Günümüz tıbbının en büyük iki kabusu; tedavisi imkansız gibi görülen beyin kanserleri ve antibiyotiklere direnç geliştiren "süper bakteriler". Kemoterapi gören hastaların bağışıklığının çökmesi ve enfeksiyonlara açık hale gelmesi, modern onkolojinin en sancılı paradokslarından biri. Ancak Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, bu kısır döngüyü kıracak devrim niteliğinde bir çözüm sunuyor: Hem kanseri yok eden hem de bakterileri durduran "akıllı" moleküller.
Görünmez Katillere Karşı "Seçici" Silahlar
Moleküler Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı’nda Doç. Dr. Mehmet Enes Arslan ve Doç. Dr. Yusuf Akbaba danışmanlığında Abdurrahim KADI tarafından yürütülen çalışmada, doğada bulunan bileşiklerden ilham alınarak fenetilamin bazlı yeni üre türevleri sentezlendi. Bu moleküllerin en dikkat çekici özelliği ise "cerrah titizliğiyle" çalışmaları.
Yapılan MTT ve Hoechst 33258 analizleri sonucunda, bu yeni bileşiklerin sağlıklı insan hücrelerine (fibroblast) hiçbir zarar vermediği, yani toksik (zehirli) etki göstermediği kanıtlandı. Bu durum, kemoterapinin en büyük yan etkisi olan "sağlıklı doku hasarını" tarihe gömebilir.
Glioblastoma ve Nöroblastoma Kuşatma Altında
Araştırmanın odağında, tedavisi en zor kanser türlerinden olan Glioblastoma (beyin tümörü) ve Nöroblastoma hücreleri yer aldı. Sentezlenen moleküller, bu agresif kanser hücrelerinin canlılığını önemli ölçüde yitirmesine neden oldu. Hücrelerin içine sızan bu yeni nesil üre türevleri, kanserli yapıyı içeriden çökerterek antikanser aktivitede umut verici sonuçlar sergiledi.
Antibiyotik Direncine "Üre" Freni
Haberin asıl şaşırtıcı kısmı ise bu bileşiklerin sadece birer kanser savaşçısı olmaması. Aynı zamanda güçlü birer antimikrobiyal ajan olan bu moleküller, bakterilere karşı da etkin bir koruma sağlıyor. Özellikle kanser tedavisi sırasında zayıf düşen bağışıklık sistemi nedeniyle bakteriyel enfeksiyonlara yakalanan hastalar için bu buluş, tek bir ilaçla iki cephede birden savaşma imkanı tanıyor.
Tıpta Yeni Bir Ufuk: "Çok Hedefli" İlaçlar
Bu tez çalışması, ilaç endüstrisinde "çok hedefli terapötik uygulamalar" dönemini başlatabilecek nitelikte. Geleneksel ilaç geliştirme süreçlerinin 15-20 yıl sürdüğü ve milyarlarca dolara mal olduğu günümüzde, Erzurum’da sentezlenen bu düşük maliyetli ve yüksek etkili moleküller, yerli ilaç sanayii için de büyük bir potansiyel barındırıyor.
Gelecekte bu moleküllerin klinik aşamalara taşınmasıyla, hastaların hem kanseri yendiği hem de enfeksiyonlardan korunduğu, yan etkisiz bir tedavi süreci hayal olmaktan çıkabilir.
Kaynak: KADI, A. (2024). Antikanser ve Antibakteriyel Aktiviteye Sahip Yeni Üre Türevi Bileşiklerin Sentezi, Biyokimyasal Karakterizasyonu ve Terapötik Uygulamaları. Yüksek Lisans Tezi, Erzurum Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Erzurum. Tez No; 887519





