Bugün fizik ve matematik dünyası, evrenin en derin katmanlarında "tanımlanamayan" bir boşluğa çarpmış durumda. Kuantum fiziğindeki belirsizliklerden matematiğin ispatlanamaz döngülerine kadar bilim, bir noktadan sonra susmak zorunda kalıyor. Peki, formüllerin bittiği o karanlık bölgede gerçekliği nasıl konuşabiliriz? Yürütülen çarpıcı bir bilimsel araştırma, bu sorunun cevabını beklenmedik bir yerde buluyor: Kıssa.
Bilimin "Konuşamadığı" Alan
Modern düşünce dünyası yüzyıllardır şu ilkeyle hareket etti: "Ölçemediğin şey yoktur." Ancak 20. yüzyıldan itibaren ortaya çıkan bilimsel veriler, evrende var olduğunu bildiğimiz halde mevcut kavramlarla "inşa edemediğimiz" devasa bir alan olduğunu gösterdi. Bilimsel modeller bu noktada birer "dilsiz" kalıba dönüşürken, araştırma bu sınırın ötesine geçmek için dilden daha güçlü bir araca ihtiyaç duyulduğunu savunuyor.
Hikâyeden Çok Daha Fazlası
Bu bilimsel çalışma, kıssayı sadece eski zaman anlatıları olarak değil, çok daha yüksek bir "bilişsel teknoloji" olarak tanımlıyor. Kavramsal dil bir şeyi parçalara ayırıp dondururken; kıssa, var olan ancak doğrudan bilgiye konu edilemeyen saf gerçeklikleri, zihnimizde bir bütün olarak canlandırmamıza olanak tanıyor. Bilimin katı kalıplarına sığmayan insan bilinci, özgür irade ve varoluşun gizemi gibi konular, kıssanın sunduğu bu esnek modelle yeniden anlam kazanıyor.
Sembollerin Gücü
Araştırmanın sunduğu en radikal fikir ise gerçekliği temsil etme biçimimizle ilgili. Kıssa, tıpkı gelişmiş bir simülasyonun yaptığı gibi, kavramların yetersiz kaldığı yerde semboller ve analojiler üzerinden zihinsel bir inşa süreci başlatıyor. Bu durum, bilim dünyası için yepyeni bir ufuk anlamına geliyor: Evreni anlamak için sadece sayılara değil, gerçekliğin ruhunu taşıyan sembolik anlatımlara da ihtiyacımız var.
Görünen o ki, bilimin "bilinemez" etiketi yapıştırıp rafa kaldırdığı sırlar, kıssanın rehberliğinde yeniden rasyonel düşüncenin parçası haline geliyor. Şimdi asıl soru şu: Evrenin gerçek hikâyesini anlamak için, belki de en başta formülleri değil, anlatıları okumayı öğrenmemiz gerekiyor.
Kaynak: "Bilinemezin İfade Aracı Olarak Kıssa", Doktora Tezi, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024. Tez No; 850527




