ERZİNCANLI ŞEHİT AHMET AYTEKİN

Abone Ol
 Bingöl-muş karayolunda teröristlerin kalleşçe pusu kurdukları askeri konvoy ’da şehit olan 10 askerden biri Erzincanlı şehit Ahmet Aytekin, henüz 23 yaşında şahadet mertebesine ulaştı. Artık ülkenin yaklaşık tüm illerinde ateş düşmeyen yer kalmadı. Bu gidiş nereye kadar sürecek? Çok istemiştim bugün Erzincan’la ilgili olumlu bir yazı yazmayı düşünüyordum. Fakat Olumlu bile olamıyor insan. Sinirlenmemek elde değil. Erzincanlı şehit Ahmet Aytekin ile birlikte 10 şehit ve diğer tüm şehitlerimiz bu vatan için hiç tereddüt bile etmeden canlarını feda ettiler. Her bir şehidin baba ocağına ateş düştü. 10 İl’de 10 şehit annesi halen ağlıyor.
      Öncelikle en çok kızdığım husus şu son zamanlarda nedense şehit cenazeleri ve haberleri iyice sıradanlaşmaya başladı. Acaba bilinçli bir beyin kontrolü ile milli ve manevi değerlere sahip kavramlar birer birer değiştirilmek mi isteniyor. Toplumu yavaş yavaş değişen kavramlarla özünden ve milli benliğinden uzaklaştırmak ve alıştırmak için mi yapılıyor. Ama her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış Anadolu toprakları artık bu yapılan bu tür kalleşçe ve kahpece hain saldırıları ve zulmüne karşı daha fazla dayanamaz. Dalga dalga felaketlerin gün geçtikçe olağan bir şekilde artarak büyümeye başlamasına karşı hızlı artmakta olan kin ve nefretin oluşması bu ülkenin her tarafını kapsayacak ve hiç sönmeyecek dev bir yangın gibi bu ülkeyi yakacak. Bir türlü İçinden çıkılmaz bir durumda olduğumuz bu günlerde korkunç bir oluşumun oluşması söz konusu. Çünkü Anadolu insanı dişlerini sıkarak ve sinirlenerek günlük hayatlarını sürdürse bile. Artık Toplumda herkes belli eder derecede sinir hastası oldu. Kin ve nefret dolu oluşumlar olgunlaşarak tüm ülkeye yayılmak üzere. Tamam, zor bir dönem geçirdiğimiz belli biliyoruz. Fakat korkunç kin ve kaygı verici bir süreç içerisindeyiz. Ülkemizin terörle mücadele bölgesinde şehit kanları hiç durmadan sürekli akmaya devam ediyor. Sanki bu kadar zor, korkutucu bir süreç daha önce hiç olmamıştı. Son zamanlarda Bu ülkede gençler için ölüm hayattan en önde başladı. Son dönemlerde sıkça kullanılan en yaygın standart artık eskimiş ve demode olmuş resmi açıklamaların hep başlangıç ve bitiş yerlerinde boşuna söylenen kınamalarla üzüntü duymakla ve başsağlığı ile laf kalabalığı yapmaya ve insanları kandırarak sağduyu ayarlarıyla oynamaya gerek yok. Zaten ne tür bir resmi açıklama yapılacağını bilmeyen yok. Herkes tarafından ezbere bilinen ve nerdeyse günlük hayatta en çok sık sık kullandığımız cümleler sıralamasında yerini almaya başladı. Artık yediden yetmişe herkes yapılan resmi açıklamaları biliyor. Bunu Sağır sultan bile bilir. Hatta 66 aylık çocuklar bile bu resmi açıklamaların aynısından hiç dinlemeden kompozisyon bile yazar ve konuşurlar. Çünkü 30 yıldan fazla hiç değişmemiş aynı hamasi söylemlerle sadece farklı kişiler tarafından yapılması hiçbir şeyi değiştirmez. Sadece kendimizi kandırmış ve avutmuş oluruz. Bu zor yolda Soğukkanlı ve sağduyulu olmaya benzer gibi ifadelerle vites düşürmeye gerek yok. TBMM acil bir olağanüstü toplanıp bölgede Ankara’dan gelecek emri bekleyen Türk ordusuna Kandil’e gir emri vermesinin halen zamanı gelmedi mi? Somut adımlar atılmadığı müddetçe Bölgede başlayan yangından ülkenin bütün illerinin etkilenmesi demektir. O zaman terörle mücadele için kısa sürede kökten halledilmesi için askeri operasyonun sınır ötesine geçmeden başka seçenek yok galiba. Sonuna kadar gidilerek karış karış temizlenmesi lazım. Bugün bir şehre bir şehit. Yarın başka bir şehre bir şehit gitmesini engellemek gerekecekse ancak bundan başka şekilde düşünülemez.
      Bugün 10 ilde şehitler defnedildikten sonra artık şehit gelmeyecek mi sanıyoruz. Tabi ki terörle mücadelede şehitler gelmeye devam edecek. Fakat bölgenin kökten temizlenmesi için üst düzeyde güvenlik seviyesi yani olağanüstü hal ilan ile bölgede tedbir amaçlı güvenlik kontrol devriyesi ile bölgede terör örgütü PKK’nın etkisini yok edilebilir. Şehit olmaz. OHAL olmazsa daha çok şehit verilebilir. Tavsiyem Yetkililerin bu konuda daha iyi bir şekilde stratejik analizlerle tekrar olağanüstü hali gözden geçirmeleri gerekir.
     Tüm Erzincanlar hep birlikte şehidine sahip çıkmak için diğer illerde olduğu gibi şehitlerimize son görevimizi unutmayalım. Onlar bu vatanın huzuru için bizi unutmadılar. Şehitlerimizi unutmayacağız. Minnettarız.