığı açıklamada

“Sayın Adnan Öksüz, Millî Gazete’de 28.06.2024 tarih ve “İliç altın madeni yeniden faaliyete geçecek; bir şartla!” başlıklı yazınızda yer alan ve gerçeği yansıtmayan iddialar üzerine, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki hususları bilgilerinize sunarız.”

 “13 Şubat 2024’te yaşanan olay sonrası Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Sabırlı Deresi’nde bulunan menfez kapatılarak Karasu Nehri’ne su çıkışı engellenmiştir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönlendirmesi doğrultusunda Sabırlı Deresi üzerine 1 adet geçirimsiz, 1 adet geçirimli olmak üzere toplam 2 adet baraj seddesi inşa edilmiştir.”

 “Seddelerin önünde biriken sular, vidanjör ve pompalar aracılığıyla Atık Depolama Tesisine gönderilmektedir. DSİ gözetiminde, muhtemel taşkın riskini engellemek için Sabırlı Deresi’nin heyelan malzemesine temas etmeden Kuruçeşme Havzası’na ve diğer yönlere yönlendirilmesi için su alma yapıları ve HDPE (yüksek yoğunluklu polietilen) boru montajı tamamlanmıştır.”

 İKİ BAKANLIK HANGİ ÇALIŞMALARI YAPTI?

Anagold açıklamasında 2 farklı bakanlığın facia yaşandığı bölgede yaptığı faaliyetler konu edildi. Açıklamaya göre şu çalışmalar gerçekleştirilmiş;

 “Olay anından itibaren T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile şirketimiz tarafından çevresel izleme programları kapsamında hava, su ve toprak kalitesi takip edilmektedir. Bakanlığa ait mobil çevre laboratuvarı ve mobil hava kalitesi izleme istasyonu, maden sahasına getirilerek örnekleme ve analiz programı başlatılmıştır. Olay anından bu zamana kadar; bakanlık tarafından, 22 farklı noktadan 680 su numunesi, 11 farklı noktadan 17 heyelan numunesi ve 4 farklı noktadan 4 referans numunesi alınmıştır.”

 “Bu numuneler, Bakanlık Çevre Referans Laboratuvarı, akredite Çınar Çevre Laboratuvarı ve Segal Çevre Laboratuvarı tarafından analiz edilmiştir.”

 “Şirketimiz tarafından, 93 farklı noktadan 1.818 su numunesi ve 300 farklı noktadan 291 heyelan numunesi alınmıştır. Bu numuneler, Anagold Analitik Laboratuvarı, akredite Çınar Çevre Laboratuvarı ve ALS Prag Laboratuvarı tarafından analiz edilmiştir. Analizlerde (içme suyu dâhil) herhangi bir olumsuz sonuçla karşılaşılmamıştır.”

 “T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı çevre izlemesi kapsamında; 5 Nisan 2024 tarihine kadar, günlük 6 yüzey ve 5 yeraltı suyu noktasından, haftalık 3 yeraltı suyu noktasından numune alınmıştır.”

 “5 Nisan 2024 tarihinden itibaren, 4 yüzey ve 4 yeraltı suyu noktasından haftada 2 kez numune alınmaktadır.”

 “Olay anından bu zamana kadar şirketimiz iç izlemesi kapsamında günlük 7 yüzey ve 9 yeraltı suyu noktasından numune alınmaktadır.”

“Tüm izlemeler bakanlık kontrolünde devam etmekte olup, herhangi bir olumsuz sonuçla karşılaşılmamıştır.”

27 ayrı suçtan 38 yıl 8 ay hapsi vardı. Tercan'da yakalandı 27 ayrı suçtan 38 yıl 8 ay hapsi vardı. Tercan'da yakalandı

İLİÇ YIĞINI YÜKSEKLİĞİ NE KADARDI?

İliç’teki maden faciasında çok tartışılan konulardan biri de liç yığınının ne kadar, kaç metre olduğuydu.

Anagold Şirketi, açıklamasında şu hususları ifade etti;

 “Şirketimizde çalışan tüm çalışanlar ve ayrıca mühendislerimiz, alanlarında uzman ve deneyimli profesyonellerden oluşmaktadır. Yığın liç operasyonları gibi karmaşık ve hassas süreçler, yalnızca eğitimli ve deneyimli personel tarafından yürütülmektedir. Mühendislerimizin hepsi, gerek yerel gerekse uluslararası alanda tanınmış üniversitelerden mezun olmuş ve sektörde uzun yıllar boyunca çalışmış kişilerden seçilmektedir.”

 “Şirketimiz, operasyonel süreçlerdeki her türlü değişikliği titizlikle yönetir ve uluslararası standartlara uygun şekilde hareket eder. Yabancı mühendislerin gönderilmesi ve yerlerine yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan yerli mühendislerin getirilmesi gibi iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm mühendislerimiz, belirli bir eğitim ve deneyim seviyesini karşılamak zorundadır ve bu süreçlerde sürekli eğitim ve gelişim programlarına tabi tutulmaktadır.”

 “Yığın liç yığınının 100 metre yerine 250 metreye kadar yığılması gibi iddialar, gerçeklerle örtüşmemektedir. Maden operasyonları sırasında yığın liç sahamızda gerçekleşen en yüksek taban kot farkı 95 metredir. Yığın liçin yüksekliği ve diğer operasyonel parametreler, ÇED, uluslararası standartlar ve güvenlik yönetmelikleri çerçevesinde belirlenir ve bu standartların dışına çıkılması mümkün değildir.”

 “13 Şubat 2024 tarihinde yaşanan olayın ardından yapılan detaylı incelemeler sonucunda, tüm operasyonel faaliyetlerin proje dizayn parametrelerinin altında kaldığı ve şirketimizin operasyonel bir hataya sebep olmadığının tespit edildiğini tekrar belirtmek isteriz.”

 “MADENDEN İŞÇİ ÇIKARILMAYACAK!”

“İliç altın madeni yeniden faaliyete geçecek; bir şartla!” başlıklı yazımda söz konusu ettiğim ‘İliç altın madeninden işçi çıkarma’ konusunda da Anagold şirketi şu bilgileri verdi;

 “Şu an için İliç altın madeninden işçi çıkarımı yapılması planlanmamaktadır. Bu konuda çıkan haberler ve söylentiler gerçeği yansıtmamaktadır. Şirketimiz, çalışanlarımızı düzenli olarak bilgilendirmektedir. Herhangi bir işçi çıkarımı durumunda şeffaf bir şekilde iletişime geçilecektir.”

 “İliç halkının eylem yapmaya teşvik edildiği iddialarının da tamamen asılsız olduğunu belirtiriz. İliç halkının endişelerini ve taleplerini dikkate alarak, onlarla düzenli iletişim halindeyiz ve bu tür spekülatif söylemlere itibar edilmemesi gerektiğini belirtmek isteriz.”

 “Yaşanan olayın ardından üretim operasyonlarımız durdurulmuş ve güvenlik önlemlerini artırma sürecine girilmiştir. Öncelikli olarak ulusal ve uluslararası standartlar çerçevesinde güvenlik ve çevresel sorumluluklarımızı yerine getirmek üzere kapsamlı değerlendirmeler ve iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.”

 “Şirketimize yönelik hisse artırımı talepleri ve bu taleplerin madenin yeniden açılması ile ilişkilendirilmesi yönündeki iddialar, spekülatif niteliktedir ve gerçeği yansıtmamaktadır. Şirketimiz, tüm faaliyetlerinde şeffaflık ve toplumsal sorumluluk ilkelerine bağlı kalarak hareket etmektedir.”

“Tüm süreçler titizlikle değerlendirilmeye devam etmektedir. Bilgilerinizi rica ederiz. Saygılarımızla, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ” ifadelerine yer verdi.

Editör: Yasemin Dülgeroglu