Türkiye’nin dört bir yanında konuşulan ağızlar, yalnızca yöresel söyleyiş farkları değil; Türkçenin söz dizimini derinden etkileyen yapısal bir zenginlik barındırıyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde hazırlanan kapsamlı bir doktora tezi, Türkiye Türkçesi ağızlarında kullanılan kelime gruplarının sistemli ve bilimsel bir haritasını çıkararak, Türkçenin ifade gücüne dair çarpıcı bulgular ortaya koydu. Çalışma, Anadolu ağızlarının yazı dilinden sapma değil; aksine dili besleyen canlı bir kaynak olduğunu gözler önüne seriyor.
Anadolu Ağızları: Türkçenin Canlı Laboratuvarı
Doktora çalışmasında, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan il ve yörelerde 1940 sonrası derlenmiş 90 farklı eser tarandı. Üç ana ağız grubuna ek olarak Doğu Trakya ağızlarının da dâhil edildiği araştırma, Türkiye Türkçesi ağızlarını adeta yaşayan bir dil laboratuvarı olarak ele alıyor.
Tezde, Anadolu ağızlarının hem Eski Oğuzca hem de modern Türkiye Türkçesi ile bağlantı kuran bir köprü işlevi gördüğü vurgulanıyor. Bu durum, ağızların tarihsel dil gelişimini anlamada kilit bir rol üstlendiğini gösteriyor.
Kelime Grupları Mercek Altında
Araştırmanın merkezinde, Türkçenin söz dizimindeki en önemli yapı taşlarından biri olan kelime grupları yer alıyor. Tez kapsamında;
-
isim tamlamaları,
-
sıfat tamlamaları,
-
fiilimsi grupları,
-
edat, zarf, ünlem, sayı ve tekrar grupları
olmak üzere 12 farklı kelime grubu ayrıntılı biçimde incelendi.
Her bir kelime grubu; yapısal özellikleri, cümlede üstlendiği görevler ve diğer kelime gruplarıyla ilişkileri açısından değerlendirildi. Çalışmada, ağızlarda kullanılan kelime gruplarının yazı diline benzer kurallara sahip olduğu, ancak daha esnek ve serbest yapılar da sergileyebildiği ortaya kondu.
Standart Dilden Sapma mı, Dilsel Zenginlik mi?
Tezin dikkat çeken bulgularından biri, ağızlarda görülen söz dizimi farklılıklarının “kural dışı” değil, alternatif ve işlevsel yapılar olduğu gerçeği. Araştırmaya göre, ölçünlü dile kıyasla daha serbest olan ağızlar, konuşurlarına sınırsız bir ifade imkânı sunuyor.
Bu durum, Türkçenin yalnızca yazı dili üzerinden değil, konuşma dili ve ağızlar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkçenin Geleceğine Açılan Kapı
Çalışma, Türkiye Türkçesi ağızlarının söz dizimi açısından bugüne kadar yeterince ele alınmamış yönlerini sistemli bir biçimde ortaya koyarak, alandaki önemli bir boşluğu dolduruyor. Tezde ulaşılan sonuçlar, Türkçenin hem tarihsel gelişimini hem de çağdaş kullanımını anlamak isteyen araştırmacılar için yeni çalışma alanlarının kapısını aralıyor.
“Türkiye Türkçesi Ağızlarında Kelime Grupları” başlıklı bu doktora tezi, Anadolu ağızlarının Türkçeyi zayıflatan değil; aksine onu besleyen, çoğaltan ve zenginleştiren bir yapı olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Türkçenin ifade gücünün kaynağını anlamak isteyenler için bu çalışma, yalnızca bir dil incelemesi değil, aynı zamanda Türkçenin derin hafızasına yapılan bir yolculuk niteliği taşıyor.
Kaynak
Ünal, Muhammed Sami. Türkiye Türkçesi Ağızlarında Kelime Grupları. Doktora Tezi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkçe Eğitimi Bilim Dalı, Erzincan, 2024. Tez No; 864605