Kanser Tedavisinde Yeni Bir Paradigma mı Doğuyor?

Kanserle mücadelede klasik tedavi yöntemlerinin ötesine geçen immünoterapiler, son yıllarda bilimin en hızlı ilerleyen alanlarından biri. Bu alanda dikkat çeken yeni bir doktora çalışması, akciğer kanserine karşı geliştirilen DNA temelli bir aşının, deney hayvanlarında tümör büyümesini anlamlı düzeyde yavaşlatabildiğini ortaya koydu. Çalışma, bağışıklık sisteminin genetik olarak yönlendirilmesi fikrinin, kanser tedavisinde nasıl güçlü bir stratejiye dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.

DNA Aşısı Nedir ve Kanserde Neden Önemli?

DNA aşıları, vücuda doğrudan antijen vermek yerine, hücrelere bu antijenleri kendilerinin üretmesini öğreten genetik yapılar içeriyor. Böylece bağışıklık sistemi hem daha güçlü hem de daha hedefli bir yanıt geliştiriyor. Tez kapsamında geliştirilen DNA aşıları, bağışıklık sistemini aktive eden GM-CSF ve bağışıklık kontrol noktalarında rol alan CTLA-4 moleküllerini hedef aldı.

Laboratuvardan Canlı Modele: Aşının Bilimsel Yolculuğu

Araştırmada üç farklı rekombinant DNA aşı adayı üretildi ve moleküler düzeyde doğrulandı. Bu genetik yapılar, hücre kültürlerinde protein düzeyinde ifade edildikten sonra, akciğer tümörü oluşturulmuş C57BL/6 farelerine uygulandı. Farelerde oluşturulan sinjenik tümör modeli sayesinde, aşının tedavi edici etkisi kontrollü biçimde izlenebildi.

Hangi Aşı Daha Etkili Oldu?

Elde edilen bulgular çarpıcıydı:
pVAX1-CTLA4-GMCSF adlı DNA aşısı, tümörlü farelerde tümör büyümesini anlamlı şekilde yavaşlattı. Buna karşılık, Muc1-VNTR içeren diğer aşı adayının aynı etkiyi göstermediği belirlendi. Histopatolojik ve immünohistokimyasal analizler, bu sonucu net biçimde destekledi.

Bağışıklık Sistemi Nasıl Yanıt Verdi?

Aşılanan farelerde bağışıklık yanıtı detaylı olarak incelendi. CTLA-4 içeren DNA aşısının, bu hedefe özgü antikor üretimini tetiklediği doğrulandı. Üstelik sağlıklı farelerde yapılan deneylerde, DNA aşılarının herhangi bir yan etkiye yol açmadığı da ortaya kondu. Bu bulgu, güvenlik açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Bilimsel Anlamı Ne?

Bu doktora çalışması, DNA aşılarının yalnızca koruyucu değil, tedavi edici bir kanser stratejisi olarak da değerlendirilebileceğini gösteriyor. Akciğer kanseri gibi ölüm oranı yüksek bir hastalıkta, bağışıklık sistemini genetik düzeyde yönlendirmeye dayalı bu yaklaşım, gelecekte geliştirilecek klinik çalışmalar için önemli bir bilimsel zemin sunuyor.

Kaynak

Ezgi Dağ Taşkesenligil,
“Akciğer Kanserine Karşı DNA Aşısının Geliştirilmesi ve Fareler Üzerinde Tümöre Karşı Tedavi Edici Etkisinin Belirlenmesi”,
Doktora Tezi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Biyoteknoloji Bilim Dalı,
Atatürk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Erzurum, 2025. Tez No; 955432

Muhabir: Merve Kiraz