Uzmanlar, kış aylarının yaşlı bireyler için yalnızca soğuk hava anlamına gelmediğini, bu dönemde fizyolojik ve ruhsal açıdan birçok sağlık riskinin ortaya çıkabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Açıklamalarda, ileri yaşla birlikte organların rezerv kapasitesinin azaldığı, bu durumun kış mevsimini daha hassas bir dönem haline getirdiği ifade edildi. Ancak yaşlanmayla görülen doğal değişimlerin hastalıkla karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını ve huzurevi gibi toplu yaşam alanlarında kalan yaşlıların daha yüksek risk altında olduğunu vurguladı.
Kışın görünmeyen tehlikesi: Susuzluk
Uzmanlar, soğuk havalarda susama hissinin azalması nedeniyle yaşlılarda “gizli susuzluk” olarak tanımlanan dehidrasyon riskinin arttığını belirtti. Günlük en az 8-10 bardak sıvı tüketilmesi gerektiğine dikkat çekilirken; ağız ve dil kuruluğu, baş dönmesi, kafa karışıklığı, yürüme güçlüğü ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin susuzluğun önemli işaretleri olduğu ifade edildi. Suya ek olarak ıhlamur, ayran ve sebze ağırlıklı ev yapımı çorbaların da tercih edilebileceği kaydedildi.
Bağışıklık için doğru beslenme şart
Bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için dengeli ve yeterli beslenmenin önemine değinen uzmanlar, kas kaybının önlenmesi amacıyla protein alımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kırmızı et yerine tavuk ve hindi eti, haftada birkaç kez balık tüketimi ve fermente gıdaların bağışıklığı desteklediği ifade edildi. Kış aylarında güneş ışığından yeterince yararlanılamaması nedeniyle D vitamini eksikliğinin sık görüldüğü, vitamin takviyelerinin ise mutlaka doktor önerisiyle kullanılması gerektiği belirtildi.
Ruh sağlığı da ihmal edilmemeli
Uzmanlar, kışın azalan fiziksel hareket ve güneş ışığının mevsimsel duygusal bozukluklara yol açabileceğine dikkat çekti. Güneş alan alanlarda vakit geçirilmesi, uygun giysilerle kısa yürüyüşler yapılması ve ev içinde aktif kalınmasının ruh sağlığı açısından önemli olduğu vurgulandı. Ayrıca ev ortamında oda ısısının dengeli tutulması, yatağın sıcak ve konforlu olması ve havanın kurumasını önleyici önlemler alınması gerektiği ifade edildi.
YAŞAM merkezleri kışın güvence oluyor
Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerinin (YAŞAM), özellikle 80 yaş ve üzeri bireyler için kış aylarında önemli bir destek noktası olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu merkezlerde hekim, hemşire, gerontolog ve fizyoterapistlerden oluşan ekiplerle bütüncül takip yapıldığını belirtti. Sağlık durumu kötüleşen bireylerin ise hızla Evde Sağlık Hizmetleri’ne yönlendirilerek bakımın kesintisiz sürdürüldüğü kaydedildi.
Uzmanlardan 3 altın kural
Uzmanlar, kış aylarında yaşlı bireyler için üç temel öneriyi şu şekilde sıraladı:
-
Fiziksel ve sosyal açıdan aktif kalınmalı,
-
Grip ve pnömokok aşıları doktor önerisiyle ihmal edilmemeli,
-
YAŞAM ve Evde Sağlık Hizmetleri gibi profesyonel desteklerden faydalanılmalı.
Uzmanlar, yaşlılığın bir hastalık değil yaşamın doğal bir süreci olduğunu belirterek, doğru önlemler alındığında kış aylarının sağlıklı ve huzurlu geçirilebileceğini ifade etti.