Göç, çoğu zaman insani dramlar, sınırlar ve kimlik tartışmaları üzerinden konuşuluyor. Oysa göç, aynı zamanda ekonominin derin katmanlarında sessiz ama güçlü dalgalanmalar yaratıyor. Türkiye’de çalışma izni verilen göçmen işçi sayısındaki artış, işsizliği artırıyor mu? Enflasyonla ilişkisi var mı? Ekonomik büyümeyi nasıl etkiliyor?
Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı’nda Uğur Erdem tarafından hazırlanan doktora tezi, bu sorulara yalnızca teorik değil, güçlü ampirik analizlerle yanıt veriyor. Çalışma, Türkiye’de uluslararası iş gücü göçünün genel ve bölgesel düzeyde ekonomik etkilerini çok boyutlu bir çerçevede ortaya koyuyor.
Göç ve Makroekonomi Arasındaki Gizli Bağ
Tezin temel amacı, Türkiye’de çalışma izni verilen göçmen işçi sayısı ile şu makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkiyi incelemek:
-
İşsizlik oranı
-
Enflasyon
-
Ekonomik büyüme
-
Kişi başına düşen gelir
Bu kapsamda iki farklı düzeyde analiz yürütülüyor:
-
Türkiye geneli için zaman serisi analizi (2008-2020, aylık veriler)
-
Bölgesel düzeyde panel veri analizi (2011-2019, yıllık veriler, Düzey-2 bölgeleri)
Bu yaklaşım, göçün yalnızca ülke geneli değil, bölgeler arasında nasıl farklı sonuçlar doğurduğunu da ortaya koyuyor.
Çarpıcı Bulgular: Uzun Dönemde İşsizlik Artıyor
Zaman serisi analizinden elde edilen bulgulara göre:
-
Çalışma izni verilen göçmen işçi sayısındaki artış, uzun dönemde işsizlik oranını artırıyor.
-
Göç ile enflasyon ve ekonomik büyüme arasında da anlamlı ilişkiler tespit ediliyor.
Bu sonuç, göçmen işgücünün kısa vadede işgücü açığını kapatabilse bile, uzun vadede işgücü piyasasında rekabeti artırarak yerli işgücünün istihdam olanaklarını zorlayabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel Düzeyde Beklenmedik Bir Tablo
Panel veri analizinin sonuçları daha karmaşık ve dikkat çekici:
Bölgesel düzeyde çalışma izni verilen göçmen işçi sayısındaki artış;
-
İşsizliği artırıyor
-
Enflasyonu artırıyor
-
Ekonomik büyümeyi artırıyor
-
Kişi başına düşen geliri artırıyor
Bu bulgu, göçmen işgücünün bazı bölgelerde üretim kapasitesini ve ekonomik canlılığı artırırken, aynı anda fiyatlar ve işgücü piyasası üzerinde baskı oluşturduğunu gösteriyor.
Göç: Ne Tam Bir Yük Ne de Sadece Bir Kazanç
Tezin ortaya koyduğu tablo, göçün tek yönlü bir etkiye sahip olmadığını açıkça gösteriyor. Uluslararası işgücü göçü:
-
Ekonomik büyümeyi destekleyebiliyor
-
Ancak işsizlik ve enflasyon gibi sorunları da derinleştirebiliyor
Bu ikili yapı, göç politikalarının yalnızca insani değil, aynı zamanda ince ayarlı ekonomik politikalarla ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Politika Yapıcılar İçin Güçlü Bir Uyarı
Çalışma, Türkiye’de göçmen işgücüne yönelik politikaların:
-
Bölgesel farklılıkları gözetmesi,
-
Sektörel ihtiyaçlara göre planlanması,
-
Yerli işgücünü koruyacak mekanizmalarla desteklenmesi
gerektiğini bilimsel olarak ortaya koyuyor.
Bilime Dayalı Yeni Bir Perspektif
Göç üzerine yapılan birçok çalışma mültecilik, sığınmacılık ya da net göç rakamlarına odaklanırken, bu tez doğrudan çalışma izni verilen göçmen işçilerin ekonomik etkilerini merkezine alıyor. Üstelik bunu hem ulusal hem bölgesel ölçekte ampirik yöntemlerle gerçekleştiriyor.
Bu yönüyle çalışma, Türkiye’de göç-ekonomi literatüründe önemli bir boşluğu dolduruyor.
Kaynak:
Erdem, U. (2022). Türkiye’de Uluslararası İş Gücü Göçlerinin Genel ve Bölgesel Düzeyde Ekonomik Etkileri. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, Erzurum. Tez No; 762356