Bir deprem saniyeler içinde şehirleri yerle bir edebilir. Peki ya etkileri, yerin altından çok daha derine; ekonominin kalbine uzanıyorsa? Türkiye’de doğal afetlerin yalnızca can ve mal kaybına değil, uzun yıllara yayılan ekonomik kırılmalara yol açtığını ortaya koyan kapsamlı bir doktora çalışması, afetlerin makroekonomik boyutuna dair çarpıcı sonuçlar sunuyor.

Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırlanan bu tez, doğal afetlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini 57 yıllık veriler ışığında analiz ederek, afetlerin “geçici bir şok” olmadığını; büyüme, kamu harcamaları ve beşeri sermaye üzerinde kalıcı izler bıraktığını gözler önüne seriyor.

Afetler Sadece Yıkmıyor, Ekonomik Büyümeyi de Aşağı Çekiyor

Çalışmada 1960–2017 dönemine ait veriler kullanılarak, doğal afet zararları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki incelendi. ARDL yöntemiyle yapılan analizler, doğal afetlerin ekonomik büyüme üzerinde hem kısa vadede hem de uzun vadede azaltıcı etki yarattığını ortaya koyuyor.

Bu bulgu, afet sonrası toparlanma süreçlerinin sanıldığı kadar hızlı ve telafi edici olmadığını gösteriyor. Ekonomik büyüme, afetlerin ardından yalnızca anlık bir duraksama yaşamıyor; zaman içinde daha düşük bir patikaya sıkışabiliyor.

Beşeri Sermaye: Afetlerin Ekonomik Hasarını Frenleyen Gizli Güç

Tezin dikkat çeken sonuçlarından biri, beşeri sermayenin rolü. Eğitim düzeyi ve insan kaynağındaki artışlar, doğal afetlerin yol açtığı ekonomik zararları azaltıcı bir unsur olarak öne çıkıyor.

Aynı şekilde finansal derinleşmenin artması da afet zararlarının boyutunu sınırlıyor. Bu durum, afetlere karşı yalnızca fiziki önlemlerin değil; eğitim, finansal yapı ve kurumsal kapasitenin de belirleyici olduğunu gösteriyor.

Kamu Harcamaları Artıyor Ama Çözüm Olmuyor

Çalışma, doğal afetlerin kamu harcamalarını artırdığını net biçimde ortaya koyuyor. Ancak burada kritik bir eşik var: Kamu harcamalarındaki artış, afet zararlarını azaltmaya yetmiyor.

Bu sonuç, afet sonrası yapılan harcamaların daha çok telafi edici nitelikte kaldığını; risk azaltıcı ve önleyici politikalara yeterince dönüşmediğini düşündürüyor. Başka bir ifadeyle, afetlere harcanan kaynak artıyor ama afetlerin ekonomik maliyeti düşmüyor.

Afet Şokları Ekonomide Zincirleme Etki Yaratıyor

VAR modeliyle yapılan analizler, doğal afet zarar şoklarının ekonomik büyüme üzerinde doğrudan azaltıcı etkiler yarattığını gösteriyor. Özellikle jeolojik ve meteorolojik afetlerin yarattığı şoklar, büyüme dinamiklerini olumsuz yönde etkileyerek ekonomide zincirleme bir kırılganlık oluşturuyor.

Bu bulgu, afetlerin yalnızca meydana geldikleri yıl değil, takip eden dönemlerde de ekonomiyi baskı altında tuttuğunu ortaya koyuyor.

Türkiye İçin Bilimsel Bir Uyarı

Tez, Türkiye’de doğal afetlerin ekonomik etkilerine ilişkin sınırlı literatüre önemli bir katkı sunarken, aynı zamanda politika yapıcılar için güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Afetlerin ekonomik maliyetini azaltmanın yolu, yalnızca kriz sonrası müdahalelerden değil; uzun vadeli planlama, beşeri sermaye yatırımı ve risk azaltıcı politikaların güçlendirilmesinden geçiyor.

Doğal afetler kaçınılmaz olabilir. Ancak bu çalışma gösteriyor ki, onların ekonomiyi ne kadar sarsacağı bir tercih meselesi.

Kaynak

Tural Dikmen, A. (2019). Türkiye’de Doğal Afetlerin Makroekonomik Etkileri. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı. Tez No; 632215

Muhabir: Merve Kiraz