Muhammed Sami Ünal’ın 90 farklı eseri tarayarak hazırladığı devasa araştırma, Türkiye Türkçesi ağızlarının sadece birer konuşma biçimi değil, Oğuzcanın 4 bin yıllık yolculuğunu günümüze taşıyan kompleks birer yazılım sistemi olduğunu kanıtladı.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamlanan ve Türk dilinin derin yapısına ışık tutan yeni bir bilimsel çalışma, Anadolu’nun sessiz mirasını gün yüzüne çıkardı. Muhammed Sami Ünal tarafından kaleme alınan "Türkiye Türkçesi Ağızlarında Kelime Grupları" başlıklı doktora tezi, 1940 yılından bu yana derlenen 90 farklı eseri mercek altına alarak, halk ağızlarının ölçünlü (standart) dilden çok daha esnek ve zengin bir matematiksel yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.
Oğuzcanın 4 Bin Yıllık "Genetik" Köprüsü
Araştırma, MÖ 3000’li yıllarda Anadolu civarında olduğu tahmin edilen ve ardından Orta Asya’ya uzanan dört bin yıllık büyük yolculuğun izlerini sürüyor. Türk tarihinin her döneminde kilit rol oynayan Oğuzların bu sınır tanımaz hareketliliği, bugün Anadolu ağızlarında yaşayan zengin dil özelliklerinin ana kaynağı olarak gösteriliyor. Tez, Anadolu ağızlarını modern Türkiye Türkçesi ile Eski Oğuzca arasında her iki dönemden de izler taşıyan hayati bir "köprü" olarak tanımlıyor.
Kuralsızlığın Muazzam Düzeni
Haberimize konu olan bu devasa çalışma, ağızların sadece kelime farklılıklarından ibaret olmadığını, "söz dizimi" (sentaks) açısından da büyüleyici bir çeşitlilik sunduğunu kanıtlıyor. 434 sayfalık bu kapsamlı araştırmada tam 12 farklı kelime grubu kategorize edildi: İsim ve sıfat tamlamalarından edat gruplarına, ünvan gruplarından karmaşık birleşik fiillere kadar her yapı, halkın ifade gücünün sınırlarını zorluyor. Özellikle ölçünlü dildeki katı kuralların aksine, ağızlarda kelime gruplarının çok daha serbest ve işlevsel bir yapıda kurulduğu bilimsel verilerle ortaya konuyor.
7.500 Örnekle Dilin Derin Yapısına Yolculuk
Ünal’ın araştırması, sadece teorik bir inceleme değil, aynı zamanda 7.500’den fazla canlı örneğin yer aldığı dijital bir müze niteliğinde. Masallardan bilmecelere, günlük sohbetlerden şiirlere kadar her türlü metinden süzülen bu veriler, bir kelime grubunun tek bir kelime gibi hareket ederek dilin en küçük yapı taşına nasıl dönüştüğünü somutlaştırıyor. Çalışmada "hamur kimin", "it boğı bi", "yaşca bök" gibi halkın içinden gelen ifadeler, dil bilimsel birer laboratuvar verisi olarak analiz ediliyor.
Bilim Dünyası İçin Yeni Bir Ufuk
Bu tez, Türkiye Türkçesinin bugünü ve dünü arasındaki kopuklukları gidermek adına sahada önemli bir boşluğu kapatıyor. Halk ağızlarındaki kelime gruplarının yapısal analizleri, gelecekte yapılacak yapay zeka temelli dil işleme çalışmalarından Türkçenin öğretim metodolojilerine kadar pek çok alanda yeni bir ufuk açma potansiyeli taşıyor.
KAYNAK: Ünal, M. S. (2024). Türkiye Türkçesi Ağızlarında Kelime Grupları (Doktora Tezi). Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzincan. Tez No; 864605





