Günümüzün hızla değişen eğitim dünyasında öğrenciler, yalnızca formülleri ezberlemekle değil, gerçek hayatın karmaşık problemlerini çözmekle ve bu süreçte kendi düşünme mekanizmalarını yönetmekle karşı karşıya. Bilimsel bir araştırma, fen lisesi öğrencilerinin "matematiksel modelleme" uygulamaları sırasında sergiledikleri üstbilişsel eylemlerin, yani düşünmeyi düşünme becerilerinin, başarılarındaki kritik rolünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.

Kendi Kendini Değiştiren 'Yapay Zekalı' Zararlı Yazılımlar
Kendi Kendini Değiştiren 'Yapay Zekalı' Zararlı Yazılımlar
İçeriği Görüntüle

Araştırma, öğrencilerin problemleri çözme süreçlerinde "tahmin, planlama, izleme ve değerlendirme" süreçlerini nasıl işlettiğini ve bu eylemlerin modelleme performansını nasıl etkilediğini derinlemesine inceliyor.

Problemi Anlamanın Ötesi: Süreci İzlemek

Yapılan bilimsel analizler, öğrencilerin modelleme sürecinde "problemi anlama" ve "sadeleştirme" aşamalarında oldukça yetkin olduklarını gösteriyor. Ancak, iş süreci denetlemeye ve son aşamada "değerlendirmeye" geldiğinde tablo değişiyor.

Araştırmada öne çıkan en çarpıcı bulgulardan biri, öğrencilerin çoğunun süreci başlatan "tahmin" ve sürdüren "izleme" aşamalarında güçlü oldukları; ancak süreci sonuçlandırıp anlamlandıran "değerlendirme" basamağında zorlandıkları yönünde. Uzmanlara göre, değerlendirme becerisi bir modelleme sürecini sadece tamamlamakla kalmıyor, onu anlamlı kılıyor. Bu becerideki zayıflık, sürecin son kısmında tıkanmalara yol açıyor.

Tahmin, Planlama, İzleme ve Değerlendirme Döngüsü

Araştırmanın ortaya koyduğu model, bu dört üstbilişsel eylemin birbiriyle nasıl dans ettiğini açıklıyor:

  • Tahmin: Problemi başlatır, başlangıçta bir yön verir.

  • Planlama: Süreci yapılandırır, izlenecek yolu çizer.

  • İzleme: Süreci canlı tutar, hata yapıldığında fark etmeyi sağlar.

  • Değerlendirme: Süreci tamamlar, ulaşılan sonucun gerçek dünya ile uyumunu test eder.

Matematiksel Öz-Yeterlik ile Üstbilişin Doğru Orantısı

Bilimsel araştırmanın nicel verileri, öğrencilerin üstbilişsel farkındalık düzeyleri arttıkça, matematiksel modelleme öz-yeterlik algılarının da anlamlı bir biçimde arttığını kanıtlıyor. Yani bir öğrenci kendi zihninin nasıl çalıştığını, hangi stratejiyi ne zaman kullanacağını ne kadar iyi bilirse, gerçek dünya problemlerini çözebileceğine olan inancı da o kadar güçleniyor. Bu da eğitimde sadece "içerik bilgisinin" değil, "üstbilişsel düzenleme becerilerinin" sistematik olarak geliştirilmesinin şart olduğunu gösteriyor.

Yeni Bir Ufuk: Sadece Bilmek Yetmez

Araştırmanın sonuçları, fen lisesi öğrencilerinin akademik başarılarının ötesinde, kendi düşünme süreçlerini yönetme kapasitelerinin matematiksel yetkinliklerini doğrudan şekillendirdiğini gösteriyor. Öğretmenler ve müfredat tasarımcıları için kritik mesaj şu: Geleceğin matematik öğretimi, öğrencilerin kendi "tahmin, planlama, izleme ve değerlendirme" süreçlerini aktif olarak kullanabilecekleri öğrenme ortamları tasarlamak zorundadır.

Bilimsel gözlem, matematiksel modelleme sürecinin sadece rakamlarla değil, aslında zihinsel bir strateji yönetimiyle gerçekleştiğini bir kez daha teyit etmiş oldu.

Kaynak: ŞİMŞEKER, M. (2026). Fen Lisesi Öğrencilerinin Matematiksel Modelleme Uygulamaları Süresince Üstbilişsel Eylemlerindeki Gelişimler. Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi. Tez No: 1009733

Muhabir: Merve Kiraz