Üzümlü ilçesinde etkisini artıran olumsuz hava koşulları, doğadaki canlıların yaşam mücadelesini daha da zorlaştırırken, bu sessiz çığlığa kayıtsız kalınmadı. Üzümlü Belediyesi Başkanlığı öncülüğünde, doğada yiyecek bulmakta zorlanan canlılar için anlamlı bir besleme etkinliği gerçekleştirildi.
MHP Üzümlü İlçe Başkanı Lütfi Akdemir ve teşkilat mensuplarının katılımıyla düzenlenen etkinlikte, ilçenin farklı noktalarında doğadaki hayvanlar için yem bırakıldı. Soğuk kış günlerinde yapılan bu çalışma, hem doğaya duyarlılık hem de toplumsal farkındalık açısından dikkat çekti.
Etkinlikte konuşan yetkililer, amaçlarının doğadaki canlıların zorlu kış şartlarında yaşam mücadelesine küçük de olsa katkı sunmak olduğunu belirtti. Yapılan açıklamada, “Bu soğuk günlerde doğadaki canlarımızın yanında olmak istedik. Onların yaşam mücadelesine destek olabilmek adına bu tür faaliyetleri belirli periyotlarla sürdürmeyi planlıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Üzümlü’de gerçekleştirilen bu anlamlı çalışma, doğaya karşı sorumluluğun sadece bir günle sınırlı kalmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatırken, benzer etkinliklerin artarak devam etmesi temennisini de beraberinde getirdi.
Bir Lokma Umut, Geleceğe Bırakılan Bir Bilinç
Karlı ve soğuk kış günlerinde doğada yaşam mücadelesi veren hayvanların yiyecek bulmakta zorlandığı bu zorlu süreçte, evlerde arta kalan ve hayvanların tüketimine uygun yiyecekler toplanarak doğadaki can dostlarıyla paylaşıldı. Gerçekleştirilen bu çalışma, yalnızca bir besleme faaliyeti olmanın ötesinde; paylaşma, sorumluluk ve merhamet duygularının toplumsal hafızada yeniden güçlenmesine katkı sundu.
“Küçük bir paylaşım, bir can için büyük bir umut” anlayışıyla hayata geçirilen etkinlik, “Doğayı tanı, koru ve sakla” ilkesinin sahadaki somut karşılığı oldu. Uzmanlar, doğayla uyumlu bir yaşamın sürdürülebilmesinin ancak doğayı tanımak, sevmek ve korumakla mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü doğayı korumak, onu yalnızca izlemek değil; öğrenmek, anlamak ve sorumluluk almakla başlıyor.
Günümüzde insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, doğal dengenin hızla bozulduğu, çevre kirliliğinin derinleştiği bir tabloyla karşı karşıya kalınıyor. Doğadan, onun kendini yenileyebileceğinden çok daha fazlasını alma ve sınırsız tüketme hırsı, insanlığın geleceğine yönelik en büyük tehditlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu noktada, çevre bilincinin özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine aktarılması hayati önem taşıyor. Doğayı anlamaya çalışmak, bu bilgiyi farklı hedef gruplarla paylaşmak ve çevre sevgisini küçük yaşlardan itibaren yerleştirmek, sürdürülebilir bir gelecek için temel görevler arasında yer alıyor. Doğada uygulamalı ve ilgi çekici etkinliklerle çevre bilincini pekiştirmek, öğrencilerde bilim kültürü oluşturmak ise çağdaş eğitim vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor.
Bütün bilimlerin temelinin doğada olduğu gerçeği, insanlığın varoluşunun da toprak–su–hava dengesiyle şekillendiğini ortaya koyuyor. Doğayı tanıyan ve doğayla uyumlu bir yaşam kültürü geliştiren toplumların; deprem, sel, salgın gibi doğal olaylar karşısında daha bilinçli ve hazırlıklı olduğu biliniyor. Ancak günümüzde doğayla uyumsuz kentleşme, çevreye duyarsız teknolojik uygulamalar, kontrolsüz sanayileşme ve doğal kaynakların sorumsuzca tüketilmesi, doğal yaşamı ve insanlığın geleceğini ciddi biçimde tehdit ediyor.
Üzümlü’de gerçekleştirilen bu besleme etkinliği, tüm bu büyük tablo içinde küçük ama anlamlı bir adım olarak öne çıkıyor. Doğaya uzatılan her yardım eli, yalnızca bugünü değil; gelecek kuşakların çevreyle kuracağı ilişkiyi de şekillendiriyor.