Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi’nde konuşan Kızılay İl Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Yavuzer, kan bağışının görünmeyen yüzünü anlattı. Erzincan’daki bağış artışından ulusal kan krizine uzanan tabloda en çarpıcı gerçek ise şuydu: Türkiye’de kan var ama kan torbası yok.
Kızılay İl Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Yavuzer’in verdiği bilgi, kan bağışında kritik bir gerçeği ortaya koydu. Türkiye’de kullanılan kan torbalarının hiçbiri yerli üretim değil. Her bir kan torbası Fransa’dan 15 Euro’ya temin ediliyor. Bağışçıdan ücretsiz alınan kan, daha torbaya girdiği anda ciddi bir döviz maliyeti oluşturuyor. Bu çerçevede Türk Kızılay ülkemiz için çok önemli bir adım atarak İstanbul Silivri’de 2025 yılı mayıs ayında Kan torbası fabrikasının temellerini attı. 2026 Haziran’ında açılışı yapılacak.
Erzincan’da Bağış Artıyor, Türkiye Genelinde İhtiyaç Patlıyor
Erzincan Kan Merkezi, 2024’ün ilk 6 ayı ile 2025’in ilk 6 ayı arasında %24 bağış artışı sağladı. Kentte günlük 90–110 ünite kan toplanıyor. Ancak Türkiye genelinde tablo daha çarpıcı: 2000 yılında 1,2 milyon ünite olan yıllık ihtiyaç bugün 3 milyon üniteye ulaştı. 2050 projeksiyonu ise 5 milyon ünite.
Ömür Uzadı, Kan Tüketimi Arttı
Yavuzer’e göre kan ihtiyacındaki artışın temel nedenlerinden biri yaşam süresinin uzaması. 2000 yılında ortalama ömür 60’lı yaşlardayken, bugün erkeklerde 79, kadınlarda 81 yıla çıktı. Ancak 60–80 yaş aralığı, bypass’tan protez ameliyatlarına kadar kana en fazla ihtiyaç duyulan dönem.
Bağışçı Azalıyor, Engel Çoğalıyor
Kan ihtiyacı artarken bağışçı havuzu daralıyor. Hacamat uygulamaları, artan uyuşturucu kullanımı ve sıklaşan yurt dışı seyahatleri, kan alınabilir nüfusu ciddi şekilde azaltıyor.
Kan Ağaçta Yetişmiyor, Sadece İnsandan Alınıyor
Kan; sentetik üretilemeyen, hayvandan elde edilemeyen ve sadece insandan alınabilen tek hayati kaynak. Bugün verilen kan, yarın bir ameliyat masasında bağışçının ailesine geri dönebiliyor. Yavuzer’in ifadesiyle sistem bir “kan sandığı” gibi işliyor.
Testler, Uçaklar, Laboratuvarlar: Kanın Uzun Yolculuğu
Erzincan’da alınan kan önce Erzurum’da test ediliyor, ardından Ankara’daki NAT laboratuvarına gönderiliyor.
Türkiye’de yalnızca 4 NAT laboratuvarı bulunuyor. Bu testler güvenliği artırsa da süreci uzatıyor ve maliyeti büyütüyor.
En Büyük Tartışma: ‘Kızılay Kan Satıyor’ Algısı
Yavuzer, kamuoyunda sıkça dile getirilen “Kızılay kan satıyor” iddiasına da net yanıt verdi. Hastaneler, SGK’dan kan bedelini tahsil etmelerine rağmen Kızılay’a ödeme yapmıyor.
Hastanelerden 450 milyon TL alacağı bulunuyor. Buna rağmen vatandaş hastanede Türk Kızılay ile alakalı olmayan ve hastanelerce talep edilen “kan hizmet bedeli” ödeyince tepkiler Kızılay’a yöneliyor.





