Tip 2 diyabet, yalnızca kan şekeriyle ölçülen bir hastalık mı? Yoksa bireyin kendine olan inancı, bilgisi ve günlük yaşamla kurduğu bağ bu denklemin gizli anahtarı mı? Atatürk Üniversitesi’nde tamamlanan kapsamlı bir doktora tezi, diyabet yönetimine bambaşka bir pencereden bakıyor: Eğitim ve telefonla takip gerçekten hastaların hayatını değiştirebilir mi?
Bilimsel Bir Deney: Üç Grup, Tek Amaç
Çalışma, en az altı aydır Tip 2 diyabet tanısı almış 252 hasta üzerinde yürütüldü. Hastalar rastgele üç gruba ayrıldı:
-
Kontrol grubu,
-
Sadece eğitim alan grup,
-
Eğitimle birlikte telefon/SMS yoluyla takip edilen grup.
Amaç; bu üç yaklaşımın hastaların yaşam kalitesi, öz etkililik düzeyi ve metabolik değerleri üzerindeki etkisini bilimsel olarak karşılaştırmaktı.
Kan Şekeri Değil, Kontrol Algısı Değişti
Araştırmanın bulguları dikkat çekici. Eğitim alan ve özellikle eğitimle birlikte SMS yoluyla takip edilen hastalarda;
-
HbA1c,
-
Tokluk kan şekeri,
-
Trigliserid düzeyleri
kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde iyileşti. Bu sonuçlar, diyabet yönetiminde sadece ilaçların değil, bilginin ve sürekliliğin de güçlü bir tedavi unsuru olduğunu ortaya koydu.
Öz Etkililik: Diyabetin Görünmeyen İlacı
Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, “öz etkililik” alanında elde edildi. Eğitim ve özellikle SMS destekli takip alan hastalarda, bireylerin kendi hastalıklarını yönetebileceklerine dair inançları belirgin şekilde arttı.
Bilimsel verilere göre; öz etkililik puanları en yüksek düzeye, eğitim + SMS grubunda ulaştı. Bu durum, diyabetle baş etmede psikolojik gücün, biyolojik göstergeler kadar kritik olduğunu gösterdi.
Yaşam Kalitesi Sayılara Sığmadı
Araştırma, sadece laboratuvar sonuçlarına odaklanmadı. Hastaların günlük yaşamları da mercek altına alındı. Özellikle:
-
Fiziksel rol kısıtlılığı,
-
Genel sağlık algısı
alanlarında, eğitim ve telefonla takip edilen gruplarda anlamlı iyileşmeler saptandı. Kısacası; hastalar yalnızca “daha iyi değerler” değil, daha yaşanabilir bir hayat kazandı.
Hemşirelik ve Dijital Takip: Bilimin Önerdiği Yeni Yol
Tezin sonuçları, diyabet yönetiminde hemşirelik girişimlerinin ve basit iletişim teknolojilerinin gücünü açıkça ortaya koyuyor. Eğitimle desteklenen, telefon veya SMS yoluyla sürdürülen takip sistemleri;
-
düşük maliyetli,
-
uygulanabilir,
-
etkili ve sürdürülebilir
bir sağlık modeli olarak öne çıkıyor.
Bilimin Söylediği Net: Eğitim + SMS Daha Etkili
Araştırmanın nihai sonucu şu cümlede özetleniyor:
Tip 2 diyabetli hastalarda eğitimle birlikte yapılan telefon/SMS takibi, yaşam kalitesini artırıyor, öz etkililiği güçlendiriyor ve metabolik kontrolü anlamlı biçimde iyileştiriyor.
Bu bulgular, diyabetin sadece klinik değil; insani ve davranışsal bir hastalık olduğunu bir kez daha bilimsel olarak kanıtlıyor.
Kaynak
Moaiedzadeh, N. (2020). Tip 2 Diyabetli Hastalarda Eğitimin ve Telefon ile Yapılan Takibin Hastaların Yaşam Kalitesi, Öz Etkililik ve Metabolik Değişkenler Üzerine Etkisinin İncelenmesi. Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi. Tez No; 661649