Tarım Bakanlığı 2027 Yılı Staj Başvurularını Başlattı
Tarım Bakanlığı 2027 Yılı Staj Başvurularını Başlattı
İçeriği Görüntüle

Son yıllarda spor ve sağlıklı yaşam amacıyla popülaritesi hızla artan yoga faaliyetleri, inanç dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Birçok kişinin sadece bedensel bir egzersiz ve zihinsel rahatlama yöntemi olarak gördüğü bu pratik hakkında, kamuoyunun yakından tanıdığı ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’ndan çok konuşulacak bir çıkış geldi. Hatipoğlu, yoganın masum bir spor aktivitesinden çok daha öte, köklü dini ritüeller barındırdığını vurgulayarak inananlar için sınırları çizdi.

Okuyucunun Merak Ettiği Soruya Köşesinden Yanıt Verdi

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Sabah gazetesindeki "Kralın huzurunda tarihi savunma" adlı köşe yazısında, kendisine yöneltilen "Yoga yapmanın hükmü nedir?" sorusunu masaya yatırdı. Toplumda bu konuda ciddi bir bilgi kafa karışıklığı olduğunu belirten ünlü ilahiyatçı, yoganın tarihsel ve inançsal kökenlerine inerek İslam dini açısından taşıdığı sakıncaları tek tek sıraladı.

"Dini Yönü Yok Söylemi Gerçeği Yansıtmıyor"

Yoganın sadece fiziksel hareketlerden ibaret bir antrenman gibi gösterilmeye çalışılmasını eleştiren Hatipoğlu, bu uygulamanın Hinduizm ve Budizm inanç sistemlerinde kişiyi arındırma ve sözde ilahi bilgilere ulaştırma amacı taşıyan manevi bir metot olduğunu ifade etti.

Türkiye'deki pek çok yoga merkezinin kendilerini Doğu dinlerinden soyutlayarak "bağımsız egzersiz" adı altında hizmet verdiğini hatırlatan Hatipoğlu, "Yoganın inanç boyutu taşımadığı ve sadece zihinsel bir dinlenme olduğu yönündeki iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Hint dinlerinde bu pratik, doğrudan dini bir ibadet ve uygulama olarak varlığını sürdürmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"Başka Dinin İbadetini Yapmak Uygun Değildir"

İslam inancının sınırlarına dikkat çeken Hatipoğlu, yazısını şu net uyarıyla noktaladı: "Bir Müslümanın, başka bir dinin inanç sistemine ve ibadet ritüellerine dayandığını bilerek yoga yapması uygun değildir." Bu açıklamalarla birlikte, özellikle spor salonlarında ve stüdyolarda yogayı bir yaşam tarzı haline getiren Müslümanlar için yeni bir tartışma süreci başlamış oldu.

Muhabir: Sümeyra İÇER