Bediüzzaman Kültür ve Sanat Evi ile Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı, Erzincan’ın yetiştirdiği önemli hattat ve ressamlardan Rafet Kavukçu anısına anlamlı bir video yayımladı. Kur’an-ı Kerim’i iki kez el yazmasıyla kaleme alarak hem Türkiye’de hem de İslam dünyasında tanınan Kavukçu, geride yarım asrı aşan eşsiz bir sanat mirası bıraktı.
1930 yılında Erzincan’da doğan Rafet Kavukçu, kitabevi ve yayıncılıkla başladığı meslek hayatını hüsn-i hat ve resim sanatıyla taçlandırdı. Onun eserleri yalnızca estetik bir değer değil, aynı zamanda İslam sanat tarihinin yaşayan bir hafızası niteliğini taşıyor.
Kur’an, Hat ve Sabırla Örülmüş Bir Sanat Hayatı
Rafet Kavukçu, 1964 yılında Hattat Ali Rüştü Oran’dan meşke başladı; 1966’da hüsn-i hat müfredatını ve mürekkebatını tamamladı. Ardından Türk hat sanatının zirve isimlerinden Hâmid Aytaç ile çalışmalarını sürdürdü ve 1974 yılında icazet aldı.
Ali el-Kârî ve Hatt-ı Osmânî imlâsıyla iki Kur’an-ı Kerim yazan Kavukçu; bunun yanında Cevşen, dua mecmuaları, ayet ve hadis levhaları kaleme aldı. Risale-i Nur eserleri için hazırladığı Gotik harf tarzındaki başlık yazıları, yüzlerce poster ve tablo ile sanatını farklı alanlara taşıdı.
Erzincan’dan İslam Dünyasına Uzanan Bir Miras
Hat sanatının yanı sıra resim alanında da üretken olan Kavukçu’nun yaklaşık dört yüz yağlıboya tablosu bulunuyor. Bunlar arasında, perde arkasında sakladığı ve birebir ebatta tuvale nakşettiği iki adet Bediüzzaman Said Nursî portresi özellikle dikkat çekiyor. Ayrıca hazırladığı Bediüzzaman albümü, sanat ve vefa duygusunun birleştiği nadide çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.
Kavukçu’nun yazdığı Kur’an-ı Kerimler ve çizdiği eserler bugün dünyanın birçok ülkesinde yer alıyor; çeşitli yayınlarda ve neşriyatta kullanılıyor. 26 Ocak 2022’de vefat eden Rafet Kavukçu, Erzincan’ın yakın tarihine damga vuran; Türkiye ve İslam âlemi için büyük önem taşıyan bir sanat mirası bırakarak aramızdan ayrıldı.
Yayımlanan anma videosu, sessiz ve derin bir sanat yolculuğunun ardında kalan bu büyük ustayı yeniden hatırlatırken, onun eserlerinin gelecek nesiller için taşıdığı değeri bir kez daha gözler önüne seriyor.