XIV. yüzyılda yaşamış Hurûfî şair İmâdüddin Nesîmî’nin Farsça Divanı, yalnızca edebî bir metin değil; din, felsefe, mitoloji ve kozmografiyi iç içe geçiren çok katmanlı bir bilgi evreni olarak karşımıza çıkıyor. Atatürk Üniversitesi’nde hazırlanan yeni bir yüksek lisans tezi, bu divanı ilk kez İslâmî Türk edebiyatı kaynakları açısından sistematik biçimde çözümleyerek, Nesîmî’nin düşünce dünyasının derinliğini bilimsel ölçekte görünür kılıyor.
Bu çalışma, bir divanın satır aralarında saklı olan entelektüel mirasın, klasik edebiyat sınırlarını aşan bir anlam dünyasına işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Hurûfîlik Bir İnanç mı, Yorumlama Anahtarı mı?
Tezin merkezinde yer alan temel sorulardan biri şu: Hurûfîlik, Nesîmî’nin şiirlerinde yalnızca bir inanç sistemi mi, yoksa metinleri anlamlandıran anahtar bir düşünme biçimi mi?
Araştırma, Nesîmî’nin Fazlullah-ı Hurûfî ile tanışmasının ardından şiirlerinde köklü bir dönüşüm yaşadığını ortaya koyuyor. Farsça Divan’daki beyitler; harfler, sayılar ve semboller aracılığıyla Kur’an ayetleri ve hadislerin bâtınî yorumlarını içeren bir yapı sergiliyor. Bu yönüyle divan, Hurûfîliğin teorik bir manifestosu olmasa da, onun şiir diliyle kurulmuş en güçlü temsil alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Kur’an’dan Hadise: İlahi Metinler Şiirin İçinde Nasıl Yeniden Kuruluyor?
Tezde dikkat çeken en önemli bulgulardan biri, Farsça Divan’daki dinî referansların olağanüstü yoğunluğu. Ayetler ve hadisler, doğrudan alıntı olmanın ötesinde; iktibas ve telmih sanatıyla şiirin dokusuna işlenmiş durumda.
Kur’an’daki yaratılış, insan, ilim ve hakikat temaları; Nesîmî’nin şiirinde sembolik bir dile dönüşüyor. Hadisler ise insanın kendini bilmesi, hakikate ulaşması ve ilahî sırlarla temas etmesi bağlamında yorumlanıyor. Bu durum, divanı salt estetik bir eser olmaktan çıkarıp teolojik ve epistemolojik bir metne dönüştürüyor.
Peygamberler, Melekler ve Mitoloji: Şiirde Kutsal Bir Ansiklopedi
Çalışma, Nesîmî’nin Farsça Divanı’nı adeta bir “kutsal anlatılar atlası” olarak tanımlıyor. Divanda;
-
Peygamber kıssaları
-
Melek figürleri
-
Kutsal kitaplarda geçen isimler
-
Mitolojik ve efsanevî şahsiyetler
belirli bir sistematik çerçevede kullanılıyor. Bu figürler, tarihsel anlatının unsurları olmaktan ziyade, insanın varoluşunu ve ilahî hakikate yolculuğunu açıklayan semboller hâline geliyor.
Gül, Simurg ve Yıldızlar: Doğa ve Kozmosun Şiirsel Dili
Tezin ortaya koyduğu bir diğer çarpıcı boyut ise divandaki doğa ve kozmografya unsurları. Hayvanlar, bitkiler, şehirler ve gök cisimleri; sembolik anlamlarla yüklü şekilde şiire dahil ediliyor.
Ay, güneş, yıldızlar ve gezegenler; insanın hakikat arayışını temsil ederken, gül, bülbül ve simurg gibi imgeler tasavvufî ve bâtınî anlam katmanlarıyla kullanılıyor. Böylece Farsça Divan, mikrokozmos ile makrokozmosu birleştiren şiirsel bir evren sunuyor.
Bir Divanın Ardındaki Büyük Birikim
Araştırmanın ulaştığı temel sonuçlardan biri şu: Nesîmî, yalnızca güçlü bir şair değil; aynı zamanda Kur’an ilimleri, hadis, kelâm, tasavvuf, mitoloji ve kozmoloji alanlarında derin bir birikime sahip çok yönlü bir entelektüel figürdür.
Farsça Divan, bu birikimin şiir diliyle inşa edilmiş bir yansımasıdır ve İslâmî Türk edebiyatının düşünsel sınırlarını genişleten nadir eserlerden biridir.
Klasik Edebiyatın Bilinmeyen Ufku
Bu akademik çalışma, Nesîmî’nin Farsça Divanı’nı ilk kez bütüncül bir muhteva haritası ile ele alarak, klasik edebiyat araştırmalarına yeni bir perspektif kazandırıyor. Şiirin yalnızca estetik değil, aynı zamanda bilgi üreten bir yapı olduğunu gösteren bu yaklaşım; gelecekte yapılacak divan incelemeleri için de örnek bir model sunuyor.
Kaynak
Selma Mollai̇brahiṁoğlu, İslâmî Türk Edebiyatı Kaynakları Açısından Nesîmî’nin Farsça Divanı, Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum, 2025. Tez No; 926170