Ziyarete kapatılan tarihi Erzurum Kongre Binası’nın, şiddetli bir depremde göçme riski taşıdığı bildirildi. Erzurum Teknik Üniversitesi tarafından yapılan analizlerde, yapının deprem performansının yetersiz olduğu ve olası bir büyük depremde kısa sürede toptan çökebileceği tespit edildi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, İl Jandarma Komutanlığı’nda düzenlenen Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı’nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, binanın 2011–2014 yılları arasında restore edildiğini belirtti. Yer, 2025 yılının başlarında yapıda çatlaklar tespit edildiğini, çatlakların artması üzerine durumun Rölöve Müdürlüğü’ne bildirildiğini söyledi.
Yapılan teknik incelemeler sonucunda binada yapısal sorunlar belirlendiğini ifade eden Yer, konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı’na iletildiğini aktardı. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün de yerinde inceleme yaptığını kaydeden Yer, yapının detaylı incelenmesi için bütçe ayrıldığını ve ihale sürecinin ardından çalışmayı Erzurum Teknik Üniversitesi’nin üstlendiğini belirtti.
1 Ağustos 2025’te ETÜ ile sözleşme imzalandığını, 5 Ağustos’ta yer teslimi yapıldığını anlatan Yer, üniversite heyetinin binada kapsamlı yapısal incelemeler gerçekleştirdiğini ve 22 Aralık’ta sunulan ön inceleme raporunda yapının ağır hasarlı ve sismik performansının yetersiz olduğunun tespit edildiğini söyledi. Raporda can ve mal güvenliği açısından yapının acilen tahliye edilmesi ve ziyarete kapatılması önerisinin yer aldığını belirten Yer, bu doğrultuda gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Bakanlıktan teknik bir ekibin binada inceleme yapacağını da sözlerine ekledi.
ETÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Dilek Okuyucu ise yapılan çalışmaların uluslararası standartlarda analizler içerdiğini söyledi. Yapının kentte en çok ziyaret edilen tarihi mekânlardan biri olduğuna dikkat çeken Okuyucu, 2025 Ağustos ayından itibaren binada kapsamlı yerinde incelemeler yaptıklarını belirtti.
Restorasyon öncesi görsellerde yapının batı ucunda zemin oturması ve zemin hareketine bağlı deformasyonların görüldüğünü aktaran Okuyucu, bodrum kattaki ana taşıyıcı duvarlarda geniş çatlaklar tespit edildiğini söyledi. Özellikle betonarme döşemenin taşıyıcı duvarlara oturduğu noktalardan başlayan çatlakların dikkat çekici olduğunu belirten Okuyucu, 2011–2013 restorasyonu sırasında döşeme üstü kaplamada yapılan değişikliklerle yapıya binen yükün yaklaşık 4,5 kat artırıldığını ifade etti.
Yapının deprem performansının yetersiz olduğunun bu verilerle ortaya konulduğunu belirten Okuyucu, bina içerisine ivme-ölçer sensörler yerleştirilerek yaklaşık 90 noktadan titreşim ölçümü alındığını söyledi. Yapının olası bir depremde nasıl davranacağının bu ölçümlerle analiz edildiğini aktaran Okuyucu, Bingöl, 1992 Erzincan ve Elazığ Sivrice depremlerinin senaryo olarak seçildiğini kaydetti.
Yapının, Erzurum’da deprem üretme potansiyeli yüksek faylara yakın bir konumda bulunduğunu ifade eden Okuyucu, yapılan analizler sonucunda söz konusu depremlerden birinin yaşanması halinde, ana sarsıntıyı oluşturan deprem dalgası geldikten yaklaşık 6 saniye sonra yapının toptan göçebileceğinin belirlendiğini söyledi.
Kaynak ; AA