Türkiye'nin geleceğine yönelik atılan en önemli adımlardan biri olan nüfus politikası, anne ve babaların yüzünü güldürecek bir düzenlemeyle destekleniyor. Son yıllarda düşüş eğilimi gösteren doğum oranlarını teşvik etmek ve aile kurumunun temellerini sağlamlaştırmak amacıyla hazırlanan yeni yasa taslağı, doğum izinleri konusunda tarihi bir iyileştirme getiriyor.

Kadın Memurlara Analıkta 24 Hafta Dev İzin

Mevcut durumda kadın memurların doğumdan önce ve sonra olmak üzere toplam 16 hafta olan analık izni, taslak çalışmayla birlikte tam 24 haftaya (6 aya yakın) uzatılacak. Bu yeni düzenlemede, doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 16 hafta izin kullandırılması öngörülüyor. Çoğul gebeliklerdeki mevcut ek izin hakkı ise korunmaya devam edecek. Bu sayede annelerin bebekleriyle geçireceği ilk kritik dönemde daha uzun süre yanlarında olması sağlanacak.

Babalık İzni 15 Güne Çıkıyor, İşçiye Ücretsiz İzin Yolda

Yeni düzenleme sadece anneleri değil, babaları da kapsıyor. Hâlen 10 gün olan babalık izni süresi, 15 güne çıkarılarak babaların da doğum sürecine ve bebek bakımına daha aktif katılması teşvik ediliyor. Ayrıca, taslak işçi statüsündeki babalara da 15 gün ücretsiz izin hakkı getirmeyi planlıyor. Bu adımlar, babanın rolünü güçlendirirken, aile içindeki yük paylaşımına da destek olacak.

Koruyucu Ailelere İlk Kez Özel İzin Tanındı

Hükûmetin Aile Kurumu'nu güçlendirme hedefi doğrultusunda, koruyucu ailelik de teşvik ediliyor. Taslakla, 3 yaşını doldurmamış bir çocuğu koruyucu aile olarak yanına alan devlet memurlarına, çocuğun teslim alındığı tarihten itibaren 15 gün özel izin hakkı tanınacak. Bu mekanizma, kurum bakımındaki çocukların aile sıcaklığında büyümesini sağlamak ve koruyucu ailelerin çocukla sağlıklı bir başlangıç yapması için hayati önem taşıyor.

CHP’den 81 İlde Ortak Açıklama
CHP’den 81 İlde Ortak Açıklama
İçeriği Görüntüle

Taslağın gerekçesinde, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler kriterlerine göre "çok yaşlı nüfus" statüsüne yaklaştığı vurgulanarak, bu izin sürelerinin artırılmasıyla hem doğum oranlarının canlandırılması hem de aile kurumunun bütünüyle güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Muhabir: Sümeyra İÇER