Tıkayıcı uyku apnesi sendromu (TUAS), uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan şekilde daralması ya da tamamen kapanması sonucu ortaya çıkan; apne ve hipopne ataklarıyla karakterize bir bozukluk. Ancak bu doktora çalışması, sorunun yalnızca solunumla sınırlı olmadığını gözler önüne seriyor.
Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Odyoloji Doktora Programı kapsamında Gamze Nas Özütemiz tarafından yürütülen araştırma, TUAS’lı bireylerde vestibüler sistemin çok boyutlu değerlendirmesini yaptı. Çalışma, denge sistemine ilişkin objektif ve subjektif parametreleri aynı çerçevede incelemesi bakımından dikkat çekiyor.
67 Kişilik Karşılaştırmalı Analiz
Kesitsel tasarıma sahip araştırmada:
-
22 orta derecede TUAS’lı,
-
22 ağır derecede TUAS’lı,
-
23 sağlıklı kontrol birey
olmak üzere toplam 67 kişi değerlendirildi.
TUAS tanıları polisomnografi ile doğrulandı. Kontrol grubunda ise Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ≤5 olan bireyler seçildi. Tüm katılımcıların bilişsel uygunluğu Mini Mental Durum Testi ile teyit edildi.
Araştırmada şu testler uygulandı:
-
Video Baş İtme Testi (vHIT)
-
Fonksiyonel Baş İtme Testi (fHIT)
-
Tinetti Denge ve Yürüme Testi
-
Statik ve dinamik Subjektif Görsel Dikey (SVV)
-
Statik ve dinamik Subjektif Görsel Yatay (SVH)
Düşme Riski Her İki TUAS Grubunda da Artmış
Elde edilen bulgular, hem orta hem de ağır TUAS grubunda düşme riskinin kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde arttığını gösterdi (p<0,05).
Ayrıca beden kitle indeksinin her iki TUAS grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlendi. Ancak orta ve ağır TUAS grupları arasında BKİ açısından anlamlı fark saptanmadı.
Bu sonuç, TUAS’ın yalnızca kardiyometabolik değil, postüral kontrol açısından da risk oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Görsel Dikey Algıda Bozulma: Özellikle Ağır TUAS’ta Belirgin
Görsel algı testlerinde grup etkisi saptandı. Statik SVH dışında tüm görsel algı parametrelerinde anlamlı fark bulundu.
Özellikle:
-
Dinamik SVV
-
Dinamik SVH
testlerinde ağır TUAS ile kontrol grubu arasındaki fark belirginleşti. Ancak SVV için yapılan Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırmalarda anlamlılık korunmadı.
Bu durum, algısal düzeyde vestibüler entegrasyonun TUAS’ta etkilenebileceğini düşündürüyor.
Objektif Test Normal, Fonksiyonel Test Bozuk
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise vestibülooküler refleks değerlendirmesinde ortaya çıktı.
-
vHIT kazanç değerlerinde üç grup arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05).
-
Buna karşılık fHIT’te doğru cevap yüzdelerinde düşüş gözlendi.
En belirgin fark kontrol ile ağır TUAS grubu arasında ortaya çıktı (p<0,05).
Bu sonuç, objektif ölçümlerin normal sınırlarda kalabildiği durumlarda dahi fonksiyonel testlerin yetersizliği ortaya koyabildiğini gösteriyor.
Korelasyon Analizi Ne Söylüyor?
Araştırmada Tinetti skorları ile:
-
Görsel dikey algı testleri arasında ilişki saptanmadı.
-
vHIT yalnızca ağır TUAS grubunda sol posterior semisirküler kanal için orta derecede pozitif ilişki gösterdi.
-
fHIT ise hem orta hem ağır TUAS grubunda Tinetti ile orta ve güçlü derecede pozitif korelasyon gösterdi.
Bu bulgular, fonksiyonel vestibüler testlerin düşme riskiyle daha yakından ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.
TUAS’ta Vestibüler Değerlendirme Yeniden Düşünülmeli
Çalışmanın sonucuna göre:
-
TUAS’ta düşme riski artmaktadır.
-
vHIT normal sınırlarda kalabilse de fHIT fonksiyonel VOR yetersizliğini tespit edebilmektedir.
-
Bu nedenle TUAS’ta kapsamlı vestibüler değerlendirme, yalnızca objektif testlerle sınırlı kalmamalı; subjektif ve fonksiyonel testleri de içermelidir.
Bu doktora çalışması, uyku apnesinin denge sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin literatüre çok boyutlu bir katkı sunmaktadır.
Kaynak
Özütemiz, G. N. (2025). Tıkayıcı Uyku Apnesi Sendromunda Görsel Dikey Algı, Düşme Riski, Objektif ve Subjektif Vestibülooküler Refleks Değerlendirmesi. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı, Odyoloji Doktora Programı, Ankara. Doktora Tezi. Tez No; 971809





