Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet uzun süredir tartışılan bir toplumsal sorun. Ancak yeni bir bilimsel araştırma, bu sorunun yalnızca hastanelerle sınırlı olmadığını ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin verildiği aile sağlığı merkezlerinde de ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.
Erzurum’da gerçekleştirilen yüksek lisans tez çalışması, aile sağlığı merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının büyük bir bölümünün meslek hayatlarında şiddete maruz kaldığını gösterdi. Araştırmanın sonuçları, sağlık sisteminin en temel basamaklarından biri olan aile sağlığı merkezlerinde çalışanların güvenliği ve çalışma koşulları konusunda yeni soruları gündeme taşıyor.
214 Sağlık Çalışanı Üzerinde Yapıldı
Araştırma, Erzurum il merkezindeki aile sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık personelleri üzerinde yürütüldü. Çalışmada 11 Kasım 2022 ile 2 Şubat 2024 tarihleri arasında toplam 214 sağlık çalışanı ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi.
Veri toplama sürecinde sağlık çalışanlarının demografik bilgileri, şiddete maruz kalma durumları ve iletişim becerileri ölçekleri kullanıldı. Araştırma, sağlık çalışanlarının karşılaştığı şiddetin türlerini ve iletişim becerileri ile bu durum arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçladı.
Sağlık Çalışanlarının %89,7’si Şiddete Maruz Kaldı
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, aile sağlığı merkezi çalışanlarının %89,7’sinin meslek hayatında en az bir kez şiddete maruz kaldığını belirtmesi oldu.
Şiddet türlerinin dağılımı ise şöyle:
-
Sözel şiddet: %52,79
-
Psikolojik şiddet: %29,61
-
Fiziksel şiddet: %10,06
-
Ekonomik şiddet: %5,87
-
Cinsel şiddet: %1,68
Bu veriler, sağlık çalışanlarının en sık sözlü ve psikolojik saldırılarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
En Çok Şiddete Maruz Kalan Meslek Grubu: Hemşireler
Araştırma bulgularına göre aile sağlığı merkezlerinde şiddete en çok maruz kalan meslek grubu hemşireler oldu. Bu durum, hasta ve hasta yakınlarıyla en yoğun iletişim kuran sağlık çalışanlarının daha yüksek risk altında olduğunu ortaya koyuyor.
Sağlık çalışanları açısından şiddetin yalnızca fiziksel bir saldırı olmadığı; psikolojik baskı, tehdit ve sözlü saldırıların da ciddi etkiler yarattığı vurgulanıyor.
İletişim Becerileri Yüksek Ama Şiddet Azalmıyor
Araştırmada sağlık çalışanlarının iletişim becerileri de ölçüldü. Çalışmaya göre sağlık personelinin iletişim becerileri ortalaması 92,69 puan ile oldukça yüksek bir düzeyde bulundu.
Alt boyutlarda elde edilen ortalamalar ise şöyle:
-
Empati: 26,52
-
Bilgilendirici iletişim: 31,69
-
Saygı: 16,22
-
Sosyal beceri: 18,26
Ancak araştırmanın en dikkat çekici bilimsel bulgularından biri, iletişim becerileri ile şiddete maruz kalma arasında anlamlı bir ilişki bulunmaması oldu. Yani sağlık çalışanlarının güçlü iletişim becerilerine sahip olması, şiddete maruz kalma riskini tek başına azaltmıyor.
Sağlıkta Şiddet Neden Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunu?
Araştırmaya göre sağlık çalışanlarına yönelik şiddet yalnızca bireysel bir sorun değil; aynı zamanda bir halk sağlığı problemi olarak değerlendiriliyor. Çünkü şiddet:
-
sağlık çalışanlarında tükenmişlik ve stres oluşturabiliyor,
-
iş doyumunu azaltabiliyor,
-
mesleğe bağlılığı zayıflatabiliyor,
-
sağlık hizmetinin kalitesini dolaylı olarak etkileyebiliyor.
Bu nedenle sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanması kritik önem taşıyor.
Bilimsel Çalışma Yeni Politikalar İçin Veri Sunuyor
Araştırmanın sonuçları, aile sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık personelinin güvenliği için yeni stratejilere ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde şiddetin boyutunu ortaya koyan bu tür bilimsel çalışmalar, sağlık politikalarının geliştirilmesi açısından önemli veri kaynakları sunuyor.
Sağlık sisteminin en temel halkalarından biri olan aile sağlığı merkezlerinde yaşanan bu tablo, sağlık çalışanlarının güvenli çalışma ortamlarına sahip olması gerektiğini bir kez daha gündeme getiriyor.
Kaynak:
Ersoy, N. (2024). Aile Sağlığı Merkezi Çalışanlarının Sağlıkta Şiddete Maruz Kalma Durumları ve İletişim Becerilerinin Belirlenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Tez No; 876930