Anadolu’nun hırçın doğasıyla bilinen Kuzey kıyıları, sanılanın aksine sadece bir sahil şeridi değil, binlerce yıl boyunca medeniyetleri birbirine bağlayan stratejik birer anahtar görevi üstlendi. Dr. Harun Turak’ın Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi bünyesinde tamamladığı kapsamlı doktora çalışması, Giresun ve Ordu topraklarını besleyen Aksu ve Melet (antik adıyla Melanthios) havzalarının, tarihin karanlık dönemlerine nasıl ışık tuttuğunu çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.
Kalkolitik Çağ’dan Roma’ya: Kesintisiz Bir Yaşam Serüveni
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, bu zorlu coğrafyanın Kalkolitik Çağ’dan itibaren insan toplulukları için vazgeçilmez bir barınma alanı olduğudur. Bölgede yapılan yüzey araştırmaları ve arkeolojik kazılar; yerleşim dokusunun bazen azalsa da Kalkolitik dönemden Helenistik ve Roma dönemlerine kadar kesintisiz bir şekilde devam ettiğini kanıtlıyor. Bu durum, bölgenin sadece geçici bir durak değil, binlerce yıllık yerleşik bir kültür merkezi olduğunu bilim dünyasına ilan ediyor.
Madenlerin Efendileri: Antik Metalurjinin İzleri
Haberin odak noktasını oluşturan bir diğer sarsıcı veri ise bölgenin antik çağdaki ekonomik gücüdür. Aksu ve Melet havzalarında tespit edilen yoğun maden cürufları, özellikle Fırışlık yerleşmesi ve Tepetarla Höyük gibi alanlarda bulunan metalurjik atıklar, bölgenin Eskiçağ’da önemli bir metal üretim merkezi olduğunu gösteriyor. MTA raporlarıyla da desteklenen bu veriler; bakır, kurşun ve çinko madenlerinin binlerce yıl önce ustalıkla işlendiğini, bölge insanının maden eritme potaları ve tunç silahlar ürettiğini kanıtlıyor.
Gizemli Halklar ve Stratejik Kaleler
Antik kaynaklarda "karanlık yol" olarak betimlenen Karadeniz’in sarp yamaçları; Mossynoikler, Khalybler ve Tibarenler gibi özgün kültürlere sahip yerel topluluklara ev sahipliği yapmıştır. Tez çalışmasında detaylandırılan vadi geçitlerine hakim zirvelerdeki kaleler ve istihkâm mevkileri, bu halkların hem doğayla hem de istilacı güçlerle olan mücadelesinin sessiz birer anıtı gibi yükseliyor. Özellikle Roma döneminde bu kalelerin, bölgedeki zengin orman ve maden kaynaklarını kontrol etmek amacıyla stratejik bir ağ oluşturduğu anlaşılıyor.
Bilim Dünyasında Yeni Bir Ufuk
Bu çalışma, sadece Giresun ve Ordu’nun yerel tarihini aydınlatmakla kalmıyor; aynı zamanda Doğu Karadeniz’in İç Anadolu ve Kafkasya ile olan kültürel bağlarını, yol güzergâhlarını ve ticaret ağlarını da yeniden tanımlıyor. Aksu ve Melet havzaları, artık tarihin kenarda kalmış birer dipnotu değil, Eskiçağ Anadolu’sunun ekonomi-politiğini anlamak için başvurulması gereken anahtar bölgeler olarak literatürdeki yerini sağlamlaştırıyor.
KAYNAK: Turak, H. (2024). Eskiçağ'da Aksu ve Melet Havzası (Doktora Tezi). Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Erzincan. Tez No; 867302





