BİLİM VE TEKNOLOJİ

İngilizce Öğretmenliği Eğitiminde Teori Ve Pratik Çatışması

Türkiye’deki İngilizce öğretmenliği eğitimi ne kadar etkili? Geniş çaplı bir bilimsel araştırma; akademisyenler, öğrenciler ve mezunların görüşleriyle eğitimdeki başarıları ve eksiklikleri gün yüzüne çıkarıyor.

Abone Ol

Türkiye'de yabancı dil eğitiminin kalitesini belirleyen en temel faktör olan "öğretmen yetiştirme programları" kapsamlı bir bilimsel araştırmayla mercek altına alındı. Araştırma; üniversitelerdeki teorik eğitimin, okullardaki gerçek sınıf ortamıyla ne kadar örtüştüğünü ve öğretmen adaylarının mesleğe ne kadar hazırlandığını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Teknoloji ve Altyapıda Görüş Ayrılığı

Araştırmanın sonuçlarına göre, eğitim ortamlarındaki imkanlar konusunda ilginç bir tezat yaşanıyor. Öğrenciler fakültelerindeki teknolojik donanımı ve kütüphane olanaklarını genel olarak yeterli bulurken, ders veren öğretim elemanları mevcut altyapının çağdaş bir dil eğitimi için kısıtlı olduğunu savunuyor. Bu durum, eğitim kalitesini belirleyen standartların beklentilerle tam olarak örtüşmediğini gösteriyor.

Erasmus Programları Amacına Hizmet Ediyor mu?

Bilimsel veriler, öğrenci değişim programlarının önemini vurgulasa da uygulama noktasındaki bir detaya dikkat çekiyor. Öğretim elemanları, İngilizce öğretmen adaylarının dil yetkinliklerini artırmak yerine, dilin anadil olarak konuşulmadığı ülkelere gitmeyi tercih etmelerinin eğitimin niteliğini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Kültürel etkileşim yüksek olsa da dilsel gelişimin bu süreçte gölgede kalabildiği belirtiliyor.

"Dil Bilmek" mi "Öğretmeyi Bilmek" mi?

Araştırmada öne çıkan en kritik bulgu, ders içerikleri arasındaki dengesizlik oldu. Katılımcılar, programda "nasıl öğretileceğine" dair meslek bilgisi derslerinin ağırlıkta olduğunu ancak adayların kendi dil yeterliliklerini (konuşma, yazma, dinleme) geliştirecek derslerin yetersiz kaldığını ifade ediyor. Uzmanlara göre, bir öğretmenin sadece yöntem bilmesi yetmiyor; hedef dili bir uzman gibi kullanabilmesi için müfredatın yeniden dengelenmesi gerekiyor.

Saha Gerçekliği: Mezunlar Zorlanıyor

Mesleğe yeni adım atan öğretmenlerin geri bildirimleri, üniversite eğitimi ile saha arasındaki kopukluğu kanıtlar nitelikte. Birçok öğretmen, lisans eğitiminde aldıkları teorik bilgileri kalabalık ve farklı seviyedeki öğrencilerin bulunduğu gerçek sınıflarda uygulamakta güçlük çektiğini belirtiyor. Araştırma, öğretmen yetiştirme sürecinde "okul deneyimi" ve "öğretmenlik uygulaması" derslerinin çok daha verimli hale getirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

KAYNAK: Çelik, Ş. N. (2019). Türkiye'de Uygulanan İngilizce Öğretmenliği Lisans Eğitim Programının Öğrenci, Öğretim Elemanı ve İngilizce Öğretmenlerinin Görüşleri Doğrultusunda Değerlendirilmesi (Doktora Tezi). Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Tez No; 544043