A’dan Z’ye programlanmış, içinde bazı pratik detaylar da barındıran 3 günlük Bakü rotası:

Bakü’ye Ne Zaman Gidilir?

Eğer aşırı soğuklar ve sıcaklar gezip keşfetme hevesini kırıyorsa senin için Bakü’ye gitmenin en güzel zamanı sonbahar ve ilkbahar aylarıdır. Kışın soğuk ve yağışlı, yazları ise sıcaklıkların yüksek olduğu bir iklimi var. Özellikle ekim-kasım ve nisan-mayıs ayları ideal zamanlar.

Bakü’de Hangi Para Birimi ile Harcama Yapılır?

Azerbaycan’da para birimi olarak manat kullanılıyor.  Her ne kadar manat liradan değerli olsa da Bakü, konaklama ve yeme içme bakımından pahalı bir şehir değil. Bu nedenle harcamalarını Türkiye standartlarında, hatta zaman zaman biraz daha uygun fiyatlı olacak şekilde düşünebilirsin. Ancak giyim alışverişinde aynı şeyi söylemek mümkün değil. Global markaların Bakü mağazalarında aynı ürünlerin çok daha yüksek fiyatlarla satışa sunulduğunu göreceksin.

Bakü’de nakit harcamaların için döviz bürolarından para çevirmek yerine ATM’lerden para çekmeni tavsiye ederiz. Maalesef Bakü’de döviz büroları çok yüksek komisyonlarla işlem yapıyor. ATM’lerden çekeceğin nakitlerde hem kur hem de komisyon bakımından çok daha avantajlı döviz alışverişi yapabilirsin. 

Bakü’de Nerede Kalınır?

Bakü’de şehir merkezinde kalmak, gezilecek yerlere yakınlık bakımından oldukça avantajlı bir karar olacaktır. Bakü merkezini Nizami Caddesi’ne ve İçerişehir’e yakınlık üzerinden ölçebilirsin. Ayrıca metro hattının Nizami durağı ve İçerişehir durağının kalacağın yere yakın olması, merkezden uzaktaki gezilecek yerlere kolayca ulaşmanı sağlayacaktır. Havalimanından şehir merkezine gitmek için en hesaplı seçenek ise Bolt uygulaması ile araç çağırmak. Taksiden ve diğer transfer hizmetlerinden daha uygun olduğunu kısa bir araştırma sonucu sen de fark edeceksin.

Şimdi, Bakü seyahat rehberine geçelim.

3 Günlük Bakü Rotası

Bakü’de 1. Gün

Bakü uçuşlarımız genellikle gece saatlerinde olduğu için varış saatin sabaha karşı olacak. Eğer gider gitmez odana yerleşmek ve biraz dinlenmek istersen otel rezervasyonunu bir gün önceden başlatmayı unutma. Eğer “Gerek yok, sırt çantamla geldim. Check-in saatine kadar şehri turlarım.” diyorsan gitmeden önce mutlaka kendine 24 saat açık bir kafe/restoran bulmanı öneririz. Böylece biraz dinlenme ve bir şeyler yiyip içme fırsatı bulabilirsin. Mevsime göre kafelerin 24 saat açık olma durumu değişebiliyor, bu yüzden doğrudan bir adres veremiyoruz. Ancak İçerişehir’deki mekanlar arasında mutlaka 24 saat açık bir işletme bulacaksın.

Bakü’de kahvaltı için gidebileceğin birkaç mekan önerisi ile başlayalım. İlk günü İçerişehir’i gezmeye ayıracağımız için kahvaltımızı da buradaki bir mekanda yapmak en mantıklısı. Önerilerimiz şöyle:

  1. Pendir&Chorek: İçerişehir’in girişinde solda yer alan restoran, geleneksel Azerbaycan kahvaltısı sunuyor. Özellikle menemenlerini denemeni tavsiye ederiz.
  2. Çay Bağı 145: İçerişehir’de Qız Qalası’nın hemen yanı başında yer alan Çay Bağı’nda manzaraya karşı kahvaltı etme keyfi yaşayabilirsin.
  3. Araz Terrace: Azerbaycan’ın kokulu çayı eşliğinde serpme kahvaltı ve otlu gözleme favorimiz. 

Azerbaycan geleneksel kahvaltı

Kahvaltıdan sonra ilk günümüzü İçerişehir’i gezmeye ayırıyoruz. İçerişehir yani Old City, şehrin etrafı surlarla çevrili eski yerleşim yerini ifade ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan İçerişehir’in tarihi Paleolitik Dönem’e kadar uzanıyor. Sokakları labirenti andıran İçerişehir’deki tarihi binalarda nesillerdir burada yaşayan bölge sakinlerinin evleri, mağazalar, oteller, kafeler ve restaurantlar yer alıyor. İçerişehir’in sokaklarında bir fotoğraf turu attıktan sonra Bakü’de gezilecek yerler listemizin ilk sıralarına geçebiliriz:

  1. Şirvanşahlar Sarayı: İçerişehir’le birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Şirvanşahlar Sarayı, 15. yüzyılda Şirvanşahlar hanedanlığının sarayı olarak inşa edilmiş. O dönemle ilgili birçok ipucu barındıran, şehrin en önemli tarihi yapılarından biri.
  2. Qız Qalası: İçerişehir’in sahil kısmında yer alan bu tarihi yapının inşa edilme amacıyla ilgili farklı tezler mevcut. Qız Qalası’nı gezerken bu tezlerle ilgili bilgiler edinip sonrasında kulenin terasına çıkarak Bakü’yü kuş bakışı izleyebilirsin.
  3. Mir Teymur Memmedov’un Evi: Sana her Bakü rehberinde kolay kolay bulamayacağın bir önerimiz var. Azerbaycan’ın ünlü seramik sanatçısı ve ressamı Mir Teymur Memmedov, İçerişehir’de yer alan evini bir sanat eserine dönüştürdü ve bu evi ziyarete açtı. Kapısını çaldığında öğrencilerinden birinin aşağı inip hem evin muhteşem avlusunu hem de sanatçısının eserlerinin olduğu bölümü rehberlik ederek gezdirme ihtimali var. Şansını mutlaka dene. Evin dış cephesi de sanatçının seramikleriyle çevrili olduğu için İçerişehir turunda mutlaka bu eve rastlayacaksın.

Çay, kahve eşliğinde tatlı molasının tam zamanı. Nizami Caddesi ve bulvara çıkan sokaklarda birbirinden güzel kafeler bulunuyor. Favorilerimizden bazıları ise şöyle:

  1. Entree Bakery Chain: Oldukça lezzetli kahve ve hamur işi çeşitleriyle güzel bir dinlenme noktası.
  2. Lvov Şokolad Evi: El yapımı çikolatalarla hazırlanan waffle, sufle ve diğer tatlılar eşliğinde çay ve kahve içmek için ideal yerlerden biri.
  3. Paris Bistro: Bakü’de Paris atmosferinde tatlı ve kahve için uğranacak kaliteli adreslerden biri. Paris Bistro’da geceleri canlı müzik de oluyor, aklında olsun. 

Bakü’de 1. gün önerilerimizi akşam yemeği için tercih edebileceğin, yöresel yemekler sunan restoranlarla sonlandıralım:

  1. Dolma Restaurant: Bakü’de birçok restoranda karşına çıkacak olan xırt-xırtlı badımcan salatasını, lüle Kebabını, şah pilavını burada deneyebilirsin. Merkezde yer alan meşhur restoranlardan Dolma’da her akşam canlı müzik dinlemek de mümkün. Yerel sanatçıların yöresel enstrümanlar eşliğinde söyledikleri Azeri müzikleri yemeğine eşlik edecek. 
  2. Sehrli Tendir: İçerişehir’de yer alan restoranda eski usul tandırda pişen tandır ekmekleri eşliğinde yöresel yemeklerin tadına varabilirsin. 
  3. Qurban Said: İçerişehir’de Şirvanşahlar Sarayı’na yakın bir konumda bulunan Qurban Said’e gündüz çay kahve için gidebileceğin gibi akşam yemeği için de uğrayabilirsin. Bakü’de hemen her restoranda karşına çıkacak olan Azerbaycan’ın geleneksel mantısı hengelin (xengel) en başarılı örneklerinden birine burada rastlayacaksın.

Bakü’de 2. Gün

Bakü gezimizin 2. gününde yola çıkış noktamız Fevvareler Meydanı ve Nizami Caddesi olacak. Nizami Caddesi ve bu caddeyi kesen diğer caddelerin şehirdeki önemini İstiklal Caddesi’nin İstanbul için önemiyle değerlendirebilirsin. Mağazalar ve restoranlarla sıralı bu caddede ve hatta Bakü’nün büyük bir çoğunluğunda dikkatini çeken en önemli detay şehrin temizliği olacak. 

Nizami caddesi, Bakü seyahati

2. günümüzde kahvaltı için yöresel restaurantların dışında şehrin dinamik ve modern yüzüyle seni tanıştıracak iki farklı önerimiz olacak. 

  1. Cafe de Central: Zarifa Aliyeva Caddesi’nde, Paris Bistro’nun hemen yanında bulunan bu şirin kafede ister menemenli, ister kruvasanlı kahvaltı edebilirsin.
  2. The Bagel Bar Coffe House: New York usulü bagel servis eden kafede, kahve eşliğinde istediğin içeriğe sahip bagel’la güzel bir kahvaltı deneyimi yaşayabilirsin. 

Kahvaltıdan sonra yolumuzu bulvara doğru çeviriyoruz ve Hazar Denizi manzarasına karşı geniş bir park olan meşhur Bakü Bulvarı’nda yürümeye başlıyoruz. Bu parkın içinde bisiklet ve kaykay alanlarının yanı sıra kafe ve restoranlar, yat kulübü, alışveriş merkezleri, müze ve gösteri merkezi gibi birçok sosyal alan mevcut. Parktaki yürüyüşün ardından eğer alışveriş yapmak istersen Park Bulvar ya da Deniz Mall alışveriş merkezlerine uğrayabilirsin. 

Bulvar boyunca güneybatı istikametinde ilerlerken ziyaret edeceğimiz yerler ise şöyle:

Ulusal Sahil Parkı, Azerbaycan

  1. Azerbaycan Halı Müzesi: Dünyanın ilk ve en büyük halı müzesi olan bu müzenin mimarisi de katlanmış bir halı şeklinde. Orta Çağ’dan bu yana dokunmuş olan ve Azerbaycan’ın farklı noktalarını temsil eden binlerce halı burada ziyaret edilebilir. 
  2. Şehitler Hıyabanı ve Dağüstü Parkı: Halı müzesinden çıktıktan sonra yolumuzu Şehitler Hıyabanı’na doğru çeviriyoruz. Buraya çıkmak için ya onlarca basamaktan oluşan merdivenleri tırmanmak ya da biraz bekleyip fünikülere binmek gerekiyor. Elbette fünikülere binmek çok daha konforlu bir tercih olacak. Ayrıca etrafı tamamen camla kaplı olduğu için kısa süren bu füniküler yolculuğu boyunca Bakü manzarasını seyretmek de mümkün. Şehitlikte hem Birinci Dünya Savaşı esnasında şehit olan Türkiye Türkü ve Azerbaycan Türkü askerlerin mezarları hem de 20 Ocak 1990 yılında gerçekleşen katliamın şehitlerinin mezarı bulunuyor.

Şehitliğin sonunda, içinde sönmeyen ateş bulunan bir anıt yer alıyor. Anıtın hemen solundan devam ettiğinde ise Dağüstü Park olarak adlandırılan parka inmiş olacaksın. Bu park tepede konumlanmış; önünde bulvar ve Hazar Denizi, arkasında Ateş Kuleleri bulunan ve her gün onlarca turist tarafından ziyaret edilen önemli bir gezi noktası. 

Sehitler Hıyabanı, Bakü

Kurban Bayramı Öncesinde En İyi Vakum Makineleri Kurban Bayramı Öncesinde En İyi Vakum Makineleri

3. Çemberekend Parkı: Şehitlikten çıktıktan sonra şehir merkezine doğru yürürken sol tarafında Azerbaycan’ın en önemli simgesi olan Alev Kuleleri’ni (Flame Towers) göreceksin. Şehrin farklı noktalarından da görülebilen bu simge yapıların hemen sol tarafında Bakü’nün en güzel parklarından biri olan Çemberekend Parkı yer alıyor. Bu park bitki çeşitliliği açısından zengin, içinde çocuk parkı ve seyir terası bulunan keyifli bir dinlenme alanı. Parkın tepe noktasında yer alan kafeden alacağın içeceğinle seyir terasındaki banklara uzanarak manzaranın tadını çıkarabilirsin. 

Bakü gezimizin 2. gününde akşam yemeği için önerilerimizden biri şehir merkezinde, diğeri ise şehir merkezinden araba yolculuğuyla yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer alan, ama kesinlikle gittiğine değecek bir mekan olacak.

  1. Syrovarnya Bakü: Dünya mutfağının en başarılı örneklerini sunan oldukça şık bir restoran Syrovarnya Bakü. Etkileyici iç ve dış mekan atmosferi ile de her anlamda tatmin edici bir deneyim yaşatıyor. Yemek menüsünün yanı sıra tatlı menüsüyle de alışılmışın dışında birbirinden lezzetli seçenekler sunuyor.
  2. Veten Restaurant: Ayrı ayrı odalardan oluşan bu restoranda geleneksel Azerbaycan lezzetlerini tadabilirsin. Akşam saatlerinde canlı müziğin eşlik ettiği hoş bir atmosferde yemek yemek için ideal bir nokta. 

Filarmoniya Bağı, Azerbaycan

Bakü’deki 2. günümüzde akşam yemeğinden sonra capcanlı, gerçek bir Bakü sokak deneyimi için kendimizi Filarmoniya Bağı’na atıyoruz. Burası Azerbaycan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi’nin hemen yanı başında bulunan bir park ve Bakü’nün en güzel, en romantik parkı. Parkta yer alan saatin hemen altında halkın kullanımına bırakılan piyano etrafında toplanan insanlar; piyanoyu çalan, çalana sesiyle eşlik eden ve onları dinleyen kalabalıkla unutulmaz bir Bakü hatırası için mutlaka uğranması gereken bir yer. 

Bakü’de 3. Gün

Bakü’deki 3. günümüzde kahvaltı için sana önerimiz Hazar Denizi’nin kıyısında, alışkın olduğumuz usulde tam bir Türk kahvaltısı şeklinde olacak. Bunun için öncelikle Bakü Bulvarı’na inip kısa bir yürüyüş yaparak deniz havasını içimize çekiyoruz ve sonra Deniz Mall’a varıyoruz. Deniz Mall’da kahvaltı için önerdiğimiz mekan ise şurası:

  1. Coffeemania Deniz Mall: Zengin bir menüsü olan Coffeemania’nın açık bölümünde denize nazır oturarak lezzetli örnekleriyle serpme Türk kahvaltısını deneyebilirsin. 

Eğer geleneksel bir restoranda daha yerel bir deneyim yaşamak istersen sana önerimiz şöyle:

2. Qaynana Restaurant: İçerişehir’de kahvaltısı ziyaretçiler tarafından sevilen ve tavsiye edilen restoranlardan biri. Bakü’deki son gününde kokulu Azeri çayı eşliğinde ihtiyacın olacak enerjiyi verecek doyurucu bir kahvaltıdan sonra yola devam ediyoruz.

Bakü’deki son günümüzü Bakü’nün mutlaka görülmesi gereken yerlerinden birine ayırıyoruz. Bugün son günümüzde Bakü Haydar Aliyev Kültür Merkezi’ni ziyaret edeceğiz. Merkezden Haydar Aliyev Kültür Merkezi’ne gitmek için metroyu kullanabilirsin. İçerişehir durağından bineceğin kırmızı hat ya da Nizami durağından bineceğin yeşil hat üzerinde, Neriman Nerimanov durağında inerek kısa bir yürüyüşle kültür merkezine varabilirsin. 

  1. Haydar Aliyev Kültür Merkezi: Konsept tasarımını ünlü mimar Zaha Hadid’in, detay tasarımlarını ise Kıbrıslı Türk Mimar Saffet Kaya Bekiroğlu’nun yaptığı bu devasa kültür merkezinin içerisinde; müze, sergi alanları, konser salonu ve konferans salonları bulunuyor. Müze kısmını gezmek için ayrı, dönemsel sergileri gezmek için ise ayrı bilet almak gerekiyor. Müze kısmında Azerbaycan kültür ve sanatına dair birçok detay bulacağın bölümler ile Haydar Aliyev’in hayatı ve hatıraları üzerine düzenlenmiş bölümü ziyaret edebilirsin.
  2. Bakü Book Center: Haydar Aliyev Kültür Merkezi’nden çıktıktan sonra rotamızı şehir merkezine doğru çeviriyoruz ve tekrar Neriman Nerimanov metro durağına giderek kırmızı hatla Sahil durağına doğru yola çıkıyoruz. Sahil durağında indikten sonra 4-5 dakikalık bir yürüme sonrası Bakü’nün en güzel kitapçılarından birine gidiyoruz. Burası hem kitapçı hem kütüphane hem kafe hem de birbirinden güzel hediyelik eşya satan muhteşem bir zaman geçirme noktası. 

Bakü gezimizde son gün akşam yemeği için iki farklı önerimiz olacak. Biri geleneksel bir deneyim sunarken diğeri ise yerli halkın vakit geçirmekten hoşlandığı farklı bir deneyime davet ediyor: 

  1. Şirvanşah Museum Restaurant: Bakü’ye gelip de görülmesi gereken yerlerin arasında bulunan bu restoran, tarihi bir atmosferin içerisinde Azerbaycan kültürüne ait birçok ögeyi bir arada sunuyor. Düşbere çorbası, yaprak sarması, kebap çeşitleri ya da ilgini çeken diğer yerel yemeklerin en güzel örneklerini burada deneyebilirsin.
  2. Paulaner Baku: Burası bir Alman restoranı. Birçok Bakülü gencin vakit geçirmekten hoşlandığı, zengin menüsü ve farklı atmosferiyle görülmesi gereken yerlerden biri. Eğer yerel lezzetlere doyduysan ve farklı bir şeyler denemek istersen buraya uğramanı öneririz. 

Bakü sokaklarında çok fazla sokak müzisyenine, her akşam canlı müzik etkinliği sunan kafe ve restorana rastlayacaksın. Bakü gecelerinin zevki kalabalık caddelerde, iyi müziğin sesinin yayıldığı yerlerde çıkar. Geceleri değerlendirmek için mutlaka müziğin sesini takip et. 

Fotoğraf açıklaması yok.

Editör: Saliha Kara