Yaz mevsimiyle birlikte sahillerde dinlenmek isteyen pek çok kişinin ortak derdi, kumsalları kapatan ticari işletmelerin koyduğu engeller oluyor. Havlusunu alıp serinlemek isteyen vatandaşlar, sık sık alanın özel mülk olduğu öne sürülerek sahil dışına çıkarılmak isteniyor. Ancak yargıdan çıkan emsal niteliğindeki kesin karar, kıyıların tamamen halka ait olduğunu ve hiçbir ticari kaygının vatandaşın denize girme özgürlüğünü kısıtlayamayacağını net bir şekilde ortaya koydu.
Havlusunu Seren Tatilciye Tehdit
Ailesiyle birlikte halka açık bir plaja giden bir vatandaş, kumsala havlusunu sererek denize girmek istediğinde bölgedeki ticari işletmenin görevlisi tarafından engellendi. Görevli, alanın ücretli müşterilere ait olduğunu iddia ederek aileyi kayalık bölgeye gitmeye zorladı. Duruma itiraz edilmesi üzerine daha da sertleşen çalışan, vatandaşın eşyalarını denize atmakla tehdit etti. Yaşanan bu mağduriyetin ardından kolluk kuvvetlerine başvuran vatandaş, hakkını aramak için yasal süreci başlattı.
İşletme Yetkililerine Hapis Cezası
Şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda açılan davada, mahkeme çarpıcı bir karara imza attı. Vatandaşın özgürlüğünü haksız yere kısıtlayan işletme çalışanı ile ona bu kanunsuz talimatı veren sorumlu yetkiliye hapis cezası verildi. Karara yapılan itirazları değerlendiren yüksek yargı makamları da yerel mahkemenin kararını haklı bularak hapis cezalarını kesinleştirdi. Böylece işletmelerin sahilleri kendi özel mülkü gibi kullanmasının suç olduğu tescillenmiş oldu.
Kıyılar Herkesin Ortak Kullanım Alanıdır
Kararın gerekçesinde, anayasal güvence altındaki kanunlara vurgu yapılarak kıyıların herkesin eşit ve serbestçe yararlanabileceği kamu alanları olduğu belirtildi. İşletmelerin tatilcilere şezlong, şemsiye veya yiyecek hizmeti satabileceği, ancak bu hizmetleri satın almayan bir vatandaşın kumsala havlusunu serip denize girmesinin kesinlikle engellenemeyeceği ifade edildi. Üstelik bu anayasal hakkın ihlal edilmesi durumunda, mağdurun şikayeti dahi beklenmeden yetkili makamlarca resen soruşturma başlatılabileceği hatırlatıldı. Tatile giden vatandaşların, "özel mülk" veya "ücretli alan" iddialarına karşı haklarını bilmeleri ve bu tür dayatmalara boyun eğmemeleri gerektiği bir kez daha hukuki bir kararla güvence altına alınmış oldu.





