Bundan tam 34 yıl önce, 28 Haziran 1992 tarihinde Erzincan gündemi, 13 Mart’ta yaşanan büyük felaketin izlerini silmekle meşguldü. Gazete arşivlerine yansıyan o günün haberleri, şehrin hem ekonomik hem de teknik olarak ne denli zorlu bir sınavdan geçtiğini gözler önüne seriyor.

Vali Yazıcıoğlu’ndan Ekonomik Kurtarma Planı

O dönemde Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu, depremzede esnafın feryadına kulak vererek bir dizi acil önlem planı açıklamıştı. Esnafın mali darboğazdan çıkması için düşük faizli kredi, borç yapılandırma ve vergi ertelemesi gibi somut talepler dönemin en önemli gündem maddesiydi. Ayrıca, iş yeri yıkılan tüccarların mağduriyetini gidermek adına geçici iş yeri alanları oluşturulması için çalışmalar yürütülmüştü.

Erzincan’da Şiddetli Rüzgardan Ağaçlar Devrildi Çatılar Uçtu (VİDEO)
Erzincan’da Şiddetli Rüzgardan Ağaçlar Devrildi Çatılar Uçtu (VİDEO)
İçeriği Görüntüle

İnşaatlarda Çimento Skandalı

Arşiv sayfalarındaki en dikkat çekici detay ise inşaat kalitesine yönelik tepkilerdi. Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü tarafından yapılan laboratuvar incelemeleri, bazı inşaatlarda kullanılan çimentoların tam bir skandal olduğunu ortaya koymuştu. 50 kilogram olması gereken çimento torbalarının 32 kilogram geldiğinin tespit edilmesi, şehrin yıkımında kullanılan kalitesiz malzemelerin yarattığı yıkıcı etkiyi belgeleyen bir kanıt olarak tarihe geçmişti.

Nurcan Hemşire'nin Dramı ve Sağlık Hizmetleri

O günkü haberlerde yer alan bir diğer önemli başlık ise sağlık hizmetlerindeki aksaklıklardı. TRT’nin "Bir Başka Gece" programında da gündeme gelen Nurcan Hemşire’nin hikayesi, deprem sonrası hemşirelerin ve sağlık personelinin yaşadığı imkansızlıkları ve depremzedelerin sağlık hizmetlerine ulaşımında karşılaştığı zorlukları sembolize ediyordu.

Gazetede "Nurcan Hemşire sadece bir örnek" başlığıyla yer alan haber, deprem sonrası sağlık çalışanlarının dramını gözler önüne seriyordu. 13 Mart depremi sırasında büyük bir özveriyle görev yapan Nurcan Hemşire, TRT'de yayınlanan "Bir Başka Gece" programına da konu olmuştu. Programda, hemşirenin depremzedelere yardım etmeye çalışırken kendisinin de depremde sakat kaldığı aktarılıyordu. Nurcan Hemşire, hastanelerden yardım istemesine rağmen eli boş ve sonuç alamadan dönmek zorunda kalmıştı. Haberin vurguladığı en acı nokta ise, Nurcan Hemşire'nin durumunun bir istisna olmadığıydı; Erzincan'da depremde sakat kalan ve devletten herhangi bir yardım eli uzanmayan çok sayıda hemşire ve sağlık personeli olduğu gerçeği, dönemin sağlık sistemindeki eksiklikleri haykırıyordu.

Erzincan'ın yeniden inşası için verilen o dönemki mücadelede Eşkisu Kaplıcaları'nın sezonu açması günlük hayatın bir nebze normale dönme çabasını gösterirken, İnşaat Mühendisi Hüsamettin Özendi gibi isimlerin köşelerinde deprem sonrası yapı güçlendirme tekniklerini anlatmaları, şehrin geleceği için verilen teknik bilgilenme çabasını özetliyordu.

Mühendis Hüsamettin Özendi'den Teknik Onarım Tavsiyeleri

Şehrin yeniden ayağa kaldırılma sürecinde, İnşaat Mühendisi Hüsamettin Özendi "Misafir-Kalem" köşesinde, depremde hasar gören yapıların onarımı konusunda teknik bir rehber sunuyordu. Özendi'nin yazısında dikkat çektiği kritik nokta, her hasarın aynı yöntemle onarılmaması gerekliliğiydi. Özellikle duvarlarda "eğik çekme çatlağı" olarak tanımlanan hasarların varlığında, sıradan bir onarımın yetersiz kalacağını ve daha özelleşmiş güçlendirme yöntemlerinin uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurguluyordu. Özendi'nin bu teknik bilgilendirmeleri, o dönemde evlerini onarmaya çalışan vatandaşlar için bir nevi "güvenlik kılavuzu" görevi görüyordu.

Kısacası, 28 Haziran 1992 tarihinde Erzincan; bir yandan depremin yarattığı insani ve ekonomik yıkımın acı sonuçlarıyla yüzleşirken, diğer yandan devletin ve uzman isimlerin desteğiyle hayatı yeniden inşa etme çabası veriyordu.

28 Haziran 1992 Doğu Gazetesi 522X720

Muhabir: Merve Kiraz