İklim krizinin yıkıcı yüzü, her geçen gün kendini daha sert bir şekilde göstermeye devam ediyor. Uzmanlar tarafından açıklanan son veriler, dünyamızın adeta bir fırına dönüştüğünü kanıtlar nitelikte. Özellikle geçtiğimiz ay yaşanan olağanüstü hava olayları, sadece sıcaklık rekorlarını altüst etmekle kalmadı, aynı zamanda farklı kıtalarda sel ve kuraklık gibi aşırı doğa olaylarına da kapı araladı.
Sıcaklık Rekorları Peş Peşe Geliyor
Uluslararası iklim izleme servislerinin yayınladığı son raporlar, 2026 yılının mayıs ayının tüm zamanların en sıcak ikinci mayıs ayı olarak tarihe geçtiğini ortaya koydu. Küresel çapta ölçülen ortalama yüzey sıcaklığı, geçmiş yılların normal seviyelerini ciddi anlamda aşarak alarm verdi. Okyanus sularında da durum farksız; deniz yüzeyi sıcaklıkları tehlikeli seviyelere ulaşarak sorunun sadece karada değil, denizlerde de büyüdüğünü gösterdi. Şu ana kadar kaydedilen en yüksek mayıs ayı sıcaklığının ise 2024 yılında yaşandığı hatırlatıldı.
Avrupa'yı Erken Vuran Kavurucu Sıcaklar
Sıcaklık artışından en çok etkilenen bölgelerin başında Avrupa Kıtası geldi. Henüz yaz ayları tam olarak başlamadan Batı Avrupa ülkeleri, eşine az rastlanır erken ve şiddetli bir sıcak hava dalgasının pençesine düştü. Özellikle Fransa, İngiltere, İrlanda ve Portekiz gibi ülkelerde günlük yaşamı felç eden bunaltıcı sıcaklar, uzmanlar tarafından hızla ısınan kıtanın uzun vadeli yeni normali olarak değerlendiriliyor.
Bir Yanda Kuraklık Diğer Yanda Sel
Korkutan iklim tablosu, yağış dengelerini de tamamen bozdu. Avrupa'nın batısı ve güneyindeki bazı ülkeler şiddetli kuraklıkla mücadele ederken, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bazı bölgeler normallerin çok üzerinde yağış aldı. İspanya ve İtalya'da yağışsız bir dönem geçirilirken; buna karşılık Türkiye, Bulgaristan ve Moldova'da meydana gelen aşırı yağışlar geniş çaplı sel felaketlerine yol açtı. Dünya genelindeki yağış dağılımında görülen bu derin zıtlıklar, küresel iklim sistemindeki bozulmanın ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.




