Türkiye genelinde ve Erzincan'ın da dahil olduğu pek çok şehirde, yüksek enflasyon ve artan gayrimenkul fiyatları vatandaşları yeni çözüm arayışlarına yöneltiyor. Artık sadece çalışarak ve klasik yöntemlerle para biriktirerek ev sahibi olmanın zorlaştığı bu dönemde, finansal okuryazarlık çerçevesinde farklı bir model dikkat çekiyor. Bu haber, bir yatırım tavsiyesi veya yönlendirme amacı taşımamakla birlikte; mevcut ekonomik sistemin sunduğu araçların (kredi kartı, altın ve fonlar) bir araya getirilerek nasıl bir varlık biriktirme stratejisine dönüştürülebileceğine dair tamamen teknik bir bilgilendirme sunmaktadır.
Enflasyon Sizin Borcunuzu Nasıl Öder?
Borç yönetimi, doğru planlandığında bir zenginleşme aracına dönüşebilir. Erzincan'da da hayat pahalılığının hissedildiği şu günlerde, Türk Lirası cinsinden borçlanmak aslında bir avantaj sağlayabiliyor. Mantık oldukça basit: Bugün bankadan aldığınız limitli bir tutarı, enflasyon nedeniyle değeri düşecek olan geleceğin parasıyla geri ödemek. Yani değerli parayı bugün alıp, yarının değersizleşmiş parasıyla ödeme yaparak borcu enflasyona "ödetme" prensibi uygulanıyor.
Birinci Adım: Altın Köprüsü Kurmak
Kredi kartı limitini bir "yatırım musluğu" olarak konumlandıran bu yöntemde ilk durak altın oluyor. Altın, paranın değerini koruyan ve döviz bazlı hareket eden bir araç olduğu için, bankaya TL cinsinden borçlanırken elde edilen varlık dolar bazında değer kazanıyor. Aradaki fark, yatırımcı için ilk sermaye birikimini oluşturuyor. Bu yöntem, kendi başına birikim yapmakta zorlananlar için bir çeşit disiplinli tasarruf kapısı aralıyor.
İkinci Adım: Küçük Paralarla Büyük Projelere Ortaklık
Bir evin tamamını almak için milyonlarca liraya ihtiyaç duyulsa da, "Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları" (GYO) bu engeli ortadan kaldırıyor. Bu sistemde, dev projeler binlerce küçük parçaya bölünüyor ve siz elinizdeki küçük miktarlarla bir rezidansın, otelin veya alışveriş merkezinin ortağı olabiliyorsunuz. Bu yatırımlardan gelen kira benzeri gelirler (temettüler), tekrar sisteme dahil edilerek birikimin kartopu etkisiyle büyümesi hedefleniyor.
Sistemin Tıkanmaması İçin Temel Şartlar
Bu modelin başarılı olması için taviz verilmemesi gereken iki ana kural bulunuyor.
İlki, kredi kartı borcunun her ay mutlaka tamamının ödenmesi; çünkü asgari ödeme yapıldığı an kazanç faize gidiyor.
İkincisi ise, piyasadaki olası dalgalanmalara karşı 2-3 aylık taksit tutarının "yedek akçe" olarak kenarda tutulması. Zamanı yanına alan ve bu disiplini bozmayanlar için bu model, uzun vadede bir konutun tüm bedelini karşılayacak birikime ulaşma potansiyeli sunuyor.