Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümündeki “Kamu malı kimsenin babasının malı değil” çıkışı, yerel yönetimlerdeki harcama alışkanlıklarını yeniden gündemin en üst sırasına taşıdı.
Devletin her bir kuruşunun milletin emaneti olduğunu belirten Erdoğan’ın; kamu kaynaklarının kullanımı, israf ve hesap verebilirlik üzerine yaptığı uyarılar, makam aracı alımlarıyla sıkça eleştirilen belediyeleri mercek altına aldırdı. Erdoğan, "Son dönemde kimi zaman hayretle kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" diyerek, kamu görevlilerinin kendilerine tahsis edilen imkânları şahsi malı gibi kullanamayacağını vurguladı.
Belediyelerde Makam Aracı Hareketliliği
Cumhurbaşkanının "milletin emanetine sahip çıkma" çağrısı sonrası gözler, son dönemde araç alımlarıyla gündeme gelen belediyelere çevrildi.
Kelkit Belediyesi, kısa süre önce sosyal medyada ve yerel basında geniş yankı bulan makam aracı alımı iddialarına ilişkin savunma yapmıştı. Belediyeden yapılan açıklamada; aracın temin süreci, maliyeti ve gerçekleştirilen tüm resmi işlemlerin ilgili mevzuata uygun olduğu belirtilerek, gizleyecek herhangi bir durumun bulunmadığı vurgulandı.
Söğütlü’de ise iddialar farklı bir tartışmayı beraberinde getirdi. İddialara göre, Belediye Başkanı İsa Koç'un daha önce kullandığı Volkswagen Passat marka araç belediye hizmetlerinde kullanılmak üzere görevlilere tahsis edilirken, yerine üst segment olarak değerlendirilen Škoda Superb Laurin & Klement 4x4 model yeni bir araç satın alındı.
Vatandaş Tasarruf Genelgesi'ni Hatırlatıyor
Altyapı sorunları, yol bakım çalışmaları ve çevre düzenlemesi gibi temel hizmet ihtiyaçları devam ederken gerçekleştirilen bu harcamalar, vatandaşlar tarafından sorgulanıyor.
Ekonomik zorlukların yaşandığı bu süreçte, söz konusu alımların Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi'nin ruhuna uygun olup olmadığı ise en büyük soru işareti. Erdoğan'ın israf konusundaki net mesajları sonrası, yerel yönetimlerdeki bu harcama tercihlerinin kamu vicdanında nasıl bir karşılık bulacağı ve tartışmaların ne boyuta varacağı merakla bekleniyor.




