BİLİM VE TEKNOLOJİ

Diyabetin Sinir Hasarında Yeni İpucu: Üç Hormonun Gizemli Birlikteliği Bilim İnsanlarını Şaşırttı

Yeni bir doktora araştırması, diyabetik nöropati hastalarında speksin, visfatin ve leptin hormonlarının beklenmedik şekilde birlikte hareket ettiğini ortaya koydu. Bulgular, diyabetin sinir hasarını anlamada yeni bir bilimsel perspektif sunuyor.

Abone Ol

Diyabet, dünyada milyonlarca insanı etkileyen kronik bir metabolik hastalık. Ancak hastalığın en sinsi ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren komplikasyonlarından biri diyabetik nöropati olarak biliniyor. Sinir sisteminde hasara yol açan bu durum, ağrı, duyu kaybı ve hareket sorunlarına kadar uzanan ciddi klinik sonuçlara neden olabiliyor.

Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yürütülen bir doktora çalışması, diyabetik nöropati ile bazı hormonlar arasındaki ilişkiyi inceleyerek bu karmaşık tabloya yeni bir bilimsel bakış sundu. Araştırma, speksin, visfatin ve leptin adlı üç önemli biyolojik molekülün diyabetik nöropatiyle ilişkisini ortaya koymayı amaçladı.

93 Diyabet Hastası Üzerinde Klinik Araştırma

Araştırma kapsamında Tip 2 diyabet tanısı almış 93 yetişkin hasta incelendi. Elektromiyografi (EMG) testleriyle hastaların sinir iletimleri ölçüldü ve katılımcılar iki gruba ayrıldı:

  • Diyabetik nöropatisi olanlar

  • Diyabetik nöropatisi olmayanlar

Hastalardan alınan kan örnekleri üzerinde yapılan analizlerde HbA1c, glikoz, lipid profili ve üç farklı hormon düzeyi ölçüldü. Speksin, visfatin ve leptin seviyeleri ise ELISA yöntemi kullanılarak belirlendi.

Bu yaklaşım, diyabet komplikasyonlarının biyokimyasal temellerini daha iyi anlamayı amaçlayan çok yönlü bir analiz sağladı.

Beklenen Fark Ortaya Çıkmadı

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, diyabetik nöropati gelişmiş hastalar ile gelişmemiş hastalar arasında bazı hormon seviyelerinin anlamlı bir farklılık göstermemesi oldu.

Özellikle:

  • Speksin

  • Visfatin

  • Leptin

düzeylerinin iki hasta grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı biçimde değişmediği görüldü.

Bu sonuç, söz konusu hormonların tek başına diyabetik nöropatiyi belirleyen bir biyobelirteç olmayabileceğini düşündürüyor.

Üç Hormon Arasında Güçlü Bağ

Araştırmanın asıl şaşırtıcı sonucu ise hormonların birbirleriyle olan ilişkisi oldu. Analizler, speksin, visfatin ve leptin seviyeleri arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı bir korelasyon bulunduğunu ortaya koydu.

Başka bir ifadeyle bu üç biyolojik molekül, diyabetli hastalarda birlikte artma veya birlikte azalma eğilimi gösteriyor.

Bilimsel açıdan bu durum, metabolizma ve enerji dengesiyle ilişkili hormonların ortak bir biyolojik ağ içinde çalışabileceğini düşündürüyor.

Kolesterol ve LDL’de Dikkat Çeken Sonuç

Araştırmada ayrıca HbA1c seviyesi %8,5 ve üzeri olan hastalarda bazı lipid parametrelerinde farklılık gözlendi.

Bu grupta:

  • Total kolesterol

  • LDL kolesterol

düzeylerinin diyabetik nöropatisi olan hastalarda daha yüksek olduğu tespit edildi.

Bu bulgu, diyabetik sinir hasarı ile lipid metabolizması arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor.

Diyabet Araştırmalarında Yeni Sorular

Çalışma sonuçları, diyabetik nöropatinin yalnızca tek bir biyolojik mekanizma ile açıklanamayacak kadar karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor.

Speksin, visfatin ve leptin düzeyleri arasında ortaya çıkan güçlü korelasyon, bu hormonların metabolik ve nörolojik süreçlerde birlikte rol oynayabileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılara göre bu durum, ileride yapılacak çalışmalar için yeni sorular ortaya koyuyor:

  • Bu hormonlar sinir hasarı süreçlerinde nasıl birlikte çalışıyor?

  • Diyabet tedavisinde bu biyolojik ağ hedef alınabilir mi?

  • Yeni biyobelirteçler geliştirmek mümkün mü?

Bilim dünyası için bu sorular, diyabetin komplikasyonlarını anlamada yeni araştırma yollarının kapısını aralayabilir.

Kaynak

Özkan İbiş, A. (2025). Diyabetik Nöropatili Hastalarda Plazma Speksin, Visfatin ve Leptin Düzeylerinin İncelenmesi. Doktora Tezi, Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoloji Anabilim Dalı. Tez No; 953545