Erzincan İl Müftülüğü, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğini daha da güçlendirmek amacıyla Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileriyle İstişare Toplantısı düzenledi. İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu’nun riyasetinde gerçekleştirilen program, Gülabibey Diyanet Gençlik Merkezinde yapıldı.

Toplantı, katılımcıların kaynaşmasına imkân sağlayan kahvaltı programıyla başladı. Programa; vakıf ve dernek temsilcilerinin yanı sıra Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nden akademisyenler, il müftü yardımcıları, kurum müdürleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

2025’in Değerlendirmesi, 2026’nın Yol Haritası

Toplantının ana gündemini, 2025 yılı boyunca yürütülen faaliyetlerin değerlendirilmesi ile 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan projeler oluşturdu. İl Müftüsü Fakirullahoğlu, yaptığı kapsamlı sunumda müftülüğün toplumsal alanda yürüttüğü çalışmaları aktararak, önümüzdeki süreçte sivil toplum kuruluşlarıyla paydaşlık temelinde gerçekleştirilebilecek ortak projelere dikkat çekti.

Sunumun ardından söz alan sivil toplum kuruluşu temsilcileri; görüş, öneri ve değerlendirmelerini dile getirdi. Karşılıklı fikir alışverişiyle geçen toplantıda, toplumsal faydayı artırmaya yönelik çözüm odaklı öneriler ön plana çıktı.

Samimi Atmosfer, Güçlü İş Birliği Mesajı

Samimi ve verimli bir ortamda gerçekleşen istişare toplantısı, ortak akıl, karşılıklı anlayış ve iş birliği vurgusuyla sona erdi. Programın sonunda, bu tür buluşmaların sürdürülebilir hale getirilmesinin önemine dikkat çekilerek, istişare kültürünün güçlenerek devam etmesi temennisi dile getirildi.

Sivil Toplumun Tarihsel ve Toplumsal Rolü

Kültürü Korumak, Geleceği İnşa Etmek

Tarihsel süreç incelendiğinde, sivil toplum kuruluşlarının ortaya çıkış amacının; toplumların örf, adet, gelenek ve kültürel değerlerini korumak, yozlaşmanın önüne geçmek ve geçmişten kopmadan geleceği inşa etmek olduğu görülür. Aynı zamanda bu yapılar, haksızlığa uğrayanların haklarını savunmak, maddi ve sosyal ihtiyaçları karşılamak gibi önemli görevler üstlenmiştir.

İnsanlığı Merkeze Alan Bir Anlayış

Hz. Muhammed’in (SAV) örnek hayatı, insanlığı yeniden diriltmeyi ve toplumsal yapıyı ahlaki temeller üzerine inşa etmeyi esas almıştır. O’nun hayat felsefesi olan Üsve-i Hasene, sonraki nesiller için de yol gösterici olmuştur. Bu anlayışı kendisine şiar edinen ecdadımız, kurdukları vakıflar aracılığıyla sadece insanlara değil, hatta kanadı kırık kuşlara kadar uzanan bir merhamet medeniyeti inşa etmiştir.

Ahilikten Günümüze Sivil Dayanışma

Sivil toplumun en köklü örneklerinden biri olan Ahilik Teşkilatı, toplumsal düzeni, adaleti ve ekonomik ahlakı esas alan yapısıyla dikkat çeker. Bu tür oluşumlar, toplumun refahını öncelemiş; kendi iç disiplinleriyle hem faaliyetlerini düzenlemiş hem de kamu yararını gözetmiştir.

Devlet ile Toplum Arasında Köprü

Sivil toplum kuruluşları, merkezi veya yerel yönetimlere karşı bir muhalefet odağı değil; aksine yönetimlere rehberlik eden, fertlerle idareciler arasında köprü kuran yapılardır. Asr-ı saadet döneminde kabilelerin farklı sorumluluklar üstlenmesi, bu anlayışın en güzel örneklerinden biri olarak gösterilir.

Toplumun Sigortası Olarak STK’lar

Hak, hukuk ve adaletin tesisinden ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesine; kamuoyu oluşturulmasından mağduriyetlerin giderilmesine kadar geniş bir alanda görev üstlenen sivil toplum kuruluşları, her sorunu çözemese de toplumun önemli bir kısmı için güvence niteliği taşır.

Milli Birlikte Kritik Rol

Milli birlik ve beraberliğin korunmasında da sivil toplum kuruluşlarının rolü büyüktür. Özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında, milletin organize olup iradesine sahip çıkmasında sivil yapıların etkisi yadsınamaz.

Amaç Dışı Yapılanmalara Dikkat

Bununla birlikte, sivil kimliğini unutarak siyasi ya da ideolojik örgütlenmelere dönüşen yapıların toplumsal barışı zedelediği de acı tecrübelerle görülmüştür. Ayrıştırıcı dil ve şiddeti meşrulaştıran anlayışlar, sivil toplum ruhuyla bağdaşmamaktadır.

Gerçek Sivil Duruşun Önemi

Gerçek anlamda sivil olan kuruluşlar; ahlaki, şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışla hareket ettiklerinde, sorumluluk aldıkları kesimlerin sorunlarını barışçıl ve kalıcı yöntemlerle çözme gücüne sahiptir.

Medeni ve Sorumlu STK’lara Her Zamankinden Fazla İhtiyaç Var

Toplumun huzuru, refahı ve geleceği için; ne yaptığını bilen, yaptığının hesabını verebilen, ahlaki ve kültürel değerlere yaslanan güçlü sivil toplum kuruluşlarına duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Erzincan’da gerçekleştirilen bu istişare toplantısı da, bu ihtiyacın farkındalığıyla atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Merve Kiraz