8 Bin kişiye aşure dağıtıldı

Düzenlenen aşure programında konuşan Cumhuriyet Mahallesi Cem Evi Dedesi Sadık Düzgün şu ifadeleri kullandı; “Dünya tarihi kurulduğu günden bu güne kadar insanlık çeşitli varlıklara tapmıştır. Örneğin yer tanrısı, gök tanrısı, su tanrısı gibi bu dönemlerde totem yani çok tanrılı dönemler demekteyiz. Özellikle tek tanrılı dönemlerde Muharrem ayının çok önemli bir yeri vardır. Muharrem ayı pek çok tarihsel olayların yaşandığı bir zaman dilimidir. Tarihsel kaynakların bildirdiklerine göre yüce Allah Bu ayda Hz. Adem’in tövbesini kabul etmiş, Nuh Peygamberin gemisini tufandan kurtarmış. Yunus peygamberin balığın karnından çıkıp kurtulması Yusuf peygamberin atıldığı kuyudan kurtulması Hz. Muhammet (S.A.V) Mustafa’nın arap müşfiklerin reva gördüğü zulümden kurtulmak için Mekke’den Medine’ye sağ olarak göç ettiği aydır. Tüm peygamberler sevindirici olayların gerçekleştiği bu ayda Ehli Beyt için hüzün ve bir matem ayıdır. Hz. Muhammet’in soyuna yapılan zulümlerin doruğa çıktığı, katliama dönüştüğü bir aydır” dedi.

Daha sonra konuşan Erzincan Valisi Ali Arslantaş; “Kutsal Muharrem ayı nedeniyle tertip etmiş olduğunuz bu güzel programa bizi de misafir etmiş olduğunuz için sizlere teşekkürlerimi sunmak istiyorum. En samimi duygularımla, yeni güzelliklerin ve mutlulukların başlangıcı olan Aşure gününün; insanlarımızın maddi ve manevi arınmasına, barış ve huzur iklimine kavuşmasına vesile olmasını dilerim.

Muharrem ayının ve Aşure gününün inanç tarihimizde önemli bir yeri vardır. On Muharrem yani aşure günü; kaynaklarda ifade edildiğine göre, birçok peygamberin hayatında önemli ve olumlu olaylar meydana gelmiştir. Bu günde, Peygamber Efendilerimiz ve onlara inananlar çok büyük sıkıntılardan, zulümlerden, baskılardan kurtulmuşlardır. Yeni ve güzel başlangıçlara, büyük ilahi lütuflara ermişlerdir.

Çok kıymetli bir ayda, çok güzel bir güne erişmiş bulunuyoruz. Her halimizle çevremize bu günlerin güzelliğini yansıtalım. Dostlarımızı, komşularımızı, anne babalarımızı, akrabalarımızı ziyaret edelim. Ayrım yapmadan herkese iyilik yapmanın, faydalı olmanın, güzel ahlakı geliştirmenin yollarını arayalım. İyilik yapmayı, dualar etmeyi, fakir fukaranın yardımına koşmayı unutmayalım. Birbirimiz için hayır dualar edelim.

Hz. Ali der ki, “Cennet emelle değil, amelle elde edilir.” Hepimiz amellerimizle sorumlu olduğumuzu biliyoruz. Hepimiz güzel işler yapma çabası içindeyiz. Bazılarımız şu yolu, bazılarımız bu yolu yöntem olarak benimsemişler. Hepsinin özünde aynı amaç yatmaktadır. Hepsi bizim zenginliğimizdir. Hepsi kendi özünde, aynı yaratana hizmet ediyor. Bu manada farklılıklarımızın da zenginlik olduğu bilinciyle insana sırf insan olduğu için kıymet veren bir medeniyetin mensubuyuz.

Alevî... Hiç kuşkusuz ki hakikaten ''Ali'' sevgisiyle temayüz edenlerin adı.

Alevî, Ali''yi sevenin adı. Gönlü Ali sevgisiyle yananın adı.

Alevîlik sadece bir hürmetin değil, bir muhabbetin de ifadesi. Bu yüzdendir ki bedene değil, ruha itibar edenlerin yolu... madde''ye değil mânâya iltifat edenlerin... şahsa/şahıslara değil şahsiyete tâbi olanların... zahire değil bâtına nazar edenlerin... ba''yı değil, ba''nın altındaki noktayı farkedenlerin... elif''i vücuda getiren o noktayı, nokta-i sevda''yı değil, bizzat süveyda''yı görenlerin...

Alevîlik, demek ki gösterenlerin değil görenlerin mesleki... mensubiyetlerini doğmakla değil, olmakla izhar edenlerin silki... ismiyle müsemma olanların ve dahî devran olanların, seyran olanların, hayran olanların hâli...

Hz. Ali ki ilim şehrinin kapısıdır; irfan sandukasının mührüdür; kaliyle değil, hâliyle de fetanet ve basiret timsalidir. Makamı makam-ı âli, sırrı sırr''ul-esrârdır.

Efendimizin (s.a) düşmanlarını, döşeğinde sükûnetle bekleyip geri durmayı bilen koç, Bedr''e gelince zülfikâr ile öne fırlayan arslandır. "Büyük cihad"a mı işaret buyuruldu, o, her şeyden evvel, harb meydanında dahî kılıcını nefsine çalabilmiş nüsha-yı hazret-i insan''dır.

Hz. Ali sadece ilmin değil, aşk ve sadakatin de timsalidir.

İlim şehrine girilecek kapı olması itibariyle, ilim yolcularının rehberidir.

Efendimizin (s.a) kızı, Fatıma annemize aşk ve sadakati itibariyle de irfan yolcularının meş''alesidir.

En güzel, en içten, hayır dilek ve temennilerimi sunarım. Nice güzelliklerin ve kurtuluşların, tatlı ve mutlu günlerin başlangıcı olan Aşure gününün aslına ve ruhuna uygun olarak sevgi ve dostluk bağlarımızı geliştirmesini temenni ederim” dedi.

doğu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.