Yaşlanan nüfusla birlikte artan kronik hastalıklar ve polifarmasi, sağlık sistemlerinin en kritik sorunlarından birini oluşturuyor. Özellikle geriatrik hastalarda ilaçların yanlış, eksik ya da uygunsuz kullanımı; tedaviye uyumsuzluk, yan etki artışı ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşle sonuçlanabiliyor.
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Geriatri Polikliniği’nde yürütülen ve Halime Devrim Küçük tarafından hazırlanan yüksek lisans tezi, bu tabloyu değiştirebilecek güçlü bilimsel veriler sundu: Klinik eczacının aktif müdahalesi, yaşlı hastalarda hem ilaç uyumunu hem de yaşam kalitesini anlamlı düzeyde artırıyor.
“Brown Bag” Yaklaşımı: Hastalar Tüm İlaçlarıyla Masaya Oturdu
Çalışma, 04 Kasım 2024 – 12 Ağustos 2025 tarihleri arasında prospektif, randomize kontrollü olarak yürütüldü.
Toplam 181 hasta (90 kontrol, 91 müdahale grubu) çalışmaya dahil edildi. Hastaların reçeteli ilaçları, vitaminleri ve takviyeleri “Brown Bag Medication Review” yöntemiyle ayrıntılı biçimde incelendi.
Değerlendirmelerde şu bilimsel araçlar kullanıldı:
-
STOPP/START v3 kriterleri
-
PCNE V9.1 sınıflandırması
-
M-DRAW (ilaç uyumu)
-
OPQOL-Brief (yaşam kalitesi)
Ayrıca hastaların antikolinerjik yükü hesaplandı ve geriatrik sendromlarla ilişkisi analiz edildi.
Polifarmasi Gerçeği: Ortalama 6 Hastalık, 6 İlaç
Çalışma verileri yaşlı hastalardaki klinik yükü çarpıcı biçimde ortaya koydu:
-
Hasta başına ortalama hastalık sayısı: ~6
-
Hasta başına ortalama ilaç sayısı: ~6
-
Hasta başına ortalama ilaç ilişkili sorun: ~1.3
Ancak en kritik bulgu, sorunların sayısından çok müdahalenin etkisiydi.
Müdahale Olmazsa Ne Oluyor?
Kontrol grubunda bir aylık takip sonunda:
-
İlaç uyumu anlamlı şekilde düştü (p=0.014)
-
Yaşam kalitesi anlamlı şekilde azaldı (p=0.006)
Bu sonuç, geriatrik hastalarda pasif izlemin bile olumsuz sonuç doğurabileceğini gösterdi.
Klinik Eczacı Devreye Girince Ne Değişti?
Müdahale grubunda ise tablo tamamen tersine döndü:
-
İlaç uyumu anlamlı şekilde arttı (p=0.005)
-
Yaşam kalitesi çok güçlü biçimde arttı (p<0.001)
Klinik eczacının multidisipliner ekibe dahil olmasıyla ilaç ilişkili sorunlar azaltıldı, tedaviler optimize edildi ve hastalara danışmanlık ile motivasyonel destek verildi.
Bu sonuç, sadece reçete düzenlemenin değil; ilaç eğitimi, takip ve iletişimin de klinik sonuçları belirlediğini ortaya koydu.
Antikolinerjik Yük ve Geriatrik Sendromlar
Çalışmada hastaların antikolinerjik yükü ile geriatrik sendromlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05).
Bu bulgu, her antikolinerjik yük artışının doğrudan geriatrik sendroma dönüşmeyebileceğini; ancak yine de dikkatli ilaç değerlendirmesinin gerekli olduğunu gösterdi.
Bu Çalışmayı Literatürde Özel Kılan Ne?
-
Randomize kontrollü ve prospektif tasarım
-
Brown Bag Medication Review uygulaması
-
Klinik eczacı danışmanlığı + telesağlık takibi
-
Yaşam kalitesi ve ilaç uyumunun birlikte değerlendirilmesi
-
M-DRAW ve OPQOL-Brief ölçeklerinin Türkiye’de ilk kez kullanılması
Literatürde benzer çalışmalar bulunsa da, bu kapsam ve metodolojik bütünlükte bir çalışma örneği bulunmadığı vurgulandı.
Eczacı Sadece İlaç Vermez, Tedaviyi Güçlendirir
Çalışmanın temel hipotezi doğrulandı:
Klinik eczacının multidisipliner ekip içinde yer alması, geriatrik hastalarda ilaç ilişkili sorunları azaltırken yaşam kalitesini ve tedaviye uyumu artırmaktadır.
Yaşlanan nüfus düşünüldüğünde bu sonuç, sadece klinik bir kazanım değil; sağlık politikaları açısından da stratejik bir veri niteliği taşıyor.
Kaynak
Küçük, H. D. (2026). Geriatri Polikliniğine Başvuran Hastalara Kapsamlı İlaç İncelemesi ve Klinik Eczacılık Hizmetlerinin Değerlendirilmesi. Yüksek Lisans Tezi, Klinik Eczacılık Ana Bilim Dalı, Atatürk Üniversitesi, Erzurum. Tez No; 987818





