Kemah Sultan Melik Türbesi’nde bugüne kadar hiç yapılmamış kapsamlı restorasyon çalışmaları için ilk adım atıldı. Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksun’un talimatıyla kış şartlarına rağmen uzman ekipler tarafından ilçede incelemeler yapılarak proje çalışmalarına başlandı.
Çalışmalar kapsamında Sultan Melik Türbesi’nin yanı sıra Gülabi Bey Camii, Toğay Hatun İmareti ve Beklimçay Mahallesi Camii için de restorasyon süreci başlatıldı.
Sultan Melik Türbesi, 1071–1228 yılları arasında bölgeye egemen olan Mengücek Beyliği dönemine ait olup, Kemah’ın kuzeybatısında kayalık bir platform üzerinde yer alıyor. Tuğla duvarlı ve sekiz köşeli olarak inşa edilen yapı, iki katlı mimarisiyle dikkat çekiyor. Alt katta bulunan mezar odasının ortasında, üst katı taşıyan sekizgen bir sütun yer alırken, orta direk, tavan silmeleri ve tavan tuğla örgü düzeninde yapılmış durumda. Türbe, inşa malzemesi ve cenazeliğin orijinal şekliyle öne çıkıyor.
Halk arasında “Sultan Melek” olarak adlandırılan türbede, Mengücek Beyliği döneminde yaşamış Sultan Melik’in mumyası ile birlikte toplam beş mezar bulunuyor. Türbe, iki demir kapı ve asma kilitlerle koruma altında tutulurken, yanında yer alan penceresiz zaviye ise dikdörtgen planlı yapısıyla dikkat çekiyor.
Selçuklu Hükümdarı Alparslan tarafından Anadolu’nun fethiyle görevlendirilen Sultan Melik, 1071–1080 yılları arasında Kemah ile birlikte Erzincan, Divriği ve Şarki Karahisar bölgelerini egemenliği altına almış, bu bölgelere Oğuz Boyu’ndan gelen aileleri yerleştirmişti. Mengücek Beyliği’nin kuruluşunun ardından hükümranlık 1228 yılına kadar sürmüştü.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarıyla, fetihler, zaferler ve destansı mücadelelerle dolu bir geçmişin izleri korunarak geleceğe taşınmaya devam edecek.





