Soğan çiğ, pişmiş, soslarda veya konserve olarak yenebilir. Ancak faydasını elde edecek miktar hala tam olarak belirlenememiştir ancak bazı araştırmalar günde en az 25 gram tüketilmesi gerektiğini göstermektedir.

Ayrıca soğan, şurup veya uçucu yağ şeklinde elde edilebilir, bu durumda günde 3 defa 1 çorba kaşığı tüketilmesi tavsiye edilir.

‘Sağlıklı Ama Keserken Ağlatıyor’ Diyorsanız…

1.Soğanı dilimlerken, soğan tarafından üretilen kükürt bazlı gaz dışarıya salınır. Bu gaz gözdeki suyla reaksiyona girerek sülfirik asit oluşmasına neden olur. Bu tahriş edici maddeyi gözlerden uzaklaştırmak isteyen gözyaşı kanalları yaş üretir. Soğanı keserken yüzünüzü soğandan uzaklaştırın. Böylece salınan gaz gözlerinize ulaşmadan önce dağılır.

2.Soğanı doğramadan önce buzdolabında bekletin. Böylece soğanın içerisindeki kimyasal salınım yavaşlar ve ağlamadan yemek yapabilirsiniz. -Soğan doğrarken sakız çiğnenmelidir. -Ağzınızda bir dilim limon, bir küp şeker veya bir dilim ekmek bulundurun.

3. Soğan doğrarken ağzınıza kibrit ya da ekmek koyun.

4. Soğan keserken sakız çiğneyin böylece gazı gözlerden uzak tutmuş olursunuz.

5. Soğanı suyun içinde doğrayarak gazın havaya karışmasını engelleyin

Salatasından Turşusuna Soğanın Faydaları

Genellikle yemeklerimize ilave ettiğimiz soğanın vücut için bir savaşçı olarak çalıştığını biliyor musunuz? Eski zamanlardan beri tedavi amaçlı kullanılan soğan özellikle baş ağrısı, kalp hastalıkları ve ağız yaralarının tedavisinde kullanılmıştır. Antik çağlardan beri faydaları bilinen bu besinin vücut için ne faydalar sağladığını okuyun.


 

1. Bağışıklık İçin Kalkan

Düşük kaloriye sahip olmasının yanı sıra vitamin, mineral ve lif açısından zengin olan soğan, içeriğindeki yüksek C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek mikroplarla savaşır. Aynı zamanda kolejen üretimine, hücrelerin yenilenmesine ve demir emilimine yardımcı olur. Özellikle yaz aylarında domates, salatalık, biber, maydanoz, nane ve soğanla birlikte yapılan salatalar ile bağışıklık sistemi güçlenir ve kilo kontrolü sağlanabilir.

2. Hücreleri Korur

İçerdiği C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra hücreleri, serbest radikaller olarak bilinen moleküllerin verdiği hasarlara karşı korur. B9 ve B6 vitamini dahil olmak üzere B vitaminleri açısından zengin olan soğan, metabolizmanın düzenlenmesi, alyuvarların üretilmesi ve sinir sistemi için de önemlidir.

3. Kalp Hastalıkları Riskini Azaltır

Soğan içerdiği antioksidanlar ve vücuttaki inflamasyon ile savaşan bileşikler sayesinde trigliserid seviyesini düşürür ve kolesterolü düzene sokar. Böylece kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır. Aynı zamanda içerdiği bileşenler sayesinde yüksek kan basıncını dengeleyerek yüksek tansiyon gibi hastalıkların önüne geçmeye yardımcı olur. Ayrıca idrar söktürücü soğanın, vücuttan toksinlerin atılmasına ve kanın temizlenmesine destek olduğu bilinir. Araştırmalar, soğanın koroner damarlarda genişleme sağladığı ve kalbi güçlendirdiği belirtir.

4. Antioksidan Deposudur

Antioksidanlar, hücresel hasara yol açan kanser, diyabet ve kalp hastalığı gibi hastalıkların engellenmesine yardımcı olan bir bileşendir. Antioksidan açısından oldukça zengin olan bu sebze, 25 farklı çeşit flavonoid ve antioksidan içerir. Kalp hastalıkları, kanser ve diyabete karşı koruyucu etkisi olan antosiyaninler ise özellikle kırmızı soğanda bol miktarda bulunur. Araştırmalar beslenmelerinde soğan ve sarımsak tüketen kişilerin, yumurtalık, bağırsak, gırtlak gibi bazı kanser türlerine yakalanma olasılığının daha az olduğunu gösterir.

5. Gribe Karşı Savaşarak Hastalanmanızı Önler

İçeriğindeki sulfosid ve allisin sayesinde doğal antibiyotik görevi görür. Nezle ve soğuk algınlığı ile boğaz iltihabının önlenmesinin yanı sıra, vücuttaki enfeksiyon ve mikroba karşı birer savaşçı edasıyla mücadele eder.

Kaynak; www.acibadem.com.tr

Denizanası çarpması, sokması durumunda yapılması gerekenler Denizanası çarpması, sokması durumunda yapılması gerekenler

Editör: Merve Kiraz