<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Erzincan Haber, Erzincan</title>
    <link>https://www.dogugazetesi.com</link>
    <description>Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, Erzincan haberleri ve ülke gündemi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dogugazetesi.com/rss/bilim-ve-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 09:08:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/rss/bilim-ve-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[IBM'in Gerçek Kuantum Bilgisayarında Büyük Test: İki Dev Yapay Zeka Modeli Kapıştı!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/ibmin-gercek-kuantum-bilgisayarinda-buyuk-test-iki-dev-yapay-zeka-modeli-kapisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/ibmin-gercek-kuantum-bilgisayarinda-buyuk-test-iki-dev-yapay-zeka-modeli-kapisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Simülasyonlar geride kaldı! IBM'in gerçek kuantum bilgisayarı üzerinde yapılan yeni araştırma, yapay zekanın geleceğini şekillendirecek sonuçları ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Kuantum bilgisayarlar artık sadece teoride veya bilgisayar simülasyonlarında kalmıyor. Bilim insanları, geleceğin yapay zeka modellerini IBM’in gerçek kuantum donanımı üzerinde test etti. İki farklı kuantum yapay zeka yaklaşımının sınırlarını zorlayan bu benzersiz çalışma, kuantum dünyasındaki gürültü ve yüksek maliyet bariyerlerini aşmayı başardı.</strong></p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>1. Büyük Sorun" ve "Tarihi Adım"</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bugün teknoloji dünyasının en çok konuştuğu donanımlar olan <strong>kuantum bilgisayarlar</strong>, ezber bozan işlem güçleriyle klasik sistemlerin boy ölçüşemeyeceği devasa vaatler sunuyor. Evet, bu makineler inanılmaz derecede güçlüler; ancak şimdiye kadar bilimin ana akım testleri hep kontrollü laboratuvar simülatörlerinde, yani tamamen <strong>sanal</strong> ortamlarda yürütülüyordu. Teorik olarak kusursuz görünen formüller, gürültülü ve kusurlu gerçek dünya donanımlarıyla karşılaştığında genellikle büyük sapmalar gösteriyordu.</p>

<p style="text-align:justify">İşte gerçekleştirilen bu son bilimsel araştırma, tam da bu noktada ezberleri bozuyor. Araştırma, simülasyon sınırlarını aşarak dünyada bir ilke imza attı ve tüm <strong>QML</strong> (<strong>Kuantum Makine Öğrenmesi</strong>) testlerini doğrudan <strong>gerçek kuantum işlemcilerinde</strong> hayata geçirdi. Bu hamle, teorik kuantum fiziği ile pratik mühendislik arasındaki kalın duvarı yıkan ilk somut köprü olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>2. Simülasyon Bitti, Gerçek Donanım Dönemi Başladı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bu devrim niteliğindeki deneysel çalışmanın arkasındaki ana güç, küresel teknoloji devi <strong>IBM</strong>'in devasa altyapısı oldu. Çalışma boyunca bulut tabanlı <strong>IBM Qiskit Runtime Service</strong> altyapısı aktif olarak kullanıldı. Teorik denklemler kağıt üstünden çıkarılarak milikelvin düzeyindeki kriyojenik soğutucularda mutlak sıfıra yakın çalışan süperiletken transmon çiplere doğrudan gönderildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu altyapı sayesinde teorinin pratikte nasıl tepki verdiği, gürültü oranlarının ve koherens (eş evrelilik) sürelerinin model başarısını nasıl etkilediği birebir gözlemlendi. Uzmanlar, bu adımı kuantum bilgisayarların laboratuvarlardan çıkıp ticari ve gerçek hayattaki endüstriyel kullanımlara giden yoldaki en kritik basamağı olarak değerlendiriyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>3. Kuantumun "Büyük Veri" Sırrı: Boyut İndirgeme</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Kuantum işlemcilerin en büyük kısıtlarından biri, devasa veri kümelerini doğrudan işlerken ciddi anlamda zorlanmaları ve aşırı gürültü (hata) üretmeleridir. Bu engeli aşmak için araştırmacılar son derece zekice bir matematiksel manevra yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">Dünyaca ünlü <strong>Iris veri seti</strong> ele alınarak 4 boyutlu karmaşık ve kalabalık bir yapı, verinin özünü zerre kadar bozmadan 2 boyuta indirgendi. Bu işlem, bilimin en güçlü araçlarından biri olan <strong>PCA</strong> (<strong>Temel Bileşenler Analizi</strong>) yöntemiyle gerçekleştirildi. Bir nevi veri, kuantum bilgisayarın en rahat anlayacağı ve hata üretmeyeceği dilde başarıyla "sıkıştırıldı".</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Neden Önemli?</strong> Bu akıllı boyut indirgeme hamlesi sayesinde çok daha az sayıda <strong>kubit</strong> (kuantum bit) harcandı. Kubit tasarrufu devre derinliğini hafifletti; bu da gerçek donanımdaki gürültü etkilerini minimuma indirerek hesaplama maliyetini dramatik ölçüde düşürdü.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>4. İki Dev Model Yarıştı: %95'e Karşı %87</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sistemin altyapısı kurulup veriler sıkıştırıldıktan sonra, yapay zeka dünyasının iki farklı ekolü gerçek kuantum donanımı üzerinde adeta bir boks ringine çıktı. Onar bağımsız model üzerinden yürütülen bu kıyasıya rekabetin sonuçları, bilişim dünyasında şimdiden büyük yankı uyandırdı:</p>

<p style="text-align:justify">Köşelerin ilkinde yer alan <strong>QSVM</strong> (<strong>Kuantum Destek Vektör Makinesi</strong>), optimize edilmiş kuantum çekirdek matrisi sayesinde gerçek donanım koşullarında tam <strong>%95,00 başarı</strong> yakalayarak muazzam bir zirveye yerleşti. Diğer köşede ise parametrik kuantum devreleriyle donatılmış <strong>QNN</strong> (<strong>Kuantum Sinir Ağları</strong>) modeli yer aldı; ancak bu model gerçek donanımın sert gürültü koşullarında <strong>%87,33 doğruluk</strong> oranında kaldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çıkarım:</strong> Günümüzün henüz gürültülü ve kusursuz hata düzeltmeden mahrum olan <strong>NISQ</strong> (Gürültülü Orta Ölçekli Kuantum) döneminde, <strong>QSVM</strong> yaklaşımının sinir ağlarına kıyasla çok daha kararlı, dayanıklı ve yüksek performanslı çalıştığı net bir şekilde kanıtlandı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Kuantum Yapay Zeka Modeli</strong></td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Gerçek Donanım Doğruluk Oranı</strong></td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Test Edilen Model Sayısı</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>QSVM (Kuantum Destek Vektör Makinesi)</strong></td>
   <td style="text-align:justify"><strong>%95,00 🏆</strong></td>
   <td style="text-align:justify">10 Bağımsız Model</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>QNN (Kuantum Sinir Ağları)</strong></td>
   <td style="text-align:justify"><strong>%87,33</strong></td>
   <td style="text-align:justify">10 Bağımsız Model</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify"><strong>5. Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamlı deneysel çalışma; kuantum makine öğrenmesi (<strong>QML</strong>) alanındaki mevcut fiziksel kısıtlamaları anlamak ve geleceğin tamamen hatasız, ölçeklenebilir kuantum bilgisayarlarına rehberlik etmek adına tarihe geçecek bir dönüm noktasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Simülasyonlardan gerçek silikon-süperiletken hatlara geçişin resmen ilan edildiği bu süreç, yapay zeka ile kuantum bilişimin evlilik sürecinde atılmış en somut ve en parlak adımlardan biri olarak gelecekteki devrimlerin kapısını aralıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kaynak:</h3>

<p style="text-align:justify">Bu haber, Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nde kabul edilen <i>"Kuantum Bilgisayarlarda Makine Öğrenmesi Uygulamaları"</i> başlıklı yüksek lisans tez çalışmasına ve IBM Qiskit Runtime Service altyapısı üzerinden elde edilen gerçek donanım verilerine dayanmaktadır. Tez No: 1022073</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><!--TgQPHd|||[]--></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/ibmin-gercek-kuantum-bilgisayarinda-buyuk-test-iki-dev-yapay-zeka-modeli-kapisti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/09/gercek-kuantum-bilgisayari-yapay-zeka-testijpg-1164x720.jpg" type="image/jpeg" length="27770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görenler Çöp Sanıyor, Binalara Zırh Oluyor! İnşaat Maliyetini Düşüren Çevreci Keşif]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/gorenler-cop-saniyor-binalara-zirh-oluyor-insaat-maliyetini-dusuren-cevreci-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/gorenler-cop-saniyor-binalara-zirh-oluyor-insaat-maliyetini-dusuren-cevreci-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fındık, ceviz ve zeytin çekirdeği kabukları betonun yeni agregası oluyor! İnşaat maliyetlerini düşüren ve deprem yükünü azaltan yerli yeşil beton keşfini inceleyin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye’de her yıl tarlalarda yakılarak havayı kirleten milyonlarca ton tarımsal atık, inşaat sektöründe devrim oluşturmaya hazırlanıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yapılan yeni bir bilimsel araştırma; fındık, ceviz ve badem gibi kabuklu atıkların hiçbir kimyasal işlem görmeden binaları depreme karşı koruyan hafif ve yüksek mukavemetli 'yeşil betona' dönüştüğünü kanıtladı. İşte inşaat maliyetlerini radikal şekilde düşürecek o yerli buluşun detayları...</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Dünya, modern şehirlerin yükselmesiyle birlikte sessiz ama derin bir ekolojik krizin eşiğinde yaş alıyor. Beton, insanlık tarihinin en vazgeçilmez yapı taşı olsa da, doğaya çıkardığı fatura her geçen gün ağırlaşıyor. Geleneksel betonun yüzde 70 ila 80’ini oluşturan agrega (çakıl ve kum), doğadaki doğal kaynakların acımasızca tüketilmesine yol açıyor. Öte yandan tarım cenneti ülkemizde, hasat sezonlarının ardından tarlalarda yakılan ya da çürümeye bırakılan milyonlarca ton tarımsal atık, hem toprak ekolojisini zehirliyor hem de atmosfere devasa miktarlarda karbondioksit salıyor. Peki ya çözüm, doğanın kendi atıklarında saklıysa?</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Doğanın Kendi Zırhı: Atıklar Neden Betonun Yeni Gözdesi Oldu?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bilim dünyası uzun süredir "yeşil beton" kavramı etrafında şekillenen çözümler ararken, gerçekleştirilen kapsamlı akademik araştırmalar yepyeni bir ufuk açıyor. Fındık, ceviz, badem, Antep fıstığı, yer fıstığı, ayçiçeği, zeytin çekirdeği, kayısı çekirdeği ve şeftali çekirdeği gibi kabuk formundaki tarımsal atıklar; yapı sektöründe devrim yaratacak fiziksel ve mekanik özellikler barındırıyor. Geleneksel hafif beton üretiminde kullanılan yapay hafif agregalar, çok yüksek sıcaklıklarda işlendiği için hem pahalı hem de yüksek enerji maliyetlerine sahip. Bu durum, ülkemizde hafif beton kullanımının yaygınlaşmasının önündeki en büyük ekonomik engeli oluşturuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak yapılan bilimsel analizler; bu kabuk atıklarının hiçbir kimyasal ön işleme gerek duymadan, doğrudan beton harcına agrega alternatifi olarak katılabileceğini kanıtlıyor. Bu sayede hem tarımsal atıkların yarattığı bertaraf sorunu kökten çözülüyor hem de inşaat maliyetleri, yerel ve sıfır maliyetli atıklar sayesinde radikal bir şekilde düşüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><i>"Ülkemizde her yıl milyonlarca ton tarımsal atık tarlalarda yakılırken veya çürümeye terk edilirken; bu kabuklar doğru oranlarda karıştırıldığında binaların ölümcül ölü yüklerini hafifleten yüksek mukavemetli hafif betonlara dönüşüyor."</i></p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Hangi Kabuk, Hangi Yapısal Avantajı Sağlıyor?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bilimsel araştırmalar, her tarımsal atığın beton içinde kendine özgü bir karakter ortaya koyduğunu gösteriyor. Doğru oranlar seçildiğinde, binaların kaderini değiştirecek şu sonuçlar elde ediliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yüksek Dayanımlı Taşıyıcılar:</strong> Ceviz ve badem kabukları, betonun mekanik direncini artırarak daha güçlü ve taşıyıcı hafif betonlar elde edilmesini sağlıyor. Fındık kabuğunun yüzde 25-30 oranında ikame edilmesiyle taşıyıcı hafif beton sınıflarına ulaşılabiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kuş Gibi Hafif Yapılar:</strong> Birim hacim ağırlığını minimuma indirmek, binanın deprem anındaki sismik yükünü dramatik ölçüde azaltıyor. Ayçiçeği ve zeytin çekirdeği kabukları, hafif birim ağırlığa sahip özel beton harçları için mükemmel birer aday olarak öne çıkıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Mükemmel Isı Yalıtımı:</strong> Yer fıstığı ve zeytin çekirdeği kabuklarıyla güçlendirilen kompozitler, yüksek ısı yalıtımı sağlayarak binaların enerji tüketimini ve karbon ayak izini minimuma indiriyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Deprem Kuşağı İçin Hayati Avantaj:</strong> Birinci derece deprem kuşağında yer alan ülkemizde, binaların ölü yüklerinin hafifletilmesi hayati önem taşıyor. Agrega ağırlığının düşmesi, deprem dalgalarının yapı üzerindeki yıkıcı etkisini zayıflatıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Beton Sektöründe Yeşil Dönüşüm ve Geleceğin Şehirleri</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bu araştırmanın en çarpıcı yönü, çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği aynı paydada buluşturmasıdır. Çevresel açıdan doğal taş ocaklarının tahribatı önlenirken, karbon salınımı ve tarlalardaki anız/atık yangınları tarihe karışıyor. Ekonomik açıdan, ithal veya yüksek maliyetli hafif agregalara mahkum olan üreticiler, yerel tarım atıkları sayesinde ucuz ve rekabetçi bir hammadde kaynağına kavuşuyor. Sosyal açıdan ise kırsal kesimdeki tarım üreticileri, atıklarını ekonomik bir değere dönüştürerek ek istihdam ve gelir elde etme şansı yakalıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bilim insanlarına göre yapılması gereken tek şey; ulusal standartların oluşturulması, üreticilerin bu yenilikçi vizyona açık olması ve bu ekolojik malzemenin örnek projelerle desteklenmesidir. Görünüşte birer "çöp" olan kabukların, geleceğin akıllı ve güvenli şehirlerinde hayat bulması, insanlık için yepyeni bir çağın kapılarını aralıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Mimarlık Anabilim Dalı, Yapı Fiziği ve Malzemesi Programı Yüksek Lisans Tezi (<i>"Sürdürülebilir Hafif Beton Üretiminde Kabuk Formundaki Tarımsal Atıkların Agrega Olarak Kullanılabilirliği"</i>, Meltem Kılıç Yaya, Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Dilek Dilhan Altınışık, Ocak 2025). Tez No: 935267</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/gorenler-cop-saniyor-binalara-zirh-oluyor-insaat-maliyetini-dusuren-cevreci-kesif</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/09/gorenler-cop-saniyor-binalara-zirh-oluyor-insaat-maliyetini-dusuren-cevreci-kesif-1182x720.jpg" type="image/jpeg" length="18273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat: Akıllı Otomobiller Hacklenebiliyor!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/dikkat-akilli-otomobiller-hacklenebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/dikkat-akilli-otomobiller-hacklenebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siber korsanlar, sürücülerin hiçbir işlem yapmasına gerek kalmadan araç içi bilgi-eğlence sistemlerini uzaktan gönderilen sahte güncellemelerle ele geçiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Akıllı ve internete bağlı araçların yaygınlaşması, otomobilleri siber korsanların birincil hedeflerinden biri haline getirdi. Siber güvenlik şirketi Kaspersky tarafından ortaya çıkarılan yeni yöntem, Android tabanlı araç multimedya sistemlerinin, kullanıcı hiçbir şüpheli bağlantıya tıklamasa veya dosya indirmese bile doğrudan ele geçirilebildiğini gözler önüne serdi.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Sürücü Hatası Olmadan Sisteme Sızıyorlar</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Geliştirilen yeni saldırı tekniğinde, araç sahiplerinin güvenli olmayan bir web sitesini ziyaret etmesi veya hatalı bir işlem yapması gerekmiyor. Siber korsanlar, doğrudan otomobillerin uzaktan yürütülen rutin sistem güncelleme mekanizmalarını kötüye kullanarak zararlı yazılımları araçların multimedya ve bilgi-eğlence donanımlarına doğrudan yerleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>"TWCore" Altyapısı ve Üretici Sunucuları Taklit Ediliyor</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Yapılan teknik incelemelere göre saldırganlar, otomobillerde resmi ve yasal güncellemelerin indirilmesini sağlayan "TWCore" isimli uygulamanın iletişim protokollerini hedef alıyor. Orijinal otomobil üreticisine ait sunucuları taklit eden korsanlar, ilk etapta "JarService" adlı yükleyiciyi araca iletiyor ve ardından aşamalı olarak kötü amaçlı yazılım bileşenlerini sisteme aktarıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Araç Içi Ekran, Tablet" class="detail-photo img-fluid" height="715" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/arac-ici-ekran-tablet.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Saldırıya Uğrayan Araçlarda Beliren İşaretler</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Siber saldırıya uğrayan araçlarda sistem kaynaklarının gizlice kötüye kullanılabileceği belirtiliyor. Multimedya ekranında belirgin yavaşlama, sistemin kendiliğinden yeniden başlaması, aşırı ısınma, ekranda beliren kaynağı belirsiz reklamlar ve internet veri tüketiminin anormal artması en temel belirtiler arasında sayılıyor. Ayrıca park halindeki bir aracın internet bağlantısının, araç sahibinin haberi olmadan bir proxy ağı oluşturmak amacıyla kullanılabileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Kişisel Veriler ve Ev Ağları Tehlike Altında</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Siber saldırılar yalnızca aracın mekanik ve teknik donanımıyla sınırlı kalmıyor. Akıllı telefonunu araca bağlayan sürücülerin rehber kayıtları ve arama geçmişi gibi kişisel verileri de sızdırılma riski taşıyor. Bununla birlikte, aracın evin Wi-Fi ağına bağlı park edilmesi durumunda, korsanların otomobili bir köprü olarak kullanarak evdeki diğer akıllı cihazlara sızabileceği uyarısı yapılıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Sonradan Takılan Ekranlar ve Güvenlik Standartları</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Uzmanlar, piyasada satılan markası ve altyapısı belirsiz ucuz Android multimedya ekranlarının güvenlik güncellemesi desteği bulunmadığı için büyük açıklar barındırdığını vurguluyor. Yeni araç alacakların ise araç siber güvenliğini belgeleyen UN R155 ve yazılım güncelleme süreçlerini düzenleyen UN R156 standartlarına uygunluğu kontrol etmeleri tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/dikkat-akilli-otomobiller-hacklenebiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2025/12/arac-ici-dokunmatik-ekran.jpg" type="image/jpeg" length="23266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WhatsApp’tan Dolandırıcılara Karşı Yapay Zekalı Önlem]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/whatsapptan-dolandiricilara-karsi-yapay-zekali-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/whatsapptan-dolandiricilara-karsi-yapay-zekali-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[WhatsApp, bilinmeyen numaralardan gelen sahte ve tuzak mesajları tespit edip kullanıcıyı uyaran "Scam Alert" özelliğini test etmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma platformu WhatsApp, resmi kurum, banka veya tanınmış marka kimliğine bürünerek kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık girişimlerine karşı yeni bir güvenlik kalkanı geliştiriyor. Kullanıcı güvenliğini artırmayı amaçlayan platform, şüpheli mesaj trafiğini tespit eden "Scam Alert" (Dolandırıcılık Uyarısı) sistemini kademeli olarak kullanıma sunuyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Bilinmeyen Numaralara Karşı Uyarı Sistemi</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Uygulamanın "Ayarlar" sekmesindeki "Hesap" menüsü üzerinden manuel olarak etkinleştirilebilen yeni özellik, rehberde kayıtlı olmayan numaralardan gelen mesajları anlık analize tabi tutuyor. Sistem, mesajların potansiyel bir dolandırıcılık girişimi içerdiğini algıladığında kullanıcıya doğrudan uyarı iletiyor. Kullanıcılar gelen uyarı sonrasında şüpheli numarayı tek dokunuşla engelleyip platforma bildirebiliyor ya da numarayı güvenilen kişiler listesine dahil edebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Cihaz İçi Yapay Zeka Riskleri Belirleyecek</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Yeni güvenlik aracının temelinde doğrudan cihaz üzerinde çalışan gelişmiş bir yapay zeka modeli yer alıyor. Şüpheli mesajlaşma davranışlarını inceleyen model, kullanıcıya risk durumunu bildirirken zaman içinde ortaya çıkan yeni dolandırıcılık yöntemlerine karşı da kendini sürekli güncelliyor. Güvenli listeye alınan kişilerle olan sohbetlerde son 5 mesaj karşı tarafa iletilebilirken, karşı tarafın kullanıcının bu güvenlik özelliğini aktif edip etmediğini görememesi de gizliliği koruyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Android Beta Sürümünde Test Ediliyor</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Söz konusu güvenlik sistemini deneyimlemek isteyen Android beta kullanıcılarının uygulamanın 2.26.34.1 sürümüne sahip olması gerekiyor. Test aşamasının tamamlanmasının ardından özelliğin tüm kullanıcılara genel güncellemeyle dağıtılması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/whatsapptan-dolandiricilara-karsi-yapay-zekali-onlem</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2023/07/whatsapp-dolandiricilik-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="57877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Togg’un Ortaklık Yapısında Kritik Hisse Değişimi]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/toggun-ortaklik-yapisinda-kritik-hisse-degisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/toggun-ortaklik-yapisinda-kritik-hisse-degisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Togg’da Vestel ve Anadolu Grubu paylarını devrederken, Türkiye Varlık Fonu ve Turkcell’in toplam yüzde 46’lık hisseyi satın alacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye’nin yerli elektrikli otomobil üreticisi Togg’un mülkiyet yapısında köklü bir değişim yaşanıyor. Şirketin kurucu ortakları arasında yer alan iki dev şirketin ayrılık hazırlığında olduğu ve hisselerin Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile Turkcell tarafından devralınacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>İki Kurucu Ortak Hisselerini Satıyor</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Mevcut yapıda Vestel Elektronik, Anadolu Grubu, Turkcell ve BMC Otomotiv yüzde 23'er paya sahipken, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) şirkette yüzde 8 hissesi bulunuyor. Edinilen bilgilere göre Vestel Elektronik ve Anadolu Grubu, Togg bünyesindeki toplam yüzde 46'lık paylarını satma kararı aldı. Satış bedeli henüz netleşmezken, hisselerin TVF ve Turkcell tarafından satın alınmasına yönelik görüşmelerin kısa süre içinde sonuçlanması öngörülüyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Mali Tablolarda Toparlanma Sinyali</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla yaklaşık sekiz yıl önce yerli sermayeyle kurulan ve halka açık olmayan Togg, bilançosunu toparlamaya başladı. Geçtiğimiz yıl birkaç milyar lirayı bulan şirket zararı, 2026’nın ilk altı aylık döneminde belirgin bir düşüş gösterdi.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Satış Rakamlarında Yüzde 30 Artış</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Üretim ve teslimat kapasitesini artıran şirket, 2025 yılı genelinde toplam 39 bin 20 adet araç satışı gerçekleştirmişti. 2026’nın ilk yedi ayında ise teslimatlar bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30 artış kaydederek 25 bin 848 adede ulaştı.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Kârlılık İçin 100 Bin Eşiği</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Sektör temsilcileri, sağlanan vergi muafiyetleri ve yatırım teşviklerine rağmen otomotiv üreticilerinin maliyet dengesini kurabilmesi için yıllık 100 bin adetlik üretim ve satış hacmini aşmasının kritik bir gereklilik olduğuna işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/toggun-ortaklik-yapisinda-kritik-hisse-degisimi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2023/09/togg.jpg" type="image/jpeg" length="36596"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporcu içeceklerinde ezber bozan gelişme: Aronya ve karadut gücü]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/sporcu-iceceklerinde-ezber-bozan-gelisme-aronya-ve-karadut-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/sporcu-iceceklerinde-ezber-bozan-gelisme-aronya-ve-karadut-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sporcu beslenmesinde devrim! Kas onarımını hızlandıran aronya ve karadut destekli yeni nesil doğal sporcu içeceğinin bilimsel detayları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Piyasadaki oldukça yoğun olarak tüketilen şekerli ve katkı maddeli sporcu içeceklerine bilim dünyasından tamamen doğal bir alternatif geldi. Laboratuvarda aronya, karadut ve whey proteinini birleştiren bilim insanları, kas onarımını hızlandıran yeni nesil bir formül geliştirdi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Piyasada satılan ve genellikle sadece yüksek miktarda ilave şeker, yapay tatlandırıcı ve elektrolit içeren geleneksel sporcu içeceklerine karşı bilim dünyasından heyecan verici bir alternatif geldi. Yoğun egzersiz yapan bireylerin ve sporcuların yaşadığı oksidatif stres ve inflamasyonu hedef alan bilim insanları, laboratuvar ortamında <strong>aronya</strong> ve <strong>karadut</strong> meyvelerini whey (peynir altı suyu) proteini ile birleştirerek tamamen doğal bileşenlerden oluşan yeni nesil bir fonksiyonel sporcu içeceği prototipi geliştirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Klasik ürünlerin aksine koruyucu katkı maddeleri barındırmayan ve yüksek antioksidan kapasitesiyle öne çıkan bu özel formülasyon, sporcu sağlığı ve performans beslenmesinde yepyeni bir ufuk açıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Doğanın İki Güçlü Meyvesi Aynı Şişede Buluştu</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Yoğun fiziksel aktivite sırasında vücutta artan serbest radikaller hücrelere zarar vererek oksidatif strese ve performans düşüklüğüne yol açar. Bu süreçte vücudun kendi antioksidan savunma mekanizmaları tek başına yetersiz kalabildiği için dışarıdan alınan ekstrinsik antioksidanlar büyük önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Geliştirilen bu özel araştırmada, yüksek antosiyanin ve polifenol profiliyle dikkat çeken aronya ve karadut meyveleri kullanıldı.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yüksek Antioksidan Güç:</strong> Aronyanın yapısında bulunan güçlü bileşenler ve karadutun zengin antosiyanin içeriği, egzersiz sonrasında kaslarda biriken reaktif oksijen türlerinin nötralizasyonuna güçlü bir destek sunuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_ad6202ffd790d883-35" style="text-align:justify"><strong>Optimal Protein Desteği:</strong> Araştırma kapsamında, kas onarımını hızlandırmak ve kas protein sentezini artırmak amacıyla formülasyona hızlı emilim özelliğine sahip whey proteini eklendi.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_ad6202ffd790d883-36" style="text-align:justify"><strong>İdeal Denge:</strong> Yanıt yüzey yöntemiyle yapılan optimizasyon çalışmaları sonucunda, duyusal açıdan en yüksek beğeni alan ve en güçlü demir iyonu indirgeyici antioksidan güce (FRAP) sahip ideal oran; <strong>30 gram karadut</strong> ve <strong>10 gram aronya</strong> içeren formülasyon olarak belirlendi.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Geleneksel İçeceklerin Dezavantajlarına Doğal Çözüm</strong></h2>

<p id="p-rc_ad6202ffd790d883-37" style="text-align:justify">Piyasada yaygın olarak tüketilen ticari sporcu içecekleri yüksek oranda ilave şeker ve sitrik asit barındırdığı için özellikle sık tüketimde diş sağlığını olumsuz etkileyebiliyor, mide boşalma hızını yavaşlatabiliyor veya çocuk ve adölesanlarda fazla kalori alımına bağlı kilo artışına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşın, geliştirilen bu yeni nesil fonksiyonel içecek prototipi;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_ad6202ffd790d883-38" style="text-align:justify">Gıda katkı maddeleri ve yapay tatlandırıcılar içermiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_ad6202ffd790d883-39" style="text-align:justify">İçerdiği meyve kaynaklı biyoaktifler sayesinde hem hidrasyon sürecine katkı sağlıyor hem de kasların toparlanma dönemini (recovery) destekliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_ad6202ffd790d883-40" style="text-align:justify">Fizikokimyasal ve duyusal analizler sonucunda tat, renk ve genel beğeni kriterlerinden tam not alarak tüketilebilir düzeyde kabul edilebilirliğe ulaştığını kanıtlıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bilimsel Araştırmanın Sınırları ve Gelecek Hedefler</strong></h2>

<p id="p-rc_ad6202ffd790d883-41" style="text-align:justify">Uzmanlar, üretilen fonksiyonel sporcu içeceğinin fiziksel ve kimyasal açıdan oldukça başarılı sonuçlar verdiğini belirtse de; ürünün sporcu performansı, hidrasyon düzeyi, kas toparlanma hızı ve raf ömrü üzerindeki etkilerinin somut olarak izlenebilmesi için ileri düzey klinik ve pratik çalışmaların yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Ancak elde edilen bu veriler, gelecekte raflarda göreceğimiz "temiz içerikli" ve fonksiyonel spor sporcu gıdaları için çok güçlü bir temel oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong><i>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, "Biyoaktif Bileşenlerle Zenginleştirilmiş Sporcu İçeceği Geliştirilmesi Üzerine Bir Araştırma", Hazırlayan: Fatma Ebrar CESUR, Danışmanlar: Dr. Öğr. Üyesi Tevfik Koçak, Dr. Öğr. Üyesi Tuba Eda Arpa Zemzemoğlu, İstanbul, 2026. Tez No: 1018605</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/sporcu-iceceklerinde-ezber-bozan-gelisme-aronya-ve-karadut-gucu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/sporcu-iceceklerinde-ezber-bozan-gelisme-aronya-ve-karadut-gucu-1084x720.jpg" type="image/jpeg" length="96598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[E-Scooter Kullananlar Dikkat: Bunu Yapana 6 Bin 923 TL Ceza! O Sistem Zorunlu]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/e-scooter-kullananlar-dikkat-bunu-yapana-6-bin-923-tl-ceza-o-sistem-zorunlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/e-scooter-kullananlar-dikkat-bunu-yapana-6-bin-923-tl-ceza-o-sistem-zorunlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli scooter sürücüleri ve kiralama şirketleri için bu dönem! 15 yaş sınırından coğrafi çitleme zorunluluklarına, kaldırımda sürüşten 6 bin 923 TL ve 25 bin TL'ye varan ağır para cezalarına kadar merak edilen tüm güncel kurallar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Elektrikli scooterlarda 15 yaş sınırı kuralına uymayanlara ve tedbir almayanlara cezalar yağıyor; altyapı eksikliği nedeniyle şirketlere kesilen 6 bin 923 TL'lik idari para cezası dikkat çekiyor.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Elektrikli scooter (e-scooter) kullanımı pratik bir ulaşım çözümü sunsa da, yürürlüğe giren yeni trafik düzenlemeleri ve sertleşen denetimler kurallara uymayan sürücülere çok ağır yaptırımlar getiriyor. Yapılan yasal güncellemelerle birlikte artık trafikte "görmezden gelinen" hatalar binlerce liralık idari para cezaları ile sonuçlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Scooter kullanırken bütçenizi ve can güvenliğinizi tehlikeye atan, en çok ceza kesilen kritik hatalar şu başlıklar altında toplandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kaldırımda Sürüş Yapmak:</strong> En katı kurallardan biridir. Yayaların güvenliğini tehlikeye attığı için kaldırımda scooter sürmek kesinlikle yasaktır. Sadece bisiklet yolu veya taşıt yolunun sağ şeridi kullanılmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Çift Kişi Binmek:</strong> Scooterlar teknik olarak tek kişilik araçlardır. İki kişi binildiğinde denge kaybı ve kaza riski katlandığından ötürü doğrudan cezai işlem uygulanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Hız Sınırını Aşmak:</strong> Elektrikli scooterlar için yasal azami hız limiti 25 km/s olarak belirlenmiştir. Yazılımla bu hızın üzerine çıkacak şekilde modifiye edilmiş araçlar ağır cezalara tabidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yasak Yollara Çıkmak:</strong> Azami hız sınırı 50 km/s'nin üzerinde olan şehirler arası yollarda, otoyollarda ve tünellerde scooter kullanımı tamamen yasaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Direksiyona Yük Asmak:</strong> Sırt çantası hariç, direksiyona poşet veya paket asarak dengeyi bozacak şekilde yük taşımak yasaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Tek Elle Sürüş ve Akrobatik Hareketler:</strong> Sürüş esnasında tek eli bırakmak veya trafiği tehlikeye düşürecek hareketler sergilemek yüksek cezai yaptırımlarla sonuçlanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yaş Sınırına Uymamak:</strong> Mevzuata göre 15 yaşından küçüklerin elektrikli scooter ile trafiğe çıkması yasaktır.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Güvenli Sürüş İçin Altın Kurallar</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Cezalardan kaçınmanın ötesinde, olası yaralanmaların önüne geçmek için dikkat edilmesi gereken hususlar ise şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kısa mesafelerde bile kask korumasını ihmal etmeyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Gece sürüşlerinde görünürlüğü artırmak adına reflektörlü kıyafetler tercih edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çevredeki sesleri ve korna uyarılarını duyabilmek için sürüş esnasında kulaklık kullanmaktan kaçının.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yola çıkmadan önce frenlerinizi, lastik basınçlarınızı ve aydınlatma sistemlerinizi mutlaka kontrol edin.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>15 Yaş Sınırı, Zorunlu Donanımlar ve Ağır Cezalar!</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Elektrikli scooterların uyması gereken yaş sınırı kuralları, güncel zorunlu donanımlar ve kullanım kısıtlamaları netleşti. Karayolları Trafik Kanunu ve paylaşımlı e-scooter yönetmeliklerine göre belirlenen güncel esaslar şu şekilde:</p>

<h3 style="text-align:justify">Yaş Sınırı ve Sorumluluk Esasları</h3>

<p style="text-align:justify">Karayolları Trafik Kanunu ve paylaşımlı e-scooter yönetmeliklerine göre net yaş sınırları ve cezai sorumluluklar şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Asgari Yaş Sınırı (15 Yaş):</strong> Elektrikli scooter kullanabilmek için en az 15 yaşını bitirmiş olmak şarttır. 15 yaşından küçüklerin (14 yaş ve altı) trafiğe açık alanlarda e-scooter kullanması kesinlikle yasaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Ehliyet Durumu:</strong> 15 yaşını doldurmuş kişilerin e-scooter kullanması için herhangi bir sınıf sürücü belgesine (ehliyete) ihtiyacı yoktur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Cezai Sorumluluk:</strong> 15 yaş altı bir çocuğun scooter kullanırken yakalanması durumunda, idari para cezası tutanağı velisine veya vasisine düzenlenir. Kiralama şirketlerinin (Martı, BinBin vb.) sistemlerine başkasının kimliğiyle sahte beyan vererek kaydolup çocuğuna kullandıran ebeveynler de doğrudan yasal olarak sorumlu tutulur.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Güncel Donanım Zorunlulukları (Şahsi ve Kiralık Araçlar)</h3>

<p style="text-align:justify">Trafiğe çıkacak bir e-scooter'ın üzerinde bulunması yasal olarak zorunlu olan donanımlar şunlardır. Eksikliği halinde araçlar trafikten men edilebilir ve ceza kesilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Fren Sistemi:</strong> Araçta ön ve arka tekerlekleri güvenli bir şekilde kilitleyebilecek, birbirinden bağımsız çalışan en az iki fren mekanizması veya kombine güçlü bir fren sistemi bulunmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aydınlatma (Görünürlük):</strong> Ön kısımda geceleri en az 20 metre önü aydınlatabilecek beyaz ışık veren bir fener; arka kısımda ise diğer sürücülerin fark etmesini sağlayacak kırmızı ışık veren bir lamba ve kırmızı reflektör (yansıtıcı) bulunmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Sesli Uyarı Cihazı:</strong> Yayaları ve diğer araçları uyarmak amacıyla, yeterli ses şiddetine sahip bir zil, korna veya benzeri sesli cihaz bulunması zorunludur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Hız Sınırlayıcı (Yazılımsal Donanım):</strong> Araçların azami hızı fabrika çıkışlı veya yazılımsal olarak 25 km/s hız ile sınırlandırılmış olmak zorundadır. Bu hızı aşabilen modifiyeli araçların trafiğe çıkışı yasa dışıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kişisel Koruyucu Donanım (Sürücü İçin):</strong> Sürücülerin gece saatlerinde (güneş batışından bir saat sonrası ile doğuşundan bir saat öncesi arası) arkasında reflektif (yansıtıcı) şeritler bulunan yelek, mont veya ceket giymesi zorunlu hale getirilmiştir. Şahsi kullanımlarda kask kullanımı şiddetle tavsiye edilen bir güvenlik önlemidir; paylaşımlı scooter şirketlerinin bazı yerel belediye kararlarına göre araçla birlikte kask veya koruyucu başlık sağlama yükümlülükleri denetlenmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Güncel Kullanım Kuralları ve Yasaklar</h3>

<p style="text-align:justify">Sadece donanım değil, sürüşün yapıldığı yerler de sıkı kurallara bağlanmıştır:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yol Ayrımı:</strong> Bisiklet yolu veya bisiklet şeridi varsa, e-scooter sürücülerinin taşıt yolunda sürmesi tamamen yasaktır. Bisiklet yolu yoksa, azami hız sınırı 50 km/s'nin altındaki taşıt yollarının en sağ şeridinde sürülebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Otoyol Yasağı:</strong> Azami hız sınırı 50 km/s’nin üzerinde olan (şehirler arası yollar, çevre yolları, otobanlar) yollarda sürüş yapılamaz.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Sırt Çantası Hariç Yük Yasağı:</strong> Sürücünün sadece sırtında taşıdığı çanta yasal kabul edilir. Scooter'ın gövdesine, gidonuna (direksiyonuna) veya ayak basılan yerine pazar poşeti, koli veya bagaj yüklemek yasaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yan Yana Sürüş:</strong> Bir şeritte yan yana birden fazla e-scooter sürülerek şerit kapatılamaz. Scooterlar şeridin sağından tek sıra halinde gitmek zorundadır.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>6 Bin 923 TL Cezası Var: O Sistem Artık Zorunlu</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Paylaşımlı elektrikli scooter (Martı, BinBin, Hop vb.) şirketleri için getirilen kurallar, sadece donanımsal değil tamamen yazılımsal, algoritmik ve anlık veri takibine dayalı teknolojik zorunlulukları kapsıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan son yönetmelik değişiklikleriyle birlikte, şirketlerin sistemlerini devlet altyapısına entegre etmesi ve kullanıcıyı uzaktan kısıtlaması yasal bir zorunluluk haline geldi.</p>

<p style="text-align:justify">Kiralama şirketlerinin uymak zorunda olduğu en kritik teknolojik kurallar şu başlıklar altında toplandı:</p>

<h3 style="text-align:justify">1. Coğrafi Çitleme (Geo-fencing) ve Hız Kısıtlaması</h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğe eklenen en büyük yenilik "coğrafi çitleme" sistemidir. Şirketler, belediyeler ve UKOME tarafından belirlenen "yasaklı bölgeleri" (tarihi alanlar, yoğun yaya meydanları, pazar yerleri vb.) kendi mobil uygulamalarında dijital harita üzerinde işaretlemek zorundadır.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kademeli Hız Düşürme:</strong> Bir kullanıcı sürüş esnasında bu yasaklı bölgelerden birine girdiğinde, scooter yazılımsal olarak hızını otomatik ve kademeli olarak saatte 6 kilometreye (6 km/s) düşürür. Sürücü gaza bassa bile araç hızlanamaz.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>İşitsel Uyarı Sistemi:</strong> Scooter'ın direksiyonuna (gidonuna) yerleştirilen sesli aygıtlar, sürücü yasaklı bölgeye yaklaşırken veya girdiğinde sesli/işitsel olarak sürücüyü uyarmak zorundadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Park Engelleme:</strong> Coğrafi çit dışında kalan veya park edilmesi yasaklanan kırmızı bölgelerde, yazılım sürüşün sonlandırılmasına (kilitlemeye) izin vermez; kullanıcının sayacı işlemeye devam eder.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">2. U-Net Entegrasyonu ve 3 Dakikada Bir Konum Takibi</h3>

<p style="text-align:justify">Şirketlerin tüm filosu, bakanlığın U-Net (Ulaştırma Net) bilgi sistemine doğrudan ve gerçek zamanlı olarak bağlı olmak zorundadır.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Her bir scooter’ın seri numarası, plaka/ID bilgisi, anlık batarya durumu ve konum verileri her 3 dakikada bir otomatik olarak bakanlığın veri tabanına aktarılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu sayede devlet, hangi caddede kaç adet aktif veya pasif kiralık scooter olduğunu canlı haritadan izleyebilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">3. Yapay Zekalı Devrilme ve Kaza Algılama</h3>

<p style="text-align:justify">Scooterların içerisindeki jiroskop ve ivmeölçer sensörleri aktif bir denetim mekanizmasına dönüştürülmüştür.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sürüş esnasında veya park halindeyken scooter’dan "devrilme veya sert darbe (kaza)" uyarısı alındığı an, şirketin yazılım sistemi alarma geçer.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Şirket, sistem üzerinden otomatik olarak veya müşteri hizmetleri aracılığıyla sürücü ile cep telefonu üzerinden derhal irtibat kurmak, sağlık/güvenlik durumunu kontrol etmek ve varsa kaza bilgilerini kayıt altına almakla yükümlüdür.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">4. Mobil Uygulama Şeffaflığı Zorunluluğu</h3>

<p style="text-align:justify">Kullanıcıların indirdiği mobil uygulamalar, sürüşe başlamadan önce şu bilgileri net bir şekilde göstermekle yükümlüdür:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlçelere göre güncel izinli sürüş ve yasaklı alan haritaları.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Açılış ücreti, dakika tarifesi ve olası ek maliyetlerin şeffaf dökümü.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çevre kurallarına uygun doğru park istasyonlarının yerleri.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">5. Kota ve Yerli Üretim Kontrolü</h3>

<p style="text-align:justify">Bakanlık, sokaklardaki scooter kirliliğini önlemek için şirketlerin şehirdeki toplam araç sayılarına dijital kota koymuştur.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Şirketler, bir ilde izin aldıkları toplam scooter sayısının yüzde 70'inden az, yüzde 130'undan fazla aracı aynı anda sahada bulunduramaz. Kış aylarında (Kasım-Şubat) ise bu alt sınır yüzde 40'a kadar esnetilir. Bu kotaların hesabı, gün boyu (00:00 - 23:59) sistemden gelen ortalama verilerle dijital olarak denetlenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ayrıca filolara kademeli olarak yerli üretim scooter bulundurma şartı entegre edilmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Şirketlere Ağır Para Cezası:</strong> Coğrafi çitleme yapmayan, 6 km/s hız sınırını yazılımla devreye sokmayan, işitsel uyarı koymayan veya devrilme anında sürücüyü aramayan işletmeci firmalara her ihlalde 6 bin 923 lira idari para cezası doğrudan kesilir.</p>

<p style="text-align:justify">Daha da detaya inmek gerekirse durum şöyle;</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Şirkete Başka, Size Ayrı Ceza!</strong></h2>

<h3 style="text-align:justify">Neden Şirkete Kesiliyor?</h3>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Teknolojik Altyapı Sorumluluğu:</strong> Bakanlık, paylaşımlı scooter şirketlerine teknik bir zorunluluk getirmiştir. Şirketler, scooterların yüksek hızlı/yasaklı yollara (otobanlar vb.) girdiğini sistemden tespit etmek ve scooterın hızını otomatik olarak düşürmek/durdurmak zorundadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Cezanın Gerekçesi:</strong> Eğer bir şirket bu yazılımsal ve teknik tedbirleri almazsa, gerekli kısıtlamaları uygulamadığı için 6 bin 923 TL idari para cezası doğrudan şirkete yazılır.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Kullanıcıya Ceza Yok mu?</h3>

<p style="text-align:justify">Kullanıcıya bu madde kapsamında değil, trafik kurallarını ihlal ettiği için ayrı cezalar kesilir. Trafik polisleri veya jandarma tarafından yakalanıldığında bireysel olarak şu cezalarla karşılaşılmaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yaya yolunda (kaldırımda) scooter sürmek:</strong> 5.000 TL.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Scooter'a iki kişi binmek veya yük taşımak:</strong> 1.506 TL.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>15 yaşından küçük birine scooter kullandırmak:</strong> (Ebeveynine/kullandırana) 20.000 TL.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Alkollü scooter kullanmak:</strong> İlk yakalanmada 25.000 TL.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Özetle; bahsedilen 6.923 TL, sistemi kurallara uygun şekilde sınırlandırmayan scooter markasına kesilen bir cezadır. Ancak yasak yollara girilmesi veya kaldırımdan sürülmesi durumunda polis doğrudan bireysel trafik cezası yazmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/e-scooter-kullananlar-dikkat-bunu-yapana-6-bin-923-tl-ceza-o-sistem-zorunlu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/e-scooter-kullananlar-dikkat-bunu-yapana-6-bin-923-tl-ceza-o-sistem-zorunlu-1071x720.jpg" type="image/jpeg" length="86295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karton Bardaktaki Sıcak İçecekleri Tüketmeyin!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/karton-bardaktaki-sicak-icecekleri-tuketmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/karton-bardaktaki-sicak-icecekleri-tuketmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karton bardakların sıcak sıvıyla temasında mililitrede milyonlarca mikro ve nanoplastik saldığı biyolojik kaplamaların 12 kat fazla parçacık yaydığı belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Günlük yaşamda çay ve kahve tüketiminde pratikliği nedeniyle yoğun şekilde tercih edilen tek kullanımlık karton bardaklar üzerinde yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Avustralya'daki Queensland Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, karton bardakların sızdırmazlık sağlayan iç kaplamalarının sıcak suyla temas etmesi durumunda içeceğe milyonlarca mikro ve nanoplastik parçacık bıraktığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Farklı İki Kaplama Türü Mercek Altına Alındı</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Bilim dünyasının saygın yayınlarından <i>ACS Food Science &amp; Technology</i> dergisinde yayımlanan araştırmada, piyasada yaygın olarak kullanılan iki farklı karton bardak türü incelendi. İncelemeye alınan bardaklardan birincisinin petrol bazlı polietilen (PE), diğerinin ise çevre dostu ve biyolojik olarak parçalanabilir polilaktik asit (PLA) kaplamaya sahip olduğu kaydedildi.</p>

<p style="text-align:justify">Dış görünümü tamamen kâğıt olan bu bardakların sıvı geçirgenliğini engellemek ve formunu korumak amacıyla iç yüzeylerine yerleştirilen ince plastik katmanlar, sıcak su doldurularak test edildi. Deneyler sonucunda, uygulanan yüksek sıcaklıkla birlikte her iki kaplama türünden de sıvıya mikro ve nano boyutlarda plastik parçacıkların karıştığı belirlendi.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Mililitre Başına Milyonlarca Nanoparçacık Salınıyor</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen hassas ölçümlerde, sıvıya karışan parçacıkların insan saç telinden yaklaşık bin kat daha ince boyutta olduğu saptandı.</p>

<p style="text-align:justify">Elde edilen verilere göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Biyolojik olarak parçalanabilir <strong>PLA kaplamalı bardaklardan</strong> mililitre başına yaklaşık <strong>4,3 milyon</strong> nanoparçacık salındı.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Geleneksel <strong>PE kaplamalı bardaklardan</strong> ise mililitre başına yaklaşık <strong>2,7 milyon</strong> nanoparçacık ayrıştı.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Biyolojik Kaplamalı Bardaklar 12 Kat Fazla Kütle Bıraktı</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, doğa dostu bir alternatif olarak sunulan biyolojik bazlı PLA kaplamalı bardaklarda görüldü. PLA kaplamalı bardaklardan sıcak suya geçen plastik parçacıkların toplam kütlesinin, geleneksel PE kaplamalı bardaklara kıyasla yaklaşık <strong>12 kat daha yüksek</strong> olduğu hesaplandı.</p>

<p style="text-align:justify">Araştırmacılar, elde edilen bulguların PLA kaplamaların doğrudan sağlığa zararlı olduğu anlamına gelmediğini vurgularken; çalışmanın asıl amacının farklı kaplama materyallerinin sıcak içeceklerle teması esnasında içeceğe ne miktarda parçacık bıraktığını somut verilerle ortaya koymak olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Queensland Üniversitesi (UQ) Çevre Sağlığı Bilimleri Merkezi / ACS Food Science & Technology Dergisi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/karton-bardaktaki-sicak-icecekleri-tuketmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/karton-bardak.jpg" type="image/jpeg" length="91209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökyüzündeki  O Dev Sır! Ay Neden Şekil Değiştiriyor ve Her Gün 50 Dakika Neden Geç Doğuyor?]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/gokyuzundeki-o-dev-sir-ay-neden-sekil-degistiriyor-ve-her-gun-50-dakika-neden-gec-doguyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/gokyuzundeki-o-dev-sir-ay-neden-sekil-degistiriyor-ve-her-gun-50-dakika-neden-gec-doguyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ay gökyüzünde neden her gün 50 dakika geç doğuyor ve neden sürekli şekil değiştiriyor? Ay'ın hareketleri, evreleri ve merak edilen tüm gizemli detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ay, Dünya etrafındaki dönüşü ve kendi ekseni etrafındaki hareketi nedeniyle gün boyunca gökyüzünde sürekli bir değişim içindedir. Günlük gözlemlerde fark edilebilecek bu hareketlerin temel detayları, gökyüzünün işleyişine dair dikkat çekici gerçeği gözler önüne seriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Dünya Etrafındaki Dönüş Hareketi Ve Evrelerin Oluşumu 1280X329" class="detail-photo img-fluid" height="329" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/dunya-etrafindaki-donus-hareketi-ve-evrelerin-olusumu-1280x329.jpg" width="1280" /></p>

<p style="text-align:justify">Gün boyunca gökyüzünde yaşanan bu değişimlerin başında <strong>Günlük Doğu-Batı Hareketi</strong> gelir. Tıpkı Güneş gibi doğudan doğup batıdan batan Ay'ın bu görünür hareketi, aslında Ay'ın kendi hareketinden değil, Dünya'nın kendi ekseni etrafında batıdan doğuya doğru dönmesinden kaynaklanır. Gün içinde gökyüzünde kat ettiği bu yol tamamen bir ilüzyondur.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte Ay'ın gerçek bir <strong>Yörünge Hareketi</strong> de bulunmaktadır. Dünya etrafında batıdan doğuya doğru ilerleyen Ay, bu çevredeki tam bir turunu 27,3 günde tamamlar. Bu durumun günlük etkisi ise yıldızlara göre her gün yaklaşık 13 derece doğuya kaymasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yörünge hareketi, <strong>Her Gün Gecikme Süresi</strong> adı verilen olayı ortaya çıkarır. Ay her gün bir önceki güne göre yaklaşık 50 dakika daha geç doğar. Bunun nedeni, Ay doğuya doğru ilerlerken Dünya'nın onu yakalamak için kendi etrafında biraz daha dönmesinin gerekmesidir. Bu süreç sonucunda doğuş ve batış saatleri her gün düzenli olarak ileri kayar.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan Ay, sanılanın aksine <strong>Gündüz Kuşağı Hareketi</strong> sayesinde sadece geceleri değil, günün yarısında gündüz gökyüzünde de yer alır. Hilal evresinde sabahları, şişkin ay evresinde ise öğleden sonraları gün ışığında netçe görülebilen Ay, gündüz kuşağında Güneş ile arasındaki açısal mesafeye göre konumlanır.</p>

<p style="text-align:justify">Tüm bu döngülerin yanı sıra Ay, Dünya üzerinde <strong>Gelgit (Medcezir) Hareketi</strong> oluşturur. Günde iki kez yükselme ve iki kez alçalma yaşanan bu durumun nedeni, Ay'ın kütleçekim kuvvetinin okyanusları kendine doğru çekmesidir. Zamanlama olarak Ay bulunulan boylamdan geçerken ve tam zıt taraftayken sular en yüksek seviyeye ulaşır.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Gökyüzündeki Eksiksiz Şekilleri 1280X350" class="detail-photo img-fluid" height="350" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/gokyuzundeki-eksiksiz-sekilleri-1280x350.jpg" width="1280" /></p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Ay Neden Sürekli Şekil Değiştiriyor?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Ay’ın gökyüzünde bazen yarım, bazen dolunay veya hilal şeklinde görünmesinin nedeni, Ay’ın kendi ışığının olmaması ve Dünya etrafında dönerken Güneş’e göre konumunun sürekli değişmesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Ay, Güneş’ten aldığı ışığı Dünya’ya yansıtan dev bir ayna gibidir ve her an aslında Ay'ın tam yarısı Güneş tarafından aydınlatılır. Ancak bizim Dünya'dan bu aydınlık bölgenin ne kadarını gördüğümüz sürekli değişir. Bu değişimin temel aşamaları ve evreleri şu şekildedir:</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Hilal, Yarım Ay Ve Dolunayın Gökyüzündeki Gerçek Fotoğrafları 1280X335" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/hilal-yarim-ay-ve-dolunayin-gokyuzundeki-gercek-fotograflari-1280x335.jpg" width="1280" /></p>

<h3 style="text-align:justify">Yeni Ay Evresi ve Görünmezlik</h3>

<p style="text-align:justify">Ay, Güneş ile Dünya'nın tam arasında kalır. Ay'ın karanlık yüzü Dünya'ya dönüktür. Sonuç olarak gökyüzünde Ay'ı hiç göremeyiz.</p>

<h3 style="text-align:justify">Hilal Görünümü</h3>

<p style="text-align:justify">Ay, Güneş'in hizasından hafifçe yana doğru kaymaya başlar. Aydınlık yüzeyinin sadece ince, yay şeklinde bir kenarını görürüz.</p>

<h3 style="text-align:justify">İlk Dördün ve Yarım Ay Hali</h3>

<p style="text-align:justify">Ay, Dünya etrafındaki yolunun çeyreğini tamamlar. Sağ yarısı aydınlık, sol yarısı karanlık bir "D" harfi şeklindedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Dolunay Aşaması</h3>

<p style="text-align:justify">Dünya, Güneş ile Ay'ın tam ortasındadır. Ay'ın Güneş gören tüm aydınlık yüzü doğrudan Dünya'ya bakar. Gökyüzünde tam bir daire olarak parlar.</p>

<h3 style="text-align:justify">Son Dördün ve Döngünün Tamamlanması</h3>

<p style="text-align:justify"><img alt="Döngüsel Zaman Atlamalı 1280X338" class="detail-photo img-fluid" height="338" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/dongusel-zaman-atlamali-1280x338.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ay, dolunaydan sonra küçülerek yörüngesinin son çeyreğine girer. Bu kez sol yarısı aydınlık, sağ yarısı karanlık bir ters "D" şeklindedir.</p>

<p style="text-align:justify">Tüm bu döngü her 29.5 günde bir (Ay ayı) düzenli olarak tekrarlanır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/gokyuzundeki-o-dev-sir-ay-neden-sekil-degistiriyor-ve-her-gun-50-dakika-neden-gec-doguyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/gokyuzundeki-o-dev-sir-ay-neden-sekil-degistiriyor-ve-her-gun-50-dakika-neden-gec-doguyor-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="90113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Azot Katkılı Grafen Kuantum Noktaları Kuru Üzüm Üretiminde Çığır Açıyor: Verimde ve Kalitede Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/azot-katkili-grafen-kuantum-noktalari-kuru-uzum-uretiminde-cigir-aciyor-verimde-ve-kalitede-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/azot-katkili-grafen-kuantum-noktalari-kuru-uzum-uretiminde-cigir-aciyor-verimde-ve-kalitede-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nanoteknolojinin tarımdaki çığır açan gücü keşfedildi! Azot katkılı grafen kuantum noktaları uygulamalarının kuru üzüm verimini ve kalitesini nasıl artırdığını okuyun.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-176" style="text-align:justify">Tarımda sürdürülebilirlik ve ürün kalitesini artırmaya yönelik yürütülen bilimsel çalışmalar, geleneksel tarım yöntemlerine yepyeni bir boyut kazandırıyor. Son dönemde gerçekleştirilen kapsamlı bir akademik araştırmada, nanoteknolojinin en dikkat çekici materyallerinden biri olan <strong>Azot Katkılı Grafen Kuantum Noktaları (N-GQDs)</strong> bileşenlerinin kuru üzüm verimi ve kalitesi üzerindeki dönüştürücü etkileri masaya yatırıldı. Elde edilen bulgular, bu yenilikçi uygulamanın hem üreticiye bereketli bir hasat hem de tüketiciye üst düzey besin değerine sahip sağlıklı gıdalar sunabileceğini kanıtlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Nanoteknolojinin Tarımsal Gücü: N-GQDs Nedir?</strong></h2>

<p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-177" style="text-align:justify">Boyutları nanometre mertebesinde olan ve kendine özgü fizikokimyasal özellikler sergileyen nanomalzemeler, tarımda akıllı ve çevre dostu uygulamaların önünü açıyor. Özellikle karbon tabanlı nano malzemeler arasında yer alan kuantum noktaları; üstün biyouyumlulukları, düşük toksisiteleri ve çevre dostu yapılarıyla biliniyor. Bitkilerin ışığı çok daha etkin bir şekilde yakalamasını sağlayarak fotosentez kapasitesini artıran bu yapılar, aynı zamanda bitki gelişimini teşvik ediyor ve stres direncini güçlendiriyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Geleneksel ve Modern Çeşitler Üzerinde Titiz Testler</strong></h2>

<p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-178" style="text-align:justify">Araştırma kapsamında, iklimsel aşırılıklara yüksek uyum sağlayan ve hem bölgenin hem de ülkenin köklü tarımsal değerleri arasında yer alan <strong>Ekşi Kara</strong> ve <strong>Gök Üzüm</strong> çeşitleri tercih edildi. Vejetasyon ve meyve gelişim dönemi boyunca farklı dozlarda  tekrarlı olarak gerçekleştirilen yapraktan N-GQD uygulamaları, üzümlerin hem taze gelişim süreçlerini hem de geleneksel yöntemlerle (güneşte ve gölgede kurutma) elde edilen kuru üzüm kalitesini doğrudan etkiledi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Araştırmanın Çarpıcı Sonuçları: Verimde ve Kalitede Büyük Sıçrama</strong></h2>

<p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-179" style="text-align:justify">Bilimsel analizler, bitki gelişim sezonu boyunca uygulanan N-GQDs konsantrasyonlarının incelenen tüm parametrelerde köklü ve olumlu değişikliklere yol açtığını ortaya koydu:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-180" style="text-align:justify"><strong>Artan Salkım ve Tane Verimi:</strong> Yapılan uygulamalar, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında salkım ağırlığı, salkım uzunluğu ve genişliği gibi fiziksel parametrelerde belirgin artışlar sağladı. Özellikle dozları, bitkinin gelişim gücünü destekleyerek daha dolgun ve verimli salkımların elde edilmesine öncülük etti.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-181" style="text-align:justify"><strong>Güçlendirilmiş Antioksidan Aktivite (AA):</strong> Kuru üzümün insan sağlığı açısından en önemli özelliklerinden biri olan antioksidan kapasitesi, N-GQD uygulamaları sayesinde üst seviyelere taşındı.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-182" style="text-align:justify"><strong>Zengin Toplam Fenolik İçerik (TPC):</strong> Kaliteli bir kuru üzümün vazgeçilmez bileşeni olan fenolik maddeler, bu yenilikçi uygulama ile artış göstererek tüketicilere çok daha besleyici bir ürün alternatifi sundu.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Tarımın Geleceği İçin Umut Veren Öneriler</strong></h2>

<p id="p-rc_19abff0ebc90fc4f-183" style="text-align:justify">Araştırmanın sonuçları, farklı ekolojilerde yetiştirilen kurutmalık üzüm çeşitlerinde konsantrasyonlarının başlangıç uygulamaları olarak güvenle önerilebileceğini gösteriyor. Üzüm büyüme mevsimi boyunca bitkiye kazandırılan bu akıllı dokunuş, üreticilerin miktar ve kalite kayıplarını en aza indirirken, geleceğin tarım teknolojilerinde nanomalzemelerin ne denli hayat kurtarıcı bir rol üstleneceğini açıkça gözler önüne seriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>İNCEL, Cennet. <i>Nano Karbon Noktaları Uygulamalarının Ekşi Kara ve Gök Üzüm (Vitis vinifera L.) Çeşitlerinde Kuru Üzüm Verim ve Kalitesine Etkileri</i>. Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı, Konya, Haziran 2026. Tez No: 1016587</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/azot-katkili-grafen-kuantum-noktalari-kuru-uzum-uretiminde-cigir-aciyor-verimde-ve-kalitede-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/azot-katkili-grafen-kuantum-noktalari-kuru-uzum-uretiminde-cigir-aciyor-verimde-ve-kalitede-yeni-donem-1226x720.jpg" type="image/jpeg" length="85222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akıllı Ambalajlarda Çığır Açan Gelişme: Tavuğun Bozulduğunu Renginden Anlayacaksınız!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/akilli-ambalajlarda-cigir-acan-gelisme-tavugun-bozuldugunu-renginden-anlayacaksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/akilli-ambalajlarda-cigir-acan-gelisme-tavugun-bozuldugunu-renginden-anlayacaksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aronya meyvesi antosiyaninleri kullanılarak geliştirilen yeni nesil akıllı ambalaj filmleri, yüksek proteinli gıdalardaki bozulmayı renk değiştirerek anında haber veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_2418467f8060400c-147" style="text-align:justify">Gıda israfının önlenmesi ve güvenli gıdaya erişim, günümüzün en kritik küresel sorunları arasında yer alıyor. Geleneksel son kullanma tarihi etiketleri, tüketicilerde kafa karışıklığı yaratarak henüz bozulmamış gıdaların bile çöpe atılmasına ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba yol açıyor. Bilim dünyası, bu soruna köklü bir çözüm getirmek için doğanın sunduğu mucizevi bileşenleri laboratuvarlarda bir araya getirerek gıdanın tazeliğini anlık olarak gösteren çevre dostu teknolojiler geliştiriyor.</p>

<p id="p-rc_2418467f8060400c-148" style="text-align:justify">Son gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel araştırmada, yüksek proteinli gıdaların tazeliğini anlık olarak takip edebilen, tamamen biyolojik ve doğada çözünebilir <strong>akıllı renk değiştiren (kolorimetrik) ambalaj filmleri</strong> üretildi. Bu yenilikçi yaklaşım, gıda güvenliğinde geleneksel ezberleri bozmaya hazırlanıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Doğal Pigmentlerin Gücü: Aronya Meyvesi Akıllı Ambalajlarda</strong></h2>

<p id="p-rc_2418467f8060400c-149" style="text-align:justify">Geliştirilen bu yeni nesil akıllı ambalajın merkezinde, antioksidan deposu olarak bilinen ve yüksek oranlarda antosiyanin içeren <strong>aronya meyvesi</strong> yer alıyor. Aronya ekstraktı; gellan gam, nişasta ve ksantan gam gibi doğal polisakkarit matrisleriyle birleştirilerek özel bir film formuna dönüştürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_2418467f8060400c-150" style="text-align:justify">Bitkilerde kırmızı, mor ve mavi renklerin kaynağı olan antosiyaninler, farklı pH ortamlarında moleküler yapı değiştirerek renk yelpazesi sunma yeteneğine sahip. Yapılan analizlerde, aronya bazlı bu özel filmin asidik ve bazik gazlara maruz kaldığında net ve görsel olarak kolayca ayırt edilebilir renk değişimleri sergilediği kanıtlandı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Tavuk Eti Üzerinde Test Edildi: Yedinci Günde Renk Değişimi Başlıyor</strong></h2>

<p id="p-rc_2418467f8060400c-151" style="text-align:justify">Yüksek proteinli gıdalar (özellikle et ve kümes hayvanları), depolama sürecinde mikroorganizmaların etkisiyle bozulmaya başlar ve ambalaj içinde amonyak gibi uçucu bazik amin gazları salınır. Araştırma kapsamında, geliştirilen akıllı film soğuk zincir koşullarında ($+4^\circ\text{C}$) depolanan tavuk göğsü örneklerinin yanında test edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Deney sonuçları, gıda güvenliği açısından heyecan verici bulgular ortaya koydu:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_2418467f8060400c-152" style="text-align:justify">Tavuk örnekleri tazeken pembe tonlarında olan film rengi, ambalaj içindeki gaz salınımına bağlı olarak değişti.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_2418467f8060400c-153" style="text-align:justify">Depolamanın <strong>yedinci gününde</strong>, mikrobiyal yükün ve toplam uçucu bazik azot (TVB-N) miktarının kritik sınırları aştığı bozulma evresinde film rengi belirgin bir şekilde <strong>sarimsi yeşile</strong> döndü.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_2418467f8060400c-154" style="text-align:justify">Elde edilen bu görsel renk değişimi, laboratuvar temelli mikrobiyolojik sayım ve kimyasal analiz sonuçlarıyla birebir uyuştu.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Sürdürülebilir ve Güvenli Gıda Geleceği</strong></h2>

<p id="p-rc_2418467f8060400c-155" style="text-align:justify">Geleneksel petrol bazlı plastik ambalajların doğaya verdiği zararlar göz önüne alındığında, bu biyobozunabilir akıllı filmler ekolojik dengeyi koruma konusunda da büyük bir avantaj sunuyor. Aynı zamanda malzemenin sahip olduğu yüksek antioksidan ve antibakteriyel özellikler, ambalajlanan gıdanın oksidatif bozulmalara karşı da korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu teknoloji sayesinde tüketiciler, ürünün üzerindeki son kullanma tarihine endeksli tahmini bir varsayıma dayanmak zorunda kalmayacak; ambalajın rengine bakarak gıdanın güvenle tüketilip tüketilemeyeceğini saniyeler içinde doğrudan gözlemleyebilecek. Bilim dünyasının gıda mühendisliği alanına kazandırdığı bu çevreci ve akıllı çözümün, yakın gelecekte gıda tedarik zincirinde geniş yankı uyandırması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak: </strong>Çankırı Karatekin Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi (2025) – <i>"Gıda Bozulmalarının Tespiti İçin Aronya Antosiyaninleri Bazlı Kolorimetrik Filmlerin Geliştirilmesi"</i>Tez No: 999739</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/akilli-ambalajlarda-cigir-acan-gelisme-tavugun-bozuldugunu-renginden-anlayacaksiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2025/06/turkiyede-aronya-yetistiriciligi-974x720.jpg" type="image/jpeg" length="21790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnek Sütüne Veda! Baklagil Sütlerinden Elde Edilen Kefirlerin Fizikokimyasal ve Besinsel Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/inek-sutune-veda-baklagil-sutlerinden-elde-edilen-kefirlerin-fizikokimyasal-ve-besinsel-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/inek-sutune-veda-baklagil-sutlerinden-elde-edilen-kefirlerin-fizikokimyasal-ve-besinsel-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnek sütü tüketmeyenler için nohut, mercimek ve fasulye sütlerinden üretilen, yüksek proteinli ve probiyotik zengini yenilikçi kefirlerin sırları bu haberde!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-123" style="text-align:justify">Gıda teknolojisindeki yenilikçi yaklaşımlar, sağlıklı yaşam trendleri ve sürdürülebilirlik bilinci; hayvansal ürün tüketimine alternatif arayışlarını hızlandırmıştır. Özellikle laktoz intoleransı, inek sütü proteini alerjisi veya vegan/vejetaryen beslenme tercihleri nedeniyle inek sütü tüketemeyen bireyler için bitkisel bazlı alternatiflerin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-124" style="text-align:justify">Ancak piyasada yaygın olarak bulunan bitkisel sütler genellikle protein yetersizliği, düşük mikrobiyal çeşitlilik veya istenmeyen tat/koku profilleri nedeniyle eleştirilmektedir. Bu eksiklikleri gidermek amacıyla, yüksek protein ve lif içeriğine sahip, kolesterolsüz ve sürdürülebilir birer kaynak olan baklagiller (beyaz kuru fasulye, kırmızı mercimek ve Kabuli tipi nohut) kullanılarak yenilikçi bir kefir üretim süreci gerçekleştirilmiştir. Katkı maddesi kullanılmadan, tamamen doğal ve temiz etiketli olarak üretilen bu bitkisel kefirler, 30 günlük soğuk depolama sürecinde detaylı fizikokimyasal, reolojik ve mikrobiyolojik analizlere tabi tutulmuştur.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>1. Baklagil Sütlerinin ve Kefirlerinin Besin Profili: Şaşırtıcı Farklar</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Araştırma bulguları, baklagillerden elde edilen sütlerin ve bu sütlerden üretilen kefirlerin hayvansal ürünlerle rekabet edebilecek düzeyde güçlü bir besin profiline sahip olduğunu ortaya koymuştur.</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-125" style="text-align:justify"><strong>Protein Şampiyonu Mercimek</strong>: Yapılan analizlerde, en yüksek ortalama protein ve kül değerlerinin kırmızı mercimek bazlı süt ve kefirlerde olduğu tespit edilmiştir. Mercimek bazlı kefirler, inek sütü kefirine kıyasla zengin bir protein kaynağı sunmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-126" style="text-align:justify"><strong>Düşük Yağ ve Yüksek Karbonhidrat</strong>: Beyaz kuru fasulye bazlı süt ve kefirler en yüksek karbonhidrat oranına ve en düşük yağ içeriğine sahipken; nohut bazlı kefirler ise dengeli bir makro besin profili sergilemiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-127" style="text-align:justify"><strong>Enerji Değerleri</strong>: Baklagil bazlı sütlerin yağ oranlarının inek sütüne göre belirgin şekilde düşük olması, bu ürünlerin enerji (kalori) değerlerinin de inek sütünden daha düşük ve hafif olmasını sağlamıştır.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>2. Fermantasyon Süreci ve Canlı Mikroorganizma Zenginliği</strong></h2>

<p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-128" style="text-align:justify">Kefir, yapısında barındırdığı simbiyotik mikroorganizmalar sayesinde "21. yüzyılın yoğurdu" olarak anılmaktadır. Baklagil sütlerinin ticari kefir starter kültürü ile fermantasyonu sonucunda mikrobiyolojik açıdan son derece zengin ürünler elde edilmiştir:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-129" style="text-align:justify"><strong>Yararlı Bakteri Sayımı</strong>: Soğuk depolama süresince baklagil kefirlerindeki laktobasil, asetik asit bakterisi, maya ve lökonostok gibi sağlığa yararlı mikroorganizma sayıları yüksek seviyelerde korunmuştur. Özellikle mercimek bazlı kefirler laktobasil, maya ve asetik asit bakterisi sayısında öne çıkarken; nohut bazlı kefirler en yüksek laktokok ve toplam aerobik mezofilik bakteri sayısını göstermiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-130" style="text-align:justify"><strong>Asitlik ve pH Değişimleri</strong>: Depolama süresince tüm kefirlerin pH düzeylerinde artış, titrasyon asitliklerinde ise azalış gözlenmiştir. Baklagil kefirlerinin inek sütü kefirine kıyasla daha yüksek pH ve viskozite değerlerine sahip olduğu saptanmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-131" style="text-align:justify"><strong>Organik Asit Profili</strong>: Baklagil sütlerinde baskın organik asidin sitrik asit olduğu, ancak fermantasyon sonrasında tüm kefirlerde (inek sütü dahil) baskın organik asidin laktik asite dönüştüğü belirlenmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>3. Akışkanlık, Doku ve Renk Parametreleri</strong></h2>

<p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-132" style="text-align:justify">Tüketici kabulünde gıdanın görünümü, kıvamı ve reolojik (akış) özellikleri kritik bir rol oynar. Çalışmada reolojik ölçümler "Power Law" (üslü yasa) modeline göre incelenmiştir:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-133" style="text-align:justify"><strong>Kıvam ve Viskozite</strong>: Beyaz kuru fasulye bazlı kefirler; en yüksek görünür viskozite, kıvam katsayısı ve tiksotropi değerlerine ulaşarak yoğun ve kremsi bir doku sergilemiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-134" style="text-align:justify"><strong>Renk Özellikleri</strong>: Renk analizlerinde, inek sütü kefirlerinin en yükseklık değerine sahip olduğu; baklagil kefirlerinin ise hammadde yapısından kaynaklanan karakteristik doğal renk tonları (örneğin nohut ve mercimekte sarımsı-kahverengimsi tonlar) sergilediği kaydedilmiştir. Depolama sürecinde nohut bazlı kefirlerde en yüksek serum ayrılması (faz açılması) gözlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p id="p-rc_902f4862cf56b3b1-135" style="text-align:justify">Bu kapsamlı araştırma; beyaz kuru fasulye, kırmızı mercimek ve Kabuli tipi nohut gibi yaygın baklagillerin herhangi bir koruyucu, tatlandırıcı veya katkı maddesi olmaksızın başarıyla fermente edilebileceğini kanıtlamıştır. İnek sütüne kıyasla daha düşük yağ ve enerji içeriğine, yüksek viskoziteye ve zengin yararlı mikroorganizma popülasyonuna sahip bu bitkisel kefirler; vegan beslenenler, laktoz intoleransı olanlar ve sağlıklı yaşam tutkunları için yepyeni bir beslenme ufuqu açmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak</strong>: Akdeniz Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi (2026), "Baklagil Sütlerinden Üretilen Kefirlerin Besinsel ve Mikrobiyolojik Özellikleri" (Danışman: Doç. Dr. Emine Mine ÇOMAK GÖÇER, Proje No: TSA-2024-6501). Tez No: 995689</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/inek-sutune-veda-baklagil-sutlerinden-elde-edilen-kefirlerin-fizikokimyasal-ve-besinsel-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/inek-sutune-veda-baklagil-sutlerinden-elde-edilen-kefirlerin-fizikokimyasal-ve-besinsel-ozellikleri-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="35086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zamanın Şifresi: 12 Hayvanlı Türk Takvimi ve Kozmik Döngü]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/zamanin-sifresi-12-hayvanli-turk-takvimi-ve-kozmik-dongu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/zamanin-sifresi-12-hayvanli-turk-takvimi-ve-kozmik-dongu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türklerin binlerce yıllık köklü geçmişinde zamanı ve evreni anlamlandırma biçimi olan On İki Hayvanlı Türk Takvimi'nin kökeni, mitolojik katmanları ve kozmik döngü felsefesi gün ışığına çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">İnsanlık tarihi boyunca zaman, yalnızca akıp giden saniyelerden ibaret olmamış; evrenin, doğanın ve insanın kaderini birbirine bağlayan kozmik bir döngü olarak algılanmıştır. Bu döngüyü en somut, en estetik ve en sarsıcı şekilde formüle edenlerden biri de hiç şüphesiz Türkler olmuştur. Bilinen en eski Türk takvimi olma özelliğini taşıyan sistem, sadece günleri saymak için değil, evrendeki düzeni okumak için tasarlanmıştır.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kayıp Zamanın İzinde: Gökyüzü ve Yeryüzünün Buluşması</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Eski Türklerde zaman kavramı, soyut bir akıştan öte, somut doğa olayları ve kozmolojik inançlarla iç içe ele alınmıştır. Göktürk yazıtlarında <i>“öd”</i> kelimesiyle ifade edilen zaman, toplumsal düzenin, dini törenlerin ve siyasi kararların merkezindeydi. Jüpiter gezegeninin zodyak kuşağındaki 12 yıllık devir hareketiyle birebir örtüşen bu sistem, astronomik gözlemlerin ne denli ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Arkeolojik bulgular, bu takvimin köklerinin yazılı belgelerden çok daha öncelere, Tunç Çağı petrogliflerine kadar uzandığını kanıtlamaktadır. Hakasya'daki kaya resimlerinde ve Tuva Türklerine ait kurganlarda karşımıza çıkan, merkezinde güneş sembolü bulunan 12 bölmeli daireler, bu kozmik inancın en eski maddi kanıtlarıdır.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Efsaneden Gerçeğe: Sıçanla Başlayan 12 Yıllık Çember</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Kaşgarlı Mahmud'un eserlerinde ve Türkmen ile Kazak rivayetlerinde efsanevi bir dille aktarılan takvimin doğuş hikayesi, doğa ile insan arasındaki kopmaz bağı gözler önüne serer. Bir Türk hakanının geçmişteki bir savaşı tarihlendirirken yanılması üzerine kurultay toplandığı ve av partisinde Ilısu Irmağı'nı geçen ilk 12 hayvanın yıla adını verdiği rivayet edilir.</p>

<p style="text-align:justify">Sıçan ile başlayıp domuz ile sona eren ve her 12 yılda bir başa dönen bu çember, sadece bir takvim değil, aynı zamanda nesillerin yaş hesaplamasında kullandığı "müçel" sistemidir. Her yıl, o yılın adını taşıyan hayvanın karakteristiğiyle özdeşleştirilmiş; doğacak çocukların mizaçlarından devletin iktisadi durumuna kadar geniş bir yelpazede kehanetler ve yönlendirilmeler bu döngü üzerinden okunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><i>Biliyor muydunuz?</i> Müçel hesabına göre insanın anne karnındaki 9 aylık süreci bir yıl kabul edilir ve ilk yaş hesaplaması 13 yaşından başlatılır. Hayatın dönüm noktaları bu kozmik çarka göre anlam kazanır.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bozkırdan Küresel Mirasa: Evrensel Bir Hafıza</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sadece Türk toplulukları (Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Kırgızlar ve Tuna Bulgarları) tarafından değil; Çin'den Japonya'ya, Tibet'ten Moğolistan'a kadar geniş bir Asya coğrafyasında benimsenen bu sistem, kültürler arası etkileşimin en büyük kanıtıdır. Kimi araştırmacılar takvimin kökenini Türklere, kimileri ise komşu medeniyetlere bağlasa da, filolojik veriler ve hayvan adlarının eski Türkçe kökleri (örneğin at için <i>yond</i>, sığır için <i>ud</i>, sıçan için <i>küskü</i> demesi) sistemin Türk kültürel kimliğindeki asli yerini tescillemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bugün bile Asya'nın dört bir yanında geleneksel kutlamalarla yaşatılan bu kadim takvim, insanlığın ortak hafızasında zamanı evcilleştirme çabasının en zarif ve şaşırtıcı abidesi olarak parlamaya devam etmektedir.</p>

<p id="p-rc_1c630273c13cc705-20" style="text-align:justify"><strong>Kaynaklar:</strong> Bu haber, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Geleneksel Türk Sanatları Anasanat Dalı'nda hazırlanan <i>"On İki Hayvanlı Türk Takviminin Kökeni ve Çini-Seramik Tasarımlara Yansıması"</i> başlıklı yüksek lisans tez çalışmasından derlenmiştir. Tez No: 993809</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/zamanin-sifresi-12-hayvanli-turk-takvimi-ve-kozmik-dongu</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/zamanin-sifresi-12-hayvanli-turk-takvimi-ve-kozmik-dongu-960x720.jpg" type="image/jpeg" length="43089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güzellik Merkezinde Gizli Kamera Skandalı Güveni Sarstı!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/guzellik-merkezinde-gizli-kamera-skandali-guveni-sarsti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/guzellik-merkezinde-gizli-kamera-skandali-guveni-sarsti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir güzellik merkezinde kadın müşterilere ait 14 bin gizli video kaydının ele geçirilmesi, mahremiyet ve kamu güvenliği tartışmalarını alevlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">İstanbul'un Bakırköy ilçesinde bir epilasyon ve güzellik merkezinde ortaya çıkarılan skandal, toplumsal mahremiyet algısını derinden sarstı. Kadın müşterilerin seanslar sırasında gizlice kaydedilen 14 bin videosunun sosyal medya ve mesajlaşma platformlarında para karşılığı pazarlandığının tespit edilmesi, kamuya açık hizmet alanlarındaki güvenlik açığını gözler önüne serdi. Polis operasyonuyla 3 şüpheli gözaltına alınırken, olay toplumda giderek büyüyen bir güvensizlik dalgasına yol açtı.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>14 Bin Gizli Kayıt İnternette Pazarlandı</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Emniyet güçlerinin yürüttüğü incelemelerde, işletme içerisine yerleştirilmiş gizli kamera düzenekleri ve dijital materyaller ele geçirildi. Kadınların en savunmasız anlarında kaydedilen görüntülerin şifreli dijital kanallar üzerinden satıldığı belirlendi. İş yeri sahibi ve kamera sistemini kuran şüpheliler hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve müstehcenlik suçlarından adli işlem başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Mahremiyet Endişesi Toplumsal Fobiye Dönüşüyor</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Yaşanan bu son vaka, yalnızca tek bir işletmeyle sınırlı kalmayan daha derin bir güvenlik krizine işaret ediyor. Güzellik merkezlerinden giyim mağazalarındaki soyunma kabinlerine, umumi tuvaletlerden havuz ve konaklama tesislerine kadar pek çok alanda benzer gizli çekim vakalarının gündeme gelmesi, vatandaşların hizmet alırken duyduğu güveni yok ediyor. İnsanların en temel mahrem alanlarda dahi izlenme ve ifşa edilme korkusu yaşaması, günlük hayatı kısıtlayan psikolojik bir fobiye dönüşüyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Denetimler Ve Yaptırımlar Yeterli Mi?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Gelişen teknolojinin kötüye kullanılmasıyla minyatür cihazların her noktaya kolayca gizlenebilmesi, mevcut denetim mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyuyor. Ruhsatlandırma aşamasından periyodik kontrollere kadar işletmelerin yalnızca idari ve hijyenik değil, teknik mahremiyet taramalarından da geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Vatandaşlar, kapısından içeri girdikleri ticari işletmelerde can ve mahremiyet güvenliğinin devlet güvencesiyle korunmasını, bu tür suçlara uygulanan yasal yaptırımların ise caydırıcı en üst sınıra çekilmesini talep ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/guzellik-merkezinde-gizli-kamera-skandali-guveni-sarsti</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2023/06/genclik-bakim-guzellik-1280x838.jpeg" type="image/jpeg" length="26514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bor Bileşikleri Kuraklığa Meydan Okuyor: Bilim Dünyasını Heyecanlandıran Tarım Mucizesi!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/bor-bilesikleri-kurakliga-meydan-okuyor-bilim-dunyasini-heyecanlandiran-tarim-mucizesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/bor-bilesikleri-kurakliga-meydan-okuyor-bilim-dunyasini-heyecanlandiran-tarim-mucizesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuraklık stresine karşı bor bileşiklerinin mucizevi etkisini keşfedin! Borik asit, potasyum metaborat ve sodyum tetraflorboratın bitkilerdeki genetik ve morfolojik yanıtlarını inceleyen çığır açıcı bilimsel araştırmanın detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-39" style="text-align:justify">İklim krizinin derinleştiği ve tatlı su kaynaklarının hızla azaldığı günümüzde, tarımsal üretim tarihin en büyük abiyotik baskılarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle tarımda verimliliği ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit eden en yıkıcı faktörlerin başında gelen kuraklık, bitkilerde fotosentez mekanizmalarını çökertmekte, hücre zarının bütünlüğünü bozmakta ve tarımsal rekoltede devasa kayıplara yol açmaktadır. Dünya genelinde hayati bir besin kaynağı olan ve milyonlarca insanın protein ihtiyacını karşılayan baklagillerin yaklaşık yüzde altmışı şiddetli kuraklık stresi altında yetiştirilmektedir. Tam da bu kritik eşikte, bilim dünyasında heyecan yaratan ve tarımsal üretimde yepyeni bir ufuk açacak çığır açıcı bir araştırma gerçekleştirildi.</p>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-40" style="text-align:justify">Yapılan kapsamlı bilimsel çalışmalar, dünyadaki en zengin bor rezervlerine ev sahipliği yapan ülkemizin bu stratejik madenini, tarımda kuraklık kalkanına dönüştürebileceğini kanıtladı. Borik asit, potasyum metaborat ve sodyum tetraflorborat gibi özel bor bileşiklerinin kuraklık altındaki bitkiler üzerinde nasıl bir mucize yarattığı moleküler düzeyde gözler önüne serildi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Hücresel Savunmanın Sırrı: Bor Bileşikleri Metabolizmayı Nasıl Dengeliyor?</strong></h2>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-41" style="text-align:justify">Kuraklık stresi, bitki hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin (ROS) artmasına ve oksidatif stresin tavan yapmasına neden olur. Bu durum, hücre içi homeostazı tamamen altüst ederken, bitkinin büyüme ve gelişme süreçlerini durma noktasına getirir. Ancak yürütülen güncel araştırmalar, ortama eklenen belirli konsantrasyonlardaki bor bileşiklerinin bitki için olağanüstü bir adaptasyon mekanizması başlattığını ortaya koydu.</p>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-42" style="text-align:justify">Bilimsel analizler, bor bileşiklerinin kuraklık koşullarında bitki metabolizmasını adeta kontrollü bir rölantiye alarak stresi bloke ettiğini gösteriyor. Hücrelerin zarar görmesini engelleyen bu stratejik yavaşlama, bitkinin hayatta kalma süresini uzatırken aynı zamanda büyüme parametrelerini ve hayati kondisyonunu korumasına olanak tanıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Genetik Profillerde Değişim: CG05 Geninin Şaşırtıcı Yanıtı</strong></h2>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-43" style="text-align:justify">Araştırmanın en çarpıcı ve çığır açıcı bulgularından biri, bitkilerin genetik ekspresyon profillerinde yaşanan değişimler oldu. Kuraklık stresine duyarlı ve toleranslı genetik mekanizmaların incelendiği çalışmalarda, özellikle CG05 geninin regülasyon süreçleri detaylıca analiz edildi.</p>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-44" style="text-align:justify">Kantitatif gerçek zamanlı Polimeraz Zincir Reaksiyonu (qRT-PCR) testleri sayesinde, bor bileşikleriyle desteklenen bitkilerin kuraklık stresine karşı gen düzeyinde nasıl bir direnç mekanizması geliştirdiği net bir şekilde raporlandı. Borik asit, potasyum metaborat ve sodyum tetraflorborat uygulamalarının, stresin genetik kodlar üzerindeki yıkıcı etkilerini büyük ölçüde hafiflettiği ve bitkinin savunma hatlarını güçlendirdiği saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Sürdürülebilir Tarım İçin Yepyeni Bir Umut Işığı</strong></h2>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-45" style="text-align:justify">Elde edilen bu olağanüstü bulgular, sadece laboratuvar literatürüne kazandırılmış akademik bir başarıdan ibaret değil; aynı zamanda küresel iklim krizine karşı tarımsal üretimde çehreyi değiştirecek nitelikte. Geleneksel sulama imkanlarının kısıtlı olduğu kurak ve yarı kurak bölgelerde, bor bazlı özel uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla birlikte tarımsal verimlilikte büyük bir sıçrama yaşanması bekleniyor.</p>

<p id="p-rc_facfe86d891fe27a-46" style="text-align:justify">Geleceğin tarım teknolojilerine yön verecek bu stratejik yaklaşım, gıda arz güvenliğini güvence altına alırken, bitkisel üretimde sürdürülebilirliği en üst seviyeye taşıyacak yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Dal, B. (2025). <i>Kuraklık stresi altındaki Phaseolus vulgaris L. bitkisinde borik asit, potasyum metaborat ve sodyum tetraflorborat uygulamalarının bitkideki morfolojik ve genetik yanıtlarının incelenmesi ve tarımda verimliliği artırmak için kuraklık stresine çözümler</i> (Yüksek Lisans Tezi). Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı. Tez No: 967152</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/bor-bilesikleri-kurakliga-meydan-okuyor-bilim-dunyasini-heyecanlandiran-tarim-mucizesi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/bor-bilesikleri-kurakliga-meydan-okuyor-bilim-dunyasini-heyecanlandiran-tarim-mucizesi-1280x719.jpg" type="image/jpeg" length="90604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ Nakillerinde Yeni Dönem: Vücut İçinden Kablosuz Basınç Takibini Mümkün Kılan Akıllı İmplant]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/organ-nakillerinde-yeni-donem-vucut-icinden-kablosuz-basinc-takibini-mumkun-kilan-akilli-implant</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/organ-nakillerinde-yeni-donem-vucut-icinden-kablosuz-basinc-takibini-mumkun-kilan-akilli-implant" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Organ nakli sonrası damar sağlığının kesintisiz takibini sağlayan, vücut içinde kablosuz basınç ölçümü yapabilen akıllı biyotelemetri implantı geliştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_86ee3b67af65dc9f-24" style="text-align:justify">Organ nakli gibi hayati operasyonlar sonrasında damar sağlığının anlık ve kesintisiz izlenmesi, tedavinin başarısını doğrudan etkileyen en kritik aşamaların başında gelir. Özellikle damar uçlarının birleştirildiği anastomoz hatlarında oluşabilecek en küçük bir tıkanma veya basınç düşüşü, organ yetmezliğine yol açabilecek riskler barındırır. Geleneksel yöntemlerle hastanın klinik ortama bağımlı kalmasını gerektiren bu süreç, mühendislik alanında gerçekleştirilen yepyeni bir bilimsel araştırmayla tarihe karışmaya hazırlanıyor. Geliştirilen kablosuz ve minyatür biyotelemetri sistemi, tıpta uzaktan izleme standartlarını kökten değiştirecek nitelikte.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>14 Milimetrelik Devrim: Minyatür Boyut ve Yüksek Hassasiyet</strong></h2>

<p id="p-rc_86ee3b67af65dc9f-25" style="text-align:justify">Bilimsel araştırmada, hastanın günlük yaşamını kısıtlamayacak son derece kompakt bir donanım mimarisi kuruldu. Sadece $14 \times 14$ milimetre boyutlarındaki devrimsel baskı devre kartı (PCB) tasarımı, vücut içine rahatlıkla implante edilebilecek bir form faktörü sunuyor. Sistemi öne çıkaran en temel özellik ise içerdiği 16 bit çözünürlüğe sahip Sigma-Delta analog-dijital dönüştürücü (ADD) mimarisi oldu. Bu sayede, biyolojik sinyaller ve damar içindeki mikro basınç değişimleri en yüksek hassasiyet ve kararlılıkla sayısal ortama aktarılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Akıllı Sensörler ve Kablosuz Veri İletişiminin Gücü</strong></h2>

<p id="p-rc_86ee3b67af65dc9f-26" style="text-align:justify">Sistemde basınç algılaması temassız bir yaklaşımla, Hall etkisi sensörleri aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Elde edilen veriler, medikal implantlar için özel olarak ayrılan 403 MHz MICS haberleşme bandı üzerinden FSK modülasyonu ile dış ortama kablosuz olarak aktarılıyor. Cihazın enerji verimliliğini maksimum seviyede tutmak için ise 2.45 GHz ISM bandı üzerinden çalışan akıllı bir uyandırma ve uyku modu mimarisi kullanılıyor. Bu hibrit yaklaşım, implantın yalnızca gerektiğinde aktifleşmesini sağlayarak pil ömrünü ve sistem güvenilirliğini ciddi oranda artırıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Klinik Süreçlerde Konfor ve Güvenlik Birlikte Sağlanacak</strong></h2>

<p id="p-rc_86ee3b67af65dc9f-27" style="text-align:justify">Ex-vivo düzenekler ve hayvan deneyleri ile performansı titizlikle test edilen sistemin, damar basıncını olağanüstü bir doğrulukla takip edebildiği kanıtlandı. Geliştirilen teknoloji; hastaların hastane koridorlarında veya klinik ortamlarda mahsur kalma zorunluluğunu ortadan kaldırırken, sağlık personelinin de olası komplikasyonları saniyeler içerisinde fark etmesine olanak tanıyor. Bilim dünyasında tıp ve mühendislik entegrasyonunun en güzel örneklerinden biri olarak gösterilen bu çalışma, geleceğin akıllı sağlık teknolojilerine yepyeni bir ufuk açıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kaynak: Aydınoğlu, Bahadır. <i>Biyotelemetri Sistemleri İçin Minyatür RF Devre Kartı ve Yazılımının Geliştirilmesi</i>. Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektrik Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ocak 2026. Tez No: 997234</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/organ-nakillerinde-yeni-donem-vucut-icinden-kablosuz-basinc-takibini-mumkun-kilan-akilli-implant</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/organ-nakillerinde-yeni-donem-vucut-icinden-kablosuz-basinc-takibini-mumkun-kilan-akilli-implant-1280x695.jpg" type="image/jpeg" length="73686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Medyada Yeniden Paylaşıma 1 Yıl 8 Ay Hapis]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/sosyal-medyada-yeniden-paylasima-1-yil-8-ay-hapis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/sosyal-medyada-yeniden-paylasima-1-yil-8-ay-hapis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başkasına ait içeriği izinsiz yeniden paylaşan kullanıcıya hapis cezası verildi. Yargıtay’ın emsal kararı milyonları yakından ilgilendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sosyal medya platformlarında masumane bir hareket gibi görülen "yeniden paylaşım" (repost/retweet) alışkanlığı, cezaevi kapısını araladı. Yargıtay tarafından onanan kritik karara göre, bir kullanıcının kendi rızasıyla yüklediği bir görüntüyü izinsiz şekilde kendi profilinde yeniden yayımlayan kişiler hapis cezası tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Darp Edilen Arkadaşının Videosunu Paylaştı</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Olay, bir sosyal medya kullanıcısının fiziksel saldırıya uğradığı anlara ilişkin görüntüleri kendi kişisel hesabından paylaşmasıyla başladı. Mağdurun arkadaşı olan bir başka kullanıcı, söz konusu darp videosunu alarak kendi sosyal medya hesabından yeniden yayımladı. Mağdurun şikâyetçi olması üzerine, videoyu ikinci kez dolaşıma sokan kişi hakkında adli süreç başlatıldı.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Yerel Mahkemenin Verdiği Hapis Cezasını Yargıtay Onadı</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Açılan davada yerel mahkeme, sanığın eylemini "Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma" suçu kapsamında değerlendirerek 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Dosyanın temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yüksek Mahkeme kararında, bir kişinin kendi görüntüsünü paylaşmış olmasının, üçüncü şahıslara bu içeriği rıza hilafına yeniden yayımlama hakkı tanımayacağını açıkça vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Uzmanlardan Uyarı: Herkese Açık Olması Yayma Hakkı Vermez</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kararı değerlendiren bilişim hukuku uzmanları, bir bireyin görüntüsünü veya videosunu içeren materyallerin o kişiyi belirlenebilir kıldığı için doğrudan kişisel veri niteliği taşıdığına dikkat çekti. Uzmanlar, bir görselin kamuya açık bir alanda önceden paylaşılmış olmasının başkalarına o veriyi serbestçe dağıtma yetkisi vermediğini belirterek, Yargıtay'ın bu kararının dijital paylaşımlar açısından yerleşik bir içtihat haline geldiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/sosyal-medyada-yeniden-paylasima-1-yil-8-ay-hapis</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/cep-telefonu-ve-sosyal-medya.jpg" type="image/jpeg" length="15628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyet Yağları Hakkında Şaşırtıcı Gerçek!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/diyet-yaglari-hakkinda-sasirtici-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/diyet-yaglari-hakkinda-sasirtici-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyet yağlarının metabolizma üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bilimsel araştırmalar, bazı doymuş yağların kalp sağlığını tehdit eden TMAO seviyelerini şaşırtıcı bir şekilde düşürdüğünü ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-27" style="text-align:justify">Günümüzün en yaygın küresel sağlık sorunlarının başında gelen obezite; bağırsaklar başta olmak üzere pek çok dokuda işlev bozukluklarına zemin hazırlayarak metabolik rahatsızlıklar, kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının riskini tırmandırmaktadır. Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları bu süreçte değiştirilebilir en kritik risk faktörü olarak öne çıksa da, farklı yağ türlerinin bu hastalıkların gelişim mekanizmalarını tam olarak nasıl tetiklediği uzun süredir gizemini koruyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Bilim dünyasında uzun süredir doymuş yağların tamamının kalp-damar hastalıkları ve metabolik yıkım açısından aynı derecede tehlikeli olduğu varsayılırdı. Ancak son gerçekleştirilen kapsamlı ve çığır açıcı metabolomik araştırmalar, diyet yağlarının zincir uzunluğu ve doygunluk derecesine göre vücutta ve bağırsak mikrobiyotasında yarattığı etkilerin birbirine taban tabana zıt olduğunu kanıtladı. Özellikle bazı doymuş yağ kaynaklarının, kalbin korkulu rüyası olan zararlı bileşenleri adeta vantilatör gibi temizleyebildiği anlaşıldı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bağırsak Mikrobiyotasının Gizli Oyuncusu: TMAO Tehlikesi</strong></h2>

<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-28" style="text-align:justify">Beslenme düzenimiz ile metabolik sağlığımız arasındaki köprünün en önemli taşıyıcılarından biri bağırsak mikrobiyotasıdır. Diyetle alınan bazı maddeler, bağırsak bakterileri tarafından işlenerek <strong>trimetilamin (TMA)</strong> adı verilen bir öncü moleküne dönüştürülür. Bu molekül daha sonra karaciğerde flavin monooksijenaz enzimlerinin yardımıyla oksitlenerek <strong>trimetilamin N-oksit (TMAO)</strong> bileşiğine çevrilir.</p>

<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-29" style="text-align:justify">TMAO, kardiyovasküler hastalık riskini tırmandıran ve damar sertliği (ateroskleroz) patogenezine doğrudan katkıda bulunan son derece zararlı bir metabolit olarak bilinmektedir. Dolayısıyla yüksek yağlı diyetlerin kalp sağlığını tehdit etme mekanizmalarının başında bu yolak gelmektedir. Bilim insanları tam da bu noktadan hareketle, farklı yağ asidi kompozisyonlarına sahip yüksek yağlı diyetlerin bu zararlı mekanizmayı nasıl etkilediğini sistematik olarak inceledi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Şaşırtıcı Sonuç: Her Doymuş Yağ Aynı Etkiyi Yaratmıyor!</strong></h2>

<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-30" style="text-align:justify">Araştırma sonuçları, beslenme bilimindeki ezberleri bozan çok çarpıcı bir gerçekliği gözler önüne serdi. Kontrol diyetiyle kıyaslandığında; <strong>hindistancevizi yağı, balık yağı veya süt yağı</strong> ile zenginleştirilmiş yüksek yağlı diyetlerin, kardiyovasküler hastalık risk belirteci olan <strong>TMAO düzeylerinde belirgin ve güçlü bir azalmaya</strong> yol açtığı tespit edildi.</p>

<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-31" style="text-align:justify">Buna karşın domuz yağı, hurma yağı, zeytinyağı ve ketojenik diyet gibi diğer yüksek yağlı diyet gruplarında TMAO seviyelerinde anlamlı bir değişim gözlenmedi. Bu durum, yağın sadece "yüksek yağlı" olmasından ziyade, içerdiği yağ asidinin türünün ve kimyasal yapısının metabolik kaderimizi belirlemede birincil rol oynadığını kanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kısa ve Orta Zincirli Yağ Asitlerinin Koruyucu Gücü</strong></h2>

<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-32" style="text-align:justify">Süt yağı ve hindistancevizi yağını diğer gruplardan ayıran en temel kimyasal özellik, sırasıyla <strong>kısa ve orta zincirli yağ asitleri</strong> açısından son derece zengin olmalarıdır. Uzun zincirli doymuş yağlar bağırsakta dysbiosis (mikrobiyota dengesizliği) ve zararlı bakterilerin çoğuna zemin hazırlarken; kısa ve orta zincirli yağ asitleri sindirim sisteminin üst kısımlarında hızla emilerek kolona kalıntı bırakma eğilimlerini en aza indirir.</p>

<p id="p-rc_2d4f7d1656682676-33" style="text-align:justify">Uzmanlar, süt yağı ve hindistancevizi yağı tüketimi sonrasında görülen TMAO düşüşünün; bu benzersiz yağ asitlerinin bağırsaktaki TMAO üretici mikroorganizmaların popülasyonunu baskılamasından veya karaciğerdeki ilgili enzim mekanizmalarını düzenlemesinden kaynaklanabileceğini öngörüyor. Beslenme kalitesini ve yağ asidi kompozisyonunu optimize etmenin, gelecekte kalp ve metabolizma hastalıklarını önlemede en güçlü terapötik silahlardan biri olacağı açıkça görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> İTÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ece Kılıç, <i>"Diyet Yağ Asitlerinin Metabolik Etkilerinin Metabolomiks Yöntemiyle Çalışılması"</i> (Doktora Tezi, Danışman: Prof. Dr. Pervin Başaran, Eş Danışman: Prof. Dr. Kıvanç Birsoy, Ocak 2026). Tez No: 1010309</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/diyet-yaglari-hakkinda-sasirtici-gercek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/diyet-yaglari-hakkinda-sasirtici-gercek-1224x720.jpg" type="image/jpeg" length="95464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kan Kaybı ve Demir Eksikliğinde Kritik Eşik: Vücut Bu Sinyallere Nasıl Tepki Veriyor?]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/kan-kaybi-ve-demir-eksikliginde-kritik-esik-vucut-bu-sinyallere-nasil-tepki-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/kan-kaybi-ve-demir-eksikliginde-kritik-esik-vucut-bu-sinyallere-nasil-tepki-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vücutta demir depolarının boşalması ve ani kan kayıpları hangi hayati riskleri tetikliyor? Kronik anemiden hipovolemik şoka kadar fizyolojik süreçlerin tüm detayları haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Depolar nasıl boşalıyor, ani kan kayıpları organizmayı hangi felaket senaryosuna sürüklüyor? Uzmanlar tarafından paylaşılan veriler, kronik demir eksikliği ve akut kan kayıplarının insan fizyolojisinde yarattığı zincirleme reaksiyonları gözler önüne sermekte.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kronik Azalma: Demir ve Ferritin Depolarının Boşalması</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Vücutta kan yapımı için gerekli olan demir depolarının (ferritin) yavaş yavaş tükenmesi, Demir Eksikliği Anemisi olarak adlandırılan klinik tabloya yol açmakta.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Hücresel Oksijen Kıtlığı (Hipoksi):</strong> Demir, alyuvarlardaki hemoglobin proteininin merkezinde yer alır ve oksijen bağlama görevi üstlenir. Depolar boşaldığında kaliteli alyuvar üretilemez, dokulara ve organlara giden oksijen miktarı azalır (hipoksi).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Merkezi Sinir Sistemi Etkileri:</strong> Beyin, vücuttaki oksijenin yaklaşık %20'sini tüketir. Oksijen iletimi azaldığında nöronal aktiviteler yavaşlar; bu durum kronik yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, baş dönmesi ve bilişsel işlevlerde zayıflamaya neden olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kardiyovasküler Kompanzasyon (Çarpıntı):</strong> Dokuların oksijen ihtiyacını karşılayabilmek için kalp, azalan oksijen taşıma kapasitesini daha fazla pompalayarak kapatmaya çalışır. Bu durum taşikardiye (kalp atış hızının artması) ve kronik çarpıntıya yol açar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Epitel Dokularda Bozulma:</strong> Demir, hücresel enerji üretimi (ATP) sağlayan sitokrom enzimlerinin yapısına katılır. Eksikliğinde tırnaklarda kaşıklaşma (koilonişi), saç dökülmesi ve dilde düzleşme (atropik glossit) görülür.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Akut Hızlı Azalma: Dolaşımdaki Kan Hacminin Kaybı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Travma, ameliyat veya iç kanama gibi nedenlerle kan hacminin aniden %15 ila %40'tan fazlasının kaybedilmesi durumu tıp literatüründe Hipovolemi ve ilerleyen aşamalarda Hipovolemik Şok olarak tanımlanmaktadır.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Evre I ve II (%15 - %30 Kayıp) - Kompanzasyon Dönemi:</strong> Vücut, damarlardaki basınç düşüşünü algılayan baroreseptörler vasıtasıyla sempatik sinir sistemini devreye sokar. Adrenalin salgılanır, kalp atışı hızlanır (taşikardi) ve hayati olmayan organlardaki (cilt, kaslar) damarlar büzüşür (vazokonstriksiyon). Kan, beyin ve kalp gibi hayati organlara yönlendirildiği için cilt soluklaşır ve soğur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Evre III (%30 - %40 Kayıp) - Dekompanse Dönem:</strong> Vücudun savunma mekanizmaları yetersiz kalır. Kan basıncı (tansiyon) hızla düşmeye başlar. Beyne giden kan akışının kritik seviyenin altına inmesiyle konfüzyon (zihin bulanıklığı), ajitasyon ve bayılma (senkop) gerçekleşir. Böbreklere giden kan azaldığı için idrar üretimi neredeyse durur (oligüri).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Evre IV (&gt;%40 Kayıp) - Hücresel Enerji Krizi ve Metabolik Asidoz:</strong> Hücreler oksijensiz kaldığı için enerji üretmek adına oksijensiz solunuma (anaerobik glikoliz) geçer. Bu süreç kanda laktik asit birikimine (metabolik asidoz) yol açar. Hücre zarı bütünlüğü bozulur, organlar fonksiyonlarını tamamen kaybeder (Çoklu Organ Yetmezliği) ve geri dönüşsüz şok ile ölüm gerçekleşir.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Dalağın Kan Depolama Sırrı: Vücudun Acil Kan Rezervi Nasıl Çalışıyor?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Vücuttaki kan depolarının tamamen boşalmasıyla dokulara oksijen gidemez ve ölümcül bir tablo olan hipovolemik şok ortaya çıkar. Bu durum, vücuttaki sıvı ve kan miktarının hayati organları besleyemeyecek kadar azalması anlamına gelir. Sürecin işleyiş aşamaları ve dalağın bu sistemdeki kritik rolü şu başlıklar altında incelenmektedir:</p>

<h3 style="text-align:justify">1. Kan Basıncının Düşmesi</h3>

<p style="text-align:justify">Vücut, kan miktarındaki azalmayı hemen fark eder. Damarlar büzüşür ve kalp daha hızlı çarpar. Buradaki amaç, kalan kanı beyne ve kalbe yetiştirmektir. Ancak depolar tamamen biterse tansiyon, yani kan basıncı ölçülemeyecek kadar düşer.</p>

<h3 style="text-align:justify">2. Oksijen Taşımasının Durması</h3>

<p style="text-align:justify">Kırmızı kan hücreleri, yani alyuvarlar, akciğerlerden aldığı oksijeni organlara taşır. Kan kalmayınca hücreler oksijensiz kalır ve hipoksi durumu oluşur. Beyin, oksijene en çok ihtiyaç duyan organdır. Oksijensiz kalan beyin birkaç dakika içinde fonksiyonunu kaybeder ve kişi bilincini yitirir.</p>

<h3 style="text-align:justify">3. Çoklu Organ Yetmezliği</h3>

<p style="text-align:justify">Böbrekler, karaciğer ve bağırsaklar kana ihtiyaç duyar. Kan gelmeyince bu organlar toksinleri süzemez ve çalışmayı durdurur. Vücutta asit birikir ve laktik asit artışı yaşanır. Bu durum hücrelerin yapısını bozar.</p>

<h3 style="text-align:justify">4. Ölümcül Sonuç</h3>

<p style="text-align:justify">Kalp kası da yeterli oksijen alamaz. Kalp düzensiz çarpmaya başlar veya tamamen durur. Müdahale edilmezse bu süreç birkaç dakika içinde ölümcül sonuçla sonuçlanır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bilimsel süreci daha iyi anlamak adına, dalağın vücuttaki kanı nasıl depoladığı konusu kritik bir merak konusu olarak ön plana çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynaklar:</strong> </p>

<p style="text-align:justify">1. StatPearls (NCBI): Hypovolemic Shock<br />
2. Clinical Hemorheology and Microcirculation (PubMed): The physiology of blood loss and shock: New insights from a human laboratory model of hemorrhage<br />
3. MDPI: Impact of Acute Blood Loss on Clinical, Hematological, and Oxidative Stress Parameters<br />
4. Cleveland Clinic: Hypovolemic Shock &amp; Hypovolemia Guidelines<br />
5. Türk Hematoloji Derneği: Demir Eksikliği Anemisi Tanı ve Tedavi Kılavuzu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/kan-kaybi-ve-demir-eksikliginde-kritik-esik-vucut-bu-sinyallere-nasil-tepki-veriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/demir-eksikligi-anemisi-1146x720.jpg" type="image/jpeg" length="72950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçenizde sadece renkli ve güzel çiçekler mi görüyorsunuz? Büyük resmi kaçırıyorsunuz!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/bahcenizde-sadecerenkli-ve-guzel-cicekler-mi-goruyorsunuz-buyuk-resmi-kaciriyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/bahcenizde-sadecerenkli-ve-guzel-cicekler-mi-goruyorsunuz-buyuk-resmi-kaciriyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gül çalısının köklerinden çiçeklerine kadar bilinmeyen tüm anatomik sırları ortaya çıkıyor. Bu rehberle bitkinizin size ne anlatmak istediğini hemen keşfedin!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Gülün tarihinden bugüne uzanan küresel yolculuğuna hazır olun...</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gül bahçenize baktığınızda sadece renkli ve güzel çiçekler mi görüyorsunuz? Öyleyse büyük resmi kaçırıyorsunuz! Sahne arkasındaki bu karmaşık canlı sistem, köklerden taç yapraklara kadar hayranlık uyandıran detaylarla dolu. Bir gül çalısının anatomisindeki bilinmeyenler ve merak uyandıran tüm detayları aşağıda sizlerle paylaşacağız ama öncelikle biraz güllerle ilgili genel bilgiler verelim. </p>

<p style="text-align:justify">Güllerin en zengin tür çeşitliliği Kuzey Yarımküre'de, özellikle Asya'nın ılıman bölgelerinde, Akdeniz çevresinde ve bazı Avrupa bölgelerinde görülüyor. Rosaceae familyasının genel dağılımı ve tür zenginliği, gül cinsinin çeşitlenmesine uygun coğrafi ve iklimsel koşullar sağlarken; tarımsal ve kültürel tarihte gülün evcilleştirilmesi çok eski zamanlara dayanıyor. Özellikle Orta Asya, İran platosu, Anadolu ve Akdeniz çevresinde erken dönemlerde yetiştirildiğine dair kanıtlar bulunuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Tarihsel Yayılma ve Isparta'nın Rolü</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Damask (Şam) güllerinin kökeni karmaşık bir melezleme geçmişine dayanıyor ve tarih boyunca özellikle parfümeri ile tıbbi kullanım için tercih ediliyor. Bu tarihsel yayılma; ticaret yolları, kolonizasyon ve bahçecilik gelenekleri aracılığıyla farklı coğrafyalarda yeni formların ortaya çıkmasına yol açtı. Türkiye özelinde Isparta ve çevresi, yağlık gül üretiminde uluslararası bir merkez haline geldi. 19. yüzyıldan itibaren önem kazanan gülcülük geleneği, bölge ekonomisinde belirgin bir yer tutarken; gülün ticari dönüşümü yerel işçilik, distilasyon teknikleri ve iklim-yeraltı su kaynakları ile ilişkilendiriliyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Morfolojik Özellikler ve Çeşitler</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Güller morfolojik olarak genellikle odunsu gövdeye ve dallara sahip bulunuyor. Cüce veya minyatür formlar 30–60 cm arası, çalı güller 1–2 metre civarı, tırmanıcı türler ise uygun yapı desteğiyle birkaç metreye ulaşabiliyor. Bileşik yapraklara sahip bitkinin gövdelerinde dikenler türlere göre değişen biçim ve yoğunlukta yer alıyor. Gül dünyası, doğal türler (Rosa türleri) ve bahçe formları / ıslah edilmiş çeşitler olmak üzere iki ana başlıkta inceleniyor. Hybrid tea, floribunda, grandiflora, polyantha, minyatür, çalı, tırmanıcı/sarmaşık ve eski bahçe gülleri gibi kategoriler, çiçek davranışı ile kullanım amacına göre belirleniyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Renklerin ve Sayıların Dili</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Gül, form ve renkleriyle insanlık tarihinin en güçlü sembolleri arasında yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kırmızı gül:</strong> Aşkın, tutkunun, derin bağlılığın ve romantizmin evrensel simgesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Beyaz gül:</strong> Saflık, masumiyet ve sadakatin göstergesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Pembe gül:</strong> Zarafet, minnettarlık ve narin sevginin ifadesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Sarı gül:</strong> Dostluğun, sıcaklığın ve neşenin rengi (bazı kültürlerde ayrılıkla da ilişkilendiriliyor).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Siyah gül:</strong> Gizem ve hüzünlü veda simgesi (doğada saf siyah gül bulunmuyor, çok koyu bordo veya mor tonlar bu adla anılıyor).</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Ayrıca güllerin sayısı da anlam taşıyor; tek bir gül "tek ve eşsiz sevgiyi", üç gül "Ben seni seviyorum" cümlesini, on adet beyaz gül kusursuz sevgiyi, yedi gül ise "sonsuz aşkı" anlatıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>İşte Gül Çalısının Köklerinden Çiçeklerine Kadar Bilinmeyen Tüm Anatomik Sırlar</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sahne arkasındaki bu karmaşık canlı sistem, köklerden taç yapraklara kadar hayranlık uyandıran detaylarla dolu. İşte bir gül çalısının anatomisindeki bilinmeyenler ve merak uyandıran tüm detaylar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Makine Dairesi: Kökler ve Temeller</strong></p>

<p style="text-align:justify">Her büyük performans sahne arkasında başlar; gül için de sihir yer altında başlar. Bitkinin en dibinde, gövdelerin köklerle birleştiği yerde <strong>taç</strong> bulunur. Soğuk iklimlerde malçla korunması hayati önem taşıyan bu bölge, ılıman bölgelerde ise çürümeyi önlemek için temiz tutulmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Günümüzde birçok gül, gösterişli bir çeşidin farklı bir gülün sağlam kök sistemine eklendiği <strong>aşılama</strong> yöntemiyle üretilir. Bu birleşme noktasındaki <strong>aşı birleşme noktası</strong>, bitkinin en savunmasız noktasıdır. Anaç bitkinin çıkardığı <strong>sürgünler</strong> hemen temizlenmelidir, aksi takdirde seçtiğiniz çeşidi geride bırakırlar. <strong>Kendi kökünden yetişen güllerde</strong> ise bu tür riskler bulunmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Kök sisteminde görevler ayrılmıştır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li style="text-align: justify;"><strong>Çapa Kökleri:</strong> Kalın, odunsu köklerdir; rüzgara karşı bitkiyi stabilize eder ve karbonhidrat depolar.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Besleyici Kökler:</strong> İnce, lifli köklerdir; su içme ve besin emme işini üstlenir. Nakil sırasında koparılmamalarına dikkat edilmelidir.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>İskelet: Bastonlar ve Ahşap</strong></p>

<p style="text-align:justify">Saplar yaprakları ve çiçekleri destekler. Yeni odun esnektir ve aktif büyümenin işareti olarak yeşil veya kırmızımsıdır; eski odun ise sertleşip gri veya kahverengi olur. İlkbaharda grileşen dallar için <strong>kazıma testi</strong> hayat kurtarır: Tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda altı yeşil ve suluysa canlı, kahverengi ve kırılgan ise ölmüştür. Kamışın ortasındaki yumuşak <strong>öz</strong> maddesi krem beyazı strafor gibi görünmelidir; kahverengi veya süngerimsi olması kamış kurdu, mantar ya da don hasarına işaret eder.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Gelecek: Tomurcuklar ve Filizler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gül çalısı <strong>tomurcuk gözü</strong> adı verilen, yaprak sapının gövdeyle birleştiği bölgedeki uyuyan dallarla kendini yeniler. Tabanından kalın, kırmızımsı bir sürgün çıkması (<strong>bazal kırılma</strong>) mutlu ve güçlü bir gülün işaretidir. Bazen sap büyür ancak çiçek açmayı unutup ucu küt kalır; bu <strong>kör sürgün</strong> durumunda sap, sağlıklı ve dışa dönük bir tomurcuk gözüne kadar kısaltılmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Güneş Panelleri: Yapraklar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Güneş ışığını şekere dönüştüren yapraklar, ana gövdeye bağlı birkaç küçük yaprakçıktan oluşur. Beş yapraklı yapraklar yaygın olarak aransa da bu sayı çeşitlilik gösterebilir. Yaprak sapının gövdeye bağlandığı yerde bulunan <strong>ayrılma tabakası</strong>, bitkinin enerji tasarrufu sağlamak veya hastalığı karantinaya almak için yaprağı düşürdüğü "çıkarma düğmesi"dir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sergi: Çiçekler ve Meyveler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çiçeklenme döneminde gülün çiçeğini taşıyan <strong>sap</strong>, çiçek açmadan önce yeşil kılıfla korunan <strong>çanak yapraklar</strong> ve renkli taç yaprakların oluşturduğu <strong>korolla</strong> dikkat çeker. Çiçek taç yapraklarının içinde polenle kaplı altın veya kahverengi iplikçiklerden oluşan <strong>erkek organlar (stamenler)</strong> ve tam ortada <strong>dişi organlar (pistil)</strong> yer alır. Taç yapraklar döküldükten sonra bitkinin meyvesi olan <strong>kuşburnu</strong> oluşur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İşler Tuhaflaştığında</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bazen güllerde beklenmedik durumlar görülebilir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li style="text-align: justify;"><strong>Çoğalma:</strong> Mevcut bir çiçeğin tam ortasından yeni bir tomurcuğun büyümesidir.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Topaklanma:</strong> Tomurcuğun top haline gelmesi, kahverengiye dönmesi ve açılmayı reddetmesidir; genellikle thrips böcekleri veya serin gece sıcaklıklarından kaynaklanır.</li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Yetiştirme Koşulları ve Çoğaltma Yöntemleri</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Gül yetiştiriciliğinde toprak, su ve güneş üç temel unsuru oluşturuyor. Organik madde açısından zengin, geçirgen ve hafif killi topraklar (pH 6–6.5) tercih edilirken; yaz aylarında doğrudan kök bölgesine yönelik düzenli sulama gerekiyor. Günde en az 5–6 saat doğrudan güneş ışığı alan bitkiler sağlıklı büyüyor. Güllerin çoğaltılmasında ise çelikle çoğaltma, patatesle köklendirme, aşıyla çoğaltma, tohumla üretim ve kasım–mart ayları arasında gerçekleştirilen fide dikimi gibi yöntemler kullanılıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Ekonomik Değer ve "Sıvı Altın" Gül Yağı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Gül, romantik anlamının ötesinde küresel çiçek piyasasının vazgeçilmez lideri ve güçlü bir ekonomik üründür. Türkiye'de 2025 itibarıyla tek dal gülün fiyatı 20–40 TL aralığında değişirken, aşılı gül fidanları 50–150 TL arasında alıcı buluyor. En yüksek ekonomik değere sahip olan Rosa × damascena türünden elde edilen gül yağı ise parfümeri sektöründe "sıvı altın" olarak anılıyor. Bir kilogram saf gül yağı elde etmek için yaklaşık dört–beş ton taze gül yaprağı gerekiyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Geleceğe Yönelik Çalışmalar</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Gül yetiştiriciliği günümüzde genetik, biyoteknoloji ve iklim çalışmaları açısından da araştırma nesnesi olmaya devam ediyor. Islah çalışmalarında daha kokulu ve dayanıklı çeşitler hedeflenirken; küresel iklim değişikliğine uyum sağlamak amacıyla düşük suyla yetinen, ısıya dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarım yöntemleri geleceğin çalışmaları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/bahcenizde-sadecerenkli-ve-guzel-cicekler-mi-goruyorsunuz-buyuk-resmi-kaciriyorsunuz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/08/gul-1160x720.jpg" type="image/jpeg" length="27392"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
