BİLİM VE TEKNOLOJİ

“Suçun Kalbi” Nerede Atıyor? İslâm ve Türk Ceza Hukukunda Manevi Unsur Tartışmasına Çarpıcı Bir Bakış

İslâm ve Türk ceza hukukunda “suçun manevi unsuru” nasıl tanımlanıyor? Kast, taksir ve suç teorisi bağlamında iki hukuk sisteminin yaklaşımı bu özel haberde bilimsel çerçevede inceleniyor.

Abone Ol

Bir eylemi suç yapan yalnızca dış dünyada gerçekleşmiş olması mıdır? Yoksa suçun asıl belirleyicisi, failin zihninde ve iradesinde mi gizlidir? Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde 2024 yılında tamamlanan doktora tezinde bu sorular, İslâm ve Türk ceza hukuku bağlamında kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Muhammed Tevfik Tortop’un “İslâm ve Türk Ceza Hukukuna Göre Suç Genel Teorisinde Suçun Manevi Unsuru” başlıklı çalışması, modern hukuk teorisi ile klasik fıkıh literatürünü karşılaştırmalı bir zeminde buluşturarak dikkat çekici sonuçlara ulaşıyor.

Suçun Anatomisi: Genel Teori Ne Söyler?

Türk ceza hukukunda suç, rastgele bir fiil değil; belirli unsurlardan oluşan hukuki bir yapı olarak kabul edilir. Suç genel teorisi, bir davranışın suç sayılabilmesi için taşıması gereken nitelikleri sistematik biçimde inceler.

Bu çerçevede:

  • Suçun maddi unsuru (hareket, netice, illiyet bağı),

  • Suçun manevi unsuru (kast ve taksir),

  • Hukuka aykırılık ve kusurluluk

gibi yapısal bileşenler değerlendirilir.

Özellikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sonrasında doktrinde kast, olası kast, bilinçli ve bilinçsiz taksirin suçun manevi unsurları olduğu yönündeki yaklaşım güç kazanmıştır. Bu anlayışa göre suç, yalnızca dışsal bir fiil değil; fail ile fiil arasındaki psişik bağın da varlığını gerektirir.

İslâm Ceza Hukukunda “Genel Teori” Var mı?

Tezin en dikkat çekici sorularından biri şu:
İslâm hukukunda, modern anlamda bir “suç genel teorisi” var mıdır?

Klasik fıkıh eserlerinde ceza hukuku “genel” ve “özel” şeklinde sistematik bir ayrıma tabi tutulmamıştır. Bu nedenle modern hukukta görülen tarzda soyut bir suç teorisi doğrudan formüle edilmemiştir.

Ancak bu durum, İslâm hukukunda suçun yapısal unsurlarının incelenmediği anlamına gelmez. Aksine, unsur teorisine ilişkin meseleler doğrudan özel suç başlıkları altında değerlendirilmiştir.

Cinâyât (kısas ve diyet suçları), had suçları ve ta‘zîr suçları bağlamında her suç tipi kendi maddi ve manevi şartlarıyla ele alınmıştır.

Manevi Unsur: Kast mı, Kusur mu?

Türk ceza hukukunda manevi unsur; fail ile fiil arasındaki zihinsel ve iradi bağı ifade eder. Kast ve taksir, suçun sübjektif temelini oluşturur.

İslâm ceza hukukunda ise suçun illeti temelde kasttır. Davranışın suç sayılabilmesi için iradi bir yönelimin varlığı aranır. Ancak burada önemli bir problem ortaya çıkar:

Kalbin fiili olan kast doğrudan bilinemeyeceğine göre, nasıl tespit edilecektir?

İslâm hukukunda bu sorun, maddi unsur ile manevi unsur arasında kurulan delalet ilişkisi ile aşılmaktadır. Failin kullandığı alet, fiilin gerçekleşme biçimi ve neticenin doğası gibi objektif ölçütler, kastın tespitinde belirleyici rol oynar.

Bununla birlikte hataen işlenen cinayetlerde taksir benzeri bir sorumluluk anlayışının da mevcut olduğu görülmektedir.

Kavramların Yolculuğu: Manevi Unsur Fıkıhta Nasıl Anlaşıldı?

Tezin ortaya koyduğu önemli bir bulgu da şudur:

Klasik fıkıh literatüründe “manevi unsur” kavramı modern anlamıyla kullanılmamıştır. Kast, çoğu zaman mücerret biçimde ya da darb, katl, telehhî gibi fiille bağlantılı sıfatlarla ele alınmıştır.

Bu durum, İslâm ceza hukukunun ontolojik ve metodolojik olarak beşerî hukuk sistemlerinden farklı bir zemine sahip olduğunu göstermektedir.

İki Hukuk Sisteminin Kesişim Noktası

Araştırma, Türk ceza hukukundaki sistematik suç teorisi ile İslâm hukukundaki kazuistik yaklaşımı karşılaştırarak şu sonucu ortaya koyuyor:

  • Türk ceza hukuku, soyut ve sistematik bir suç teorisi üzerinden ilerler.

  • İslâm ceza hukuku ise özel suç tiplerinden hareketle yapısal unsurları belirler.

  • Her iki sistemde de suçun manevi boyutu, sorumluluğun belirlenmesinde merkezi bir rol oynar.

Bu karşılaştırma, modern hukuk teorisi ile klasik fıkıh metodolojisinin aynı problemi farklı epistemolojik zeminlerde çözmeye çalıştığını göstermektedir.

Suçun Gerçek Yüzü Nerede?

Tez, suçun yalnızca dışsal bir davranıştan ibaret olmadığını; failin niyeti, iradesi ve zihinsel yönelimi olmaksızın ceza hukukunun eksik kalacağını ortaya koyuyor.

Hem İslâm hem de Türk ceza hukuku, farklı yöntemlerle de olsa suçun manevi boyutunu merkeze alıyor. Ancak biri bunu sistematik bir teoriyle, diğeri ise somut suç tipleri üzerinden yapıyor.

Bu çalışma, iki hukuk geleneği arasında metodolojik bir köprü kurarak suçun “görünmeyen yüzünü” bilimsel zeminde tartışmaya açıyor.

Kaynak

Tortop, Muhammed Tevfik. İslâm ve Türk Ceza Hukukuna Göre Suç Genel Teorisinde Suçun Manevi Unsuru, Doktora Tezi, Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Antalya, 2024. Tez No; 898089