Çocukluk çağı obezitesi çoğu zaman çocuğun tabağında aranıyor. Oysa yeni bir akademik çalışma, sorunun kaynağının çok daha derinde ve sessiz bir yerde olduğunu gösteriyor: ailenin yaşam tarzında. Erzurum’da yürütülen ve 2025 yılında tamamlanan bir yüksek lisans tezi, çocukların kilosu ile ebeveynlerin günlük alışkanlıkları arasında düşündüğümüzden çok daha güçlü bir bağ olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyuyor.

Obezite Çocuğun Değil, Ailenin Hikâyesi mi?

Beslenme ve Diyetetik alanında yapılan çalışma, normal kilolu çocuklar ile fazla kilolu/obez çocukları ve ebeveynlerini karşılaştırarak çarpıcı bir tablo sunuyor. Bulgular, çocukluk çağı obezitesinin yalnızca bireysel tercihlerle değil; evde kurulan beslenme düzeni, ebeveyn davranışları ve ortak yaşam pratikleriyle şekillendiğini gösteriyor.

Boyun Çevresi Detayı: Küçük Bir Ölçüm, Büyük Bir İşaret

Araştırmada dikkat çeken ölçümlerden biri boyun çevresi oldu. Fazla kilolu veya obez çocukların boyun çevresi ortalamasının, normal kilodaki çocuklara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlendi. Aynı durum anneler için de geçerliydi.
Bu sonuç, obezitenin yalnızca çocukta değil, ebeveyn bedeninde de iz bırakan bir aile profiliyle ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Enerji Fazlası Sessizce Birikiyor

Çalışmaya göre fazla kilolu/obez çocuklar, normal kilodaki akranlarına kıyasla günlük olarak:

  • Daha fazla enerji (kalori),

  • Daha fazla karbonhidrat,

  • Daha fazla yağ tüketiyor.

Bu fark yalnızca istatistiksel değil; aynı zamanda uzun vadede metabolik riskleri tetikleyebilecek düzeyde.

Aynı Sofra, Aynı Alışkanlıklar

Araştırma, ebeveynlerin ve çocukların besin tüketim sıklıklarının büyük ölçüde benzer olduğunu ortaya koyuyor. Yani çocuklar, neyi ne sıklıkla tüketeceklerini çoğu zaman evde gördükleri model üzerinden öğreniyor.
Bu durum, beslenme davranışlarının genetikten çok davranışsal aktarım yoluyla şekillendiğini düşündürüyor.

Aile Ortamı Obezite Riskini Belirliyor

Araştırmada kullanılan Aile Beslenme ve Fiziksel Aktivite Ölçeği (ABFA) sonuçları, normal kilolu çocukların ailelerinde daha sağlıklı bir yaşam ortamı bulunduğunu gösteriyor.
Fazla kilolu/obez çocukların ailelerinde ise obezite açısından daha riskli bir yaşam düzeni dikkat çekiyor.

Herkes Hareketsiz, Ama Fark Nerede?

Çalışmanın ilginç bulgularından biri de fiziksel aktiviteyle ilgili. Hem normal kilolu hem de fazla kilolu/obez çocukların büyük çoğunluğu fiziksel olarak inaktif.
Ancak normal kilolu çocukların ailelerinde ebeveynlerin çocuklardan bile daha hareketsiz olduğu görülürken, obez grupta tüm ailenin ortak bir hareketsizlik döngüsü içinde olduğu dikkat çekiyor.

Bilimin İşaret Ettiği Yeni Ufuk

Bu tez, çocukluk çağı obezitesine dair önemli bir gerçeğin altını çiziyor:
Sorun yalnızca çocuğun kilosu değil; ailenin yaşam biçimi.
Önleme ve müdahale stratejilerinin, çocuğu merkeze almak kadar ebeveynleri ve ev ortamını da hedeflemesi gerektiğini bilimsel verilerle ortaya koyuyor.

Kaynak

Kaplan, Ş. (2025). Ebeveyn Yaşam Tarzı ve Beslenme Alışkanlıklarının Çocukluk Çağı Obezitesine Etkisi. Yüksek Lisans Tezi, Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı, Erzurum. Tez No; 919111

Muhabir: Merve Kiraz