Kişisel verilerin korunması ve işyeri güvenliği dengesinde yeni bir eşik geride kalırken, milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren biyometrik veri tartışmalarında kurallar yeniden şekilleniyor. İş yerlerinde parmak izi veya yüz tanıma gibi teknolojilerin kullanımına dair kafalardaki soru işaretlerini gidermek üzere yeni bir adım atıldı. Uygulamanın sınırlarının ne olacağı, hangi alanlarda esneklik tanınacağı ve kurallara uyulmadığı takdirde nelerin değişeceği kamuoyuyla paylaşıldı.
Mesai Takibinde Biyometrik Veri Yasaklandı
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), 29 Nisan 2026 tarihli ve 2026/921 sayılı ilke kararını 2 Haziran 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlamıştı. Bu kararla birlikte işverenlerin çalışanların işe giriş ve çıkışlarını parmak izi, avuç içi, yüz tanıma, iris veya retina taraması gibi biyometrik sistemlerle takip etmesi yasaklandı. Ölçülülük ilkesine aykırı bulunan bu yöntemler yerine, şifreli kart, personel kimlik kartı, PIN, imza veya kablosuz geçiş sistemleri gibi alternatif yöntemlerin kullanılması istendi. Gelen görüş talepleri üzerine Kurum, bu kuralların çerçevesini netleştiren yeni bir duyuru yayımladı.
Parmak İzi ve Avuç İçi Veri Sayılıyor
Bazı iş yerleri parmak izi veya avuç içi taramasıyla alınan bilgilerin biyometrik veri olarak kabul edilmemesi gerektiğini savunmuştu. Ancak KVKK bu görüşü kesin bir dille reddetti. Avrupa düzenlemelerine ve uluslararası standartlara atıfta bulunan Kurum, bir kişiyi benzersiz şekilde tanımlamaya yarayan her türlü verinin, matematiksel koda dönüştürülüp saklansa bile biyometrik veri niteliği taşıdığını vurguladı. Özel nitelikli kişisel verilerin kanunla sınırlı olduğu ve kıyas yoluyla genişletilemeyeceği hatırlatıldı.
Kritik Tesisler İçin Sınırlı İstisna Yolu
Yayımlanan yeni duyurunun en dikkat çekici yönü, yüksek güvenlik riski taşıyan hassas tesisler ve kritik alanlar için getirilen sınırlı istisna oldu. KVKK, bu tür yerlerde biyometrik sistemlerin sadece mesai takibi amacıyla değil; kimlik doğrulama, yetkilendirme ve tesise güvenli erişim gibi çok katmanlı koruma süreçlerinin bir parçası olarak kullanılabileceğini belirtti. Fakat bu durum sınırsız bir serbestlik sağlamıyor; uygulamanın yalnızca gerekli kritik alanlar ve kişilerle sınırlı olması, alternatif yöntemlerin yetersiz kalması ve somut güvenlik ihtiyacıyla ölçülü tutulması şart koşuluyor.
Milli Güvenlik İstisnası ve Denetim Süreci
Kanunun milli savunma, kamu güvenliği veya ekonomik güvenliğin korunmasına yönelik veri işleme faaliyetlerine tanıdığı istisnaların büyük kamu kurumlarına esneklik sağladığı, ancak bu durumu sınırsız kılmadığı ifade edildi. Burada belirleyici kriterin, verinin mesai takibi amacını aşıp aşmadığı olduğu bildirildi. Çalışan devam takibi amacıyla yapılan biyometrik işlemler ilke kararına tabi tutulmaya devam ederken, bu kapsam dışındaki alanlar için denetimler somut olay bazında yürütülecek ve kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanmaya devam edecektir.




