FİLMİN ADI DEVLET NEREDE

Abone Ol
 Erzincan Tunceli-Pülümür bağlantılı karayolu üzerinde bir grup PKK’lı teröristler tarafından yol kesme eylemi yapılıyor. Bu kaçıncı oldu. Geçenlerde yaklaşık bir ay önce kadar aynı görüntüye benzer bir yol kesme olayı olmuştu. Daha üzerinden bir ay bile geçmedi. Aynısı oldu. Hayret bir vatandaşın cep telefonundan çekilmiş amatör videoyu izlerken şaşmamak elde değil. Terör örgütü şehre inmiş yakında bir yerde güvenlik güçleri bile yok. Hatta güvenlik devriyesi bile yok. Karayolunda seyreden küçük büyük tüm araçları durdurarak sürücülerle birlikte yolcularında kimliklerini topluyor. Araçları ateşe veriyor.
Peki, Tunceli bu ülkenin sınırları içerisinde olduğu halde devletin kolluk gücü nerede. Burnumuzun dibinde cereyan eden utanç tablosu bir süre sonra tekrar ederse bu sefer aynı şekilde güvenlik güçleri olmazsa ne olacak biliyorsunuz. Artık PKK’nın kurtarılmış bölgesi dediğimiz yer sayılır. Aynen sınırdan uzak bir bölgede kurtarılmış bir bölge. Çünkü gündüz vakti resmen göz göre göre terör örgütü PKK’lı teröristler eğer bir karayolunda eylemler yapabiliyorsa yakında kurtarılmış bölgede alan hâkimiyeti anlayışı içerisinde çevrelerinde bulunan illerin karayollarına yayılmayacağı ne malum. Hatta şehir merkezinde bile yol kesme görürseniz hiç sakın şaşırmayın.
         Sakın şaşırmayın çünkü güçlü ordu güçlü devlet sağ olsun. Ortada bile yok. Devlet babanın evine teröristler girmiş. Devlet babanın ailesi sessiz. Nede olmasa terör örgütü PKK’lı teröristlere müdahale eden yok. PKK’lı teröristler elini kolunu sallaya sallaya bu millete diz çöktürür gibi. Araçlarından vatandaşları indirerek propagandanın yanında kimliklerine el koyuyor. Mallarına zarar veriyorlar. Terörle mücadele kapsamında yapılan devasa askeri operasyon sadece misak-ı millîden mi ibaret. Yani sınırdan bu tarafta olan bu tür eylemlere karşı bir operasyon bile yapılamıyorsa sınırdaki bölgede boşuna terörle mücadele operasyonları yapılıyor. Operasyonun kapsama alanı genişletilmeden olursa başta Ankara sonra bizler bu yol kesme reklamlarını daha çok izleriz. Eğer böyle giderse İlerleyen zamanlarda karayolu üzerinde terör örgütü PKK’lı teröristlerin bir elinde doğrultulmuş silahlar karşında PKK terör örgütüne bağlı yayın ekibiyle birlikte diğer teröristlerin elinde mikrofon ve kamera ile birkaç vatandaşla röportaj bile yaparlarsa asla şaşırmayın. Niye olmasın ki güçlü devlet babanın adalet temsilcisi başsavcıyı şehit ettiler. Yetmedi bir film gibi reklam arası yol kesme görüntüsü izledik. Bu demek oluyor ki bırakın başsavcıyı şehit etmesini. Güçlü ordu ve güçlü devlete bağlı kurumlarda ki personeller şimdiden şehit olarak hesaplıyorum. O yerde Dünya devleti dediğimiz güçlü devletin istihbaratı nerde. Yoksa o yerde bulunan istihbaratta mı şehit. O zaman yazık derim hem de çok yazık. Durum göründüğünden bile tehlikeli boyuta ulaşmış olabilir. Bizim göremediğimiz çok korkunç bir tablo var herhâlde. İyi de güçlü ordu güçlü devletin tüm unsurları güvenlik güçleri ve istihbaratı şimdiden şehit ise moral bozmak için demiyorum. Fakat durum açıkça ortada bir tehlikenin varsayımını gösteriyor.
       Osmanlı zamanında Sivas valisi Halit Rıfat Paşa’nın tarihi bir sözü var. ‘’ gidemediğin yer senin değildir ‘’ o zaman dünya devleti dediğimiz güçlü ordu güçlü devlet ve güvenlik güçlerinin unsurlarından emniyet ve istihbarat teşkilatları neden o bölgede yok. Hem neden devriye bile yok. Acaba kontrol kimde orada. Devletin kontrolünde olmadığı gözle görülecek şekilde besbelli. Peki. Her lafın başında dünya devleti dediğimiz güçlü ordu güçlü devletin güvenlik unsurlarının devriyesinin bile bulunmadığı Erzincan-Tunceli Devlet karayolunda yol kontrol ve devriye ihalesini PKK’mı aldı. O halde oraya devletin hiçbir güvenlik unsuru yol kesme olayını anlık istihbarat içerisinde anında müdahale etmezse vatandaşın o an yaşadığı korku ve panik sırasında oraya gidemiyorsa ne gerek var. İş işten geçtikten sonra güvenlik güçlerinin oraya gitmesine bile gerek yok. Olan olmuş zaten vatandaşın malları zarar görmüş.
       Dünya devleti güçlü Türkiye orada başsavcısını bile koruyamamış. Neden karayolunda durdurulan vatandaşları korusun ki. Dünya devleti dediğimiz güçlü Türkiye’nin hiçbir devletlûları Sivas’tan bu tarafa bırakın geçmesini terörle Mücadelede sınır bölgesine bile geçemiyorlar. Ankara’dan yol kesme ve kontrolün kimde olduğu nasıl görülüyor bilmiyorum ama buradan yol kesme ve kontrolün PKK’da olduğu görülüyor. Hem de Erzincan Tunceli karayolunda yani burnumuzun dibinde hem de üçüncü ordunun sorumlu olduğu bölgesinde olması terörle mücadelenin kapsama alanında sayılmıyor değil. Tabi ki de terörle mücadele gerekirse ülkenin her yerinde yapılabilir. Diğer taraftan sınır bölgesinden sorumlu olan Malatya yerleşkesinde bulunan ikinci Ordu’ya bağlı askeri birlikler nerdeyse 5 aydan fazla terörle Mücadele’de dev bir operasyon yaparken, Erzincan yerleşkesinde bulunan üçüncü Ordu’ya bağlı askeri birlikler Tunceli’de terörle mücadele için dev bir askeri operasyon ve yol çevirme veya yol devriyesinde niye yok. Terör sadece güneydoğuda var. Doğu’da yok mu? İkinci ordu ve üçüncü ordu sadece genelkurmaya bağlı olduğu halde terörle mücadele aynı emir veriliyor. Terörle mücadele konusunda sadece sınır bölgesinde mi? Sanki terör örgütü PKK’lı teröristler sadece sınır bölgelerinde. Sınırdan bu tarafa her şey dört dörtlük ve güllük gülistanlık, eğer terörle mücadelenin kapsama alanı genişletilmezse sadece kendimizi kandırmış oluruz. Aynı zamanda bu istihbarat teşkilatı içinde geçerlidir. Çünkü terörle mücadelede en büyük ve en önemli etkili unsurdur. Terörle mücadelede askeri operasyonun beynidir. İstihbarat teşkilatı sadece şehir merkezinden öte kırsalda da güçlü olmak zorundadır. Muhaberesiz muharebe olmayacağı gibi.
Peki, Erzincan Tunceli karayolunda terör örgütü PKK’lı teröristlerin yol kesme eyleminde durdurulan vatandaşlarımız öldürülseydi eğer. Terörle mücadele de Bu zor ve kritik bir dönemde devletin durumu ne olurdu. Yani ikinci bir Gaziantep ve Üçüncü bir Bingöl-muş saldırısı gibi. Buda sivillere yönelik bir saldırı olsaydı ne yapardık acaba. Terörle mücadelede Her şeyi arapsaçı gibi elimize yüzümüze bulaştırırdık. Yani 1960’lı yıllarda olduğu gibi olurdu. Bu devlet bizim devletimiz düşüncesi içinde terörle mücadelede tüm güvenlik güçleri ve istihbarat bu tür durumlarda anlık istihbarat ile anında hızlı bir şekilde intikal ederek terör unsurunu imha etmeleri gerekir. Böylece medyada ve basında yer alan bu tür görüntülerin bir daha tekrar etmesini engellemekte bir terörle mücadele sayılır. Aynı zamanda bu ülkede oluşacak suni bir gündemi bertaraf etmekte terörle mücadele sayılır. Terörle mücadele de her zaman askeri operasyonun yanında toplumda infaal çıkartacak görüntülerin oluşmasını istihbaratla birlikte yok edilir. Çünkü büyük şehirlere rağmen küçük şehirler bu tür eylemlerden daha fazla etkilenir. Teröristlerce yol kesme olayının olduğu yerde muhakkak askeri birliğin bir karakolu olması gerekir. Ayrıca belli bir aralıklarla yol üzerinde sürekli güvenlik devriyesi ve kontrol olması devletin orada bulunan vatandaşlarına varlığını güçlü bir biçimde hissettirmesi en önemli görevidir. Sosyal devlet her bir vatandaşın canını ve malını korumak için vardır.