Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren haber, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başmüfettişi tarafından duyuruldu. Günlük iş temposunda "yorgunluk" denilerek geçiştirilen bel ağrılarının aslında hukuki bir hak doğurabileceği ortaya çıktı. Ağır çalışma koşullarına bağlı olarak gelişen bel fıtığı vakalarında, sigortalılar için yaş, prim günü veya sigortalılık süresi şartı aranmadan emekli maaşı ve tazminat imkanı doğabiliyor.

İş kazası mı meslek hastalığı mı?

Bel fıtığının hangi kapsamda değerlendirileceği, olayın oluş şekline göre belirleniyor. İş yerinde ani bir hareket ya da kaza sonucu oluşan fıtık "iş kazası" kategorisine girerken, işin niteliği gereği zamanla gelişen rahatsızlıklar "meslek hastalığı" olarak tescilleniyor. Her iki durumda da çalışanların SGK’dan maaş ve işverenden maddi-manevi tazminat talep etme hakkı bulunuyor.

Kimler risk altında?

Özellikle sürekli yük taşıyanlar, yanlış pozisyonda eğilip kalkanlar, uzun süre sabit pozisyonda kalanlar ve sürekli titreşime maruz kalan şoförler ile operatörler en büyük risk grubunda yer alıyor. Uzmanlar, bacaklarda uyuşma ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini vurguluyor.

Hak arama süreci nasıl işler?

Polis ve bekçi mesaileri değişiyor!
Polis ve bekçi mesaileri değişiyor!
İçeriği Görüntüle

Bu haklardan yararlanmak isteyen çalışanların izlemesi gereken yol oldukça net: Önce tam teşekküllü devlet hastanelerinden veya meslek hastalıkları hastanelerinden durumun işle ilgili olduğuna dair rapor alınması gerekiyor. Raporun ardından SGK’ya bildirim yapılarak süreç başlatılıyor. Eğer rahatsızlık mesleki olarak tescillenirse, geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanabiliyor. Ancak kritik bir uyarı da mevcut; eğer işveren tüm önlemleri almış ve eğitimi vermişse, buna rağmen kural ihlali yapan çalışan tazminat hakkını kaybedebiliyor.

Muhabir: Sümeyra İÇER