27 Aralık 1939 gecesi Erzincan, yalnızca yerle bir olmadı; zaman adeta durdu. Şehir, ardı arkası kesilmeyen sarsıntılarla enkaz yığınına döndü. Hava soğuktu, mevsim kıştı. Deprem durmadan sallıyor, insanlar korku içinde birbirini kurtarmaya çalışıyordu.

Gece çöktüğünde bazıları yorgunluktan uyudu ve bir daha hiç uyanamadı. Kimileri sabaha bitmeyecek acılarla gözlerini açtı. Sobalar devrildi, evler yandı. Kimi evinde yakalandı depreme, kimi misafirlikte. Acı büyüktü, kayıp büyüktü.

Yıkımın ardından yaralar sarılmaya çalışıldı. Karadan ulaşılamayan bölgelere havadan erzaklar atıldı. Ankara Cezaevi’nden mahkumlar, enkaz kaldırma çalışmalarına destek olmak üzere Erzincan’a gönderildi. Umutsuzluğun içinde dayanışma yeşermeye çalıştı.

Felaket, dönemin gazetelerine de ağır manşetlerle yansıdı. Cumhuriyet Gazetesi, yaşananları şu ifadelerle duyurdu:
"şiddetli zelzele neticesinde erzincan tamamen enkaz yığını haline geldi"

Son Posta Gazetesi manşetinde yardım çabalarına dikkat çekti:
"karadan gidilemeyen yerlere havadan erzak atılıyor"

Akşam Gazetesi, yıkımın boyutunu şu sözlerle aktardı:
"erzincan vilayeti ile kemah bir enkaz yığını halini aldı"

Tan Gazetesi ise felaketi şu başlıkla duyurdu:
"erzincan civarı korkunç bir zelzele felaketine uğradı"

Depremin vurduğu yerlerden biri de Erzincan Cezaevi oldu. Cezaevi bu büyük felaketten nasibini aldı ve içeride bulunan mahkumların büyük bir kısmı yıkıntılar altında kaldı. Ancak bu acının ardından yaşananlar, Türkiye tarihine dikkat çekici bir insanlık örneği olarak geçti.

Erzincan Cumhuriyet Savcısı İzzet Akçal, cezaevinde bulunan tüm mahkumları kurtarma çalışmalarına katılmaları için serbest bıraktı. Mahkumların, ailelerini görmek ve kurtarma faaliyetlerine katılmak şartıyla cezaevinden çıkmasına izin verildi. Enkaz başında, aynı acıyı paylaşan insanlar arasında suçlu ya da masum ayrımı kalmadı.

1939 Erzincan Depremi, yalnızca bir doğal afet değil; soğuğun, karanlığın, acının ve insanlığın aynı gecede yaşandığı bir tarih olarak hafızalara kazındı.

Muhabir: Yasemin Dülgeroglu