Kemah ilçesinde gençlik hizmetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında kapsamlı bir Eğitim ve Değerlendirme Programı düzenlendi. Program, İl Müftülüğü ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Koordinatörlüklerinin ortak çalışmasıyla gerçekleştirildi.
Erzincan Müftülüğü ve Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde ülke genelinde yürütülen ÇEDES Projesi ile il genelinde uygulanan diğer projelerin değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıya; Kemah İlçe Müftüsü Adem Yeniçeri, Kemah İlçe Millî Eğitim Müdürü Kemal Söğüt, kurum şube müdürleri ile her iki kurumun gençlik koordinatörlüğü hizmetlerinde görev alan personel katıldı.
Toplantıda, Kemah ilçesinde devam eden gençlik çalışmaları ele alınarak mevcut hizmetler değerlendirildi, önümüzdeki döneme ilişkin ortak hedefler belirlendi. Karşılıklı istişarelerle geçen toplantının ardından, ilçede öğrenim gören lise öğrencilerine yönelik bir konferans programı düzenlendi.
Konferans programında, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Köksal, “Ümit” başlıklı sunumuyla öğrencilerle buluştu. Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen konferansta; gençlere ümit, motivasyon, hedef ve istikamet şuuru kazandırmaya yönelik mesajlar paylaşıldı.
Programın sonunda yetkililer, benzer faaliyetlerin önümüzdeki süreçte Erzincan’ın tüm ilçelerinde gerçekleştirileceğini ifade ederek, çalışmalara verdikleri destekten dolayı İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri ile Müftülüklere teşekkür etti.
Ümit Hayata Tutunmanın En Güçlü Dayanağı
İnsan, ümit ile hayata bağlanır; zorluklar karşısında ayakta kalmasını sağlayan en güçlü duygu da yine ümittir. İnanç, azim ve gayretle beslenen ümit; karamsarlığın, korkunun ve yeisin panzehiridir. Kur’an-ı Kerim’de ve peygamberlerin hayatlarında verilen örnekler, en çaresiz anlarda dahi Allah’a güvenenlerin yalnız bırakılmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Musa’nın en zor zamanında Rabbine yönelerek yeni bir hayata kavuşması ve Peygamber Efendimiz’in hicret yolculuğunda “Allah bizimle beraberdir” sözü, ümidin imanla nasıl güç kazandığını göstermektedir.
İslam’da korku ve ümit arasında dengeli bir duruş esastır. Ümit, insanı çalışmaya, üretmeye ve geleceğe hazırlanmaya sevk ederken; tembellik ve gaflet doğuran sahte bir beklentiye dönüşmemelidir. Gençlerin hayata dair hedefler belirlemesi, ideallerine umutla sarılması ve karşılaştıkları zorlukları birer imtihan olarak görmesi büyük önem taşır. Ümitli bireyler, sadece kendi hayatlarını değil, içinde yaşadıkları toplumu da diri tutar. Çünkü ümidini kaybetmeyenler, karanlığın ardından aydınlığın mutlaka geleceğine inananlardır.