<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Erzincan Haber, Erzincan</title>
    <link>https://www.dogugazetesi.com</link>
    <description>Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, Erzincan haberleri ve ülke gündemi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dogugazetesi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 20:16:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Arabistan Çöllerinde Binlerce Mezarla Örülü "Cenaze Caddeleri"]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/arabistan-collerinde-binlerce-mezarla-orulu-cenaze-caddeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/arabistan-collerinde-binlerce-mezarla-orulu-cenaze-caddeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan'da binlerce yıl öncesine ait devasa bir antik yol ağı gün yüzüne çıkarıldı. 18.000'den fazla mezarın çevrelediği bu "cenaze caddeleri", kadim bir medeniyetin sofistike izlerini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Arkeoloji dünyası, Suudi Arabistan’ın derinliklerinde bulunan ve geçmişin gizemli kapılarını aralayan devasa bir keşifle çalkalanıyor. Batı Avustralya Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü kapsamlı çalışmalar sonucunda, yaklaşık <strong>4 bin 500 yıllık</strong> antik bir araç ve ulaşım ağı gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Binlerce Yıllık Sofistike Sistem</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Keşfedilen bu antik yol sisteminin en dikkat çekici özelliği, yol hatları boyunca uzanan ve oldukça iyi korunmuş olan binlerce mezar. "Cenaze caddeleri" olarak adlandırılan bu güzergahlarda yapılan incelemeler, bölgede binlerce yıl önce son derece <strong>sofistike bir medeniyetin</strong> hüküm sürdüğünü kanıtlıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Teknoloji ve Kazı Çalışmaları Bir Arada</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Araştırmacılar, bu devasa alanı incelemek için modern teknolojinin tüm imkanlarını seferber etti. Keşif sürecinde şu yöntemler kullanıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Hava İncelemeleri:</strong> Bölgenin kuş bakışı haritaları çıkarıldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Uydu Görüntüleri:</strong> Geniş bir alana yayılan ağın rotası belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yer İncelemeleri:</strong> Fiziksel saha çalışmalarıyla veriler doğrulandı.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>18.000'den Fazla Mezar Tespit Edildi</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Yapılan çalışmalar neticesinde söz konusu caddeler boyunca <strong>18.000'den fazla mezar</strong> tespit edildi. Arkeologlar, bölgedeki yaşamı ve ölü gömme geleneklerini daha derinlemesine anlamak amacıyla bu mezarların birçoğunda kazı çalışmalarını tamamladı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu antik ulaşım ağının, bölgedeki erken dönem yerleşim stratejilerine ve sosyal yapıya dair bildiklerimizi kökten değiştirmesi bekleniyor. Araştırmalar, bu kadim yolların izinde devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/arabistan-collerinde-binlerce-mezarla-orulu-cenaze-caddeleri</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/arabistan-collerinde-binlerce-mezarla-orulu-cenaze-caddeleri-1280x661.jpg" type="image/jpeg" length="67012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Firavun’un Altın Zincirlerindeki Sır]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/firavunun-altin-zincirlerindeki-sir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/firavunun-altin-zincirlerindeki-sir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde saklı kalan devasa bir hazine: Tanis’te bulunan ve hiç soyulmamış olan Firavun I. Psusennes’in göz kamaştıran altın kolyesi, antik Mısır’ın gizemli ustalığını gün yüzüne çıkarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Arkeoloji dünyası, İkinci Dünya Savaşı’nın zorlu şartları altında gerçekleşen ve tarihin akışını değiştiren o büyük keşfi konuşuyor. Fransız arkeolog <strong>Pierre Montet</strong> tarafından 1940 yılında Tanis’te gün yüzüne çıkarılan mezar, antik Mısır tarihinin en büyük sürprizlerinden birine ev sahipliği yapıyor. 21. Hanedanlık döneminde, M.Ö. 1047 ile 1001 yılları arasında hüküm süren <strong>Firavun I. Psusennes</strong>’e ait olan bu mezar, nadir görülen bir şekilde tamamen sağlam ve hiç soyulmamış halde bulundu.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Yedi Altın Zincir ve Tanrısal Semboller</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Mezardan çıkarılan en görkemli eserlerin başında, antik Mısır mücevher sanatının zirvesini temsil eden kraliyet kolyesi geliyor. Yedi ayrı altın zincirden oluşan bu muazzam eser, üzerinde kralın isminin kazındığı iki kartuşun yer aldığı büyük bir altın tabakla birleşiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kolye üzerindeki detaylar ise hayranlık uyandırıcı:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>İlahi Figürler:</strong> Altın tabağın yanlarında Tanrıça Amun ve Tanrıça Mutt’un küçük heykelleri yükseliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Değerli Taşlar:</strong> Mücevherlerle süslenmiş kanatlı güneş diski; <strong>lapis lazuli, turkuaz ve karnelyan</strong> gibi nadide taşlarla bezenmiş durumda.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Sanatsal İşçilik:</strong> Zincirlerin her bir halkası, nilüfer çiçekleriyle süslenerek gerçek bir sanat şaheserine dönüştürülmüş.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Mısır Müzesi’nde Ziyaretçilerini Bekliyor</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Eski Mısırlıların sanat ve mücevherat alanındaki olağanüstü ustalığının bir kanıtı niteliğindeki bu kolye, günümüzde <strong>Kahire’deki Mısır Müzesi</strong>’nde sergileniyor. Binlerce yıl boyunca yer altında korunarak günümüze ulaşan bu eser, firavunların ihtişamını ve o dönemin estetik anlayışını tüm dünyaya sergilemeye devam ediyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/firavunun-altin-zincirlerindeki-sir</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/firavunun-altin-zincirlerindeki-sir.jpg" type="image/jpeg" length="18810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zagros Dağları’nın Zirvesinde Unutulmuş Bir Medeniyetin İzleri]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/zagros-daglarinin-zirvesinde-unutulmus-bir-medeniyetin-izleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/zagros-daglarinin-zirvesinde-unutulmus-bir-medeniyetin-izleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arkeolojik ve yazılı veriler ışığında Hakkari bölgesinin Demir Çağı gizemini keşfedin. Sarp dağların zirvesindeki kaleler, gizemli savaşçı stelleri ve göçebe kabilelerin kadim hikâyesi bu bilimsel araştırmada gün yüzüne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_812d5767fa928520-26" style="text-align:justify">Yakın Doğu arkeolojisinin en sarp ve gizemli coğrafyalarından biri olan Hakkari Dağlık Bölgesi, binlerce yıldır derin vadilerinde sakladığı sırları modern bilimin ışığıyla aralıyor. Zagros Dağ silsilesinin kuzey uzantısında yer alan bu bölge, sadece coğrafi zorluklarıyla değil, aynı zamanda Demir Çağı’nın karanlıkta kalmış sayfalarıyla da araştırmacıları büyülemeye devam ediyor. Yapılan son bilimsel araştırmalar, bu bölgenin bir zamanlar Urartu ve Assur gibi dev imparatorlukların kıyısında, kendine has bir sosyal dokuya ve askeri güce sahip "lokal kabile şefliklerine" ev sahipliği yaptığını ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Vadi Hakimiyetinin Anahtarı</strong></h2>

<p id="p-rc_812d5767fa928520-27" style="text-align:justify">Bölgede gerçekleştirilen yüzey araştırmaları, derin vadilerin yamaçlarına stratejik olarak konumlandırılmış, irili ufaklı çok sayıda Erken Demir Çağı kalesini gün yüzüne çıkardı. Bu kalelerin en dikkat çekici özelliği, "kiklopik" (kabaca işlenmiş devasa taşlarla yapılan) surlara sahip olmalarıdır. Vadiye tamamen hakim noktalarda kurulan bu yerleşimler, bölgedeki toplulukların askeri bir kaygı ve güvenlik ihtiyacı doğrultusunda nasıl ustalıkla örgütlendiklerini kanıtlıyor. Levin Vadisi'ni kontrol eden Begire Kalesi gibi yapılar, büyük kamusal alanlarıyla o dönemde yerel birer yönetim merkezi işlevi görmüştür.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Dağ Sırtlarındaki Gizemli Gözcüler</strong></h2>

<p id="p-rc_812d5767fa928520-28" style="text-align:justify">Hakkari-Şırnak hattı boyunca vadi sırtlarında birer inci gibi dizilen ve bölgeye has bir yerleşim türü olan "Dirhe" yapıları, arkeoloji dünyası için yepyeni bir ufuk açıyor. Kare veya kareye yakın dikdörtgen planlı olan bu kule benzeri yapılar, adeta antik çağın erken uyarı sistemleri gibi işlev görmüştür. Yapılan analizler, bu yapıların bir kısmının Erken Demir Çağı’ndan itibaren kullanılmaya başlandığını ve sarp topografyada stratejik geçiş yollarını, maden yataklarını veya barajları gözetlediğini göstermektedir.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Taşlara Kazınan Avcı-Savaşçı Ruhu</strong></h2>

<p id="p-rc_812d5767fa928520-29" style="text-align:justify">Bölgenin belki de en şaşırtıcı keşfi, Mir Kalesi eteğinde bulunan 13 adet kabartmalı steldir. Ortalama 0.81 ile 3.30 metre yüksekliğe sahip olan bu taş bloklar üzerinde erkek savaşçılar ve kadın figürleri tasvir edilmiştir. Bu steller, bölgenin sadece askeri bir savunma hattı değil, aynı zamanda kendine özgü bir sanat ve sembolizm anlayışına sahip zengin bir mezar kültürü olduğunu kanıtlar niteliktedir. Üst sınıflara ait avcı-savaşçıları temsil eden bu figürler, Hakkari’nin o dönemdeki "lokal şeflik" yapısını gözler önüne serer.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Mezopotamya’dan Suriye’ye Uzanan Bağlar</strong></h2>

<p id="p-rc_812d5767fa928520-30" style="text-align:justify">Bölgedeki oda mezarlarda bulunan Habur ve Van-Urmiye boyalı seramikleri, Hakkari Dağlık Bölgesi’nin sanılanın aksine dünyadan izole olmadığını göstermektedir. MÖ II. binyıldan itibaren Suriye ve Mezopotamya ile yakın kültürel ilişkiler kuran bölge halkı, kendi üretimleri olan "Kuzey Zagros Kültürü"ne özgü seramiklerle de özgün bir kimlik oluşturmuştur. Bu çoklu gömü geleneğine sahip yeraltı oda mezarları, dönemin sosyal yapısı hakkında paha biçilmez veriler sunmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Ukku ve Kumme’nin Gizemi</strong></h2>

<p id="p-rc_812d5767fa928520-31" style="text-align:justify">Assur yazılı metinlerinde bahsi geçen Ukku ve Kumme gibi lokal kent devletlerinin izleri, bugün Hakkari’nin sarp coğrafyasında bilimsel kazılarla aydınlatılmayı bekliyor. Henüz Urartu veya Assur’daki gibi krali bir merkez ya da mühür geleneğine dair kesin bulgulara ulaşılamamış olsa da, keşfedilen kaleler ve steller bölgenin arkeolojik gizemini koruduğunu ve her yeni çalışmanın yepyeni sürprizlere gebe olduğunu gösteriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kaynak:</strong> Vedat Timur, "Arkeolojik ve Yazılı Veriler Bağlamında Erken ve Orta Demir Çağ Hakkari Bölgesi", Doktora Tezi, Batman Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Haziran-2025. Tez No; 943238 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Doğu Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/zagros-daglarinin-zirvesinde-unutulmus-bir-medeniyetin-izleri</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/zagros-daglarinin-zirvesinde-unutulmus-bir-medeniyetin-izleri-901x720.jpg" type="image/jpeg" length="80270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Değiştiren Adam: Osman Hamdi Bey]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/tarihi-degistiren-adam-osman-hamdi-bey</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/tarihi-degistiren-adam-osman-hamdi-bey" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurucusu Osman Hamdi Bey'in doğum gününde, dünya yerinden oynayacak! İskender Lahdi'nin keşfinden, eser kaçakçılığını bitiren gizli tüzüğe kadar tüm detaylar bu özel haberde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bugün, Türk tarihinin ve sanat dünyasının en önemli figürlerinden biri olan Osman Hamdi Bey’in doğumunun 183. yıl dönümü. 30 Aralık 1842 tarihinde dünyaya gelen Osman Hamdi Bey, geride bıraktığı devasa mirasla modern Türk müzeciliğinin ve arkeolojisinin temellerini atan isim olarak anılıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Sayda Kazıları ve İskender Lahdi Mucizesi</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Türkiye'nin ilk arkeoloğu kabul edilen Osman Hamdi Bey, kariyerinin en çarpıcı başarısına 1887-1888 yılları arasında imza attı. Lübnan’da bulunan <strong>Sayda Kral Mezarlığı</strong> kazılarını yürüten Bey, bu çalışmalar sırasında arkeoloji dünyasını sarsan ve bugün dünya çapında bir fenomen olan <strong>İskender Lahdi</strong>’ni gün yüzüne çıkardı. Bu keşif, o dönemden bugüne arkeoloji tarihinin en önemli buluntuları arasında gösterilmeye devam ediyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Eser Kaçakçılığına Karşı Hukuk Savaşı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Müze-i Hümayun (İstanbul Arkeoloji Müzesi) müdürlüğü görevine getirildikten sonra Osman Hamdi Bey, sadece kazı alanlarında değil, hukuk kürsüsünde de büyük bir mücadele başlattı. Tarihi eserlerin yurt dışına kaçırılmasını engellemek için kolları sıvayan Bey, o dönem yürürlükte olan 1874 tarihli <strong>"Asar-ı Atika Nizamnamesi"</strong> üzerinde köklü değişiklikler yaptı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>1883 Tüzüğü: Kültürel Mirasın Kalkanı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">1883 yılında hazırladığı ve yürürlüğe soktuğu yeni düzenleme ile Osmanlı topraklarındaki eski eserlerin Batılı ülkelere kaçırılmasını resmen yasakladı. Bu stratejik hamle, Anadolu ve çevresindeki binlerce yıllık mirasın korunmasını sağlayan en kritik hukuki dönemeç olarak tarihe geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kadıköy’ün ilk belediye başkanı ve bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak bilinen kurumun kurucusu olan Osman Hamdi Bey, doğum gününde hem bir sanatçı hem de bir kültür muhafızı olarak hatırlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kaynak; Tarih Kulübü ( www.facebook.com/TarihKulubu)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/tarihi-degistiren-adam-osman-hamdi-bey</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/tarihi-degistiren-adam-osman-hamdi-bey.jpg" type="image/jpeg" length="26356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Patara Tiyatrosu Kapılarını Aralıyor]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/patara-tiyatrosu-kapilarini-araliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/patara-tiyatrosu-kapilarini-araliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Helenistik dönemden Roma’ya uzanan görkemli tarihiyle Patara Tiyatrosu, depremlerin ardından yeniden yükselen büyüleyici hikayesi ve devasa kapasitesiyle ziyaretçilerini bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye’nin Antalya ilinde, Kaş yakınlarında konumlanan antik Likya şehri Patara, bölgenin en etkileyici yapılarından biri olan tarihi tiyatrosuyla geçmişin ihtişamını günümüze taşıyor. Yunan ve Roma mimari geleneklerinin olağanüstü bir kanıtı olarak kabul edilen yapı, arkeoloji dünyasında büyük ilgi görüyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Depremlerle Şekillenen Bir Tarih</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Orijinal inşası M.Ö. 2. yüzyılda, Helenistik dönemde gerçekleştirilen tiyatro, tarih boyunca büyük değişimlere tanıklık etti. M.S. 141 yılında meydana gelen yıkıcı depremin ardından, İmparator Antonino Pius yönetiminde kapsamlı bir yeniden inşa ve genişletme sürecine giren yapı, bugünkü görkemli formuna kavuştu.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Binlerce Kişilik Dev Sahne</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Yapılan araştırmalara göre tiyatronun kapasitesi dikkat çekici boyutlarda:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Genel Tahmin:</strong> 5.000 ila 6.000 izleyici.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Zirve Dönemi:</strong> Bazı kaynaklar, yapının en ihtişamlı zamanlarında 10.000 kişiye kadar ağırlama kapasitesine sahip olduğunu öne sürüyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Turizmin ve Tarihin Merkezi</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bugün titizlikle restore edilen tiyatro, Patara arkeolojik sitesini ziyaret edenlerin en uğrak noktası haline gelmiş durumda. St. Nicholas’ın doğum yeri olmasıyla bilinen ve deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı bakire plajıyla dünyaca ün kazanan bölge, bu devasa tiyatroyla kültürel mirasın merkezinde yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/patara-tiyatrosu-kapilarini-araliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/patara-tiyatrosu-kapilarini-araliyor-1069x720.jpg" type="image/jpeg" length="85989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5000 Yıllık Sır Kapısı Aralanıyor: Likya’nın Kalbinde Zamana Yolculuk]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/5000-yillik-sir-kapisi-aralaniyor-likyanin-kalbinde-zamana-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/5000-yillik-sir-kapisi-aralaniyor-likyanin-kalbinde-zamana-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bronz Çağı’ndan Osmanlı’ya uzanan kesintisiz bir yaşamın izleri Tlos Antik Kenti’nde gün yüzüne çıkıyor. UNESCO yolundaki bu efsanevi yerleşimin 5000 yıllık hikayesi okurları bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Toros Dağları’nın eteklerinde, tarihin ve efsanelerin iç içe geçtiği antik Tlos şehri, ziyaretçilerine sadece bir harabe topluluğu değil, geçmişe açılan devasa bir pencere sunuyor. Fethiye’ye 35 kilometre uzaklıkta konumlanan bu kadim şehir, Likya Birliği’nin en eski ve en büyük yerleşim yerlerinden biri olma özelliğini taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bronz Çağı’ndan Günümüze Kesintisiz Miras</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Tlos’un resmi kayıtları ağırlıklı olarak MÖ 500 ile 300 yılları arasındaki Likya dönemine işaret etse de bölgedeki arkeolojik çalışmalar çok daha derin bir geçmişi ortaya koyuyor. Bulunan seramik parçaları ve taş aletler, şehirdeki ilk insan yerleşimlerinin MÖ 3300 ile 1200 arasındaki <strong>Bronz Çağı</strong>’na kadar uzandığını kanıtlıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Şehir, 19. yüzyıla kadar devam eden kesintisiz yaşam döngüsüyle yaklaşık <strong>5000 yıllık bir tarihsel süreci</strong> temsil ediyor. Bu köklü geçmişten günümüze ulaşan birçok değerli eser, bugün kültürel mirasın daha iyi anlaşılması amacıyla Fethiye Müzesi’nde koruma altında tutuluyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Roma’dan UNESCO’ya Uzanan Önem</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bölge, MS 43 yılında bir Roma eyaletine dönüştükten sonra da stratejik önemini yitirmeyerek bölgenin parlayan yıldızı olmaya devam etti. Tlos’un Likya kültürü içerisindeki bu kritik önemi, 2019 yılında uluslararası bir tescille taçlandırıldı ve antik kent <strong>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi</strong>’ne dahil edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Toroslar’ın gölgesinde yükselen bu antik merkez, her köşesinde barındırdığı tarihsel dokuyla Likya’nın görkemini yansıtmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/5000-yillik-sir-kapisi-aralaniyor-likyanin-kalbinde-zamana-yolculuk</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/5000-yillik-sir-kapisi-aralaniyor-likyanin-kalbinde-zamana-yolculuk-1280x719.jpg" type="image/jpeg" length="43136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EBYÜ’lü profesörden Orta Doğu üzerine dev çalışma!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/ebyulu-profesorden-orta-dogu-uzerine-dev-calisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/ebyulu-profesorden-orta-dogu-uzerine-dev-calisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Ainur Nogayeva Karaca ve Doç. Dr. Tekin Avaner, yeni eserleriyle bölgedeki güç dengelerini analiz ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), uluslararası ilişkiler literatürüne damga vuracak bir başarıya daha imza attı. Üniversitemizin değerli akademisyenlerinden <strong>Prof. Dr. Ainur Nogayeva Karaca</strong>’nın yazarları arasında bulunduğu ve <strong>Doç. Dr. Tekin Avaner</strong> ile <strong>Dr. Ali Bozçalışkan</strong>’ın editörlüğünü üstlendiği <strong>"Orta Doğu’da Güç Mücadelesi"</strong> adlı kitap okurla buluştu.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Erzincan akademisinden küresel analiz</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Nobel Yayınevi tarafından Mart 2026’da yayımlanan bu 370 sayfalık kapsamlı eser, Orta Doğu’daki karmaşık siyasi dengeleri masaya yatırıyor. Özellikle EBYÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin başarılı ismi <strong>Prof. Dr. Ainur Nogayeva Karaca</strong>'nın uzmanlığı ve <strong>Doç. Dr. Tekin Avaner</strong> ile <strong>Dr. Ali Bozçalışkan</strong>’ın titiz editörlüğü, kitabı alanında temel bir başvuru kaynağı haline getiriyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Satranç tahtasında stratejik hamleler</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kitap, Orta Doğu’yu adeta bir satranç tahtası metaforuyla ele alarak bölgedeki aktörlerin karşılıklı güç mücadelesini bilimsel bir dille inceliyor. Erzincan’dan çıkan bu akademik ses, sadece üniversite öğrencileri için değil, dış politika meraklıları için de rehber niteliği taşıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Şehrimiz için büyük gurur</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi bünyesinde üretilen bu bilimsel çalışma, şehrimizin akademik potansiyelini bir kez daha kanıtladı. Nobel Yayınevi etiketiyle raflarda yerini alan bu kıymetli eser, hem üniversite camiası hem de Erzincan halkı tarafından büyük bir takdirle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>"Orta Doğu’da Güç Mücadelesi"</strong>, şehrimizdeki kitabevlerinde ve tüm dijital platformlarda satışa sunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/ebyulu-profesorden-orta-dogu-uzerine-dev-calisma</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/ortadoguda-guc-mucadelesi-kitap.jpg" type="image/jpeg" length="15239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu Ağızlarındaki Söz Dizimi Mirası!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/anadolu-agizlarindaki-soz-dizimi-mirasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/anadolu-agizlarindaki-soz-dizimi-mirasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhammed Sami Ünal’ın 90 farklı eseri tarayarak hazırladığı devasa araştırma, Türkiye Türkçesi ağızlarının sadece birer konuşma biçimi değil, Oğuzcanın 4 bin yıllık yolculuğunu günümüze taşıyan kompleks birer yazılım sistemi olduğunu kanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Muhammed Sami Ünal’ın 90 farklı eseri tarayarak hazırladığı devasa araştırma, Türkiye Türkçesi ağızlarının sadece birer konuşma biçimi değil, Oğuzcanın 4 bin yıllık yolculuğunu günümüze taşıyan kompleks birer yazılım sistemi olduğunu kanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_0d0f0cdd9e4c8a73-25" style="text-align:justify">Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamlanan ve Türk dilinin derin yapısına ışık tutan yeni bir bilimsel çalışma, Anadolu’nun sessiz mirasını gün yüzüne çıkardı. Muhammed Sami Ünal tarafından kaleme alınan "Türkiye Türkçesi Ağızlarında Kelime Grupları" başlıklı doktora tezi, 1940 yılından bu yana derlenen 90 farklı eseri mercek altına alarak, halk ağızlarının ölçünlü (standart) dilden çok daha esnek ve zengin bir matematiksel yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Oğuzcanın 4 Bin Yıllık "Genetik" Köprüsü</strong></h2>

<p id="p-rc_0d0f0cdd9e4c8a73-26" style="text-align:justify">Araştırma, MÖ 3000’li yıllarda Anadolu civarında olduğu tahmin edilen ve ardından Orta Asya’ya uzanan dört bin yıllık büyük yolculuğun izlerini sürüyor. Türk tarihinin her döneminde kilit rol oynayan Oğuzların bu sınır tanımaz hareketliliği, bugün Anadolu ağızlarında yaşayan zengin dil özelliklerinin ana kaynağı olarak gösteriliyor. Tez, Anadolu ağızlarını modern Türkiye Türkçesi ile Eski Oğuzca arasında her iki dönemden de izler taşıyan hayati bir "köprü" olarak tanımlıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kuralsızlığın Muazzam Düzeni</strong></h2>

<p id="p-rc_0d0f0cdd9e4c8a73-27" style="text-align:justify">Haberimize konu olan bu devasa çalışma, ağızların sadece kelime farklılıklarından ibaret olmadığını, "söz dizimi" (sentaks) açısından da büyüleyici bir çeşitlilik sunduğunu kanıtlıyor. 434 sayfalık bu kapsamlı araştırmada tam 12 farklı kelime grubu kategorize edildi: İsim ve sıfat tamlamalarından edat gruplarına, ünvan gruplarından karmaşık birleşik fiillere kadar her yapı, halkın ifade gücünün sınırlarını zorluyor. Özellikle ölçünlü dildeki katı kuralların aksine, ağızlarda kelime gruplarının çok daha serbest ve işlevsel bir yapıda kurulduğu bilimsel verilerle ortaya konuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>7.500 Örnekle Dilin Derin Yapısına Yolculuk</strong></h2>

<p id="p-rc_0d0f0cdd9e4c8a73-28" style="text-align:justify">Ünal’ın araştırması, sadece teorik bir inceleme değil, aynı zamanda 7.500’den fazla canlı örneğin yer aldığı dijital bir müze niteliğinde. Masallardan bilmecelere, günlük sohbetlerden şiirlere kadar her türlü metinden süzülen bu veriler, bir kelime grubunun tek bir kelime gibi hareket ederek dilin en küçük yapı taşına nasıl dönüştüğünü somutlaştırıyor. Çalışmada "hamur kimin", "it boğı bi", "yaşca bök" gibi halkın içinden gelen ifadeler, dil bilimsel birer laboratuvar verisi olarak analiz ediliyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bilim Dünyası İçin Yeni Bir Ufuk</strong></h2>

<p id="p-rc_0d0f0cdd9e4c8a73-29" style="text-align:justify">Bu tez, Türkiye Türkçesinin bugünü ve dünü arasındaki kopuklukları gidermek adına sahada önemli bir boşluğu kapatıyor. Halk ağızlarındaki kelime gruplarının yapısal analizleri, gelecekte yapılacak yapay zeka temelli dil işleme çalışmalarından Türkçenin öğretim metodolojilerine kadar pek çok alanda yeni bir ufuk açma potansiyeli taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KAYNAK:</strong> Ünal, M. S. (2024). <em>Türkiye Türkçesi Ağızlarında Kelime Grupları</em> (Doktora Tezi). Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzincan. Tez No; 864605</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/anadolu-agizlarindaki-soz-dizimi-mirasi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2024/07/haber-ve-son-dakika.gif" type="image/jpeg" length="77825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Paris’ten Erzincan’a Uzanan Gizem! Şehnâme’nin Kayıp Şifreleri Erzincan’da Kırıldı]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/paristen-erzincana-uzanan-gizem-sehnamenin-kayip-sifreleri-erzincanda-kirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/paristen-erzincana-uzanan-gizem-sehnamenin-kayip-sifreleri-erzincanda-kirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincanlı akademisyenlerin titiz çalışmasıyla, Zâloğlu Rüstem efsanesinin Fransa'daki gizli yazmaları gün yüzüne çıktı. Bilim dünyasında heyecan yaratan araştırma, mitolojik kahramanın bilinmeyen yönlerine ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_ec797edc88d18728-25" style="text-align:justify">Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kapsamlı bir doktora çalışması, Türk halk edebiyatının en kudretli figürlerinden biri olan Zâloğlu Rüstem üzerine "müstakil bir çalışma" eksikliğini gidererek literatürde devrim niteliğinde bir çalışmaya imza atıyor. Araştırmanın kalbinde, Fransa Millî Kütüphanesi Yazma Eserler bölümünden temin edilen ve ilk kez Latin harflerine aktarılan nadir bir yazma metin yer alıyor. Bu çalışma, Rüstem’in sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda evrensel halk anlatılarının binlerce yıllık motiflerini üzerinde taşıyan bir "kültür kristali" olduğunu kanıtlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Mitolojik Bir Doğum: "Kurtuldum" Diyen Bebeğin Hikâyesi</strong></h2>

<p id="p-rc_ec797edc88d18728-26" style="text-align:justify">Haberimize konu olan araştırma, Rüstem’in sıra dışı varoluşuna dair çarpıcı detaylar sunuyor. Efsunlu kuş Simurg’un yardımıyla, annesi Rudâbe’nin karnı yarılarak dünyaya gelen Rüstem, doğar doğmaz bir yaşındaki bir çocuğun cüssesine sahipti. Henüz 10 yaşındayken devasa fillerin başını kesen ve kaleler fetheden bu kahramanın, rivayetlere göre 600 yıl süren yaşamı boyunca giydiği darbelerden etkilenmeyen zırhı ve yıldırım hızındaki atı Rahş ile nasıl bir "yenilmezlik" ikonuna dönüştüğü bilimsel bir süzgeçten geçiriliyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kardeş İhaneti ve "Mızraklı Kuyu" Tuzağı</strong></h2>

<p id="p-rc_ec797edc88d18728-27" style="text-align:justify">Bilimsel incelemenin en sarsıcı bölümlerinden birini Rüstem’in trajik sonu oluşturuyor. Yazma eser ve sözlü varyantlar karşılaştırıldığında, yenilmez kahramanın ancak en yakınından gelen bir ihanetle durdurulabildiği görülüyor. Üvey kardeşi Şagâd’ın kıskançlık ve intikam hırsıyla hazırladığı, içi keskin mızraklarla dolu gizli kuyular, Rüstem ve sadık atı Rahş’ın sonu oluyor. Ancak haberin asıl çarpıcı noktası burada gizli: Rüstem, son nefesini vermeden önce kendisine bu tuzağı kuran kardeşini bir ağacın arkasına saklanmasına rağmen tek bir okla ağaca dikerek kendi intikamını alıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Motiflerin Sessiz Dili: Bilge Hayvanlar ve Devlerin Savaşı</strong></h2>

<p id="p-rc_ec797edc88d18728-28" style="text-align:justify">Stith Thompson’un "Halk Edebiyatı Motif İndeksi" kullanılarak yapılan karşılaştırmalı analiz, hikâyenin evrensel kodlarını çözüyor. İncelemede, Rüstem’e nasihat eden bilge kuş Simurg’tan, İsfendiyar’ın tek zayıf noktası olan gözünden vurulmasına kadar onlarca motifin, Anadolu’daki sözlü anlatılarla nasıl harmanlandığı ilk kez bu kadar net bir şema ile ortaya konuyor. Bu veriler, doğu-batı anlatı geleneğinin nasıl iç içe geçtiğini göstererek bilimseverler için yepyeni bir ufuk açıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bilimin Işığında Bir Kahramanın Anatomisi</strong></h2>

<p id="p-rc_ec797edc88d18728-29" style="text-align:justify">Bu özel haberin odağındaki çalışma, sadece bir metin aktarımı değil; aynı zamanda Türk edebiyatının beslendiği en büyük damarlardan biri olan Şehnâme ve Rüstem figürünün Anadolu ruhundaki izdüşümlerini belgeliyor. Rüstem, bu araştırmayla birlikte tozlu sayfaların arasından çıkıp, modern halk bilimi çalışmalarının dinamik bir parçası haline geliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KAYNAK:</strong> Sezgin, M. N. (2022). <em>Zaloğlu Rüstem Hikâyesi Üzerinde Karşılaştırmalı Bir İnceleme</em> (Doktora Tezi). Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzincan. Tez No; 758193</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/paristen-erzincana-uzanan-gizem-sehnamenin-kayip-sifreleri-erzincanda-kirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/paristen-erzincana-uzanan-gizem-sehnamenin-kayip-sifreleri-erzincanda-kirildi-1185x720.jpg" type="image/jpeg" length="33090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'ın Kanyonlar Arasındaki Gizli Hazinesi]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/erzincanin-kanyonlar-arasindaki-gizli-hazinesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/erzincanin-kanyonlar-arasindaki-gizli-hazinesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Kemah’taki Irınkara Mağarası, Munzur Sıra Dağları’nın kanyonları arasında sunduğu eşsiz manzara ve tırmanış rotasıyla keşfedilmeyi bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Yücebelen köyünde yer alan <strong>Irınkara Mağarası</strong>, Munzur Sıra Dağları’nın kanyonları arasında eşsiz bir manzara sunuyor. Yüksek bir konumda bulunan mağaradan Yücebelen Çayı’nın huzur veren sesi yankılanırken, bölge doğaseverler ve fotoğraf meraklıları için unutulmaz anlar yakalama fırsatı tanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Tarihi Sığınakta Doğa Yürüyüşü ve Yaban Hayatı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Eski dönemlerde bir sığınak olarak kullanılan Irınkara Mağarası, günümüzde ziyaretçilerine dağ keçilerini izleme ve kanyonlar arasında doğa yürüyüşü yapma imkanı sağlıyor. Yaz aylarında serin kalan yapısıyla dikkat çeken mağara, doğa ile tarihin iç içe geçtiği bir macera arayanlar için Erzincan’da keşfedilmeyi bekleyen bir hazine niteliği taşıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Tırmanış Tutkunları İçin Zorlu ve Mükemmel Rota</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Mağaranın bulunduğu kanyon, yüksekliği ve dik yapısıyla tırmanış tutkunları için ideal bir rota oluşturuyor. Erzincan merkeze 83 kilometre uzaklıktaki Yücebelen köyüne ulaştıktan sonra, 18 kilometrelik bir yürüyüş ve tırmanışla bölgeye varılabiliyor. Ancak mağaranın güvenli bir şekilde gezilebilmesi için mutlaka bir rehber eşliğinde gidilmesi tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/erzincanin-kanyonlar-arasindaki-gizli-hazinesi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/04/erzincan-kemahtaki-irinkara-magarasi-1270x720.jpg" type="image/jpeg" length="71263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkülerin Gizli Kodu!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/turkulerin-gizli-kodu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/turkulerin-gizli-kodu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi’nde tamamlanan yeni bir bilimsel araştırma, Türk kahramanlık ruhunun "Alp"ten "Eren"e uzanan bin yıllık kültürel dönüşümünü türküler üzerinden mercek altına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk kültür tarihinin en derin kodlarını barındıran "kahramanlık" olgusu, sadece meydan savaşlarıyla değil, bir milletin var oluş iradesiyle şekilleniyor. Ennur Bilecan Karaosmanoğlu tarafından Hacettepe Üniversitesi'nde tamamlanan doktora tezi, kolektif bilinçaltımızın sesli haritası olan türküleri analiz ederek sarsıcı sonuçlara ulaştı.</p>

<h2><strong>Mitolojik Köklerden "Gökten İnme" Kahramanlara</strong></h2>

<p>Araştırma, Türk kahramanlık algısının ilk evrelerinde doğaüstü güçlerle donatılmış figürlerin baskın olduğunu bilimsel kanıtlarla sunuyor. İslamiyet öncesi dönemde "Alp" olarak tanımlanan kahraman, sadece fiziksel gücüyle değil, doğayla kurduğu kutsal bağla topluluğun manevi lideri konumunda yükseliyor.</p>

<h2><strong>Kılıçtan Kalbe: Büyük Kimlik Dönüşümü</strong></h2>

<p>Tezin en dikkat çekici bulgusu, İslamiyet ile birlikte yaşanan radikal değişim. Savaşçı "Alp" karakteri, süreç içerisinde yerini adalet ve merhametle harmanlanmış "Gazi" ve "Eren" figürlerine bırakıyor. Bu durum, kahramanlığın "yıkıcı güç" olmaktan çıkıp etik bir olgunluğa evrildiğini kanıtlıyor.</p>

<h2><strong>Ezber Bozan Veri: Kadın Kahramanlar</strong></h2>

<p>Bilimsel çalışma, Türk kültüründe kadının kahramanlık alanındaki konumuna dair ezberleri bozuyor. Eski Türklerde kahramanlığın cinsiyetle sınırlı olmadığını, kadınların stratejik roller üstlendiğini ve bu gücün türkülerdeki yansımalarının diğer toplumlarla kıyaslanamaz bir özgünlükte olduğunu vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türküler: Kültürün Kara Kutusu</strong></h2>

<p>TRT repertuvarından seçilen 62 türkünün "tarihi belge" olarak çözümlendiği araştırmada, her ezginin aslında birer toplumsal "kara kutu" olduğu saptandı. Türküler, vatan ve bağımsızlık tutkusunun halkın zihninde nasıl birer kültürel kod haline geldiğini bilimsel olarak doğruluyor.</p>

<h2><strong>Değişmeyen Öz, Evrilen Form</strong></h2>

<p>Bilimsel analizler; kahramanlık formunun devirlere göre değişse de cesaret ve bağımsızlık gibi temel taşların bin yıldır sarsılmaz bir şekilde korunduğunu gösteriyor. Bu çalışma, Türk halkbilimi ve tarihsel sosyoloji açısından yepyeni bir ufuk açıyor.</p>

<p><strong>KAYNAK:</strong> BİLECAN KARAOSMANOĞLU, Ennur. <em>Türk Kültür Tarihinde Kahramanlık Serüveninin Türkülerdeki İzdüşümü</em>, Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2025. Tez No; 940981</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/turkulerin-gizli-kodu</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/02/erzincanda-kurtulus-coskusu-turkulerle-yasandi.jpg" type="image/jpeg" length="90385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliğinde Başkanlık Seçimi!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/turkiye-yazarlar-birliginde-baskanlik-secimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/turkiye-yazarlar-birliginde-baskanlik-secimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) 24. Olağan Genel Kurulunda yapılan seçimle Prof. Dr. Muhammet Enes Kala oy birliğiyle genel başkanlık görevine getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye Yazarlar Birliğinin 24. Olağan Genel Kurulu, birliğin genel merkezinde düzenlendi. Toplantıda gündem maddelerinin değerlendirilmesinin ardından yeni dönem yönetimi için başkanlık seçimi yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Yeni Başkan Oy Birliğiyle Seçildi</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Gerçekleştirilen kurulda yapılan oylama sonucunda Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, üyelerin tam desteğini aldı. Oy birliğiyle alınan kararın ardından Kala, Türkiye Yazarlar Birliğinin yeni genel başkanı olarak göreve başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/turkiye-yazarlar-birliginde-baskanlik-secimi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/prof-dr-muhammet-enes-kala.jpg" type="image/jpeg" length="97041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'da yoğun kar çatı çökertti]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/erzincanda-yogun-kar-cati-cokertti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/erzincanda-yogun-kar-cati-cokertti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan'ın merkeze bağlı Ağılözü köyünde yoğun kar yağışının ardından birçok ahırın çatısı çöktü.</p>

<p>Hayvanlarını bölgeye getirmeden önce bakım ve hazırlık çalışmaları yapmak üzere köylerine gelen vatandaşlar, yoğun karla karşılaştı.</p>

<p>Köyde yer yer 1,5-2 metreyi bulan kar kalınlığı nedeniyle çok sayıda ahırın çatısı çöktü, bazı evler de çatı seviyesine kadar karla kaplandı.</p>

<p>Yaklaşık 15 ahırın ağır hasar gördüğü köyde, bunlardan 11'inin ise kullanılamaz hale geldiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağılözü köyü muhtarı Savaş Can, yaz sezonu öncesi hazırlık için köye geldiklerini ancak ahırların çatılarının çöktüğünü söyledi.</p>

<p>Kar yoğunluğu nedeniyle evlere ulaşamadıklarını ancak ilk tespitlerine göre 11 ahırın kullanılamaz hale geldiğini dile getiren Can, hayvanları köye getirebilmek için destek beklediklerini belirtti.</p>

<p>İbrahim Can ise evinin çatı seviyesine kadar ulaşan kar nedeniyle çatıdan içeri girip kapıyı açtıktan sonra girişte biriken karı temizleyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Bu şartlarda hayvanları köye getirme şanslarının olmadığını ifade eden Can, şöyle konuştu:</p>

<p>'Her yıl bu zamanlarda köyümüze geldiğimizde kar olmuyordu. Bu yıl kış çok ağır geçti. Şu an bizim ve komşularımızın ahırının yıkılmış olduğunu gördük. Bu şartlarda karlar eridiğinde gelip malzeme almamız ve buraları onarmamız lazım ama ne kadar yapabiliriz bilemiyorum. Valiliğimizin, devletimizin destek olmasını istiyoruz.'​​​​​</p>

<p><a href="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/erzincanda-yogun-kar-cati-cokertti.mp4" rel="nofollow">HABERİN VİDEOSU BURADA</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/erzincanda-yogun-kar-cati-cokertti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 22:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/erzincanda-yogun-kar-cati-cokertti.jpg" type="image/jpeg" length="22385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincanlı Öğretmenden Sınırları Aşan Fedakârlık: Emekli Maaşıyla Türk Dünyasına Dev Yarışma!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/erzincanli-ogretmenden-sinirlari-asan-fedakarlik-emekli-maasiyla-turk-dunyasina-dev-yarisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/erzincanli-ogretmenden-sinirlari-asan-fedakarlik-emekli-maasiyla-turk-dunyasina-dev-yarisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincanlı emekli öğretmen Hakan Gezik, kendi emekli maaşından ayırdığı bütçeyle Türk dünyasını kapsayan "Turan Avazı" şarkı yarışmasını başlattı. Sanatın iyileştirici gücüne odaklanan yarışmanın detayları haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Aslen Erzincanlı olan ve uzun yıllar eğitimci olarak görev yapan emekli öğretmen Hakan Gezik, örnek bir projeye imza atıyor. Gezik, kendi emekli maaşı ve şahsi birikimlerinden karşıladığı bütçeyle, Türk dünyasını sanat çatısı altında buluşturacak olan "Turan Avazı" şarkı yarışmasını düzenliyor. Sanatçı ruhlu insanların dünyayı güzelleştireceğine inanan Gezik, yozlaşan dünyaya karşı müziğin ve edebiyatın gücüyle memleketi Erzincan'dan sesleniyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>"Türk Gibi Yazar ve Söyleriz"</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Ömer Seyfettin’in “Madem ki Türküz, o hâlde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyar ve Türk gibi yazarız” sözlerini rehber edinen Erzincanlı Hakan Gezik, bir sosyal sorumluluk projesi olarak bu fikri hayata geçirdi. Savaşlara ve bencilliğe karşı "Durun, aklınızı başınıza toplayın" demek isteyen Gezik, her kuruşu helal emekli maaşından ayrılan bu bütçeyle dünyayı şarkılarla güzelleştirmeyi hedefliyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Yarışma Takvimi ve Katılım Koşulları</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Uluslararası bir nitelik taşıyan ve tüm Türk dünyası ile Türk dostlarına açık olan yarışmanın katılım süreci şu şekilde işleyecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Tarihler:</strong> Yarışma 3 Mayıs Türkçülük Günü’nde başlayacak ve 9 Eylül’de (İzmir’in kurtuluşu ve Hakan Gezik’in doğum günü) sona erecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Eser Seçimi:</strong> Katılımcılar, Hakan Gezik’in sözlerini yazdığı 140 eserden birini seçerek kendi tarzlarında icra edecekler. Eserlere dijital platformlardan (YouTube, Spotify, Amazon Music) ulaşılabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Katılım Şekli:</strong> 18 yaşını doldurmuş her birey tek bir eserle katılabilir. Şarkılar solo, düet veya koro olarak; dağ başında, deniz kıyısında veya stüdyoda seslendirilebilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Video Kalitesi:</strong> Paylaşılacak kliplerin Full HD ve üzeri çözünürlükte olması, sarsıntısız görüntülerden oluşması gerekmekte.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Paylaşım:</strong> Videolar 3 Mayıs ile 8 Eylül tarihleri arasında sosyal medyada <strong>#hakangezik</strong> etiketiyle ve <strong>@hakangezik24</strong> hesabı etiketlenerek paylaşılmalı. Ayrıca profilin "gizli" olmaması gerekmekte.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Sembolik Ödüllerle Onur Mücadelesi</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Maddi getiriden ziyade özgüven ve temsilin ön planda olduğu yarışmada ödüller şu şekilde belirlendi:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Birinci:</strong> 30.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>İkinci:</strong> 20.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Üçüncü:</strong> 10.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ayrıca dereceye giren ilk üç haricindeki on kişiye imzalı kitap ve müzik albümü hediye edilecek.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Değerlendirme sürecinde yüzde 50 dinleyici etkileşimi (beğeni, yorum) ve yüzde 50 Hakan Gezik’in tercihi esas alınacak. Kazananlar ise 9 Eylül'de duyurulacak.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Hakan Gezik Kimdir?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">1973 yılında Erzincan’da doğdu. Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi Bölümünü bitirdi. 1996 Eylül ayında Kayseri'de Milli Tarih Öğretmeni olarak göreve başladı. Ülkemizin farklı illerinde görev yaptıktan sonra 2023 yılı Nisan ayında emekli oldu. Erzincan'a yerleşen Gezik, çalışmalarını halen memleketi Erzincan'da sürdürmekte.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/erzincanli-ogretmenden-sinirlari-asan-fedakarlik-emekli-maasiyla-turk-dunyasina-dev-yarisma</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/erzincanli-ogretmenden-sinirlari-asan-fedakarlik.jpg" type="image/jpeg" length="58632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlere Ücretsiz Kırgızistan Kültür Turu! Acele Edin!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/genclere-ucretsiz-kirgizistan-kultur-turu-acele-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/genclere-ucretsiz-kirgizistan-kultur-turu-acele-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı, 18-25 yaş arası gençleri Kırgızistan’ın tarihi ve kültürel dünyasını keşfetmeye davet ediyor;  işte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye ile Kırgızistan arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenlenen "Gençlik Değişim Programı" için heyecanlı bekleyiş sona erdi. Erzincan’daki üniversiteli gençlerin de aralarında bulunduğu tüm adaylar için kapılar açıldı. 12-17 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek bu özel program, gençlere Orta Asya’nın kalbinde unutulmaz bir deneyim ve uluslararası bir vizyon katmayı hedefliyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Başvurular 6 Mart’ta Sona Eriyor</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Zaman daralıyor! Programa katılmak isteyenlerin başvurularını <strong>En geç 6 Mart 2026 saat 23.59’a kadar</strong> tamamlaması gerekiyor. Başvurular sadece Bakanlığın resmi <a href="https://e-genc.gsb.gov.tr/GenelBasvurular/GenclikDegisimKirgizistanBilgileri" rel="nofollow"><strong>e-Genç sistemi</strong></a> üzerinden online olarak kabul edilecek. Elden veya e-posta ile yapılan başvuruların geçersiz sayılacağı bu süreçte, değerlendirme sonucu 20 asil ve 20 yedek katılımcı ilan edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Başvuru İçin Hangi Şartlar Aranıyor?</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Uluslararası bir temsil yeteneği beklenen adaylarda şu kriterlere bakılacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>18-25 yaş</strong> grubunda olmak (2001-2008 yılları arasında doğanlar).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Üniversite öğrencisi ya da mezunu olmak (Ön lisans, lisans veya yüksek lisans).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kendini ifade edebilecek düzeyde <strong>İngilizce</strong> bilmek.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sosyal projelerde, gönüllülük faaliyetlerinde veya sportif alanlarda aktif rol almış olmak.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Bişkek’te Dolu Dolu Bir Hafta</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Bişkek’e yapılacak yolculukla başlayacak olan program, sadece bir gezi değil aynı zamanda bir eğitim ve diplomasi köprüsü niteliğinde. Gençler, Kırgızistan’ın simge noktaları olan Ala-Too Meydanı ve Manas Heykeli’ni gezecek, Manas Destanı’nı yerinde dinleyecekler. Ayrıca geleneksel el sanatları atölyelerinde keçe sanatı ve komuz enstrümanıyla tanışarak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarımı üzerine çalışmalara katılacaklar.</p>

<p style="text-align:justify">Erzincan'dan bu kültürel serüvene ortak olmak isteyen gençler için başvuru ekranı şu an erişime açık durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/genclere-ucretsiz-kirgizistan-kultur-turu-acele-edin</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/03/genclik-degisim-programi.jpg" type="image/jpeg" length="51144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[242 Seyyahın Gözünde 400 Yıllık Kültürel Hafıza]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/242-seyyahin-gozunde-400-yillik-kulturel-hafiza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/242-seyyahin-gozunde-400-yillik-kulturel-hafiza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Osmanlı topraklarını gezen 242 yabancı seyyahın anlatıları üzerinden Türk kültürü, inanç dünyası ve toplumsal yapısı mercek altına alındı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde hazırlanan doktora tezi, Batı zihnindeki Türk imgesini bilimsel verilerle yeniden yorumluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Tarih boyunca imparatorluklar yalnızca askeri ve siyasi güçleriyle değil, dış dünyanın onları nasıl gördüğüyle de şekillendi. Özellikle doğu ile batı arasında bir köprü konumunda bulunan Osmanlı İmparatorluğu, yüzyıllar boyunca Avrupalı seyyahların dikkatini çekti. Peki, bu gezginler Türkleri nasıl gördü? Türk kültürü, Batı’nın metinlerinde nasıl temsil edildi?</p>

<p style="text-align:justify">Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Onur Çetin tarafından hazırlanan ve Prof. Dr. Oğuzhan Aydın danışmanlığında tamamlanan <strong>“Yabancı Gezginlerin Seyahatnamelerinde Türk Kültürü (16–20. Yüzyıl)”</strong> başlıklı doktora tezi, tam 242 seyyahın anlatılarını inceleyerek bu sorulara kapsamlı bir yanıt veriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çalışma, yalnızca seyahat notlarını derleyen bir araştırma değil; Türk-İslam medeniyetinin Batı zihnindeki izdüşümünü çözümleyen, eleştirel ve karşılaştırmalı bir kültür analizi niteliği taşıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>400 Yıllık Gözlem: 242 Seyyah, Tek Bir Kültürel Hafıza</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Tez, 16. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan yaklaşık dört asırlık süreçte Osmanlı coğrafyasını ziyaret eden 242 yabancı seyyahın eserlerine dayanıyor. Avrupa’dan Amerika’ya, Rusya’dan İrlanda’ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen gezginlerin seyahatnameleri; mektuplar, günlükler ve hatıratlar üzerinden inceleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu anlatılar aracılığıyla;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Türk halk kültürü</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sosyal yaşam pratikleri</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Dini ritüeller ve gündelik ibadet hayatı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Şehir yaşamı ve meslek grupları</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eğlence kültürü ve sanat anlayışı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kadın, çocuk ve aile yapısı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Misafirperverlik ve dayanışma geleneği</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">gibi başlıklar çok katmanlı bir analizle değerlendiriliyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Seyahatnameler: Sadece Gezi Yazısı Değil, Tarihsel Belge</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Çalışma, seyahatnameleri yalnızca edebi metinler olarak değil; aynı zamanda tarihsel ve sosyolojik belge niteliği taşıyan kaynaklar olarak ele alıyor. Seyyahların gözlemleri, dönemin sosyal dokusunu, kültürel alışkanlıklarını ve dini hassasiyetlerini yansıtan birer “dış göz tanıklığı” olarak değerlendiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak tez, bu metinleri sorgusuz kabul etmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Seyyahların kişisel dünya görüşleri, ait oldukları kültürel arka plan ve oryantalist eğilimleri de metin çözümlemesinin merkezine alınıyor. Böylece yalnızca “Türkler nasıl anlatıldı?” sorusu değil; “Bu anlatılar hangi zihinsel arka planla üretildi?” sorusu da yanıt buluyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Türk İmgesi: Hayranlık mı, Önyargı mı?</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Araştırmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, seyyahların Türk tasvirlerine ayrılmış. Çalışmada, olumlayıcı ve olumsuz nitelemeler ayrı başlıklar altında inceleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Olumlu tasvirlerde Türkler;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Adaletli</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Misafirperver</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sözünde duran</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ağırbaşlı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Dini hassasiyetleri güçlü</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">bir topluluk olarak betimleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Olumsuz anlatılarda ise;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kibir</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Barbarlık</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Cehalet</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tembellik</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">gibi nitelemeler öne çıkıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tez, bu çelişkili tasvirleri karşılaştırmalı biçimde analiz ederek, Batı’daki Türk imgesinin sabit değil; dönemsel, siyasal ve ideolojik koşullara bağlı olarak değişen bir yapı arz ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Halk Kültüründen Hamam Geleneğine: Gündelik Hayatın Ayrıntıları</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Seyyah anlatılarında Türk halk kültürü geniş bir yer tutuyor. Doğum, sünnet, evlilik ve ölüm ritüelleri; türbe ziyaretleri, halk inançları, renk sembolizmi ve kahvehane kültürü detaylı biçimde aktarılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Hamam kültürü, temizlik anlayışı ve sosyal yardımlaşma pratikleri ise Batılı gözlemcilerin özellikle dikkatini çeken unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle tez, Osmanlı toplumunun yalnızca “resmî” yapısını değil; gündelik hayatın kültürel dokusunu da görünür kılıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Batı Zihninde Türk-İslam İmgesi</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Çalışmanın son bölümlerinde seyahatnamelerin düşünsel altyapısı ele alınıyor. Doğu-Batı üstünlük mücadelesi, temsil politikaları ve ideolojik kurgular analiz edilerek, seyahat metinlerinin sadece gözlem değil; aynı zamanda bir “temsil üretimi” olduğu vurgulanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yaklaşım, çalışmayı salt tarihsel bir incelemenin ötesine taşıyarak kültürel diplomasi, kimlik inşası ve imge politikaları bağlamında da güncel bir zemine yerleştiriyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Kültürel Diplomasiye Katkı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Tez, günümüzde kültürün uluslararası ilişkilerde bir “yumuşak güç” unsuru olarak değerlendirildiği gerçeğinden hareketle, Türk kültürünün dış dünyadaki temsilinin bilimsel verilerle analiz edilmesinin önemine dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Seyahatnameler aracılığıyla şekillenen Türk imgesinin doğru okunması, yalnızca tarihsel bir merak değil; aynı zamanda günümüz kültürel diplomasi politikaları açısından da stratejik bir önem taşıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bilimsel Katkı ve Özgünlük</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Bu çalışma, önceki araştırmalardan farklı olarak;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tek bir milletin seyyahlarıyla sınırlı kalmıyor,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tek bir yüzyıla odaklanmıyor,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tek bir anlatıyı merkeze almıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Farklı dönem ve coğrafyalardan gelen 242 seyyahın anlatıları karşılaştırmalı ve eleştirel bir yöntemle analiz edilerek, Türk halk kültürü ve kimliği çok boyutlu bir perspektifle değerlendiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle tez, seyahatname literatürüne kapsamlı ve disiplinlerarası bir katkı sunuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Dış Gözün Aynasında Kendimizi Okumak</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Yabancı seyyahların metinleri, yalnızca geçmişin tanıklıkları değil; aynı zamanda bir toplumun dış dünyadaki yansımasıdır. Bu tez, Türk kültürünün Batı metinlerindeki izdüşümünü bilimsel bir titizlikle analiz ederek, hem kültürel hafızaya hem de kimlik tartışmalarına yeni bir perspektif kazandırıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Dış gözün aynasında kendimizi okumak, belki de kültürel özgüveni yeniden inşa etmenin en sağlam yollarından biri.</p>

<p style="text-align:justify">Kaynak</p>

<p style="text-align:justify">Çetin, Onur. <em>Yabancı Gezginlerin Seyahatnamelerinde Türk Kültürü (16–20. Yüzyıl)</em>, Doktora Tezi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Ankara, 2025.<em> Tez No; 963018 </em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/242-seyyahin-gozunde-400-yillik-kulturel-hafiza</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/02/242-seyyahin-gozunde-400-yillik-kulturel-hafiza-1155x720.jpg" type="image/jpeg" length="74983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Erzincan Tarihine Ait Filmler Burada!]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/turkiye-ve-erzincan-tarihine-ait-filmler-burada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/turkiye-ve-erzincan-tarihine-ait-filmler-burada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyetin ilk yıllarından Anıtkabir’in inşasına kadar binlerce nadir görüntü, "Film Mirasım" platformuyla dijital dünyada halkın erişimine sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen <a href="https://filmmirasim.ktb.gov.tr/tr/search/0/0/erzincan" rel="nofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>filmmirasim.ktb.gov.tr</strong></span></a> sitesi, tozlu raflarda bekleyen film makaralarını gün yüzüne çıkararak ülkemizin gelişim serüvenini vatandaşlarla paylaşıyor. Birçok kişinin henüz keşfetmediği bu devasa arşiv, Türkiye’nin adeta "görsel almanağı" görevini görüyor. Sitede yer alan görüntüler, sadece birer kayıt değil; bir milletin yeniden ayağa kalkışının ve gelişiminin en canlı kanıtı olarak dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Arşivdeki Erzincan: Tarihe Tanıklık Eden Videolar</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Platformda yer alan binlerce video arasında, şehrimizin geçmişine ışık tutan çok özel kayıtlar da bulunuyor. Erzincan'ın sosyal hayatından önemli tarihi olaylara kadar uzanan bu arşivde, şehrimizle ilgili şu videoları izlemek mümkün:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Ankara-Erzincan Demir Yolu Hattının Açılışı:</strong> Şehrimizin ulaşım tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan bu an, Cumhuriyetin ilk yıllarının ruhunu yansıtıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><img alt="Ankara Erzincan Treni Açılışı" class="detail-photo img-fluid" height="723" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/02/ankara-erzincan-treni-acilisi.jpg" width="1280" /></p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>1939 Erzincan Depremi:</strong> Şehrimizin yaşadığı en büyük acılardan birinin ardından çekilen ve o günlerin zorlu şartlarını belgeleyen tarihi kayıtlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Askeri Okullar Görüntüleri:</strong> Erzincan Ortaokulu'nun o dönemdeki durumunu ve eğitim hayatını gösteren nadir videolar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Devlet Büyüklerinin Ziyaretleri:</strong> Celâl Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan gibi isimlerin farklı yıllarda şehrimize gerçekleştirdiği ziyaretlerden kesitler.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yurdumuzu Tanıyalım (Doğu Anadolu):</strong> 1950-1960 yılları arasını kapsayan ve Erzincan’ın o dönemki çehresini gösteren tanıtım filmi.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Yıllara Göre Türkiye Panoraması</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde site; görüntüleri yıllara ve kategorilere göre sınıflandırıyor. Merak ettiğiniz bir dönemi seçerek o yılların sosyal yaşamını, kılık kıyafetini ve mimarisini incelemek mümkün. Ülkemizin gelişimini merak eden gençler için bu platform, ders kitaplarından çok daha fazlasını, bizzat o anın ruhunu sunuyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><span style="color:#c0392b"><strong>Herkesin Erişebileceği Bir Kültür Hazinesi</strong></span></h3>

<p style="text-align:justify">Tamamen ücretsiz ve halka açık olan bu platform, araştırmacıların yanı sıra tarih meraklısı her yaştan vatandaşa hitap ediyor. Eski sokaklardan bayram kutlamalarına kadar uzanan geniş yelpazede, geçmişin siyah-beyaz dünyası bugünün yüksek çözünürlüğüyle buluşuyor. Kültürel mirasımıza tanıklık etmek ve o günlerin atmosferini hissetmek isteyenler için bu site, keşfedilmeyi bekleyen dev bir dijital hazine olarak duruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sümeyra İÇER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/turkiye-ve-erzincan-tarihine-ait-filmler-burada</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/02/film-mirasim-sitesi.jpg" type="image/jpeg" length="72764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemah’ta Yeni Buluşma Noktası: Kültür Evi Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/kemahta-yeni-bulusma-noktasi-kultur-evi-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/kemahta-yeni-bulusma-noktasi-kultur-evi-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemah Belediyesi’nin öncülüğünde hayata geçirilen Kemah Kültür Evi; taziye, toplantı, misafir ağırlama ve sosyal organizasyonlara ev sahipliği yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kemah’ta uzun süredir ihtiyaç duyulan önemli bir sosyal yatırım daha hayata geçirildi. İlçede taziye, toplantı, misafir ağırlama, dinlenme ve yemek organizasyonları gibi birçok amaçla kullanılacak olan <strong>Kemah Kültür Evi</strong>, vatandaşların hizmetine sunuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Kemah Belediye Başkanı <strong>Cevdet Bayram’ın öncülüğünde</strong> hayata geçirilen proje, ilçe halkı tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Kemah’ın sosyal yaşamına yeni bir soluk kazandıracak olan kültür evi, aynı zamanda birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirecek önemli bir merkez olma özelliği taşıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>“Kemah’ın Çehresini Değiştirecek Bir Adım”</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Kemahlılar Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından yapılan açıklamada, yeni dönemde Kemah’a katma değer sağlayan hizmetlerle ilçenin çehresini değiştirme yolunda önemli adımlar atan Belediye Başkanı Cevdet Bayram başta olmak üzere, projeye destek veren herkese teşekkür edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Açıklamada, Kemah Kültür Evi’nin sadece bir bina değil, aynı zamanda hemşehrilerin bir araya geleceği, acıların ve sevinçlerin paylaşılacağı güçlü bir sosyal buluşma noktası olacağı vurgulandı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Sosyal Hayata Güçlü Katkı</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Kemah Kültür Evi’nin;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Taziye ve anma programları,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Toplantı ve istişareler,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Misafir ağırlama organizasyonları,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yemekli etkinlikler ve sosyal buluşmalar için aktif olarak kullanılacağı belirtildi.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">İlçe halkının ortak kullanımına sunulan bu yatırımın, Kemah’ın sosyal dokusunu güçlendirmesi ve hemşehriler arasındaki dayanışmayı artırması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kemahlılar Derneği, açıklamasını “Kemah’ımıza ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olsun” ifadeleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/kemahta-yeni-bulusma-noktasi-kultur-evi-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/02/kemahta-yeni-bulusma-noktasi-kultur-evi-kapilarini-acti.jpg" type="image/jpeg" length="75470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Medeniyet Hafızasının İnşası: İlim Yayma Cemiyeti 74 Yıldır Eğitimi, Kültürü ve Sanatı Mayalıyor]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/bir-medeniyet-hafizasinin-insasi-ilim-yayma-cemiyeti-74-yildir-egitimi-kulturu-ve-sanati-mayaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/bir-medeniyet-hafizasinin-insasi-ilim-yayma-cemiyeti-74-yildir-egitimi-kulturu-ve-sanati-mayaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi’nin haftalık programında İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Mesut Deniz, cemiyetin tarihini, vizyonunu ve eğitim-kültür odaklı çalışmalarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Erzincan Şubesi’nin bu haftaki kültür ve sanat programında, İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Mesut Deniz konuk edildi. Programda Deniz, cemiyetin kuruluşundan günümüze uzanan serüvenini kapsamlı bir sunum eşliğinde katılımcılarla paylaştı.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>İLİM YAYMA CEMİYETİ’NİN TARİHİ TÜRKİYE’NİN TARİHİDİR</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Konuşmasında İlim Yayma Cemiyeti’nin Türkiye’nin demokrasi ve eğitim mücadelesiyle birlikte şekillendiğini vurgulayan Mesut Deniz, 1950’li yıllarda imam hatip okullarının açılmasının önündeki engellerin kaldırılmasının ardından Mahmut Celâlettin Ökten Hoca ve 68 hayırseverin öncülüğünde cemiyetin 11 Ekim 1951’de kurulduğunu hatırlattı.</p>

<p style="text-align:justify">Cemiyetin ilk büyük faaliyetinin 17 Ekim 1951’de Fatih’teki İmam Hatip Okulu’nun açılması olduğunu belirten Deniz, bugün Türkiye genelinde 100’ün üzerinde imam hatip okulunun açılmasına öncülük ettiklerini ve öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla çok sayıda ortaöğretim yurdu inşa ettiklerini söyledi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>MİSYON VE VİZYON: DEĞERLERLE YOĞRULMUŞ NESİLLER</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Deniz, cemiyetin misyonunun milli, ahlaki, dini, manevi ve kültürel değerleri benimseyen; vatanını ve milletini seven bireylerin yetişmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Vizyonlarının ise İlim Yayma Cemiyeti’ni eğitim ve kültür alanında uluslararası standartlarda hizmet veren, saygın ve etkili bir sivil toplum kuruluşu haline getirmek olduğunu dile getirdi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>EĞİTİMDEN KÜLTÜRE, SOSYAL SORUMLULUKTAN SANATA</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sunumda Fatih Sahn-ı Seman Medreseleri, Sefer Lise Akademik Destek Programı, Hafızlık Mesleki Hazırlık Programı, Anadolu Kariyer Programı, Kariyer Enstitüsü, Öğretmenlik ve İlahiyat Vizyon Programları, İYEM Akademi, İlimler ve Sanatlar Merkezi ve Marifet Okulu gibi çalışmalar hakkında bilgi verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca İlim Yayma Vakfı ile iş birliği içerisinde lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine burs sağlandığı, akademisyenlere bilimsel çalışmaları için destek verildiği, kız öğrenci yurtlarında barınma ve burs hizmetleri sunulduğu aktarıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Gazze’de kurulan aşevinde günlük 3.500 kişiye sıcak yemek ulaştırıldığı ve bu çalışmalara şubeler aracılığıyla düzenli destek verildiği de programda paylaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Tyb (2) 960X720-3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/01/tyb-2-960x720-3.jpeg" width="960" /><img alt="Tyb (3) 960X720" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/01/tyb-3-960x720.jpeg" width="960" /><img alt="Tyb (1) 960X720" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dogugazetesicom.teimg.com/dogugazetesi-com/uploads/2026/01/tyb-1-960x720.jpeg" width="960" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/bir-medeniyet-hafizasinin-insasi-ilim-yayma-cemiyeti-74-yildir-egitimi-kulturu-ve-sanati-mayaliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/01/tyb-4-960x720.jpeg" type="image/jpeg" length="15309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu’nun Mumya Sırrı Erzincan’da]]></title>
      <link>https://www.dogugazetesi.com/anadolunun-mumya-sirri-erzincanda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogugazetesi.com/anadolunun-mumya-sirri-erzincanda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sultan Melik Türbesi, Bin Yıllık Bir Geleneğin Sessiz Tanığı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Anadolu’da mumya olur mu? Bu soru, çoğu zaman şaşkınlıkla karşılanır. Zihinlerde Mısır piramitleri, firavunlar ve Nil kıyıları canlanır. Oysa Anadolu’nun kalbinde, Fırat havzasının kadim topraklarında yer alan Erzincan, bu ezberi bozan güçlü bir gerçeği saklıyor. Kemah ilçesindeki Sultan Melik Türbesi, yalnızca bir anıt mezar değil; Anadolu’da mumyalama geleneğinin somut, sessiz ve çarpıcı bir kanıtı.</p>

<p style="text-align:justify">Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’nun sosyal medya paylaşımıyla yeniden gündeme gelen Sultan Melik Türbesi, Anadolu’da ölüm sonrası bedeni koruma düşüncesinin nasıl köklü bir kültüre dayandığını gözler önüne seriyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>BİR GAZİNİN, BİR MEDENİYETİN İZİ</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sultan Melik Türbesi, Mengücekli hükümdarı Melik Alp Karaaslan adına inşa edildi. Sultan Melik, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde ön saflarda yer alan gazilerden biri olarak biliniyor. Onun adı, yalnızca askeri başarılarla değil, ardında bıraktığı mimari ve kültürel mirasla da yaşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kemah’ta yükselen bu yapı, Anadolu’da Selçuklu kimliğinin erken ve güçlü izlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>TAŞTA VE TUĞLADA SELÇUKLU İMZASI</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Türbe, Selçuklu kümbet mimarisinin seçkin örneklerinden biri. Alt bölümü kare planlı, gövdesi çokgen formda yükselen ve üstü külahla örtülü olan yapı; tuğla işçiliği, geometrik süslemeleri ve dengeli oranlarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu mimari dil, yalnızca estetik bir tercih değil; dönemin dünya görüşünü, ölüm ve sonsuzluk anlayışını da yansıtan sembolik bir anlatı sunuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>MEZAR ODASINDAKİ SESSİZ TANIK: MUMYALI NAAŞ</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sultan Melik Türbesi’ni Anadolu’daki birçok kümbetten ayıran en çarpıcı unsur, mezar odasında yer alan sandukada bulunan mumyalanmış naaş. Sultan Melik’e ait olduğu değerlendirilen bu naaş, eski Türk gelenekleri ve inançlarının etkisiyle mumyalanmış durumda.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durum, Anadolu’da mumyalamanın yalnızca Mısır’a özgü olmadığını; Türk-İslam dünyasında da farklı yöntemlerle uygulandığını gösteriyor. Amaç, ruhun öteki dünyadaki yolculuğunda bedenin bozulmadan korunması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>ANADOLU’NUN GİZLİ MUMYA HARİTASI</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Anadolu, sanılandan çok daha zengin bir mumya mirasına sahip. Kapadokya bölgesinde Aksaray ve Niğde’de bulunan çocuk ve kedi mumyaları, Ortaçağ’dan kalma inanç dünyasına ışık tutuyor. Amasya’da ise İlhanlı soylularına ait, iç organlarıyla birlikte mumyalanmış örnekler bulunuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu örneklerin her biri farklı dönemlere, farklı kültürlere ait. Ancak Erzincan’daki Sultan Melik Türbesi, Türk-İslam geleneği içinde mumyalamanın erken ve özgün örneklerinden biri olmasıyla ayrı bir yerde duruyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>ERZİNCAN’IN FARKI: MUMYA VE MANEVİYAT BİR ARADA</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Sultan Melik Türbesi, yalnızca arkeolojik bir buluntu alanı değil. Aynı zamanda manevi yönü güçlü, ziyaret edilen, yaşayan bir kültürel mekân. Bu yönüyle Erzincan, mumyayı müze vitrininin soğukluğundan çıkarıp yaşayan tarih algısının içine yerleştiriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Burada mumya, sergilenen bir nesne değil; bir medeniyetin inanç dünyasının parçası.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>ANADOLU’DA MUMYA VAR MI? ERZİNCAN'DA CEVABINI VERİYOR</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Vali Hamza Aydoğdu’nun dikkat çektiği Sultan Melik Türbesi, bu soruya en net yanıtı veriyor:<br />
Evet, Anadolu’da mumya var.<br />
Üstelik bu mumyalar, yalnızca bedenleri değil; bin yıllık inançları, kültürleri ve yaşam felsefelerini de günümüze taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Erzincan, Sultan Melik Türbesi ile Anadolu’nun bilinmeyen katmanlarına açılan güçlü bir kapı sunuyor. Tarihin sessiz tanıkları, Kemah’ta ziyaretçilerini bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kiraz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.dogugazetesi.com/anadolunun-mumya-sirri-erzincanda</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogugazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogugazetesi-com/uploads/2026/01/anadolunun-mumya-sirri-erzincanda.jpg" type="image/jpeg" length="58263"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
