Bir şehrin gelişmişliği yalnızca yolları, binaları ya da ekonomik göstergeleriyle ölçülmüyor. Asıl tablo, o şehirde en kırılgan kesimlere nasıl sahip çıkıldığına bakıldığında ortaya çıkıyor.
100. Yıl Atatürk Huzurevi ve Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezi, Çocuk Evleri Sitesi ile Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezleri bu yönüyle yalnızca birer sosyal tesis olarak görülmüyor; toplumsal sorumluluk anlayışının sahaya yansıdığı yaşam alanları olarak öne çıkıyor.

2025 yılının son gecesinde Erzincan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Serdar Demirci, 100. Yıl Atatürk Huzurevi ve Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezi, Çocuk Evleri Sitesi ile Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezlerini ziyaret ederek hem hizmet alan bireylerle bir araya geldi hem de kuruluşlarda incelemelerde bulundu; yılın son akşam yemeğini huzurevinde kalan ulu çınarlarla paylaşan Demirci, devlet himayesindeki çocuklar ve özel gereksinimli bireylerle yakından ilgilenerek sohbet etti, engelsiz kızların doğum günlerini kutladı ve ziyaretler kapsamında yapılan denetimlerle ihtiyaçların yerinde tespit edilerek hizmet kalitesinin artırılmasının hedeflendiğini vurguladı.

Yaşlılar İçin Bir Çatıdan Daha Fazlası

100. Yıl Atatürk Huzurevi ve Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezi, yaşlı bireylerin yalnızca barınma ihtiyacının karşılandığı bir yapı olmanın ötesinde hizmet sunuyor. Merkez, ömrünü topluma adamış bireylerin yalnızlığa terk edilmediğini gösteren sosyal bir yaklaşımı yansıtıyor.

Sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin yanı sıra düzenlenen sosyal etkinlikler, yaşlı bireylerin hayata daha güçlü tutunmasına katkı sağlıyor. Üretkenliklerini koruyabildikleri, sosyal bağlarını sürdürdükleri bir ortam hedefleniyor.

Yapılan ziyaretler ise önemli bir mesajı beraberinde getiriyor:
Yaş almak, toplum için bir yük değil; ortak bir değer olarak görülüyor.

Çocuk Evleri Sitesi: Güven ve Umut Alanı

Çocuk Evleri Siteleri, anne-baba desteğinden yoksun kalan çocuklar için yalnızca barınma ihtiyacının karşılandığı mekânlar olarak değerlendirilmiyor. Bu merkezlerde çocuklara aile ortamına yakın bir yaşam alanı sunulması, güven duygusunun güçlendirilmesi ve geleceğe daha sağlam adımlarla hazırlanması amaçlanıyor.

Burada büyüyen çocuklar, toplumdan kopmadan, sahiplenildiklerini hissederek hayata hazırlanıyor. Ziyaretler de bu bağı güçlendiren önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor. Çünkü bir çocuğun geleceği, yalnızca aldığı eğitimle değil, gördüğü ilgi ve hissettiği değerle şekilleniyor.

Engelsiz Yaşam Merkezlerinde Hayatın Merkezinde Olmak

Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezleri, engelli bireylerin sosyal hayatın dışında değil, tam merkezinde yer alması gerektiği anlayışıyla hizmet veriyor.

Merkezlerde sunulan bakım ve rehabilitasyon hizmetleri, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarmaya odaklanırken; aile danışmanlığı hizmetleri ise sürecin yalnızca bireyle sınırlı kalmamasını, ailelerin de güçlendirilmesini hedefliyor. Yapılan ziyaretler, engelliliğin bir eksiklik değil, toplumsal yaşamın doğal bir parçası olduğu gerçeğini görünür kılıyor.

Ziyaretler Neden Önem Taşıyor?

Bu kurumlara gerçekleştirilen ziyaretler, yalnızca bir nezaket ziyareti olarak değerlendirilmiyor.

Ziyaretler sayesinde:

  • Sosyal politikaların sahadaki karşılığı yerinde görülüyor,

  • Sunulan hizmetlerin niteliği doğrudan gözlemleniyor,

  • Toplumda farkındalık oluşturuluyor,

  • En önemlisi de kurumlarda kalan bireylere “yalnız değilsiniz” mesajı doğrudan aktarılıyor.

Toplumun Vicdan Haritası

Huzurevleri, çocuk evleri ve engelsiz yaşam merkezleri, bir toplumun vicdan haritasını ortaya koyan önemli göstergeler arasında yer alıyor. Bu kurumların ne kadar görünür olduğu, ne ölçüde sahiplenildiği ve nasıl desteklendiği, toplumun sosyal sağlığına dair güçlü ipuçları veriyor.

Sosyal devlet anlayışı, yalnızca mevzuatlarda değil; bu merkezlerin koridorlarında, odalarında ve insan hikâyelerinde karşılık buluyor.

Muhabir: Merve Kiraz